claw - Türkçe İngilizce Sözlük

claw

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

claw — Definition

Anlamı ve Tanımı:
pençe, tırnak, kıskaç
Okunuş (IPA):
(AmE /klɔː/ – BrE /klɔː/)
Terim Türü:
İsim: claw (claws); Fiil: claw (claws – clawed – clawing)
Hayvanların kavrama veya savunma amacıyla kullandığı keskin uzvu tanımlar. Eski İngilizce clawu kökü “tutma” fikrini taşır

"claw" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
claw i. pençe
The hawk caught a fish with its claws.
Şahin pençeleriyle bir balık yakaladı.

More Sentences
Genel
claw i. kıskaç
The firemen used a claw bar to open the door.
İtfaiyeciler kapıyı açmak için bir çatal kıskaç kullandılar.

More Sentences
claw f. tırmalamak (kedi vb)
My cat starts clawing at my legs whenever he is hungry.
Kedim ne zaman acıksa bacaklarımı tırmalamaya başlıyor.

More Sentences
Teknik
claw i. kıskaç
The firemen used a claw bar to open the door.
İtfaiyeciler kapıyı açmak için bir çatal kıskaç kullandılar.

More Sentences
claw i. pençe
The hawk caught a fish with its claws.
Şahin pençeleriyle bir balık yakaladı.

More Sentences
Medikal
claw i. kıskaç
The firemen used a claw bar to open the door.
İtfaiyeciler kapıyı açmak için bir çatal kıskaç kullandılar.

More Sentences
Zooloji
claw i. pençe
The hawk caught a fish with its claws.
Şahin pençeleriyle bir balık yakaladı.

More Sentences
Arıcılık
claw i. pençe
The hawk caught a fish with its claws.
Şahin pençeleriyle bir balık yakaladı.

More Sentences
Genel
claw i. tırnaklı ayak
claw i. ıstakoz kıskacı
claw i. cırnak
claw i. çengel
claw i. pense
claw i. tırnak
claw i. kavrama
claw i. mücevherde taşı tutan narin bölüm
claw i. pençe yarası
claw i. pençeye benzer yara
claw f. kapışmak
claw f. pençe vurmak
claw f. pençelemek
claw f. cırmalamak (kedi vb)
claw f. tırmalamak
claw f. el uzatmak
claw f. yırtmak
claw f. tırnaklamak
claw f. pençe atmak
claw f. el atmak
claw f. kazarak gitmek
claw f. eşerek ilerlemek
claw f. adeta pençe atarak ilerlemek
claw f. yolunu açmak
claw f. panikle tutmak
claw f. kavramak
claw f. yakalamak
claw f. sıkıca tutmak
claw f. (mecazen) pençelerini göstermek
claw f. saldırıya geçmek
claw f. cırmalamak
Teknik
claw i. çene
claw i. el manivelası
claw i. tırnaklı sökücü
claw i. tespit tırnağı
claw i. çatallı kepçe
claw i. (film kamerası, yazıcı veya projektörde bulunan) aralıklı mekanizma bölümü
claw f. pençelemek
claw f. tırmalamak
Denizcilik
claw f. (gemi) rüzgar yönünde yol almak
claw f. rüzgara karşı yelken açmak
Botanik
claw i. (taç, çanak veya çiçek yaprağında) dar, sapa benzer bazal bölüm
Dilbilim
claw i. (r veya g harflerinde bulunan) çengel
claw i. (r veya g harflerinde bulunan) kanca benzeri çıkıntı

