ayak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

ayak



"ayak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 41 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
ayak foot i.
General
ayak bearing i.
ayak hoof i.
ayak pous i.
ayak rung i.
ayak standard i.
ayak snatch i.
ayak stillage i.
ayak buttress i.
ayak histrionics i.
ayak stanchion i.
ayak stand i.
ayak prop i.
ayak rocker i.
ayak mount i.
ayak step i.
ayak leg i.
ayak foot i.
ayak feet i.
ayak base i.
ayak put-off i.
ayak pillar i.
ayak pier i.
ayak foot-operated s.
Colloquial
ayak tootsie
ayak tootsy
Slang
ayak act
Technical
ayak stays
ayak counterfort
Construction
ayak jamb
Automotive
ayak foot
ayak leg
Medical
ayak pes
ayak foot
Math
ayak foot
Astronomy
ayak rigel
Linguistics
ayak foot
Archaeology
ayak pillar
ayak pier
Geology
ayak face
Sport
ayak foot

"ayak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
karaya ayak basmak land f.
ayak işleri yapmak run an errand f.
ayak izi footprint i.
ayak (mobilya/pergel) leg i.
ayak bileği ankle i.
ayak tabanı sole i.
ayak parmağı toe i.
General
ayak uydurmak conform one's behavior to f.
ayak altında olmak be in the way f.
ısıtmak (el/ayak vb'ni ateş vb'nin önünde) toast f.
burkulmak (bilek/ayak vb) sprain f.
ayak ayak üstüne atmak cross one's legs f.
ayak bağı olmak tie someone down f.
ayak uydurmak keep pace f.
ayak oyunları yapmak (boks) sidestep f.
ayak uydurmak keep step with f.
vıcık vıcık bir yerden yürürken ayak sesi çıkarmak squelch f.
ayak diremek baulk f.
ayak uydurmamak be out of step with f.
ayak diremek balk at f.
ayak diremek balk f.
ayak yapmak fake f.
ayak işlerine bakmak run errands f.
ayak uydurmak string along with f.
sürtmek (ayak) scrape f.
ayak ile ezmek crush f.
çiğnemek (ayak altında) trample f.
ayak parmağını çarparak incitmek stub f.
ayak bileğini burkmak turn one's ankle f.
ayak ile vurmak kick f.
ayak uydurmak keep up f.
ayak yapmak sham f.
ayak yapmak put on an act f.
birine ayak uydurmak accommodate one's pace f.
ayak ile çiğnemek trample f.
ayak uydurmak fall in step with f.
ayak diremek shuffle f.
ayak basmak visit f.
dört ayak üzerine düşmek fall on all fours f.
ayak altında kalmak be where everybody passes by f.
ayak bileğini burkmak sprain one's ankle f.
ayak uydurmak keep pace with f.
ayak basmak arrive f.
karaya ayak basmak go ashore f.
ayak bileğini burkmak twist one's ankle f.
ayak uydurmak keep in step with f.
dört ayak üzerine düşmek land on one's feet f.
ayak diremek jib f.
çağa ayak uydurmak keep up with the times f.
ayak altında çiğnemek trample down f.
ayak altında çiğnemek trample on f.
ayak altında çiğnemek tread under foot f.
ayak uydurmak settle f.
ayak basmak set foot in f.
ayak uydurmak humour f.
çağa ayak uydurmak move with the times f.
ayak uydurmak keep step f.
karaya ayak basmak step on to land f.
ayak diremek insist on f.
ayak basmak step f.
ayak diremek insist upon f.
ayak uydurmak (çağa/zamana) keep up with f.
ayak altında çiğnemek tread down f.
ayak uydurmak fall in step f.
ayak basmak step on f.
ayak uzatmak extend one's leg f.
ayak ucuyla vurmak toe f.
ayak diremek insist f.
çarparak incitmek (ayak parmağını) stub f.
ayak atmak go for the first time f.
ayak diremek hold out f.
ayak altında çiğneyerek birini öldürmek trample someone to death f.
zamana ayak uydurmak keep up with the times f.
ayak altında dolaşmak get in somebody's way f.
ayak uydurmak keep up with f.
zamana ayak uydurmak move with the times f.
ayak işleri yapmak run errands f.
birine ayak uydurmak accommodate one's step to f.
ayak uydurmak humor f.
ayak izlerini (bir yerde) bırakmak track up f.
tek ayak üzerinde dönmek pirouette f.
ayak parmağını bir şeye çarparak incitmek stump f.
