big - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

big

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"big" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 24 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
big s. iri
big s. büyük
General
big s. kapı gibi
big s. kocaman
big s. koca
big s. mühim
big s. cüsseli
big s. fazla
big s. eşek kadar
big s. çok
big s. yüce
big s. iri kıyım
big s. önemli
big s. anaç
big s. gebe
big s. irikıyım
big s. okkalı
big s. babaç
big s. etkili
big s. iri yarı
big s. büyük
big zf. övünerek
Technical
big büyük
Ottoman Turkish
big kallavi

"big" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
big shot i. kodaman
big gun i. kodaman
General
be too big for one's boots f. burnu havada olmak
be too big for one's boots f. burnu kaf dağında olmak
be too big for one's boots f. kendini dev aynasında görmek
make big f. büyütmek
go over big f. üstesinden gelmek
make the big buck f. parsayı götürmek
have a big lead f. çok önde olmak
be too big for one's boots f. kendini bir şey sanmak
get too big for one's boots f. burun şişirmek
make the big buck f. çok para kazanmak
think big f. büyük düşünmek
bring up one's big guns f. en önemli destekçileri getirmek
bring up one's big guns f. en önemli dayanakları ileri sürmek
make a big deal out of something f. sorun haline getirmek
turn it into a big deal f. sorun haline getirmek
make a big deal out of something f. problem haline getirmek
turn it into a big deal f. problem haline getirmek
speak softly but carry a big stick f. aba altından değnek sopa göstermek
deal big blow f. büyük darbe vurmak
strike big blow f. ağır darbe indirmek
deal big blow f. ağır darbe indirmek
make a big contribution f. büyük katkı sağlamak
deliver big blow f. ağır darbe indirmek
see the big picture f. büyük resmi görmek
play a big role f. büyük rol oynamak
have a big ego f. büyük bir egosu olmak
take big risk f. büyük risk almak
sell something for a big profit f. bir şeyi büyük bir karla ederek satmak
have a big influence on f. üzerinde büyük bir etkisi olmak
see the big picture f. olayın bütününü görmek
big two f. bir iskambil oyunu
be a big fan of something/someone f. bir şeyin veya bir kimsenin büyük bir hayranı olmak
big deal i. çok önemli
big tree i. anıt ağaç
big bug i. önemli kimse
big dipper i. büyük ayı
big hand i. çılgınca alkış
big earner i. çok para kazanan
big game i. büyük hayvan avı
big top i. büyük sirk çadırı
big talk i. yüksekten atma
a big gun i. ağır top
big deal i. büyük mesele
big step i. açık adım
big time i. en yüksek düzey
big talk i. büyük söz
big business i. dev şirketler
big gun i. önemli kimse
big gun i. ağır top
big income earner i. çok para kazanan
big bang i. başlangıç
big dipper i. büyükayı
big businessman i. büyük işadamı
big top i. sirk
big deal i. büyük iş
big turn i. büyük dönemeç
big horse i. kadana
big and healthy newborn baby i. tosuncuk
no big deal i. önemsiz şey
big company i. büyük şirket
big with child i. gebe
big talk i. övünme
big sister i. abla
big brother i. ağabey
big hook i. karmuk
big brother i. diktatör
a big wheel i. nüfuzlu kimse
making big i. büyütme
a big gun i. önemli kimse
big tree i. filmahmudi ağacı
big with child i. hamile
big money i. çok para
big bucks i. dünyanın parası
a big deal i. büyük marifet
big business i. büyük işletmeler
big contribution i. büyük katkı
big time i. büyük bir başarı
big picture i. genel görünüm
big picture i. resmin tamamı
big tits i. büyük göğüsler
big mistake i. büyük hata
big spender i. müsrif
big spender i. çok para harcayan
big spender i. savurgan
big spender i. düşünmeden harcama yapan
big screen i. sinema
big dream i. büyük rüya
big mouth i. boşboğaz
big step i. büyük adım
big problem i. büyük sorun
big trouble i. büyük sorun
big influence i. büyük etki
big mouth i. boş boğaz
big shot i. önemli kimse
big girl's blouse i. muhallebi çocuğu
big girl's blouse i. süt çocuğu
big effort i. üstün gayret
big close-up i. baş plan
big-timer i. büyük adam
big-timer i. önemli kimse
big close-up i. yakın çekim
big news i. önemli haber
big news i. sansasyonel haber
big foot i. koca ayak
big lie i. kuyruklu yalan
big lie i. büyük yalan
big ben i. ingiltere parlamentosundaki büyük saat çanı
big foot i. büyük ayak
big time i. bir toplantı ya da partide geçirilen eğlenceli vakit
big time i. bir toplantı ya da partide geçirilen iyi vakit
big head i. kendini birşey sanan kişi
big head i. ukala
big head i. kendini beğenmiş
big day i. büyük gün
big dipper i. büyükayı takım yıldızları
a big risk i. büyük bir risk
big dipper i. lunapark hız treni
big penis i. büyük penis
