runner - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

runner

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"runner" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 130 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
runner i. koşucu
General
runner i. kaçkın
runner i. ulak
runner i. makinist
runner i. atlet
runner i. saban demiri
runner i. çığırtkan
runner i. kahya
runner i. ray
runner i. haberci
runner i. yarış atı
runner i. yarışçı
runner i. dağıtıcı
runner i. ayak işlerini yapan kimse
runner i. yol halısı
runner i. simsar
runner i. kaçak
runner i. kaçakçı
runner i. ayakçı
runner i. sürüngen sap
runner i. uzun ve ensiz masa örtüsü
runner i. çalıfasulyesi
runner i. yolluk (halı)
runner i. kirişleme
runner i. kızak ayağı
runner i. oyuna rakip pullarından başlayan tavla oyuncusu
runner i. topa hakim futbolcu
runner i. bağış işi yapan kimse
runner i. alınan yardımları sahiplerine ulaştırma işini yürüten kimse
runner i. bahisçi
runner i. iddia bayii
runner i. bahisleri kabul eden bayi
runner i. müşterek bahisçi
runner i. komisyoncu
runner i. uyuşturucu kaçakçısı
runner i. uyuşturucu kuryesi
Trade/Economic
runner i. acenta
runner i. akan
runner i. akar
runner i. cari
runner i. haberci
runner i. koşucu
runner i. müteahhit
runner i. sürekli
runner i. temsilci
runner i. ulak
runner i. üstenci
runner i. antikacı
runner i. sanat eseri satıcısı
runner i. açık artırmaya katılan antika satıcısı
runner i. kaçakçı
runner i. gümrük kaçakçısı
runner i. kaçak taşıt
Industry
runner i. yük taşıtı kullanan işçi
Technical
runner i. çalıştırıcı
runner i. çark
runner i. dışıklık
runner i. kanal
runner i. türbin çarkı
runner i. yolluk (döküm)
runner i. çekmece altlık desteği
runner i. sürgülü kapı desteği
runner i. (makaraya takılan ve tekli hareket edebilir bloktan geçirilen) ip
runner i. döner değirmen taşı
runner i. (taş veya cam parlatmak veya işlemek için kullanılan) hareketli plaka
runner i. hareketli palanga
runner i. hareketli makara bloku
runner i. avara kasnağı
runner i. avara çarkı
runner i. gergi tekerleği
runner i. istikamet tekeri
runner i. pompa çarkı
runner i. (saatçi tezgahında) sürgülü merkez
runner i. (saatte) dişli çark
runner i. hidrolik araba kuplajının sürülen üyesi
runner i. (vida veya cıvata çevirmede kullanılan) döner alet
runner i. şemsiye sürgüsü
runner i. (hesap cetveli ölçeği boyunca devam eden) ince çizgili parça
Textile
runner i. (çorap) sökülme
runner i. (dikiş) kaçma
runner i. (dikiş) atma
Construction
runner i. besleme geçidi
Furniture
runner i. dantel
runner i. mobilyaların üzerine yerleştirilen dekoratif küçük örtü
runner i. beşik ayağı
runner i. kavisli beşik ayağı
runner i. kavisli sallanan sandalye ayağı
Automotive
runner i. manifolt borusu
Marine
runner i. (yalnız kısa süreli sefere çıkan) denizci
runner i. hızlı sevkiyat gemisi
runner i. balıkçıların çıkardığı deniz mahsullerini toplayan gemi
runner i. (gemi direğinden inen) kıç ıstralya
Marine Biology
runner i. batı atlantik'e özgü bir balık
Zoology
runner i. büyük aktif bir istavritgiller balığı
runner i. iğbiçimli bir tür balık
runner i. trakun balığı
runner i. kızıl orkinos
runner i. oligoplit
runner i. tropik amerika sularında yaşayan ve çizgi şeklinde pulları olan balık
runner i. kobia balığı
runner i. hint koşucu ördeği