-e ayak basmak set foot on f.
zamana ayak uydurmak march with the times f.
-e ayak basmak set foot in f.
ayak sürtmek shuffle f.
ayak altında çiğnemek override f.
el ayak çekilmek be deserted f.
ufak tefek ayak işlerine girmek get odd jobs that pay f.
ayak diremek shuffle one's feet f.
ayak diremek put one's foot down f.
ayak uydurmak fall into step with f.
ayak uydurmak string along f.
ayak basmak set foot on f.
bir şeye çarparak incitmek (ayak parmağını) stump f.
ayak parmakları ile dokunmak toe f.
ayak diremek persist in f.
ayak bağı olmak encumber f.
ayak diremek refuse f.
ayak basmak set foot on something f.
ayak altında bırakmak leave where it will be stepped on f.
ayak ayak üstüne atmak cross legs f.
karaya ayak basmak disembark f.
ayak uydurmamak (birisine) be out of step with f.
ayak uydurmak accommodate oneself to f.
ayak ile vurmak boot f.
ayak uydurmak temporize f.
altı el ya da ayak parmağa sahip olmak sexdigital f.
ayak uydurmak temporise f.
ayak uydurmak suit up f.
ayak uydurmak (zamana) keep up with f.
ayak diretmek be obstinate f.
ayak diretmek show doggedness against something f.
ayak uydurmak keep in step (with) f.
ayak bağı olmak incumber f.
ayak burkmak buckle the leg f.
ayak burkmak twist the leg f.
ayak basmak set foot f.
ayak burkmak sprain the leg f.
teknolojiye ayak uydurmak keep pace with technology f.
teknolojiye ayak uydurmak comply with the technology f.
ayak uydurmak attune f.
ayak bağı olmak be a millstone about one's neck f.
ayak bağı olmak be a millstone round one's neck f.
çağa ayak uydurmak modernise f.
çağa ayak uydurmak modernize f.
ayak uydurmak fit f.
-e ayak uydurmak be in step with f.
-e ayak uydurmak keep up with f.
-de ayak diremek insist upon f.
-de ayak diremek insist on f.
ayak altında çiğnemek tramp down f.
dört ayak üstüne düşmek land on one's feet f.
ayak bağı olmak tie down f.
başkalarına ayak uydurmak be in step f.
ortama ayak uydurmak fall in step with f.
ortama ayak uydurmak fit in with the crowd f.
ortama ayak uydurmak fall into step with f.
ayak bağı olmak impede f.
ayak basmak set a foot on f.
aya ayak basmak set a foot on the moon f.
aya ayak basmak land on the moon f.
ayak izinden gitmek follow in somebody's footsteps f.
tek ayak üzerinde durmak stand on one foot f.
tek ayak üstünde durmak stand on one foot f.
birini ayak işleri/getir götür için dışarı yollamak send someone on an errand f.
birini ayak işleri/getir götür için dışarı yollamak send someone out on an errand f.
ayak sürümek do something reluctantly f.
ayak parmaklarını oynatmak wiggle one’s toes f.
ayak uydurmak adapt oneself to f.
birinin ayak işlerini yapmak be doing the legwork for someone f.
ayak takımını kente sokmamak keep the riffraff out of the town f.
ayak sürümek procrastinate f.
ayak bağı olmak accumber f.
ayak işleri yapmak caddie [scots.] f.
ayak tırnağı toenail i.
ayak uydurma step i.
ayak bastı bedeli toll i.
ayak basacak yer toehold i.
ayak satıcısı hawker i.
ayak sürüme foot dragging i.
arka ayak bileği gambrel i.
yumru ayak talipes i.
içe kıvrık ayak başparmağı hammertoe i.
ayak izi pad i.
ayak duvarı foot wall i.
ayak basışı tread i.
ayak hastalıkları bilim dalı podiatry i.
ayak takımının üyesi plebeian i.
ayak işi legwork i.
ayak takımı flotsam and jetsam i.
sandalye ayak desteği rung i.
ayak bağı tie i.
ayak acısı footsoreness i.
ayak iskemlesi ottoman i.
ayak ucu toe i.
arka ayak hindleg i.
ayak basacak yer footing i.
ayak bağı hobble i.
ayak takımı the great unwashed i.
ayak atışı step i.
