hail - Türkçe İngilizce Sözlük

hail

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

hail — Definition

Anlamı ve Tanımı:
selamlamak, dolu
Okunuş (IPA):
(AmE /heɪl/ – BrE /heɪl/)
Terim Türü:
İsim: hail (hails) ; Fiil: hail (hails – hailed – hailing)
Birini resmî biçimde selamlamayı veya gökten yağan dolu tanelerini anlatan çok anlamlı sözcüktür; bağlama göre sosyal ya da meteorolojik kullanım taşır. Eski İngilizce hægl ve hǣlan kökleri, seslenme ve doğa olgusunun dilde birleşmesini gösterir.
Eş Anlamlılar:
greet, sleet
Zıt Anlamlılar:
ignore

"hail" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 53 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
hail i. dolu
The hail harmed the crops.
Dolu ekinlere zarar verdi.

More Sentences
hail f. dolu yağmak
It hailed earlier today.
Bugün erken saatlerde dolu yağdı.

More Sentences
Genel
hail i. dolu yağışı
Hail is expected in the northern parts of the city.
Şehrin kuzey kesimlerinde dolu yağışı bekleniyor.

More Sentences
hail f. çağırmak
The concierge will hail a cab for you, Sir.
Kapıcı size bir taksi çağıracak efendim.

More Sentences
hail f. selamlamak
Some speakers have hailed the Valencia Summit as a success.
Bazı konuşmacılar Valencia Zirvesini bir başarı olarak selamladılar.

More Sentences
hail f. dolu yağmak
It hailed earlier today.
Bugün erken saatlerde dolu yağdı.

More Sentences
hail f. takdir etmek
She was hailed as a hero after she rescued the dog.
Köpeği kurtardıktan sonra bir kahraman olarak takdir topladı.

More Sentences
hail f. alkışlamak
The crowd hailed the winner.
Kalabalık, kazananı alkışladı.

More Sentences
hail ünl. yaşasın
Hail!
Yaşasın!

More Sentences
Tütün
hail i. dolu
The hail harmed the crops.
Dolu ekinlere zarar verdi.

More Sentences
Coğrafya
hail i. dolu
The hail harmed the crops.
Dolu ekinlere zarar verdi.

More Sentences
Meteoroloji
hail i. dolu
The hail harmed the crops.
Dolu ekinlere zarar verdi.

More Sentences
hail f. dolu yağmak
It hailed earlier today.
Bugün erken saatlerde dolu yağdı.

More Sentences
hail f. çağırmak
The concierge will hail a cab for you, Sir.
Kapıcı size bir taksi çağıracak efendim.

More Sentences
Genel
hail i. yağmur
hail i. selamlama
hail i. sağanak
hail i. yemekhane
hail i. dikkat çekmek için bağırma
hail i. selamlamak için bağırma
hail i. duyma mesafesi
hail i. dolu sağanağı
hail i. buz tanesi sağanağı
hail i. seslenme mesafesi
hail i. söz, fikir, düşünce silsilesi
hail i. dolu etkisi veren şey
hail i. sağanak
hail f. dolu halinde yağmak
hail f. limanından gelmek
hail f. yağdırmak
hail f. taksi çağırmak
hail f. yağmak
hail f. seslenmek
hail f. yerlisi olmak
hail f. göklere çıkarmak
hail f. övmek
hail f. (bir şeyi) dökmek
hail f. (geçen gemiye verilen) selamlama veya teşhis sinyali
hail f. kutlamak
hail f. yaklaşıp konuşmak
hail f. tezahüratla ilan etmek
hail f. onaylamak
hail f. dikkat çekmek için bağırmak
hail f. … olarak selamlamak
hail f. selamlamak için sinyal vermek
hail f. dolu gibi yağmak
hail s. kusursuz
hail s. hastalıksız
hail ünl. var ol
hail ünl. oley
Tütün
hail i. yağış
Edebiyat
hail ünl. selam olsun sana
Meteoroloji
hail i. dolulu gün

"hail" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
hail barrier i.
hail curtain i.
Osmanlıca
hail barrier i.