runner i. karayılan
runner i. boyunduruklu yılan
runner i. evcil hayvanın ince bağırsağı
Botanic
runner i. kök filizi
runner i. suyelvesi
runner i. sürüngen sap
runner i. yan filiz
History
runner i. (18. yüzyıl londra'sında) polis memuru
runner i. (18. yüzyıl londra'sında) polis dedektifi
Military
runner i. yaya haberci
Sport
runner i. skor hamlesi yapan kriket vurucusu
runner i. (skor hamlesi yapan) yedek kriket vurucusu
runner i. kale koşucusu
runner i. paten bıçağı
runner i. buz pateni
runner i. kızak ayağı
runner i. kızak
runner i. halatın dağcı çengeli ile klipslenmesi
runner i. hareket halindeyken emniyet alma
runner i. simul tırmanışı
Ornithology
runner i. su kılavuzu
runner i. su yelvesi
runner i. yerde hızlıca yürüyen bir kuş
runner i. (uçamayıp yürüyen) yaralı kuş
Slang
runner i. dedektif
runner i. dağıtıcı
runner i. haberci
runner i. hapishaneye kaçak mal sokan tip
runner i. kaçakçı

"runner" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 134 sonuç

İngilizce Türkçe
General
long distance runner i. uzun mesafe koşucusu
runner bean i. çalıfasulyesi
blockade runner i. abluka kaçağı
runner up i. ikinci gelen
runner up i. yarışta ikinci gelen
runner up i. ikinci (yarış)
runner up i. yarış ikincisi
front-runner i. favori
rum-runner i. içki kaçakçısı
runner bracket i. kapı askısı
runner beans (uk) i. taze fasulye
blockade-runner i. ablukayı yaran gemi
blockade runner i. ablukayı yaran kimse
runner (aus) i. çöp toplama görevlisi
runner (aus) i. çöp toplama işçisi
runner (aus) i. çöpçü
buffet runner i. açık büfe servis görevlisi
gingerbread runner i. zencefilli kurabiye adam
parkour runner i. parkur koşucusu
art runner i. muhtemel alıcılar ile satıcılar arasında aracılık yapan sanat tüccarı
gag runner i. atın boyunluğunda dizgini kontrol eden halka
runner-up i. yarışta üçüncü veya dördüncü olan yarışmacı
runner-up i. ilk ona giren yarışmacı
runner-up i. birinci olmamasına karşın ödül veya mansiyon alan yarışmacı
do a runner f. (hesabı ödemeden) kaçmak
lose one's title to last year's runner-up f. unvanını geçen yılın ikincisine kaptırmak
Colloquial
be done a runner f. sıvışmak
be done a runner f. kaçmak
Trade/Economic
runner-up prize i. ikincilik ödülü
book runner i. talep toplama görevlisi
Technical
blockade runner i. ablukayı aşmaya çalışan gemi
nut runner i. bijon anahtarı
forked runner i. çatallı besleyici
cinder runner i. curuf kanalı
runner seal i. çark salmastrası
nut-runner with ratcheting action i. cırcır hareketli somun sıkıcı
slag runner i. curuf kanalı
runner shaft i. çark mili
ronceray runner i. delikli yolluk
intake manifold runner control i. emme manifoldu akış kontrolü
door-runner bracket and guide i. kapı askı suportu
runner bar i. koşucu çubuk
runner cut i. koşucu kesiği
door runner bracket i. makara gövdesi
metal runner i. metal kirişleme
runner brick i. oluk tuğlası
curtain runner i. perde kılavuz rayı
rocking runner i. sarsak yolluk
runner band i. rotor alt gövdesi
ronceray runner i. ronceray yolluğu
rotor runner hub i. rotor üst gövdesi
iron runner i. sıvı demir akağı
hot runner system i. sıcak yolluk sistemi
nut runner i. somun döküm başı
edge runner i. şili değirmeni
runner blade i. türbin çark kanadı
top runner crane i. üstten hareketli vinç
iron runner i. yan maden kanalı
