stamp - Türkçe İngilizce Sözlük

stamp

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

stamp — Definition

Anlamı ve Tanımı:
damga, ayakla vurmak
Okunuş (IPA):
(AmE /stæmp/ – BrE /stæmp/)
Terim Türü:
İsim: stamp (stamps); Fiil: stamp (stamps – stamped – stamping)
Bu kelime, hem işaret bırakmayı hem de sert biçimde yere basmayı ifade eder. Eski İngilizce stampan kökünden gelir. Resmî işlemler ve öfke anlatımlarında yer alır

"stamp" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 108 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
stamp i. damga
The expiration date stamp should be on the bottom of the bottle.
Son kullanma tarihini gösteren damga şişenin altında yer almalıdır.

More Sentences
stamp i. posta pulu
I need a stamp.
Bir posta puluna ihtiyacım var.

More Sentences
stamp i. pul
He collects rare stamps as a hobby.
Hobi olarak nadir bulunan pulları topluyor.

More Sentences
stamp i. kaşe
stamp f. damga vurmak
Genel
stamp i. ayağını yere vurma
With an angry stamp of her foot, Jenny stormed out.
Jenny öfke içinde ayağını yere vurarak hışımla dışarı çıktı.

More Sentences
stamp i. posta pulu
I need a stamp.
Bir posta puluna ihtiyacım var.

More Sentences
stamp i. damga pulu
Most countries require a tax stamp affixed to tobacco products.
Çoğu ülkede tütün ürünlerine damga pulu yapıştırılması zorunludur.

More Sentences
stamp i. damga
The expiration date stamp should be on the bottom of the bottle.
Son kullanma tarihini gösteren damga şişenin altında yer almalıdır.

More Sentences
stamp i. pul
He collects rare stamps as a hobby.
Hobi olarak nadir bulunan pulları topluyor.

More Sentences
stamp i. alışveriş pulu
You can find TV licence stamps available at your local post office.
TV lisans pullarını yerel postanenizde bulabilirsiniz.

More Sentences
stamp f. pul yapıştırmak
Don't forget to stamp the parcel.
Pakete pul yapıştırmayı unutmayın.

More Sentences
stamp f. kazımak
His father's last words remained stamped on his memory.
Babasının son sözleri hafızasına kazınmıştı.

More Sentences
stamp f. tepinmek
The upstairs neighbour is stamping around again.
Üst kattaki komşu yine tepine tepine dolaşıyor.

More Sentences
stamp f. (ayağını) sertçe yere vurmak
He stamped his foot, refusing to take his bath.
Banyo yapmayı reddederek ayağını sertçe yere vurdu.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
stamp i. damga
The expiration date stamp should be on the bottom of the bottle.
Son kullanma tarihini gösteren damga şişenin altında yer almalıdır.

More Sentences
stamp f. damgalamak
It attempts to stamp Turkey with its own view of European values.
Türkiye'yi kendi Avrupa değerleri görüşüyle damgalamaya çalışıyor.

More Sentences
Teknik
stamp i. damga
The expiration date stamp should be on the bottom of the bottle.
Son kullanma tarihini gösteren damga şişenin altında yer almalıdır.

More Sentences
stamp i. pul
He collects rare stamps as a hobby.
Hobi olarak nadir bulunan pulları topluyor.

More Sentences
stamp f. damgalamak
It attempts to stamp Turkey with its own view of European values.
Türkiye'yi kendi Avrupa değerleri görüşüyle damgalamaya çalışıyor.

More Sentences
stamp f. mühürlemek
This is the first time I've ever stamped a document.
İlk kez bir belgeyi mühürlüyorum.

