strait - Türkçe İngilizce Sözlük

strait

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

strait — Definition

Anlamı ve Tanımı:
boğaz, dar geçit, zor durumda
Okunuş (IPA):
(AmE /streɪt/ – BrE /streɪt/)
Terim Türü:
İsim: strait (straits)
Coğrafyada iki kara parçası arasındaki dar su yolunu; mecazi düzlemde ise sıkıntılı koşulları açıklayan kelimedir. Latince strictus (“sıkı, dar”) köküne dayanan yapı, fiziksel darlıktan durumsal baskıya doğru anlam genişlemesi yaşamıştır.
Eş Anlamlılar:
channel, predicament
Zıt Anlamlılar:
openness, ease

"strait" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 47 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
strait i. boğaz
The Strait of Malacca is 800 km long, connecting the South China Sea and the Andaman Sea.
Malakka Boğazı, 800 km uzunluğunda olup Güney Çin Denizi ile Andaman Denizi'ni birbirine bağlamaktadır.

More Sentences
strait i. zor/güç durum
Genel
strait i. geçit
The straits were too narrow for the cruise ship.
Geçitler yolcu gemisi için çok dardı.

More Sentences
Coğrafya
strait i. geçit
The straits were too narrow for the cruise ship.
Geçitler yolcu gemisi için çok dardı.

More Sentences
Genel
strait i. üzüntü
strait i. yokluk
strait i. iki deniz veya su kütlesini birleştiren dar su yolu
strait i. şişede ağza yakın dar bölüm
strait i. boynun ön bölümü ve bu bölümü oluşturan organlar
strait i. boğaz (denizde)
strait i. darboğaz
strait i. sıkıntı
strait i. 32 inçlik kumaş
strait i. 81,28 cm'lik kumaş
strait s. dar
strait s. sınırlı
strait s. dar (denizde)
strait s. sıkı
strait s. kısıtlanmış
strait s. sınırlı
strait s. kısıtlı
strait s. sınırlanmış
strait s. samimi
strait s. içten
strait s. candan
strait s. candan
strait s. sıkı fıkı
strait s. içli dışlı
strait s. tanıdık
strait s. aşina
strait s. zor
strait s. sıkıntılı
strait s. ızdıraplı
strait s. acıklı
strait s. baskıcı
strait s. kederli
strait s. zor durumda
strait zf. zorluk yaratarak
strait zf. sıkıntı vererek
strait zf. bunaltarak
strait zf. sıkıcı bir şekilde
strait zf. baskı yaparak
Coğrafya
strait i. iki dağ arasında dar geçit
Eski Kullanım
strait i. dar alan
strait i. dar yol
strait i. dar geçit
strait i. dar patika