ayak parmağında oluşan şiş bunion i.
ayak bağı trammel i.
ayak işi errand i.
ayak parmağının ucu tiptoe i.
tek ayak üzerinde dönüş pirouette i.
ayak sesi patter i.
arka ayak hind leg i.
ayak bileği tarsus i.
ayak hastalıkları uzmanı podiatrist i.
ayak işlerini yapan kimse runner i.
ayak otu sedge i.
ayak izi footmark i.
ayak hastalıkları uzmanı chiropodist i.
ayak tabanı kemeri arch i.
ayak yolu lavatory i.
ayak bağı a drag on someone i.
ayak takımı flotsam i.
ayak kirası fee for a messenger i.
ayak takımı hoi polloi i.
ayak prezantasyonu footling presentation i.
topluma ayak uydurmayan kimse nonconformist i.
yangılı ayak nasırı bunion i.
ayak ağrısı footsoreness i.
ayak küp 0,028 m3 cubic foot i.
ayak takımı lowlife i.
ayak izi step i.
ayak iskemlesi footstool i.
hayvan ayak izi spoor i.
ayak yolu loo i.
ayak parmaklarının kökü ball of the foot i.
ayak basacak sağlam yer footing i.
ayak takımı doggery i.
ayak koyma yeri legroom i.
ayak kirası tip for a messenger i.
ayak doktoru foot doctor i.
ayak (masa vb) leg i.
ayak direme insistence i.
ayak basacak yer foothold i.
şişlik (ayak parmağında oluşan) bunion i.
ayak bağı hindrance i.
ayak değirmeni treadmill i.
ayak çekici oliver i.
ayak işlerine bakan kimse legmen i.
arka ayak hindquarter i.
ayak giyecekleri footwear i.
ayak sesi footstep i.
ayak takımı mob i.
perdeli ayak webfoot i.
ayak (köprünün kıyıya dayandığı yerdeki) abutment i.
karaya ilk ayak basış landfall i.
ayak tabanı sole i.
iltihaplı ayak şişliği bunion i.
ayak değirmeni tread mill i.
burkulan ayak sprained ankle i.
yumru ayak club foot i.
ayak yeri legroom i.
avuç içi ve ayak tabanlarındaki deri çizgilerinin kıvrımlar yaparak oluşturdukları özel şekil dermatoglyphic i.
ayak dayayacak yer footrest i.
ayak freni foot brake i.
ayak takımı varmint i.
ayak işlerine bakan kimse errand boy i.
kavisli ayak (beşik veya sallanan sandalye altındaki) rocker i.
ayak izi footstep i.
ayak işi donkeywork i.
ayak işlerine bakan kimse legman i.
ayak takımı varment i.
ayak sesi tread i.
ayak basacak sağlam yer foothold i.
ayak sesi step i.
ayak kemeri arch i.
ayak izi (hayvan) pug i.
ayak satıcısı huckster i.
tırnaklı ayak claw i.
ayak takımı demos i.
ayak vuruşu stamp i.
ayak bağı impediment i.
ayak izleri footsteps i.
dört ayak all fours i.
yumru ayak clubfoot i.
sarı ayak yellow foot i.
ayak sesi footfall i.
ayak sürüme scuffing i.
ayak uydurmama nonconformity i.
çıplak ayak bare foot i.
ayak numarası shoe size i.
ayak oyunu intrigue i.
ayak oyunu trick i.
ayak oyunu plot i.
ayak freni toe brake i.
üç ayak ölçüsü tripody i.
zamana ayak uyduran timepleaser i.
ayak iskemlesi footrest i.
ayak dayayacak yer footstool i.
perdeli ayak webbed feet i.
ayak burkulması buckling of leg i.
ayak burkulması spraining of leg i.
ayak burkulması twisting of leg i.
ayak izleri footprints i.
ayak oyunu footsie i.
ayak başparmağı toe i.
ayak bakımı chiropody i.
çift tırnaklı ayak cleft foot i.
ayak takımı riffraff i.
ayak takımı rabble i.
ayak takımı ragtag and bobtail i.
ayak takımı ragtag i.
ayak küp cubic foot i.
ön ayak foreleg i.
ayak-ton foot-ton i.
parmaklar veya daha nadiren ayak parmakları dactylo- i.
ayak patırtısı clump i.
ayak sesi clump i.
ayak işi yapan dogsbody i.
