passage - Türkçe İngilizce Sözlük

passage

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

passage — Definition

Anlamı ve Tanımı:
geçit, bölüm, süreç
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈpæsɪdʒ/ – BrE /ˈpæsɪdʒ/)
Terim Türü:
İsim: passage (passages)
Fiziksel geçiş alanını; metin içindeki belirli bir kısmı veya zamansal ilerlemeyi tanımlar. Fransızca passage kökünden evrilen sözcük, mekânsal ve soyut geçişleri ortak bir anlam alanında toplar.
Eş Anlamlılar:
corridor, excerpt
Zıt Anlamlılar:
barrier, halt

"passage" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 98 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
passage i. pasaj
I took particular exception to a passage concerning the Hartz Commission.
Hartz Komisyonu'na ilişkin bir pasaj özellikle dikkatimi çekti.

More Sentences
passage i. geçit
They are trying to force a passage through the army.
Ordunun içinden zorla bir geçit açmaya çalışıyorlar.

More Sentences
passage i. geçiş
The alley is wide enough to allow the passage of trucks.
Sokak, kamyonların geçişine izin verecek ölçüde geniştir.

More Sentences
Genel
passage i. koridor
His room is the second door on the left passage.
Onun odası soldaki koridorda ikinci kapı.

More Sentences
passage i. seyahat
His great-grandfather had died on a passage to Australia.
Büyük-büyükbabası Avustralya'ya seyahati sırasında ölmüştü.

More Sentences
passage i. parça
The following passage is a quotation from a well-known fable.
Aşağıdaki parça iyi bilinen bir fabldan bir alıntıdır.

More Sentences
passage i. kanal
Drugs had caused severe damage to his nasal passage.
Uyuşturucular burun kanalında ciddi hasara yol açmıştı.

More Sentences
passage i. bölüm
She quoted a short passage from her new novel.
Yeni romanından kısa bir bölüm alıntıladı.

More Sentences
passage i. kabul edilip yürürlüğe girme (tasarı)
That act had a smooth passage through Parliament.
Bu yasanın Parlamento'da kabul edilip yürürlüğe girmesi sorunsuz bir şekilde oldu.

More Sentences
passage i. geçit
They are trying to force a passage through the army.
Ordunun içinden zorla bir geçit açmaya çalışıyorlar.

More Sentences
passage i. geçme
There is nothing to indicate its passage.
Geçtiğini gösteren hiçbir şey yok.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
passage i. geçme
There is nothing to indicate its passage.
Geçtiğini gösteren hiçbir şey yok.

More Sentences
Teknik
passage i. geçiş
The alley is wide enough to allow the passage of trucks.
Sokak, kamyonların geçişine izin verecek ölçüde geniştir.

More Sentences
passage i. geçit
They are trying to force a passage through the army.
Ordunun içinden zorla bir geçit açmaya çalışıyorlar.

More Sentences
passage i. pasaj
I took particular exception to a passage concerning the Hartz Commission.
Hartz Komisyonu'na ilişkin bir pasaj özellikle dikkatimi çekti.

More Sentences
Genel
passage i. metin parçası
passage i. yolculuk
passage i. aşım
passage i. müruriye
passage i. akış
passage i. bent
passage i. tarik
passage i. yolculuk (uçak, gemi)
passage i. fıkra
passage i. bilet ücreti
passage i. gitme
passage i. intikal
passage i. paragraf
passage i. mürur
passage i. dehliz
passage i. yol
passage i. örtülü geçit
passage i. göç
passage i. ayakların sırayla çapraz kaldırıldığı bir at yürüyüşü
passage i. (zaman) geçme
passage i. tartışma
passage i. vücut içerisinde dolaşım
passage i. verme
passage i. seyahat ayrıcalığı
passage i. ritmik tırıs yürüyüş
passage i. (zaman) akıp gitme
passage i. münakaşa
passage i. sirkülasyon hareketi
passage i. aktarma
passage i. kalacak yer
passage i. atışma
passage i. ulaştırma
passage i. barınacak yer
passage i. sataşma
passage i. iki kişi ve üç zarla oynanan eski bir oyun
passage i. bağırsakların boşalması
passage i. bağırsak hareketi
passage i. bağırsak hareketi
passage i. geçiş özgürlüğü
passage i. hareket özgürlüğü
passage i. geçiş imkanı
passage i. geçiş hakkı
passage i. geçiş izni
passage i. (ingiltere'de) yolculardan toplanan geçiş ücreti
passage i. gerçekleşen olay
passage i. olay
passage i. işlem
passage i. eylem
passage i. fiil
passage i. iki kişi arasında meydana gelen şey
passage i. karşılıklı davranış
passage i. karşılıklı eylem
passage i. kısa müzik bölümü
passage i. müzikte geçiş bölümü
passage i. performansın virtüöziteyi gösteren bölümü
passage i. (resimde, sanat eserinde) detay
passage i. (bir şeyi) geçme
passage i. (bir şeyi) geçirme
passage i. patojenin doku kültüründe inkübasyonu
passage f. (at binerken) yanlamasına hareket ettirmek
passage f. düelloya tutuşmak
passage f. (at/binilirken) yana doğru hareket ettirilmek
passage f. geçmek
passage f. atı yanlamasına ilerletmek
passage f. gitmek
passage f. seyahat etmek
passage f. geçişe tabi olmak
passage f. gezmek
passage N. süreç
Ticaret/Ekonomi
passage i. ara sefer
passage i. boğaz
passage i. deniz yolculuğu
Hukuk
passage i. bir kanun tasarısının yasama meclisi tarafından kabul edilmesi
passage i. kanunlaştırma
passage i. yasanın geçmesi
Teknik
passage yol
Denizcilik
passage i. deniz yolculuğu
passage i. yolcu taşıma
Medikal
passage i. (tıbbi aleti) vücut boşluğuna yerleştirme
Sanat
passage i. bir resmin belirli bir bölümü
passage i. ton geçişi
passage i. özel bir teknik
passage i. resimde ressam dışında bir kimsenin boyadığı bölüm

