ilerletmek - Türkçe İngilizce Sözlük

ilerletmek

"ilerletmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 37 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
ilerletmek improve f.
I want to improve my Spanish.
Ben İspanyolcamı ilerletmek istiyorum.

More Sentences
Genel
ilerletmek take forward f.
There are five broad themes we pursue in the communication which we intend to take forward in parallel.
İletişimde takip ettiğimiz ve paralel olarak ilerletmeyi planladığımız beş geniş tema var.

More Sentences
ilerletmek push forward f.
I want everyone to continue to push forward.
Herkesin ilerlemeye devam etmesini istiyorum.

More Sentences
ilerletmek further f.
In this extremely problematic situation, Europe's duty is to use its influence to further peace.
Bu son derece sorunlu olan durumda Avrupa'nın görevi, nüfuzunu barışı ilerletmek için kullanmaktır.

More Sentences
ilerletmek advance f.
Any subject, even terrorism, can be exploited in order to advance the federalist cause.
Federalist davayı ilerletmek için her konu, hatta terörizm bile istismar edilebilir.

More Sentences
ilerletmek improve f.
I want to improve my Spanish.
Ben İspanyolcamı ilerletmek istiyorum.

More Sentences
ilerletmek promote f.
At that summit the desire to promote the process will be demonstrated by the high frequency of meetings.
Bu zirvede süreci ilerletme arzusu, toplantıların yüksek sıklığı ile gösterilecektir.

More Sentences
ilerletmek press f.
We consequently had no particular incentive to press ahead with recycling, as some countries did.
Sonuç olarak, bazı ülkelerin yaptığı gibi geri dönüşüm konusunda ilerlemek için özel bir teşvikimiz yok.

More Sentences
ilerletmek move f.
She rolled the dice and moved her token nine spaces.
Zarı attı ve jetonunu dokuz boşluk ilerletti.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
ilerletmek promote f.
At that summit the desire to promote the process will be demonstrated by the high frequency of meetings.
Bu zirvede süreci ilerletme arzusu, toplantıların yüksek sıklığı ile gösterilecektir.

More Sentences
Teknik
ilerletmek promote f.
At that summit the desire to promote the process will be demonstrated by the high frequency of meetings.
Bu zirvede süreci ilerletme arzusu, toplantıların yüksek sıklığı ile gösterilecektir.

More Sentences
ilerletmek improve f.
I want to improve my Spanish.
Ben İspanyolcamı ilerletmek istiyorum.

More Sentences
Genel
ilerletmek forward f.
ilerletmek second f.
ilerletmek better f.
ilerletmek cultivate f.
ilerletmek carry forward f.
ilerletmek prosecute f.
ilerletmek drive on f.
ilerletmek work up f.
ilerletmek make way f.
ilerletmek loft f.
ilerletmek heighten f.
ilerletmek polish (up) f.
ilerletmek spunk f.
ilerletmek spurt f.
ilerletmek straiten [obsolete] f.
ilerletmek propel f.
ilerletmek farther f.
Öbek Fiiller
ilerletmek help on f.
ilerletmek forge on f.
Deyim
ilerletmek step up (one's) game f.
Teknik
ilerletmek worm f.
Denizcilik
ilerletmek light f.
Askeri
ilerletmek forward f.
Eski Kullanım
ilerletmek solicit f.
Argo
ilerletmek uplevel f.

"ilerletmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 79 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
koyun sürüsünü ilerletmek için koyunların sırtına atlayan köpek backing dog i.
(inşaat alanında yapı işlerini ilerletmek için) boştaki araziyi kullanma infill i.
çalışarak ilerletmek polish up f.
yavaş yavaş ilerletmek edge f.
uçağı pist üzerinde ilerletmek taxi f.
birdenbire işi ilerletmek zoom ahead f.
birdenbire ticareti ilerletmek zoom ahead f.
dostluğu ilerletmek get off with f.
dostluğunu ilerletmek cultivate f.
ingilizcesini ilerletmek improve one's english f.
(bir şeyi) başka bir şeye çarpacak şekilde ilerletmek catch f.
yavaş yavaş ilerletmek edge f.
kendi kendini ilerletmek betake f.
ayakları hareket ettirerek tekneyi kanalda ilerletmek leg f.
büyük bir grup halinde ilerletmek herd f.
ortaklığı ilerletmek lubricitate f.
(kenarlarından oynatarak) ilerletmek cut f.
(bataklık veya göçük tabanda) kazıyı sırıklar ile ilerletmek pole f.
dehleyerek ilerletmek pelter f.
art arda vurarak ilerletmek pelt f.
art arda vurarak ilerletmek pelter f.
dehleyerek ilerletmek pelt f.
bilim alanında ilerletmek science f.
yolundaki engelleri temizleyerek ilerletmek slash f.
dürterek ilerletmek poke f.
işi hızlıca ilerletmek spot promote f.
sabit hızda ilerletmek steady f.
atı yanlamasına ilerletmek passage f.
nizamlı bir şekilde ilerletmek pass f.
uygun adım ilerletmek pass f.
usulüne uygun ilerletmek pass f.
Öbek Fiiller
birini veya bir şeyi dayanarak ilerletmek press forward f.
birini veya bir şeyi bastırarak ilerletmek press forward f.
bir işi ilerletmek dig in f.
bir konuyu ilerletmek get on with it f.
(bir şeyi) ileri veya geriye doğru bir şeyin/yerin içerisine ilerletmek head into (something) f.
birini/bir şeyi bir sonuca doğru ilerletmek push toward f.
birini/bir şeyi bir amaca doğru ilerletmek push toward f.
tekerlekli bir aracı ilerletmek wheel off f.
hızla ilerletmek zoom through f.
(bir şeyi) ilerletmek improve upon (something) f.
(bir şeyi) ilerletmek improve on (something) f.
(bir şeyi) ilerletmek keep up with (something) f.
(bir şeyi) ilerletmek push ahead (on something) f.
(bir şeyi) ilerletmek push ahead (with something) f.
(bir şeyi) ilerletmek push ahead (with something) f.
(bir durumdan) alıp ilerletmek start from (something) f.
Konuşma Dili
işi ilerletmek go ahead f.
dostluğu ilerletmek make a friend f.
yavaş yavaş ilerletmek inch up f.
yavaşça ilerletmek inch up f.
adım adım/santim santim ilerletmek inch up f.
bir şeyi alıp ilerletmek run with it f.
bir şeyi ilerletmek get something moving f.
işi ilerletmek g'head f.
Deyim
performansını ilerletmek clean one's act up f.
performansını ilerletmek clean up one’s act f.
(bir şeyi) ilerletmek bring (something) to the next level f.
(birini/bir şeyi) biri/bir şey konumuna ilerletmek build someone or something up (into someone or something) f.
performansını ilerletmek clean up act f.
performansını ilerletmek clean up your act f.
performansını ilerletmek clean act up f.
(bir şeyi, işi, projeyi) ilerletmek get (something) moving f.
Teknik
ipi veya kabloyu ilerletmek için kullanılan küçük bir zımbırtı worming i.
ortaklığı ilerletmek lubricate f.
Bilgisayar
görüntü ekranında içeriği ilerletmek page f.
Denizcilik
tekneyi kürekle ilerletmek pole f.
kürek çekerek ilerletmek pull f.
gemiyi sabit rotada tutarak ilerletmek steer small f.
(gemiyi) viya komutunda ilerletmek steady f.
(gemiyi) rotasında sabit yönde ilerletmek stem f.
Hayvancılık
(sürüyü, hayvanı) güderek ilerletmek trail f.
Ormancılık
(kütükleri) kanal suyu ile akış yönünde ilerletmek sluice f.
Askeri
(yalnızca erkekleri veya küçük grupları göndererek) askeri birliği ilerletmek infiltrate f.
Spor
topu ilerletmek rush f.
(bilardoda ıstaka topunun vurduğu topu) vurarak ilerletmek cut f.
(hokey topunu) ters el hareketiyle ilerletmek flick pass f.
(topu) hafifçe kaldırarak ilerletmek spoon f.
Beysbol
(kale koşucusunu) tek kalelik vuruş ile ilerletmek single f.