"strait" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 132 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
dardanelles strait i. çanakkale boğazı
strait of gibraltar i. cebelitarık boğazı
istanbul strait i. istanbul boğazı
strait-waistcoat i. deli gömleği
strait and narrow i. doğru yol
strait-lacedness i. bağnazlık
strait [obsolete] i. vadi
strait and narrow i. hak yolu
strait-lacedness i. geri kafalılık
strait [obsolete] i. koyak
strait and narrow i. erdemlilik
strait-lacedness i. tutuculuk
strait and narrow i. dürüstlük
strait and narrow i. ahlaklılık
strait and narrow i. iyi huylu olma
strait-laced s. dar görüşlü
strait-laced s. mutaassıp
strait-laced s. bağnaz
strait [obsolete] s. tam
strait-laced s. (korse) sıkıca bağlanmış
strait-laced s. (korse) sıkıca bağlanmış
strait-handed s. cimri
strait-laced s. sıkı bağlı kıyafetler giyen
strait-laced s. sıkı bağlı kıyafetler giyen
strait [obsolete] s. kesin
strait-handed s. eli sıkı
strait-laced s. dar giyinen
strait-laced s. dar giyinen
strait [obsolete] s. belirli
strait-handed s. pinti
strait-handed s. cebinde akrep olan
strait [obsolete] s. cimri
strait [obsolete] s. eli sıkı
strait-handed s. tutumlu
strait [obsolete] s. tutumlu
strait [obsolete] s. cebinde akrep olan
strait [obsolete] s. cebinde akrep olan
strait [obsolete] s. pinti
strait [obsolete] s. tutumlu
strait [obsolete] s. para harcamayı sevmeyen
strait [obsolete] s. gözü dar
strait [obsolete] s. yetersiz
strait [obsolete] s. eksik
strait [obsolete] s. parasını elinde tutan
strait-lacedly zf. bağnazca
strait [obsolete] zf. sıkıca
strait [obsolete] zf. sıkı bir şekilde
strait-lacedly zf. geri kafalılıkla
strait [obsolete] zf. cimrilikle
strait-lacedly zf. dar görüşlülükle
strait [obsolete] zf. pintilikle
strait [obsolete] zf. tutumlu bir şekilde
strait [obsolete] zf. güvenli bir şekilde
strait [obsolete] zf. güvenle
strait [obsolete] zf. güvenle
strait [obsolete] zf. emniyetli bir şekilde
strait [obsolete] zf. emniyetle
strait [obsolete] zf. sağlamca
strait [obsolete] zf. kesin olarak
strait [obsolete] zf. tam olarak
strait [obsolete] zf. kesinlikle
Hukuk
international strait i. uluslararası boğaz
Siyasal
international strait i. uluslararası boğaz
cross-strait policies i. karşılıklı i̇ki kıyı politikaları
Sosyal Bilimler
aboriginal and torres strait islander i. avustralya yerlisi
Coğrafya
gallipoli strait i. çanakkale boğazı
sicilian strait i. sicilya kanalı
strait of sicily i. sicilya kanalı
strait of gibraltar i. cebelitarık boğazı
gibraltar strait i. cebelitarık boğazı
strait of hormuz i. hürmüz boğazı
strait of hormuz i. hürmüz boğazı
bering strait i. bering boğazı
cabot strait i. cabot boğazı
taiwan strait i. tayvan boğazı
formosa strait i. formosa boğazı
taiwan strait i. doğu çin denizi ile güney çin denizi'ni bir birine bağlayan boğaz
taiwan strait i. formosa boğazı
formosa strait i. tayvan boğazı
formosa strait i. doğu çin denizi ile güney çin denizi'ni bir birine bağlayan boğaz
strait of canso i. kanada'da bulunan cape breton adası ve nove scotia arasındaki dar kanal
strait of canso i. canso boğazı
la pérouse strait i. la pérouse boğazı
la pérouse strait i. rusya'nın sahalin adaları ile japonya'nın hokkaido adaları arasında bulunan su kanalı
northumberland strait i. prens edward adası'nı kanada'daki new brunswick ve nova scotia'dan ayıran st. lawrence körfezi'nin bir kolu
northumberland strait i. northumberland boğazı
strait of tiran i. akabe körfezi ile kızıldeniz arasında bir boğaz
strait of tīrān i. suudi arabistan'ı sina yarımadası'ndan ayıran boğaz
torres strait i. avustralya ile yeni gine arasında bir boğaz
tsugaru strait i. japonya'da bir kanal
tsushima strait i. japon denizi ile doğu çin denizi'ni birbirine bağlayan, tsushima adaları ve kyushu adası arasındaki kanal
kammon strait bridge i. japon adaları kyushu ve honshu arasında yer alan bir asma köprü
bass strait i. tazmanya ve avustralya arasında yer alan bir kanal
bass strait i. bass boğazı
strait of belle isle i. kanada'da bir boğaz
strait of juan de fuca i. juan de fuca boğazı
korea strait i. kore boğazı
korea strait i. japon denizi ile doğu çin denizi'ni bağlayan boğaz
korean strait i. güney kore ile güneybatı japonya arasında bulunan, japon denizi ile doğu çin denizi'ni bağlayan boğaz
korean strait i. kore boğazı
strait of magellan i. macellan boğazı
strait of magellan i. güney amerika'nın güney ucu ile tierra del fuego arasında yer alıp güney atlas okyanusu ile büyük okyanusu birbirinden ayıran boğaz
strait of malacca i. malakka boğazı
strait of malacca i. sumatra adası ile malakka yarımadası arasında yer alan ve andaman denizi ile güney çin denizi'ni birbirine bağlayan boğaz
makassar strait i. borneo ve sulawesi adaları arasında yer alan, cava ve selebes denizlerini birbirine bağlayan bir boğaz
makassar strait i. makassar boğazı
qiongzhou strait i. hainan boğazı
menai strait i. irlanda denizi'nde, anglesey adası ile kuzeybatı galler arasında yer alan bir boğaz
hormuz strait of i. hürmüz boğazı
hudson strait i. hudson körfezi'ni atlas okyanusu'na bağlayan boğaz
strait of georgia i. pasifik okyanusu'nda bir kanal
denmark strait i. grönland ve izlanda arasında bir boğaz
denmark strait i. danimarka boğazı
great strait i. büyük kemer
great strait i. kattegat denizi'ni baltık denizi'ne bağlayan bir boğaz
hecate strait i. hecate kanalı
strait of dover i. dover boğazı
dover strait of i. dover boğazı
cook strait i. cook boğazı
florida strait i. florida boğazı
florida strait i. küba ile florida keys arasında yer alan bir deniz yolu
strait of ormuz i. hürmüz boğazı
shelikof strait i. alaska yarımadası ile kodiak arasında yer alan boğaz
singapore strait i. singapur boğazı
singapore strait i. singapur adası ile riau adaları arasında yer alan bir boğaz
soenda strait i. sunda boğazı
sunda strait i. java denizi'ni hint okyanusu'na bağlayan boğaz
palk strait i. palk boğazı
strait of i. … boğazı
strait of messina i. messina boğazı
strait of otranto i. otranto boğazı
strait of calais i. dover boğazı