candan - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

candan



"candan" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 45 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
candan cordial s.
candan hearty s.
General
candan heartfelt s.
candan sidesplitting s.
candan candid s.
candan warm s.
candan sincere s.
candan willing s.
candan intimate s.
candan companionable s.
candan bluff s.
candan wholehearted s.
candan personable s.
candan ingenuous s.
candan heart-to-heart s.
candan heart-whole s.
candan deep-felt s.
candan open-armed s.
candan single-hearted s.
candan single-eyed s.
candan open-hearted s.
candan single-minded s.
candan forthright s.
candan kind s.
candan whole-hearted s.
candan earthy s.
candan unhesitating s.
candan wholeheartedly zf.
candan cordially zf.
candan sincerely zf.
candan chummily zf.
candan heartily zf.
candan affably zf.
candan genially zf.
candan amiably zf.
candan neighbourly zf.
Phrases
candan with all my soul expr.
Colloquial
candan from the bottom of one's heart expr.
candan ftbomh (from the bottom of my heart) expr.
candan in there expr.
Idioms
candan bone-deep s.
candan with open arms expr.
candan from the depths of (one's) heart expr.
Archaic
candan calid s.
candan neighborly zf.

"candan" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 18 sonuç

Türkçe İngilizce
General
-i candan desteklemek be all for f.
candan olmayan uncordial s.
candan bir halde single-mindedly zf.
Phrases
çıkmayan candan umut kesilmez anything can happen expr.
çıkmayan candan umut kesilmez anything might happen expr.
Proverb
çıkmadık candan ümit kesilmez where there is life there is hope
çıkmadık candan ümit kesilmez while there's life there's hope
çıkmadık candan umut kesilmez while there's life there's hope
çıkmamış candan umut kesilmez tomorrow is another day
çıkmadık candan umut kesilmez where there's life there's hope
çıkmadık candan ümit kesilmez where there's life, there's hope
Colloquial
candan karşılama cordial welcome i.
Idioms
candan desteklemek (all) for someone or something f.
(bir şeyle) içten/candan/gönülden ilgilenmek have (something) at heart f.
candan ve coşkuyla with open arms expr.
Speaking
candan teşekkürler heartfelt thanks expr.
Philosophy
insanın beden, ruh ve candan oluştuğu düşüncesi trialism i.
insanın beden, ruh ve candan oluştuğu görüşünü savunan kimse trialist i.