More Sentences
Genel
stamp i. zımba
stamp i. ayak vuruşu
stamp i. izlenim
stamp i. cins
stamp i. tür
stamp i. iz
stamp i. nitelik
stamp i. ıstampa
stamp i. tip
stamp i. soy
stamp i. belirti
stamp i. çeşit
stamp i. nevi
stamp i. özellik
stamp i. kaşe (alet veya bu aletle basılan işaret)
stamp i. damgalama
stamp i. etki
stamp i. marka
stamp i. kalıp
stamp i. tepinme
stamp i. işaret
stamp i. kabartma
stamp i. gösterge
stamp i. im
stamp i. resmi mühür
stamp i. resmi damga
stamp i. gravür
stamp i. oyma işi resim
stamp i. kabartma levha
stamp i. damgalanmış resmi evrak
stamp i. mühür tatbik edilmiş resmi belge
stamp i. müşterilere yaptıkları harcamalara göre verilen ve belirli ürünlerde kullanılabilen market pulu
stamp i. (devletin yoksullara sağladığı) gıda pulu
stamp f. basmak
stamp f. preste kesmek
stamp f. kaşe basmak
stamp f. yerleşmek
stamp f. ezmek
stamp f. damga ile bir belgeyi geçerli kılmak
stamp f. tasdik etmek
stamp f. yok etmek
stamp f. damga ile bilet veya başka bir belgeyi onaylamak
stamp f. damga basmak
stamp f. ayağını sertçe vurmak
stamp f. kanıtlamak
stamp f. bastırmak
stamp f. göstermek
stamp f. ayaklarını hızla yere vurmak
stamp f. çiğnemek
stamp f. hızla yere vurmak
stamp f. onaylamak
stamp f. pullamak
stamp f. işlemek
stamp f. etiketlemek
stamp f. kaşe vurmak
stamp f. (bir kimse veya şeyi) belirli bir özellik ile damgalamak
stamp f. (bir kimse veya şeyi) itham etmek
stamp f. özellik atfetmek
stamp f. taklit etmek
stamp f. keşfetmek
stamp f. izlemek
stamp f. kopyalamak
stamp f. ayırt etmek
stamp f. öne çıkarmak
stamp f. sivriltmek
stamp f. fark ettirmek
stamp f. ayakla vurmak
Ticaret/Ekonomi
stamp f. kaşelemek
Teknik
stamp i. mühür
stamp i. havanlı maden öğütücü
stamp i. açkı makinesi
stamp i. döverek deri yumuşatan makine
stamp f. (sert bir aletle) vurup ezmek
stamp f. (cevheri) maden öğütme değirmeninde ezmek
stamp f. sembol eklemek
stamp f. tasarım eklemek
stamp f. sembolle işaretlemek
Mutfak
stamp i. et için damga
Deniz Biyolojisi
stamp f. aşmak
Botanik
stamp i. çiçeğin çentikli bölümü
Tütün
stamp i. bandrol
İskambil
stamp i. (kumar oyununda) arkası işaretli kart
Ciltçilik
stamp i. kitap kabartma damgası
stamp i. (kitap için) soğuk damga
Argo
stamp i. dövme
stamp i. tek doz liserjik asit dietilamid
stamp i. tek doz lsd

