| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | snatch f. | kapmak | ||
|
A thug snatched the old lady's bag. Bir haydut yaşlı kadının çantasını kaptı. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | snatch f. | kapışmak | ||
| Genel | ||||
| Genel | snatch i. | kapkaç | ||
|
The man was taken under custody for a wallet snatch. Cüzdanlara kapkaç yapmaktan dolayı şahıs gözaltına alındı. More Sentences |
||||
| Genel | snatch f. | kapmak | ||
|
A thug snatched the old lady's bag. Bir haydut yaşlı kadının çantasını kaptı. More Sentences |
||||
| Genel | snatch f. | kapkaç yapmak | ||
|
Tom swiftly approached Mary and snatched her purse from her. Tom hızla Mary'ye yaklaştı ve cüzdanını ondan kapkaç yaptı. More Sentences |
||||
| Genel | snatch f. | yakalamak | ||
|
The police snatched the suspicious man from the park. Polis şüpheli şahsı parkta yakaladı. More Sentences |
||||
| Genel | snatch f. | fırsattan istifade etmek | ||
|
I was able to snatch some sleep before my shift. Vardiyamdan önce fırsattan istifade biraz uyuyabildim. More Sentences |
||||
| Genel | snatch i. | kısa süre | ||
| Genel | snatch i. | ilişkiye girme | ||
| Genel | snatch i. | kısa parça | ||
| Genel | snatch i. | kapma | ||
| Genel | snatch i. | çok kısa süren şey | ||
| Genel | snatch i. | ayak | ||
| Genel | snatch i. | parça | ||
| Genel | snatch i. | kapış | ||
| Genel | snatch i. | yakalama | ||
| Genel | snatch i. | cinsel ilişki | ||
| Genel | snatch f. | kavramak | ||
| Genel | snatch f. | kaçırmak | ||
| Genel | snatch f. | koparmak | ||
| Genel | snatch f. | zorla almak | ||
| Genel | snatch f. | kapışmak | ||
| Genel | snatch f. | çabucak yapmak | ||
| Genel | snatch f. | çalıp kaçmak | ||
| Genel | snatch f. | öldürerek ortadan kaldırmak | ||
| Genel | snatch f. | son dakikada galibiyet almak | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | snatch f. | uykusunu almamak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | snatch i. | makara dili | ||
| Denizcilik | snatch i. | kurt ağzı görevi üstlenen gemi elemanı | ||
| Balıkçılık | ||||
| Balıkçılık | snatch i. | mandikapan | ||
| Balıkçılık | snatch i. | küçük çengelli balık oltası | ||
| Balıkçılık | snatch f. | bastikaya ip sokmak | ||
| Balıkçılık | snatch f. | (balığı) ağzından değil vücudundan tutarak yakalamak | ||
| Spor | ||||
| Spor | snatch f. | (ağırlığı) tek seferde kaldırmak | ||
| Basketbol | ||||
| Basketbol | snatch i. | rakibin elinden ribaundu alma | ||
| Halter | ||||
| Halter | snatch i. | koparma | ||
| Argo | ||||
| Argo | snatch i. | am | ||
| Argo | snatch i. | adam kaçırma | ||
| Argo | snatch i. | çocuk kaçırma | ||
| Argo | snatch i. | kadın cinsel organı | ||
| Argo | snatch i. | kaçırma | ||
| Argo | snatch i. | kuku | ||
| Argo | snatch i. | istek | ||
| Argo | snatch i. | (para için) darlama | ||
| Argo | snatch i. | (para için) peşinde gezme | ||
| İngiliz Argosu | ||||
| İngiliz Argosu | snatch i. | am | ||
| İngiliz Argosu | snatch i. | kuku | ||
| İngiliz Argosu | snatch i. | vajina | ||