"hail" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 111 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
hail fellow i. samimi dost
hail shower i. dolu sağanağı
soft hail i. sulu kar
hail of bullets i. kurşun yağmuru
festival hail i. festival salonu
hail storm i. dolu fırtınası
hail stone i. dolu tanesi
hail of eggs i. yumurta yağmuru
hail of plastic bottles i. pet şişe yağmuru
hail-fellow-well-met i. dostluk
hail-fellow i. samimiyet
hail-fellow-well-met i. samimiyet
hail-fellow i. dostluk
competition hail i. yarışma salonu
hail down f. yağdırmak
hail a cab f. taksi çağırmak
hail down f. topa tutmak
hail down f. yağmak
hail from f. limanından kalkmak
hail from f. -li olmak
hail from f. -den gelmek
hail [scotland] f. gölet hokeyinde hedefe ulaşmak
hail fellow well met s. samimi dost
hail fellow well met s. herkesle çabuk ahbap olan kimse
hail fellow well met s. yakın arkadaş
hail-fellow-well-met s. cana yakın
hail-fellow-well-met s. içten
hail-fellow-well-met s. candan
hail [scotland] s. bütün
hail [scotland] s. tüm
hail [scotland] s. tam
hail-fellow-well-met s. teklifsiz
within hail zf. yakın
within hail zf. seslenebilecek uzaklıkta
hail [uk] zf. tamamıyla
hail [uk] zf. tümüyle
hail [uk] zf. büsbütün
hail (krala/komutana) ünl. çok yaşa
Öbek Fiiller
hail from (some place) i. (bir yerden) gelmek
hail from (some place) i. (bir yerli) olmak
hail from (some place) i. (bir yer) kökenli olmak
İfadeler
hail (someone) as (something) f. olarak tanımak/ilan etmek
hail (someone) as (something) f. övmek
hail (someone) as (something) f. methetmek
hail (someone) as (something) f. selamlamak
Konuşma Dili
hail as f. olarak övmek
hail as f. olarak onurlandırmak
hail as f. olarak methetmek
all hail expr. selamlar olsun
hail you! exclam. yaşa! / çok yaşa!
Deyim
hail of questions i. soru yağmuru
hail mary pass i. tutarsa tutar diye yapılan şey
hail mary pass i. son çare manevrası
hail mary pass i. şansına/son çare olarak yapılan şey
hail mary pass i. ya tutarsa diye yapılan şey
hail mary play i. ya tutarsa diye yapılan atış/oynanan oyun
hail mary play i. son çare olarak verilen pas
hail mary play i. ya tutarsa atışı
hail from f. bir yerden gelmek
hail from f. bir yer kökenli olmak
hail from f. yurdu bir yer olmak
hail from f. bir yerli olmak
give someone hail columbia f. birini sert biçimde azarlamak
hail a taxi f. taksi çevirmek
hail a taxi f. taksi durdurmak
hail a cab f. taksi durdurmak
hail a taxi f. taksiye el etmek
hail a cab f. taksi çevirmek
hail a cab f. taksiye el etmek
throw a hail mary pass f. ya tutarsa atışı yapmak
give (one) hail columbia f. (birini) sert biçimde azarlamak
give (one) hail columbia f. (birini) fena haşlamak
give (one) hail columbia f. (birinin) canına okumak
give (one) hail columbia f. (birini) fena fırçalamak
give hail columbia f. sert biçimde azarlamak
give hail columbia f. fena fırçalamak
give hail columbia f. canına okumak
hail-fellow-well-met s. samimi
hail-fellow-well-met s. sıcak
hail-fellow-well-met s. yakın
hail-fellow-well-met expr. senli benli
hail-fellow-well-met expr. sıkı fıkı
hail-fellow-well-met expr. içli dışlı
hail-fellow-well-met expr. içten
hail-fellow-well-met expr. dostane
hail-fellow-well-met expr. dostça
hail-fellow-well-met expr. arkadaşça
Hukuk
judgment hail i. mahkeme salonu
Sigortacılık
hail insurance i. tarladaki ürünlerin doğal afetlere karşı sigortası
international association of hail insurers i. uluslararası dolu sigortacıları birliği
hail insurance i. doluya karşı sigorta
Teknik
hail resistance i. dolu tanelerine mukavemet
Denizcilik
hail from f. limandan kalkmak
Medikal
hail joint i. polişinel uzuv
Dini
hail mary (ave maria) i. selam ey meryem (katolik kiliselerinde okunan bir duanın ilk iki kelimesi)
Çevre
hail damage i. dolu hasarı
Meteoroloji
hail stage i. dolu aşaması
soft hail i. yumuşak dolu
hail shower i. dolu sağanağı
hail squall i. şiddetli dolu yağışı
hail formation i. dolu oluşumu
hail storm i. dolu fırtınası
Spor
competition hail i. yarışma salonu
hail [scotland] i. gol
hail [scotland] i. gol tezahüratı
Basketbol
hail mary i. ancak tanrının yardımı ile sayı olabilecek atış
Argo
hail damage i. selülit
Modern Argo
ah hail naw exclam. hayır, olamaz
ah hail naw exclam. lanet olsun
ah hail naw exclam. kahretsin
Star Wars
hail squadron i. dolu filosu