big sin i. büyük günah
big cake i. büyük pasta
big nose i. büyük burun
big butt i. dolgun kalça
big booty i. dolgun kalça
big booty i. büyük kalça
big difference i. büyük farklılık
big island i. büyük ada
big dictionary effect i. büyük sözlük etkisi
a big place i. büyük bir yer
big oven i. büyük fırın
big elephant i. büyük fil
a big commotion i. büyük kargaşa/karmaşa
big bottle i. büyük şişe
big play i. büyük oyun
big play i. büyük maç
big customer i. önde gelen müşteri
big customer i. önemli müşteri
big customer i. büyük müşteri
big portion i. büyük porsiyon
a big dinner again i. büyük bir akşam yemeği
big house i. büyük ev
a big leader i. büyük bir lider
a big lunch i. zengin bir öğle yemeği
big wheel i. dönme dolap
big fall i. büyük düşüş
big difference i. büyük fark
big fight i. büyük kavga
big city i. büyük şehir
big bang i. büyük patlama
big obstacle i. büyük engel
big leap i. büyük sıçrama
a big fight i. büyük bir kavga
big sur i. california'da bir yerleşim yeri
big-box store i. mega mağaza
big problem i. büyük problem
big interest i. büyük ilgi
big sister i. büyük kız kardeş
big sibling i. büyük kardeş
big brother i. büyük erkek kardeş
big box i. mega mağaza
big box i. büyük mağaza
big store i. büyük mağaza
big loss i. büyük kayıp
the big easy i. new orleans şehrinin takma adı
big fire i. büyük yangın
big reptiles i. büyük sürüngenler
big boss i. büyük patron
big reunion i. büyük kavuşma
big sister i. büyük abla
big country i. büyük ülke
big family i. büyük aile
big breakfast i. büyük kahvaltı
a big day for i. (için) büyük bir gün
big kitchen i. büyük mutfak
big team i. büyük takım
big hairy audacious goals (bhags) i. büyük riski cesur hedefler
big challenges i. büyük zorluklar
as big as s. kadar büyük
as big as life s. canlısı veya gerçeği kadar büyük
very big s. çok büyük
big and unwieldy s. lenduha
quite big s. oldukça büyük
big enough s. yeterince büyük
very big s. koskoca
big and tall s. yalı kazığı gibi
having a big and long nose s. burnaz
a size too big s. bir numara büyük
pretty big s. oldukça büyük
very big s. koskocaman
big ticket s. çok pahalı
big headed s. kendini bir şey sanan
big headed s. kendini beğenmiş
big-bodied s. cüsseli
big and fierce-looking s. haydut gibi
big-time s. yüksek rütbeli
big-hearted s. eli açık
big-headed s. kendini bir şey sanan
big-hearted s. yüce gönüllü
big-hearted s. cömert
big-time s. önemli
big-headed s. kendini beğenmiş
big-time s. zirvede olan
big-time s. öncü
big nose s. büyük burunlu
big-ticket s. çok pahalı
too big for one's breeches s. burnu havada
too big for one's breeches s. burnu havalarda
in a big way zf. büyük çapta
as big as life zf. şahsen
big and bold zf. kalın ve koyu puntoyla
under a big tree zf. büyük bir ağacın altında
big deal! ünl. hıh
Phrases
something really big çok büyük bir şey
big-is-best büyük olanı en iyisidir
big brother is watching you! büyük birader seni izliyor
big brother is watching you! büyük birader sizi izliyor
with a big grin pişmiş kelle gibi
with a big grin tip tip sıratarak
with a big grin alaycı bir yüz ifadesiyle
with a big grin pis pis sıratarak
in such a big size bu büyüklükte
if you want to go big, stop thinking small büyük işler yapmak istiyorsan küçük düşünme
if you want to go big, stop thinking small büyük işler yapmak istiyorsan küçük düşünmeyi bırak
don't get too big for your boots kendini dev aynasında görme
don't get too big for your boots kendini bir şey sanma
Proverb
little pitchers have big ears çocukların kulağı delik olur
the big fish eats the little one büyük balık küçük balığı yutar
eat a big mouthful, but don't make big promises büyük lokma ye büyük söz söyleme
Colloquial
big guns ağır toplar
big gun ağır top
big guns of the cinema sinemanın ağır topları
too big for one’s boots aşırı kibirli
too big for one’s boots aşırı gururlu
too big for one’s boots kendini bir şey zanneden
too big for one’s boots kendini çok beğenmiş
big deal o da bir şey mi; ne olacak yani
big deal hıh!; yok ya
big deal büyük marifet
big deal aman ne önemli!
big deal ne farkeder ki
fall for in a big way bayılmak
go over big çok başarılı olmak
go over big çok sevilmek
fall for in a big way çok beğenmek
go over big büyük iş başarmak
fall for in a big way kesilmek
go down big çok beğenilmek
go over big başarı kazanmak
go down big başarı kazanmak
go over big çok beğenilmek
fall for in a big way aşık olmak
go down big çok sevilmek
fall for in a big way bitmek
go down big çok başarılı olmak
go over big üstesinden gelmek
a big step büyük bir adım
like it's such a big deal sanki çok büyük bir meseleymiş gibi!