çağa ayak uydurma modernization i.
kagir ayak pillar i.
gömme ayak çifti paired pilasters i.
kagir ayak pier i.
payanda ayak pier i.
(balede) tek ayak üzerinde dönüş pirouette i.
libre-ayak pounds per foot i.
libre-ayak kare pounds per square foot i.
yalancı ayak pseudopod i.
ayak küp pounds per cubic foot i.
oturma yeri ayak bağlama suportu support i.
ayak tabanı thenar i.
koca ayak big foot i.
ayak masajı foot massage i.
ayak izleri foot prints i.
büyük ayak big foot i.
koca ayak sasquatch i.
ayak taburesi foot stool i.
ayak izi foot print i.
dördül ayak square feet i.
karbon ayak izi carbon footprint i.
dördüncü ayak parmağı fourth toe i.
ayak üstü yemek fast food i.
ayak kösteği ball and chain i.
ayak küçük parmağı little toe i.
ayak parmağı ucu tiptoe i.
perde ayak web-foot i.
perdeli ayak web-foot i.
perde ayak webfoot i.
ateş veya sıcak taşların üzerinde çıplak/yalın ayak yürüme firewalking i.
ayak bileğinde silah kılıfı olan adam a man with an ankle holster i.
ayak işleri yapan kişi general dogsbody i.
ayak işlerine bakan kimse general dogsbody i.
metal sehpa/ayak metal stand i.
ayak bileğindeki kelepçe ankle bracelet i.
ayak bileği kelepçesi ankle bracelet i.
ayak numarası foot size i.
su ayak izi water footprint i.
ayak burun koruyucusu toeguard i.
ayak burun koruyucusu toe guard i.
Ekoseli kumaştan yapılmış ayak bileğine kadar inen kadınların giydiği kilit arisaidh i.
(kuzey amerika'da yaşadığına inanılan bir yaratık) büyük ayak bigfoot i.
ayak sürüme reluctance i.
ayak bileği derinliği ankle-deep i.
mekanik ayak mechanical leg i.
ayak bileziği anklet i.
düz ayak duş wet room i.
ayak vurma foot tapping i.
ayak ile ritm tutma foot tapping i.
ayak takımı hakimiyeti/yönetimi mob rule i.
koca ayak bigfoot i.
çağa ayak uydurma modernisation i.
aya ilk ayak basan kişi first person to step on the moon i.
aya ilk ayak basan kişi first person to step foot on the moon i.
aya ilk ayak basan kişi first person to set foot on the moon i.
çelik ayak steel leg i.
el veya ayak parmağı dactyl i.
ayak kokusu foot odour i.
ayak kokusu foot odor i.
ayak taburesi footstool i.
ayak ağrısı footache i.
ayak banyosu foot bath i.
ayak iskemlesi foot stool i.
değişime ayak uydurma resilience i.
ayak bileği koruması ankle protection i.
angaryaların/ayak işlerinin yapılması running errands i.
kırık ayak broken foot i.
ayak işleri errands i.
ayak işleri errand i.
ayak törpüsü foot files i.
kokan ayak stinky feet i.
kokan ayak smelly feet i.
ayak banyosu footbath i.
ayak parmakları toes i.
ayak golfu footgolf i.
ayak pudrası foot powder i.
ayak işleri yapan erkek çocuk caddie [scottish] i.
ayak pudrası foot powder i.
ayak uyduran abreast of s.
ayak direyen restive s.
ayak basılmamış (yol) unbeaten s.
el veya ayak parmakları arasında perdeye sahip olan duckfooted s.
ayak basılmamış untrodden s.
ayak basılmamış unbeaten s.
bir ırmağa karışan (ayak) tributary s.
-e ayak uyduran abreast of s.
bir buçuk ayak boyunda sesquipedalian s.
ayak sürümüş shuffled s.
bir buçuk ayak boyunda sesquipedal s.
ayak parmaklarından biri ya da birkaçının eksik olması toeless s.
ayak uydurarak abreast of s.
ayak izleriyle belirgin beaten s.
ayak işi errant s.
