runner - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

runner

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"runner" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 54 sonuç

İngilizce Türkçe
General
runner i. haberci
runner i. yarış atı
runner i. yarışçı
runner i. dağıtıcı
runner i. ayak işlerini yapan kimse
runner i. yol halısı
runner i. simsar
runner i. kaçak
runner i. ulak
runner i. makinist
runner i. atlet
runner i. kaçakçı
runner i. saban demiri
runner i. çığırtkan
runner i. kahya
runner i. ray
runner i. kaçkın
runner i. koşucu
runner i. ayakçı
runner i. sürüngen sap
runner i. uzun ve ensiz masa örtüsü
runner i. çalıfasulyesi
runner i. yolluk (halı)
runner i. kirişleme
runner i. kızak ayağı
Trade/Economic
runner i. acenta
runner i. akan
runner i. akar
runner i. cari
runner i. haberci
runner i. koşucu
runner i. müteahhit
runner i. sürekli
runner i. temsilci
runner i. üstenci
runner i. ulak
Technical
runner i. çark
runner i. çalıştırıcı
runner i. dışıklık
runner i. kanal
runner i. türbin çarkı
runner i. yolluk (döküm)
Construction
runner i. besleme geçidi
Automotive
runner i. manifolt borusu
Botanic
runner i. kök filizi
runner i. suyelvesi
runner i. sürüngen sap
runner i. yan filiz
Military
runner i. yaya haberci
Slang
runner i. dağıtıcı
runner i. dedektif
runner i. haberci
runner i. hapishaneye kaçak mal sokan tip
runner i. kaçakçı

"runner" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 119 sonuç

İngilizce Türkçe
General
do a runner f. (hesabı ödemeden) kaçmak
lose one's title to last year's runner-up f. unvanını geçen yılın ikincisine kaptırmak
runner bean i. çalıfasulyesi
blockade runner i. abluka kaçağı
long distance runner i. uzun mesafe koşucusu
runner up i. ikinci (yarış)
runner up i. yarışta ikinci gelen
runner up i. ikinci gelen
runner up i. yarış ikincisi
front-runner i. favori
rum-runner i. içki kaçakçısı
runner bracket i. kapı askısı
runner beans (uk) i. taze fasulye
blockade-runner i. ablukayı yaran gemi
blockade runner i. ablukayı yaran kimse
runner (aus) i. çöp toplama işçisi
runner (aus) i. çöpçü
runner (aus) i. çöp toplama görevlisi
buffet runner i. açık büfe servis görevlisi
gingerbread runner i. zencefilli kurabiye adam
parkour runner i. parkur koşucusu
art runner i. muhtemel alıcılar ile satıcılar arasında aracılık yapan sanat tüccarı
Colloquial
be done a runner f. sıvışmak
be done a runner f. kaçmak
Trade/Economic
runner-up prize i. ikincilik ödülü
book runner i. talep toplama görevlisi
Technical
blockade runner i. ablukayı aşmaya çalışan gemi
nut runner i. bijon anahtarı
forked runner i. çatallı besleyici
nut-runner with ratcheting action i. cırcır hareketli somun sıkıcı
slag runner i. curuf kanalı
runner shaft i. çark mili
runner seal i. çark salmastrası
cinder runner i. curuf kanalı
ronceray runner i. delikli yolluk
intake manifold runner control i. emme manifoldu akış kontrolü
door-runner bracket and guide i. kapı askı suportu
runner cut i. koşucu kesiği
runner bar i. koşucu çubuk
door runner bracket i. makara gövdesi
metal runner i. metal kirişleme
runner brick i. oluk tuğlası
curtain runner i. perde kılavuz rayı
runner band i. rotor alt gövdesi
ronceray runner i. ronceray yolluğu
rocking runner i. sarsak yolluk
rotor runner hub i. rotor üst gövdesi
iron runner i. sıvı demir akağı
hot runner system i. sıcak yolluk sistemi
nut runner i. somun döküm başı
edge runner i. şili değirmeni
runner blade i. türbin çark kanadı
top runner crane i. üstten hareketli vinç
iron runner i. yan maden kanalı
runner pin i. yolluk pimi
runner riser i. yolluk besleyici
runner extension i. yolluk uzantısı
runner head i. yolluk başı
runner box i. yolluk haznesi
runner brick i. yolluk tuğlası
Automotive
window runner i. cam kılavuzu
intake manifold runner control i. emme manifoldu kontrolü
turbine runner i. türbin
Marine
blockade-runner i. abluka yaran
blockade-runner i. ablukayı yaran
runner and tackle i. çifte tirfil palangası
thrust runner i. itme kolonu
Gastronomy
runner bean i. çalı fasulyesi
runner beans with slices of lamb i. etli taze fasulye
green runner beans i. zeytinyağlı fasulye
Marine Biology
rainbow runner i. iğbiçimli bir tür balık
front runner i. başat
blue runner i. trakun balığı
Zoology
race runner i. meksika'nın kuzeyinde ve amerika birleşik devletleri'nin doğusunda ve ortasında yaşayan hızlı bir kertenkele
Botanic
scarlet runner i. amerika'nın tropik bölgelerinde yetişen büyük parlak kırmızı çiçekleri olan tırmanıcı bir fasulye
scarlet runner bean i. amerika'nın tropik bölgelerinde yetişen büyük parlak kırmızı çiçekleri olan tırmanıcı bir fasulye
scarlet runner i. çalı fasulyesi
scarlet runner bean i. çalıfasulyesi
scarlet runner i. çalıfasulyesi
scarlet runner bean i. çalı fasulyesi
english runner bean i. ingiliz çalı fasulyesi
Agriculture
stub-runner opener i. balta tipi çizi açıcı
runner opener i. nacak tip çizi açıcı
Apiculture
frame runner i. çerçeve rayı
Military
dan runner i. markalama şamandırası doğrultusunda hareket eden gemi
arms-runner i. silah kaçakçısı
Sport
dummy runner i. arkadaşlarına alan açan (boş alan yaratan) oyuncu
first runner-up i. ikinci
runner-up i. ikinci gelen yarışmacı
runner-up i. ikinci gelen takım
first runner i. ilk koşucu
first runner-up i. ikinci bitiren
front-runner i. kazanmaya en yakın koşucu
long-distance runner i. maratoncu
marathon runner i. maraton koşucusu
marathon runner i. maratoncu
road runner i. maratoncu
middle distance runner i. orta mesafe koşucusu
dummy runner i. topsuz koşu yapan oyuncu
road runner i. uzun mesafe koşucusu
second runner-up i. üçüncü
second runner-up i. üçüncü bitiren
long-distance runner i. uzun mesafe koşucusu
long distance runner i. uzun mesafe koşucusu
marathon runner i. uzun mesafe koşucusu
runner up i. yarışmayı ikincilikle bitiren
front runner i. yarışın favorisi
front runner i. yarışı önde götüren
runner up i. yarışmada ikinci gelen kimse
Baseball
base runner i. kale koşucusu
Ornithology
tree runner [australia] i. neositta cinsine mensup küçük siyah-beyaz renkli kuşlara verilen ad
velvet runner i. su kılavuzu
velvet runner i. su tavuğu
Slang
dope runner i. uyuşturucu kaçakçısı/taciri
a drug runner i. uyuşturucu kuryesi
British Slang
do a runner f. arazi olmak
do a runner f. sıvışmak
do a runner f. tüymek
do a runner f. topuklamak