"passage" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
nasal passage i. geniz
bird of passage i. göçebe kimse
a stormy passage i. fırtınalı deniz yolculuğu
innocents passage i. zararsız geçiş hakkı
bird of passage i. göçmen kuş
underground passage i. yeraltı geçidi
purple passage i. süslü yazı
quoted passage i. alıntı
passage easement i. geçit irtifakı
passage of (or at) arms i. ağız dalaşı
rite of passage i. ergenlik ayini
secure passage i. güvenli geçiş
safe passage i. güvenli geçiş
rite of passage i. ergenliğe geçiş töreni/ritüeli
secret passage i. gizli geçit
passage of time i. zamanın akışı
by-passage i. yan yol
by-passage i. farklı yol
rough passage i. zor zaman
rough passage i. sınanma süreci
passage [obsolete] i. ölüm
passage [obsolete] i. (mecazen) göçme
passage [obsolete] i. vefat
reading passage i. okuma parçası
reading passage i. okuma metni
(for food or liquid) go down the nasal passage f. genze kaçmak
(for food or liquid) go down the nasal passage f. genzine kaçmak
give free passage f. geçit vermek
not give passage to f. geçit vermemek
of passage s. bir iklimden başka bir iklime geçen
of passage s. göçmen
of passage s. bir bölgeden başka bir bölgeye geçen
of passage s. bir yerden başka bir yere geçen
of passage s. göçebe
in passage zf. aceleyle
in passage zf. geçerken
İfadeler
according to passage expr. pasaja göre
Konuşma Dili
bird of passage i. oradan oraya göçen kişi
bird of passage i. göçmen kişi
bird of passage i. göçmen kuş
bird of passage i. gezgin kişi
work (one's) passage f. yolculuğun karşılığını çalışarak ödemek
work your passage f. yolculuğun karşılığını çalışarak ödemek
Deyim
a rough passage i. zorlu/zahmetli/sıkıntılı dönem
a rough passage i. darboğaz yaşanan/bunalımlı/müşkül durum
a bird of passage i. yeri yurdu belli olmayan kimse
a bird of passage i. gezgin kişi
a bird of passage i. göçebe kimse
a bird of passage i. sabit bir yeri yurdu olmayan kimse
a bird of passage i. oradan oraya göçen kişi
a bird of passage i. göçmen kişi
Ticaret/Ekonomi
passage money insurance i. yolcu ücreti sigortası
passage contract i. geçit sözleşmesi
passage of title i. mülkiyet devri
passage money i. yolculuk ücreti
carne de passage i. geçici gümrük belgesi
carne de passage i. gümrük geçiş karnesi
carne de passage i. triptik
passage transaction i. geçiş işlemi
Hukuk
right of passage i. geçme hakkı
right of passage i. geçit hakkı
right of passage i. geçiş hakkı
right of passage i. mürur hakkı
Siyasal
passage of a bill i. önergenin onaylanması
Teknik
air passage i. hava pasajı
air passage i. hava geçidi
fish passage i. balık geçidi
air passage i. hava kaçağı
air passage i. hava geçişi
air passage i. hava sızıntısı
air passage i. hava deliği
air passage i. nefes yolu
air passage i. havanın geçebileceği boşluk
cleaning passage i. temizleme turu
passage of current i. akım geçişi
valve passage i. valf açıklığı
İnşaat
back passage i. binanın içinden arkasına giden geçit
Otomotiv
fluid passage i. hidrolik yağ kanalı
bypass passage i. by pass pasajı
air bypass passage i. hava bypass kanalı
oil passage closes i. yağ geçidi kapalı
coolant passage i. soğutma suyu kanalı
oil passage i. yağ kanalı
bypass air passage i. bypass hava kanalı
return passage i. geri dönüş kanalı
bypass passage i. bypass kanalı
intake passage i. emme boğazı
