| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | blockade i. | abluka | ||
|
The navy decided to end the blockade in the region. Donanma bölgedeki ablukayı kaldırmaya karar verdi. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | blockade i. | kuşatma | ||
| Yaygın Kullanım | blockade f. | ablukaya almak | ||
| Genel | ||||
| Genel | blockade i. | blokaj | ||
|
Yes, we need to remove the barriers, blockades and restrictions. Evet, engelleri, blokajları ve kısıtlamaları kaldırmamız gerekiyor. More Sentences |
||||
| Genel | blockade f. | kuşatma altına almak | ||
|
The troops blockaded the city. Birlikler şehri kuşatma altına aldılar. More Sentences |
||||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | blockade i. | abluka | ||
|
The navy decided to end the blockade in the region. Donanma bölgedeki ablukayı kaldırmaya karar verdi. More Sentences |
||||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | blockade i. | abluka | ||
|
The navy decided to end the blockade in the region. Donanma bölgedeki ablukayı kaldırmaya karar verdi. More Sentences |
||||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | blockade i. | abluka | ||
|
The navy decided to end the blockade in the region. Donanma bölgedeki ablukayı kaldırmaya karar verdi. More Sentences |
||||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | blockade i. | abluka | ||
|
The navy decided to end the blockade in the region. Donanma bölgedeki ablukayı kaldırmaya karar verdi. More Sentences |
||||
| Askeri | ||||
| Askeri | blockade i. | abluka | ||
|
The navy decided to end the blockade in the region. Donanma bölgedeki ablukayı kaldırmaya karar verdi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | blockade i. | kuşatma | ||
| Genel | blockade i. | barikat | ||
| Genel | blockade f. | kuşatmak | ||
| Genel | blockade f. | abluka altında tutmak | ||
| Genel | blockade f. | abluka altına almak | ||
| Genel | blockade f. | abluka etmek | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | blockade i. | abluka altına alma | ||
| Ticaret/Ekonomi | blockade i. | kuşatma | ||
| Hukuk | ||||
| Hukuk | blockade i. | kuşatma | ||
| Siyasal | ||||
| Siyasal | blockade i. | kuşatma | ||
| Siyasal | blockade f. | etrafını sarmak | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | blockade i. | anestetik madde ile sinirsel iletimin kesilmesi | ||
| Askeri | ||||
| Askeri | blockade i. | abluka kuvvetleri | ||