runner head i. yolluk başı
runner brick i. yolluk tuğlası
runner pin i. yolluk pimi
runner extension i. yolluk uzantısı
runner riser i. yolluk besleyici
runner box i. yolluk haznesi
Automotive
window runner i. cam kılavuzu
intake manifold runner control i. emme manifoldu kontrolü
turbine runner i. türbin
Marine
blockade-runner i. abluka yaran
blockade-runner i. ablukayı yaran
runner and tackle i. çifte tirfil palangası
thrust runner i. itme kolonu
Gastronomy
runner bean i. çalı fasulyesi
runner beans with slices of lamb i. etli taze fasulye
green runner beans i. zeytinyağlı fasulye
Marine Biology
rainbow runner i. iğbiçimli bir tür balık
front runner i. başat
blue runner i. trakun balığı
Zoology
race runner i. meksika'nın kuzeyinde ve amerika birleşik devletleri'nin doğusunda ve ortasında yaşayan hızlı bir kertenkele
Botanic
scarlet runner i. amerika'nın tropik bölgelerinde yetişen büyük parlak kırmızı çiçekleri olan tırmanıcı bir fasulye
scarlet runner bean i. amerika'nın tropik bölgelerinde yetişen büyük parlak kırmızı çiçekleri olan tırmanıcı bir fasulye
scarlet runner bean i. çalı fasulyesi
scarlet runner bean i. çalıfasulyesi
scarlet runner i. çalı fasulyesi
scarlet runner i. çalıfasulyesi
english runner bean i. ingiliz çalı fasulyesi
runner bean i. sırık fasulyesi
Agriculture
stub-runner opener i. balta tipi çizi açıcı
runner opener i. nacak tip çizi açıcı
Apiculture
frame runner i. çerçeve rayı
History
bow street runner i. eskiden londra'da suçluları yakalamakla görevli polis memuru
Military
dan runner i. markalama şamandırası doğrultusunda hareket eden gemi
arms-runner i. silah kaçakçısı
Sport
dummy runner i. arkadaşlarına alan açan (boş alan yaratan) oyuncu
first runner-up i. ikinci
runner-up i. ikinci gelen yarışmacı
runner-up i. ikinci gelen takım
first runner-up i. ikinci bitiren
first runner i. ilk koşucu
front-runner i. kazanmaya en yakın koşucu
marathon runner i. maraton koşucusu
long-distance runner i. maratoncu
marathon runner i. maratoncu
road runner i. maratoncu
middle distance runner i. orta mesafe koşucusu
dummy runner i. topsuz koşu yapan oyuncu
second runner-up i. üçüncü
second runner-up i. üçüncü bitiren
long-distance runner i. uzun mesafe koşucusu
long distance runner i. uzun mesafe koşucusu
road runner i. uzun mesafe koşucusu
marathon runner i. uzun mesafe koşucusu
runner up i. yarışmada ikinci gelen kimse
front runner i. yarışın favorisi
runner up i. yarışmayı ikincilikle bitiren
front runner i. yarışı önde götüren
runner-up finish i. (yarışta) ikincilik
distance runner i. uzun mesafe koşucusu
Baseball
base runner i. kale koşucusu
Printery
runner [uk] i. sayfa sayısı
Ornithology
tree runner [australia] i. neositta cinsine mensup küçük siyah-beyaz renkli kuşlara verilen ad
velvet runner i. su kılavuzu
velvet runner i. su tavuğu
Slang
a drug runner i. uyuşturucu kuryesi
dope runner i. uyuşturucu kaçakçısı/taciri
British Slang
do a runner f. arazi olmak
do a runner f. sıvışmak
do a runner f. tüymek
do a runner f. topuklamak
Star Wars
belt-runner i i. kuşak-koşucusu i
blockade runner i. abluka yarıcı
d9 runner light freighter i. d9 koşucu hafif yük gemisi
foray-class blockade runner i. akın-sınıfı abluka yarıcı
kesselian blockade runner i. kessel abluka kaçıcısı
lucky runner i. şanslı koşucu