"claw" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
lizard claw i. kertenkele pençesi
claw hammer i. domuz tırnağı çekiç
nail claw i. çivisöker
chicken claw i. göz kenarındaki kırışıklıklar
chicken claw i. göz kenarındaki kırışıklık
chicken claw i. göz kırışıklıkları
chicken claw i. göz kenarı kırışıklıkları
iron claw i. demir pençe
claw machine i. oyuncak yakalama makinesi
claw machine i. oyuncak makinası
claw machine i. para atılarak kancayla oyuncakların yakalandığı makine
claw machine i. oyuncak makinesi
claw crane i. oyuncak kapma oyunu
claw crane i. oyuncak yakalama oyunu
claw marks i. pençe izleri
claw setting [uk] i. taşların pençe benzeri uzantılara yerleştirildiği mücevher tasarımı
claw setting [uk] i. pençe tırnaklı tasarım
claw hold of f. tutmak
claw hold of f. yakalamak
claw back f. geri almak
claw hold of f. kıstırmak
claw [scotland] f. kaşımak
claw-shaped s. pençe şekilli
claw-shaped s. pençe biçimli
Öbek Fiiller
claw something off someone f. üstündekileri sıyırmak
claw something off someone f. üstündekileri yırtmak
claw something off f. üstündekileri sıyırmak
claw something off f. üstündekileri koparmak
claw something off f. üstündekileri yırtmak
claw something off someone f. üstündekileri koparmak
claw away f. yermek
claw away f. sövmek
claw away f. küfretmek
claw away f. azarlamak
claw away f. haşlamak
claw away f. çıkışmak
claw back f. cart diye yırtmak
claw back f. zar zor kurtarmak
claw away f. tırmalamak
claw back f. zar zor toparlamak
claw away f. cart diye yırtmak
claw off f. cart diye yırtmak
claw off f. yırtıp atmak
claw something off someone or something f. bir şeyi birinden/bir şeyden yırtarak çıkarıp atmak
claw off f. tırnaklarını geçirip yırtmak
claw something off someone or something f. bir şeyi birinden/bir şeyden yırtarak çıkarmak
claw back f. dişini tırnağına takıp tekrar öne geçmek
claw away f. tırnaklamak
claw something off someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üstünden soymak/çıkarmak
claw back f. tırnaklarını geçirip yırtmak
claw away f. tırnaklarıyla çizmek
claw back f. tahsil etmek
claw away f. tırnaklarını geçirip yırtmak
claw something off someone or something f. bir şeyi birinden/bir şeyden söküp atmak
claw back f. zar zor geri almak
claw back f. yırtıp atmak
claw back f. istirdat etmek
claw away f. yırtıp atmak
claw back f. zar zor kazanmak
Konuşma Dili
bear claw i. ayı pençesi
claw hammer i. kuyruklu ceket
claw hammer i. frak
Deyim
red in tooth and claw i. kurt kanunu
red in tooth and claw i. dişe diş kana kan mücadele
red in tooth and claw i. kurtlar sofrası
red in tooth and claw i. bir çatışma ya da rekabet sırasında acımasız ve zalim taktiklere başvurma
red in tooth and claw i. göze göz dişe diş mücadele
claw back f. dolaylı yollardan geri almak
claw back f. (parasını) kaptırmamak
fight tooth and claw f. birbirine girmek (kavga)
fight tooth and claw f. şiddetle kavga etmek
fight tooth and claw f. dişiyle tırnağıyla çabalamak
fight tooth and claw f. bir şeyi elde etmek için dişini tırnağına takmak
claw one's way to the top f. bulunduğu yere tırnaklarını kazıyarak gelmek
claw one's way back from something f. çok uğraşarak tekrar eski iyi durumuna dönmek
claw one's way back from something f. rayına oturtmak
claw one's way up to f. tırnaklarıyla gelmek
claw one's way to the top f. bulunduğu yere tırnaklarıyla gelmek
claw one's way out of something f. -den dişiyle tırnağıyla bir yerlere gelmek
claw (one) on the back f. sırtını sıvazlamak
claw (one) on the gall f. hatasını bulmak
claw (one) on the gall f. kızdırmak
claw (one) on the back f. takdir göstermek
claw (one) on the gall f. canını sıkmak
