clump - Türkçe İngilizce Sözlük

clump

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

clump — Definition

Anlamı ve Tanımı:
küme, topak
Okunuş (IPA):
(AmE /klʌmp/ – BrE /klʌmp/)
Terim Türü:
İsim: clump (clumps); Fiil: clump (clumps – clumped – clumping)
Bir araya toplanmış nesneleri veya düzensiz bir yığını tanımlar; fiil olarak da bu şekilde toplanmayı ifade eder. Yansıma kökenlidir ve fiziksel yoğunluk çağrışımı taşır

"clump" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 29 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
clump i. ağır ağır atılan adımların sesi
We heard Genevieve's clump, walking down the street with sorrow.
Genevieve'in kederle caddede yürürken attığı ağır adımların sesini duyuyorduk.

More Sentences
clump i. yığın
Keane didn't see the clump of mud, and he stepped on it.
Keane, çamur yığınını görmedi ve üzerine bastı.

More Sentences
clump i. küme
The last of the four dead cows was found in May in a clump of trees at the edge of the same field.
Dört ölü ineğin sonuncusu Mayıs ayında aynı tarlanın kenarındaki bir ağaç kümesinde bulundu.

More Sentences
clump f. ağır adımlarla ayaklarını yere vura vura yürümek
The principal was clumping along the corridor towards us.
Müdür koridorda ağır adımlarla ayaklarını yere vura vura bize doğru yürüyordu.

More Sentences
clump f. birbirine yapışmak
The pasta clumped together; but she should have stirred it continually.
Makarnalar birbirine yapışmıştı; halbuki sürekli karıştırması gerekiyordu.

More Sentences
clump f. ağır adımlarla ayaklarını yere vura vura yürümek
The principal was clumping along the corridor towards us.
Müdür koridorda ağır adımlarla ayaklarını yere vura vura bize doğru yürüyordu.

More Sentences
clump f. birbirine yapışmak
The pasta clumped together; but she should have stirred it continually.
Makarnalar birbirine yapışmıştı; halbuki sürekli karıştırması gerekiyordu.

More Sentences
Medikal
clump i. küme
The last of the four dead cows was found in May in a clump of trees at the edge of the same field.
Dört ölü ineğin sonuncusu Mayıs ayında aynı tarlanın kenarındaki bir ağaç kümesinde bulundu.

More Sentences
clump i. yığın
Keane didn't see the clump of mud, and he stepped on it.
Keane, çamur yığınını görmedi ve üzerine bastı.

More Sentences
Genel
clump i. ayakkabı pençesi kalın
clump i. grup
clump i. tok ses
clump i. ayak sesi
clump i. ayak patırtısı
clump i. sert adım sesi
clump f. yığmak
clump f. kümeye eklemek
clump f. yumruklamak
clump f. indirmek
clump f. kümelemek
clump f. ağır adımlarla yürümek
clump N. topak
Teknik
clump i. parça
Maden
clump i. sıkıştırılmış kömür tabakası kütlesi
Biyoloji
clump i. inaktif mikroorganizma kütlesi
clump i. kümeleşme sonucu oluşan bakteri kütlesi
clump f. (bakteri, kan hücresi) kümeleşmek
clump f. (bakteri) kümeleştirmek
Argo
clump i. darbe

"clump" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 12 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
clump-like s. kümeye benzeyen
Öbek Fiiller
clump up f. topak olmak
clump up f. yığmak
clump up f. topaklaşmak
clump up f. yumru haline gelmek
clump up f. yumru haline getirmek
clump up f. topaklaştırmak
clump up f. tortop etmek
clump up f. topak yapmak
İfadeler
a clump of expr. bir grup (ağaç/bitki)
a clump of expr. bir yığın
Matbaa
clump [uk] i. boşluk bırakma malzemesi olarak kullanılan metal parça