auxiliary passage i. yardımcı kanal
bypass passage i. bypass pasajı
exhaust passage i. egzoz çıkış boğazı
transfer passage i. sevk kanalı
air passage i. hava kanalı
scavenging passage i. boşaltma kanalı
Ulaştırma
tubular passage i. tüp geçit
Trafik
passage of vehicles i. araç geçişi
passage fee i. geçiş ücreti
allow passage of vehicles f. araç geçişine müsaade etmek
Havacılık
blade coolant passage i. pala soğutma sıvısı aralığı
Denizcilik
passage money i. yolcu taşıma ücreti
passage contract i. geçit sözleşmesi
passage money i. yol parası
passage money i. gemi yolcusundan alınan ücret
transit passage i. uğraksız geçiş
non-call passage i. uğraksız geçiş
non-stop over passage i. uğraksız geçiş
inland passage i. alaska'nın güneybatısında seattle ila skagway arasında bulunan doğal bir su yolu
rough passage f. kaba denizleri aşmak
work a passage f. yol açmak
Medikal
nasal passage i. geniz yolu
hering passage i. hering geçişi
respiratory passage i. solunum yolu
breathing passage i. solunum yolu
blockage of the nasal passage i. burun tıkanıklığı
blockage of the nasal passage i. burun tıkanması
air passage i. hava pasajı
passage of antibiotics i. antibiyotik geçişi
false passage i. yalancı darlık
false passage i. üretra benzeri yapıların dokularında aletle açılan suni yol
false passage i. yalancı pasaj
false passage i. yalancı paralaks
innocent passage i. nüksetmeyen şey
innocent passage i. iyi huylu tümör
innocent passage i. hayati risk teşkil etmeyen şey
Anatomi
nasal passage i. geniz
Psikoloji
rites of passage i. geçiş törenleri
İstatistik
first passage time i. ilk geçiş zamanı
Biyoloji
passage cell i. damarlı bitkilerin iç yaprağında bulunan ince duvarlı hücre
Deniz Biyolojisi
passage facilities i. geçit araçları
Zooloji
bird of passage i. göçmen kuş
Sosyal Bilimler
rite of passage i. erginlenme töreni
rite de passage i. hayatın geçiş dönemindeki önemli olay
rite-of-passage i. kişinin hayatında önemli kabul edilen olay
rite-of-passage i. dönüm noktası
rite of passage i. hayatın geçiş dönemindeki önemli olay
rite de passage i. bireyin hayatındaki önemli ritüeller
rite de passage i. bazı kültürlerde kişinin sosyal durumunun değiştiği zamanlarda gerçekleştirilen tören
Dilbilim
passage item i. metin maddesi
oral passage i. ağız yolu
nasal passage i. geniz yolu
Tarih
middle passage i. geçmişte afrika ve orta amerika arasında köle taşımak için kullanılmış atlantik okyanusu üzerindeki köle yolu
middle passage i. afrika'dan amerika'ya köle taşımak için kullanılan deniz yolunun orta kısmı
Arkeoloji
passage grave i. cilalı taş devri'ne özgü bir mezar biçimi
Çevre
first passage failure i. ilk geçiş yetersizliği
Coğrafya
northwest passage i. atlantik'ten pasifik'e, kuzey kanada’nın kuzey kutbu takımadaları ve alaska’nın kuzey kıyıları boyunca akan su yolu
northeast passage i. atlantik ve pasifik okyanusları arasında yer alan, avrupa ve asya'nın arktik kıyıları boyunca uzanan gemicilik yolu
northwest passage i. kuzeybatı geçidi
windward passage i. küba ile haiti arasında bulunup atlantik okyanusu ile karayip denizi'ni birbirine bağlayan bir kanal
windward passage i. rüzgarüstü boğazı
mona passage i. batı hint adaları'nda bir boğaz
inside passage i. kuzey amerika'da anakara ve kıyıya yakın adalar arasındaki kanalları takip eden korunaklı deniz yolu