hoof - Türkçe İngilizce Sözlük

hoof

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hoof — Definition

Anlamı ve Tanımı:
toynak
Okunuş (IPA):
(AmE /huːf/ – BrE /huːf/)
Terim Türü:
İsim: hoof (hooves)
At, inek gibi çift tırnaklı hayvanların sert ayak yapısını anlatan sözcüktür; zoolojik bağlamda kullanılır. Eski İngilizce hōf, hayvansal anatomiye ilişkin temel adlandırmadır.
Zıt Anlamlılar:
paw

"hoof" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 26 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hoof i. toynak
You should trim the horse's hoofs on a regular basis.
Atın toynaklarını düzenli olarak kesmelisin.

More Sentences
Zooloji
hoof i. toynak
You should trim the horse's hoofs on a regular basis.
Atın toynaklarını düzenli olarak kesmelisin.

More Sentences
Genel
hoof i. ayak
hoof i. tırnak
hoof i. sağ
hoof i. toynak gibi insan ayağı
hoof i. yaba gibi ayak
hoof f. tekmelemek
hoof f. çiftelemek (at vb)
hoof f. dans etmek
hoof f. yol tepmek
hoof f. yaya gitmek
hoof f. tepmek
hoof f. yürümek
hoof f. tekmeleyerek dışarı atmak
hoof f. dışarı atmak
hoof f. çıkarmak
Konuşma Dili
hoof f. (futbol) topa vurmak
hoof f. (futbol) uzun atış yapmak
Zooloji
hoof i. tırnaklı ayak
hoof i. şahin gagalı kaplumbağaların kabuğundaki küçük plaklar
hoof i. şahin gagalı kaplumbağanın kabuğu
Argo
hoof f. kıçına yasadışı madde saklamak
hoof f. yasadışı maddeyi kıçında saklayarak içeri getirmek/sokmak
İngiliz Argosu
hoof f. tekmelemek
hoof f. vurmak

"hoof" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 56 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cloven hoof i. şeytan
cloven hoof i. çatal tırnak
hoof marks i. toynak izleri
hoof print i. toynak izi
hoof prints i. toynak izleri
hoof mark i. toynak izi
camel's hoof i. (vajinada) deve toynağı görünümü
hoof-pick i. toynaktan taş çıkaran alet
hoof-pick i. toynak temizleyici
hoof it f. dans etmek
hoof it f. yaya gitmek
on the hoof zf. sıradan durumda (kimse)
on the hoof zf. özel bir gösteri fırsatı bulmadan
on the hoof zf. ayak üstü
Deyim
cloven hoof i. birinin kötü yüzü
cloven hoof i. birinin şeytani yüzü
cloven hoof i. kötü niyet
beef to the hoof [ireland] i. kalın/küt bacak
beef to the hoof [ireland] i. bacakların kalınlaşması
beef to the hoof [ireland] i. bacakların yağlanması
a cloven hoof i. şeytan alameti
a cloven hoof i. uğursuzluk alameti
show the cloven hoof f. ne mal olduğunu belli etmek
show the cloven hoof f. ne mal olduğunu göstermek
hoof it f. yürümek
beat the hoof f. yayan gitmek
beat the hoof f. yürüyerek gitmek
have to hoof it f. yürümek zorunda olmak
have to hoof it f. yaya gitmek zorunda olmak
pad the hoof [uk] f. yürüyerek seyahat etmek
pad the hoof [uk] f. yürüyerek gezinmek
pad the hoof [uk] f. yürüyerek dolanmak
pad the hoof [uk] f. yürüyerek gitmek
on the hoof (brit/au) expr. hazırlıksız/irticalen
on the hoof (brit/au) expr. aceleye getirilen (iş)
on the hoof (brit/au) expr. yürürken/ayakta (bir şeyler yemek/yapmak)
on the hoof (brit/au) expr. alelacele/ayaküstü yapılan
on the hoof expr. canlı (büyükbaş hayvan)
on the hoof expr. canlı (besi/çiftlik hayvanı)
on the hoof expr. henüz kesilmemiş (büyükbaş hayvan)
on the hoof expr. düşünmeden
on the hoof expr. paldır küldür
Medikal
deer hoof i. geyik toynağı
Veterinerlik
hoof-and-mouth disease i. tabak hastalığı
hoof-and-mouth disease i. şap hastalığı
hoof rot i. ayak çürüğü
Geometri
hoof [obsolete] i. kesik silindir
Zooloji
cloven hoof i. bakanak
false hoof i. bakanak
hoof [dialect] i. toynaklı hayvan
Hayvancılık
hoof meal i. tırnak unu
hoof care i. toynak bakımı
beef on the hoof i. canlı büyükbaş hayvan
İngiliz Argosu
camel's hoof i. deve toynağı
iron (rhyming slang on iron hoof) i. nonoş
iron (rhyming slang on iron hoof) i. ibne