"stamp" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stamp collecting i. filateli
receipt stamp i. alındı damgası
stamp collecting i. pulculuk
stamp collector i. pulcu
revenue stamp i. damga pulu
rubber stamp i. şahsiyetsiz kimse
stamp office i. damga müdürlüğü
stamp collector i. pul koleksiyoncusu
stamp for extra postage i. taksa pulu
rubber stamp i. kauçuk damga
stamp duties i. damga resmi
rubber stamp i. ıstampa
stamp mill i. ezme değirmeni
rubber stamp i. basmakalıp söz
stamp duties i. resmi damga
stamp pad i. ıstampa
drop stamp i. karaman
embossed stamp i. soğuk damga
stamp mill i. maden değirmeni
stamp collector i. filatelist
rubber stamp i. lastik mühür
commemorative stamp i. hatıra pulu
stamp collecting i. pul toplama
endorsing stamp i. lastik mühür
postage stamp i. posta pulu
impressed stamp i. soğuk damga
franking stamp i. pul damgası
stamp affixing machine i. pul yapıştırma makinesi
rubber stamp i. lastik damga
postage-stamp albums i. posta pulu albümleri
postage-due stamp i. taksa pulu
pad stamp i. yapışkan pul
letter stamp i. mektup pulu
stamp collection i. pul koleksiyonu
stamp seal i. damga mühür
tang stamp i. bıçağın vb. çelik kısmı üzerine kazınan marka
tang stamp i. soğuk metal damga/zımba
tang stamp i. çakı/bıçak damgası
charity stamp i. yardım pulu
stamp collecting i. pul koleksiyonculuğu
stamp collection i. pulculuk
stamp collection i. pul koleksiyonculuğu
rubber stamp i. sıradan ifade
stamp album i. pul defteri
stamp book i. pul defteri
stamp album i. pul defteri
hand stamp i. ele mühür basma
hand stamp i. el mührü
stamp booklet i. pul defteri
rubber-stamp i. kalıplanmış desen veya metin içeren kauçuk gibi malzeme
rubber stamp i. lastik mühürle verilen onay
postage due stamp i. takse pulu
date stamp i. tarih damgası vurulmuş bilgiler
date stamp i. tarih damgalama aleti
semipostal stamp i. ek değerli pul
semipostal stamp i. fiyatının bir kısmı ile kamusal projelerin desteklendiği posta pulu
stamp dealer i. pul satıcısı
stamp [obsolete] i. madalya
stamp [obsolete] i. kabartma tasarımlı eşya
stamp [obsolete] i. damgalanmış nesne
stamp [obsolete] i. madeni para
stamp with a seal f. mühürlemek
kick and stamp f. tepinmek
stamp down f. ezmek
stamp out f. kökünü kazımak
stamp out f. yoketmek
stamp someone as f. bir şey birinin belirli bir gruba ait olduğunu göstermek
stamp out f. ortadan kaldırmak
put on a stamp f. pullamak
stamp on f. etkilemek
stick a stamp f. pul yapıştırmak
impress a stamp f. pul yapıştırmak
stamp out f. başını ezmek
bear the stamp of f. iz taşımak
rubber-stamp f. incelemeden onaylamak
rubber-stamp f. bakmadan imzalamak
stamp with rage f. öfkeden köpürmek
stamp with rage f. çok öfkelenmek
stamp with rage f. küplere binmek
stamp the foot f. sinirden köpürmek
stamp the foot f. çok sinirlenmek
stamp the foot f. çok öfkelenmek
stamp the foot f. küplere binmek
stamp with rage f. sinirden köpürmek
stamp with rage f. çok sinirlenmek
stamp the foot f. öfkeden köpürmek
stamp in f. damga basmak
stamp your heels f. topuklarını birbirine vurmak
hand stamp f. mühürlemek
hand stamp f. elle mühür basmak
rubber-stamp f. onaylamak
rubber-stamp f. iptal etmek
rubber-stamp f. lastik damga ile işaretlemek
rubber stamp f. lastik damga ile basmak
rubber-stamp f. onaylamak
date-stamp f. tarihle damgalamak
date-stamp f. tarih bilgisiyle beraber damgalamak
rubber-stamp s. bakmadan imzalayan kimse
rubber-stamp s. prosedür icabı bir şeyleri onaylayan kimse
rubber-stamp s. rutin olarak onaylayan
rubber-stamp s. rutin olarak onaylanan
rubber-stamp N. onay mührü
rubber-stamp N. sorgusuz onay
Öbek Fiiller
stamp on f. bir şeyin üzerine basmak
stamp out f. kalıpla kesmek
stamp out (something) from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir özelliği, eğilimin) kökünü kazımak
stamp out (something) from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir şeyin) kökünü kurutmak
stamp out (something) from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir özelliği, eğilimin) kökünü kazımak
stamp out (something) from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir özelliğin, eğilimin) kökünü kazımak
stamp out (something) from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir özelliği, eğilimi) kökünden söküp atmak/kökünden halletmek
stamp out (something) from (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir özelliği, eğilimi) yok etmek
stamp (something) onto (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine (bir şey) damgalamak
stamp something on someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerine basmak/damgalamak
stamp something onto something f. bir şeyi bir şeyle damgalamak
stamp on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine bir şey damgalamak
stamp something on someone or something f. birine/bir şeye bir damga basmak
stamp on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine basmak
stamp on (someone or something) f. (birini/bir şeyi) damgalamak
stamp on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerinde tepinmek
stamp something upon someone or something f. birine/bir şeye bir damga basmak
stamp something onto something f. bir şeyin üzerine bir damga basmak
stamp on (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine bir damga basmak
stamp (something) onto (someone or something) f. (birinin/bir şeyin) üzerine bir damga basmak
stamp something upon someone or something f. bir şeyi birinin/bir şeyin üzerine basmak/damgalamak
stamp (something) onto (someone or something) f. (birini/bir şeyi bir şeyle) damgalamak
stamp (someone or something) with (something) f. (birine/bir şeye bir şey) etiketi yapıştırmak
stamp (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak tanımlamak/belirlemek
stamp with f. ile etiketlemek
stamp onto f. -i damgalamak
stamp (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak nitelendirmek
stamp (someone or something) with (something) f. (birine/bir şeye bir şey) damgası/bir damga vurmak
stamp (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak damgalamak
stamp as f. olarak tanımlamak/belirlemek
stamp out of f. '-den söküp atmak
stamp (something) out of (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir şeyi) söküp atmak
stamp as f. olarak nitelendirmek
stamp (someone or something) with (something) f. (birini/bir şeyi bir şeyle) etiketlemek
stamp as f. olarak yaftalamak/etiketlemek
stamp (something) out of (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir şeyin) kökünü kazımak
stamp (something) out of (someone or something) f. (birinin/bir şeyin bir özelliğini) yok etmek/ortadan kaldırmak
stamp out of f. -den yok etmek
stamp out of f. -den kökünü kazımak
stamp (something) out of (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir özelliği, eğilimi) kökünden söküp atmak/kökünden halletmek
stamp as f. olarak damgalamak
stamp (someone or something) as (something) f. (birini/bir şeyi bir şey) olarak yaftalamak/etiketlemek
stamp with f. ile mühürlemek/damgalamak
stamp (something) out of (someone or something) f. (birinden/bir şeyden bir özelliği) silmek
stamp onto f. -e damga basmak
stamp out of f. -den silmek
Konuşma Dili
rubber stamp i. otomatik olarak onaylayan kimse