| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | barrier i. | bariyer | ||
|
Fans burst through the barriers and ran onto the pitch. Taraftarlar bariyerleri aşarak sahaya girdi. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | barrier i. | set | ||
| Genel | ||||
| Genel | barrier i. | bariyer | ||
|
Fans burst through the barriers and ran onto the pitch. Taraftarlar bariyerleri aşarak sahaya girdi. More Sentences |
||||
| Genel | barrier i. | engel | ||
|
Her inability to speak English is a barrier to working here. İngilizce konuşamaması burada çalışmasının önünde bir engel. More Sentences |
||||
| Genel | barrier i. | engelleme | ||
|
But what can we achieve with that kind of technological barrier? Ancak bu tür bir teknolojik engelle ne elde edebiliriz? More Sentences |
||||
| Genel | barrier i. | sınır | ||
|
The lake forms a natural barrier between the two countries. Göl, iki ülke arasında doğal bir sınır oluşturuyor. More Sentences |
||||
| Teknik | ||||
| Teknik | barrier i. | bariyer | ||
|
Fans burst through the barriers and ran onto the pitch. Taraftarlar bariyerleri aşarak sahaya girdi. More Sentences |
||||
| Gıda | ||||
| Gıda | barrier i. | bariyer | ||
|
Fans burst through the barriers and ran onto the pitch. Taraftarlar bariyerleri aşarak sahaya girdi. More Sentences |
||||
| Spor | ||||
| Spor | barrier i. | engel | ||
|
Her inability to speak English is a barrier to working here. İngilizce konuşamaması burada çalışmasının önünde bir engel. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | barrier i. | hail | ||
| Genel | barrier i. | çit | ||
| Genel | barrier i. | korkuluk | ||
| Genel | barrier i. | engel (çit/duvar/korkuluk gibi) | ||
| Genel | barrier i. | start sınırı | ||
| Genel | barrier i. | aperitif | ||
| Genel | barrier i. | duvar | ||
| Genel | barrier i. | mania | ||
| Genel | barrier i. | hudut | ||
| Genel | barrier i. | limit | ||
| Genel | barrier f. | bariyerle engellemek | ||
| Genel | barrier f. | bariyerle sınırlamak | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | barrier i. | kotalar gibi engel | ||
| Ticaret/Ekonomi | barrier i. | mania | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | barrier i. | mani | ||
| Sanayi | ||||
| Sanayi | barrier i. | ambalaj içeriğini dış etkenlerden korumak için kullanılan esnek malzeme | ||
| Trafik | ||||
| Trafik | barrier i. | uyarı çizgisi | ||
| Trafik | barrier i. | otoyoldaki şeritler arasında bulunan beyaz veya sarı ikaz çizgisi | ||
| Havacılık | ||||
| Havacılık | barrier i. | iniş yapan uçağı acil bir durumda durdurmak için kullanılan yapı | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | barrier i. | bariyer doğum kontrol aracı | ||
| Fizyoloji | ||||
| Fizyoloji | barrier i. | belirli maddelerin geçişini engelleyen membran, doku veya mekanizma | ||
| Gıda | ||||
| Gıda | barrier i. | engelleyici | ||
| Fizik | ||||
| Fizik | barrier i. | parçacıkların itici bir kuvvetle yavaşlatılabildiği veya durdurulabildiği bölge | ||
| Kimya | ||||
| Kimya | barrier i. | gazları ayırırken kullanılan gözenekli bölme | ||
| Biyoloji | ||||
| Biyoloji | barrier i. | bireylerin veya toplulukların hareket veya etkileşimini engelleyen etken | ||
| Tarih | ||||
| Tarih | barrier i. | savaşçıların çitin arkasından savaştıkları bir ortaçağ savaş oyunu | ||
| Coğrafya | ||||
| Coğrafya | barrier i. | kıyıdan lagünle ayrılan kum seti | ||
| Coğrafya | barrier i. | antarktika buzulunun deniz üzerinde uzanan bölümü | ||
| Coğrafya | barrier i. | kıyıya paralel uzanan ve kıyıdan genellikle lagünle ayrılan alçak kum tepesi | ||
| Coğrafya | barrier i. | antarktika buzulunun deniz üzerinde uzanan bölümü | ||
| Jeoloji | ||||
| Jeoloji | barrier i. | buz bariyeri | ||
| Jeoloji | barrier i. | buz sahanlığının denize bakan tarafı | ||
| Jeoloji | barrier i. | mevsimsel olarak ortaya çıkıp gemilerin geçişini zorlaştıran deniz buzulları | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | barrier i. | bazı avrupa ülkelerinin sınırlarında gümrük vergilerinin toplandığı kapı | ||
| Bahisçilik | ||||
| Bahisçilik | barrier i. | (at yarışı) başlangıç kapısı | ||
| Osmanlıca | ||||
| Osmanlıca | barrier i. | hail | ||
| Osmanlıca | barrier i. | sedd | ||