çıplak ayak barefoot s.
yalın ayak barefoot s.
ayak parmakları içe doğru kıvrık pigeon-toed s.
zamana ayak uyduramayan behindhand s.
dört ayak üstünde duran statant s.
dört ayak üstünde duran standing on four feet s.
ayak altı olmayan out of the way s.
ayak tabanı plantar s.
ayak bileği ankle s.
ayak uydurarak in step zf.
dört ayak üzerinde on all fours zf.
ayak direkterek resistibly zf.
ayak ucu üzerine on the tiptoe zf.
ayak ucu üzerine, gizlice on the tiptoe zf.
el ayak çekilince at dead of night zf.
ayak altında underfoot zf.
ayak altında under foot zf.
ayak üstü in haste zf.
dört ayak üstünde on all fours zf.
dört ayak üstüne on all fours zf.
ayak ayağa foot-to-foot zf.
ayak uydurarak abreast with zf.
ayak uydurarak in step with ed.
ayak topuğu heel of foot
Phrasals
ayak diremek hold out on
ayak uyduramamak lag behind
ayak sürümek poke along
Phrases
birine ayak uydurarak in step with somebody
Proverb
merdiven ayak ayak çıkılır he who would climb the ladder must begin at the bottom
Colloquial
ayak sürümek procrastinate
ayak sürümek drag one's heels
ayak sürümek stall
ayak sürümek shillyshally
ayak sürümek drag one's feet
ayak sürümek dillydally
ayak uydurmak keep pace
ayak uydurmak keep step
ayak bağı a spanner in the works
ayak masajı foot massage
dört ayak üstüne düşmek cop it sweet
ayak bağı a drag
bunlar ayak izleri these are footprints
ayak altında (geçişi engelleyen) in the way
ayak parmaklarınızı aralayın spread your toes
ayak takımı firm
çağın gerisinde kalmış ve gelişmelere ayak uyduramamış kimse dinosaur
Idioms
el ayak çekilince in the dead of night
ayak diremek dig one's heels in
ayak işleri görmek do an errand
ayak bağı olmak get under someone's feet
ayak işleri görmek run an errand
ayak işleri yapmak do an errand
ayak bağı bottleneck
ayak basmak set foot on
ayak bağı stumbling block
ayak uydurmak keep up with
ayak diremek put one's foot down
ayak bağı ball and chain
ayak işi donkey work
dört ayak üstüne düşmek fall on one's feet
ayak uydurmak keep pace with
dört ayak üstüne düşmek land on one's feet
ayak takımı ragtag and bobtail
ayak diremek stick to one's guns
ayak takımı scum of the earth
ayak takımı riff-raff
bir ayak üstünde bin yalan söylemek lie in one's teeth
bir ayak üstünde bin yalan söylemek lie in one's throat
bir ayak üstünde bin yalan söylemek lie through one's teeth
bir ayak üstünde bin yalan söylemek lie through one's throat
dört ayak on all fours
dört ayak üzerine düşmek fall on one's feet
zamana ayak uydurmak keep abreast of the times
ayak diremek come out against
ayak işlerine koşmak fetch and carry
ayak diremek argue against
ya yap ya çekil ayak altından fish or cut bait
ayak bağı olmak excess baggage
henüz ayak basmış fresh off the boat
henüz ayak basmış just off the boat
yeni ayak basmış fresh off the boat
yeni ayak basmış just off the boat
ayak sürümek drag its heels
birisine ayak bağı olmamak leave the field clear for somebody
dört ayak üstüne düşmek land upon one's feet
dört ayak üstüne düşmek land upon both feet
dört ayak üstüne düşmek land on both feet
ayak sürüyerek yapmak do something through gritted teeth
ayak bağı a millstone around one's neck
ayak bağı albatross around one's neck
ayak bağı albatross round one's neck
ayak bağı a ball and chain
ayak bağı one's ball and chain
çağa ayak uymak move with the times
zamana ayak uymak keep up with the times
çağa ayak uymak change with the times
zamana ayak uymak move with the times
zamana ayak uymak change with the times
çağa ayak uymak keep up with the times
tempoya ayak uyduramamak can't stand the pace
tempoya ayak uyduramamak can't take the pace
ayak uydurmak find one's feet
ayak bağı olmak be under one's feet
ayak altından çekilmek keep out from under someone's feet
masa altından ayak teması play footsie
ayak diremek dig in one's heels
dört ayak üstüne düşmek have the luck of the irish
dört ayak üstüne düşmek have luck of the irish
ayak bağı yoke around someone's neck
ayak oyunları yapmak play footsie with someone
birinin ayak işlerini yapmak run errands for someone
ayak işi yapmak run an errand
ayak işi yapmak go on an errand