fight tooth and claw with each other f. tekme tokat kavga etmek
claw (one's) way f. yoğun çabayla başarmak/elde etmek
claw (one's) way (somewhere) f. (bir yere) zorlukları aşarak ulaşmak
claw your way out of something f. tırnaklarıyla kazıyarak bir şeyden kurtulmak/çıkmak
claw (one's) way f. tırnaklarıyla kazımak
claw your way back f. tırnaklarıyla kazıyarak bir yere gelmek
claw (one's) way f. bulunduğu yere tırnaklarıyla gelmek
claw (one's) way (somewhere) f. (bir yere) ulaşmak için dişini tırnağına takmak
claw your way into something f. tırnaklarıyla kazıyarak bir yere gelmek
claw (one's) way (somewhere) f. (bir yere) ulaşmak için büyük çaba sarf etmek
claw (one's) way f. dişini tırnağına takıp yapmak/başarmak
claw (one's) way (somewhere) f. (bir yere) tırnaklarıyla kazıyarak ulaşmak
claw (one's) way f. tırnaklarıyla kazıyarak elde etmek/başarmak
claw your way into something f. tırnaklarıyla bir yere gelmek
claw way to the top f. bulunduğu yere tırnaklarıyla kazıyarak gelmek
claw your way out of something f. tırnaklarıyla kazıyarak bir şeyden kurtulmak/çıkmak
claw way to the top f. bulunduğu yere tırnaklarıyla gelmek
claw your way back f. tırnaklarıyla bir yere gelmek
fight (someone or something) tooth and claw f. (birine/bir şeye) tekme tokat girmek
fight (someone or something) tooth and claw f. (birine/bir şeye) karşı dişiyle tırnağıyla çabalamak
fight (someone or something) tooth and claw f. (birine/bir şeye) karşı son derece çetin bir mücadele vermek
fight (someone or something) tooth and claw f. (birine/bir şeye) acımasızca girişmek/karşı koymak
fight (someone or something) tooth and claw f. (biriyle/bir şeyle) saç saça baş başa kavga etmek/mücadele etmek
fight (someone or something) tooth and claw f. (birine/bir şeye) karşı kana kan dişe diş mücadele etmek
claw me, claw thee expr. bana yardım edersen ben de sana yardım ederim
claw me, claw thee expr. sen benim kütüğümü yuvarla ben de seninkini
claw me, claw thee expr. sen benim sırtımı kaşı ben de seninkini
claw me, claw thee expr. sen beni görürsen ben de seni görürüm
Sanayi
claw hatchet i. çivi söker balta
Teknik
claw bar i. çatal kıskaç
coupling claw i. kavrama mandalı
claw hammer i. arka ucu çatallı çekiç
claw coupling i. kurt ağızlı kavrama
claw hatchet i. çatallı balta
starter claw i. starter kavraması
claw hammer i. domuztırnağı çekiç
claw clutch i. kurt ağızlı kavrama
claw hammer i. çatal çekiç
accelerator claw i. akseleratör çenesi
accelerator claw i. kapış pompası çenesi
claw hammer i. çatal ağızlı çekiç
claw clutch i. tırnaklı kavrama
claw hammer i. domuz tırnağı çekiç
claw hammer i. tırnak çekici
claw bar i. sökü manivelası
claw coupling i. tırnaklı kavrama
claw bar i. domuz tırnağı manivela
claw type i. pençe geçirme
claw type i. tırnaklı geçme sistemi
tiger's-claw i. sondaj çubuğu
Tekstil
drive lever claw i. hareket kolu tırnağı
clamp opener claw i. açıcı
claw-hammer coat i. frak
claw hammer coat i. frak
claw hammer coat i. kuyruklu ceket
claw-hammer coat i. kuyruklu ceket
İnşaat
nail-claw i. çivi söken
Mobilya
claw-and-ball foot i. şekli hayvan ayağının altında duran top gibi olan mobilya ayağı
ball-and-claw foot i. şekli hayvan ayağının altında duran top gibi olan mobilya ayağı
ball-and-claw foot i. şekli kuş pençesinde duran top gibi olan mobilya ayağı
claw foot i. pençe model mobilya ayağı
Otomotiv
claw-pole generator i. tırnaklı alternatör
flexible claw grabber i. esnek çengelli tutucu
Denizcilik
devil's claw i. gemide çapa olarak kullanılan dayanıklı ve iki uçlu bir kanca
claw off f. volta yaparak karadan kurtulmak
claw away f. volta yaparak karadan kurtulmak