| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | leg i. | bacak | ||
|
His muscular legs were the result of a lot of exercises. Kaslı bacakları çok fazla egzersizin sonucuydu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | leg i. | ayak (mobilya/pergel) | ||
| Genel | ||||
| Genel | leg i. | etap | ||
|
Ten runners raced in the final leg of the race. Yarışın son etabında on koşucu yarıştı. More Sentences |
||||
| Genel | leg i. | ayak | ||
|
One of the legs of the chair is damaged. Sandalyenin ayaklarından biri zarar görmüş. More Sentences |
||||
| Genel | leg i. | bacak | ||
|
His muscular legs were the result of a lot of exercises. Kaslı bacakları çok fazla egzersizin sonucuydu. More Sentences |
||||
| Genel | leg i. | but | ||
|
Her pork leg roast recipe is too much work. Onun fırında domuz budu tarifi çok zahmetlidir. More Sentences |
||||
| Genel | leg i. | bölüm | ||
|
They had to cancel the final leg of their trip. Gezilerinin son bölümünü iptal etmek zorunda kaldılar. More Sentences |
||||
| Genel | leg f. | kaçmak | ||
|
The thieves legged it when they saw the police coming. Hırsızlar polisin geldiğini görünce kaçtı. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | leg i. | bacak | ||
|
His muscular legs were the result of a lot of exercises. Kaslı bacakları çok fazla egzersizin sonucuydu. More Sentences |
||||
| Otomotiv | ||||
| Otomotiv | leg i. | ayak | ||
|
One of the legs of the chair is damaged. Sandalyenin ayaklarından biri zarar görmüş. More Sentences |
||||
| Anatomi | ||||
| Anatomi | leg i. | bacak | ||
|
His muscular legs were the result of a lot of exercises. Kaslı bacakları çok fazla egzersizin sonucuydu. More Sentences |
||||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | leg i. | but | ||
|
Her pork leg roast recipe is too much work. Onun fırında domuz budu tarifi çok zahmetlidir. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | leg i. | ayak (masa vb) | ||
| Genel | leg i. | bacak (pantolonda) | ||
| Genel | leg i. | legato | ||
| Genel | leg i. | raund | ||
| Genel | leg i. | basamak | ||
| Genel | leg i. | üçgenin taban olmayan kenarı | ||
| Genel | leg i. | kadem | ||
| Genel | leg i. | 30,5 cm uzunluğundaki ölçü birimi | ||
| Genel | leg i. | kol | ||
| Genel | leg i. | ara | ||
| Genel | leg i. | fasıla | ||
| Genel | leg i. | aşama | ||
| Genel | leg i. | kademe | ||
| Genel | leg i. | kısım | ||
| Genel | leg i. | saygı gösterme amacıyla diz bükme | ||
| Genel | leg i. | reverans | ||
| Genel | leg i. | rota değiştirmeden uçma | ||
| Genel | leg i. | ışın | ||
| Genel | leg i. | çok fazlı sistemdeki bir faz | ||
| Genel | leg i. | kol devre | ||
| Genel | leg i. | tahıl taşıma sisteminde kovaları taşıyan kayışın dikey kısmını içeren kasa | ||
| Genel | leg i. | antiklinal birikintinin iki eğimli kenarından her biri | ||
| Genel | leg i. | bahiste yarım veya tam açılış | ||
| Genel | leg i. | L biçimli metal barın çıkıntılı uzantıları | ||
| Genel | leg i. | iletişim aygıtını ana hatta bağlayan yanal devre kolu | ||
| Genel | leg i. | sahne dışı bölümleri maskelemede kullanılan şerit perde | ||
| Genel | leg i. | iletişim ağında birkaç istasyonu bağlayan nokta | ||
| Genel | leg f. | koşmak | ||
| Genel | leg f. | hızlı yürümek | ||
| Genel | leg f. | yürürken bacakları kullanmak | ||
| Genel | leg f. | (birisi veya bir şey için) harekete geçmek | ||
| Genel | leg f. | ayakları hareket ettirerek tekneyi kanalda ilerletmek | ||
| Genel | leg N. | destek ayağı | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | leg i. | destek | ||
| Konuşma Dili | leg i. | yardım | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | leg i. | bir uçuşun programlı iki ardışık durak noktası arasındaki yolculuğu için kullanılan resmi iata terim | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | leg i. | geminin bir rota üzerinden seyrettiği yol | ||
| Denizcilik | leg i. | geminin rotası | ||
| Matematik | ||||
| Matematik | leg i. | dik kenar | ||
| Matematik | leg i. | dikkenar | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | leg i. | büyük bir ırmağa karışan ikinci derecedeki akarsuların her biri | ||
| Spor | ||||
| Spor | leg i. | (kriket) sahanın vurucunun arkasında kalan tarafı | ||
| Spor | leg i. | (kriket) vurucunun arkasındaki oyuncu | ||