like it's such a big deal sanki çok önemliymiş gibi!
bite the big one çok kötü olmak
bite the big one ölmek
bite the big one berbat olmak
big as life and twice as ugly birdenbire/bir anda (belirme)
hit the big time çok başarılı olmak
hit the big time çok parası olmak/para kazanmak
big time çok
big snout koca burun
big case büyük dava
take a big whiff derin bir nefes al
a big fan of strippers büyük bir striptizci hayranı
give her a big hand kocaman bir alkış
admit what a big part luck plays şansın ne kadar önemli bir rol oynadığını kabul et
a big blow büyük bir darbe
a big break büyük bir çıkış/atılım
go big or go home ya büyük oyna ya da hiç oynama
go big or stay home ya büyük oyna ya da hiç oynama
big weekend büyük hafta sonu
a big fan büyük bir hayran
a big job büyük bir iş
big night büyük gece
big-talking man büyük konuşan adam
a big story büyük bir hikaye
big fish eat little fish büyük balık küçük balığı yer
a big change büyük değişim
a big change büyük değişiklik
a big part of our lives hayatımızın büyük bir parçası
a big part of my life hayatımın büyük bir parçası
big rig tır
a big nose başkalarının işine karışan tip
big iron ana sistem
give someone a big head birinin havalarına girmesine neden olmak
give someone a big head birini aşırı şekilde havalara sokmak
give someone a big head birine aşırı biçimde yalakalık yapmak
give someone a big head birinin götünü kaldırmak
go big or go home oynayacaksan büyük oyna
big hat, no cattle ses var görüntü yok, laf var icraat yok
Idioms
talk big f. yüksekten atmak
talk big f. büyük söylemek
talk big f. büyük söz söylemek
talk big f. mangalda kül bırakmamak
too big for one's boots hem kel hem fodul
as big as life bizzat
speak softly but carry a big stick aba altından değnek göstermek
beat the big drum gönülden desteklemek
little greed, big loss az tamah çok zarar getirir
a neighbor's hen is as big as a goose komşunun tavuğu komşuya kaz görünür
speak softly and carry a big stick aba altından değnek göstermek
be too big for one's britches kendini fasulye gibi nimetten saymak
cut a big swath hava atmak
talk big büyük konuşmak
talk big yüksekten atmak
grow too big for one's britches çıktığı yumurtayı beğenmemek
grow too big for one's boots çıktığı yumurtayı beğenmemek
be too big for one's britches fasulye gibi kendini nimetten saymak
big guns büyük adam
big guns kodaman
big guns büyükbaş
big guns etkin kişiler
big guns önemli ve güçlü kişiler
big shot kodaman
big enchilada önemli kimse
big cheese kodaman
big shot önemli kimse
big gun önemli kimse
big wheel kodaman
a big fish önemli kimse
big cheese önemli kimse
big wheel önemli kimse
big enchilada kodaman
big gun kodaman
big deal önemli kimse
a big fish kodaman
the big cheese yetkiyi elinde bulunduran kimse
a big cheese yetkiyi elinde bulunduran kimse
big brother diktatör
big stumbling block büyük engel
the big boys önemli adamlar
the big boys büyük adamlar
the big boys kodamanlar
the big boys ağababalar
big bug çok önemli ve etkili kimse
big bug kodaman
big bug büyükbaş
big bug ekabir
not to make a big deal out of it sorun etmemek
a big wheel güçlü ve etkin insan
not to make a big deal out of it mesele etmemek
a big wheel kişilikli insan
not to make a big deal out of it problem etmemek
the big cheese nüfuzlu kimse
a big cheese nüfuzlu kimse
a big gun önemli insan
a big noise önemli insan
a big noise ağır silah
a big gun ağır silah
big frog in a small pond önemsiz insan
big drink of water sıkıcı tip
big drink of water sıkıcı şey
big drink of water boyu çok uzun olan kimse
big drink of water sırık gibi
big frog in a small pond küçük denizde büyük balık
little frog in a big pond büyük denizde küçük balık
big deal kodaman
big fish kodaman
a big frog in a small pond küçük denizde büyük balık
a small fish in a big pond büyük denizde küçük balık
a big fish in a little pond küçük denizde büyük balık
big man on campus okulun popüler çocuğu
big man on campus okulun en populer/meşhur öğrencisi
big drink of water sırık gibi uzun
big drink of water boyu çok uzun kimse
be big fish in a small pond küçük denizde büyük balık olmak
big apple new york
big cheese önemli kişi/kimse
big six güçlü adam
give someone a big hand alkışlamak
a big ask büyük bir rica/istek
as big around as a molasses barrel fıçı gibi
as big around as a molasses barrel kocaman
as big around as a molasses barrel çok büyük
big moment herkesin beklediği an
have a big break şansı yüzüne gülmek
a big mouth patavatsız
have a big mouth patavatsız olmak
a big-head ukala
as big as all outdoors kocaman (oda vb)
make a big deal about something bir şeyi gereğinden fazla büyütmek
have a big send-off büyük bir elveda partisi düzenlemek
mr big çetenin/suç örgütünün başındaki adam/lideri
a big mouth boşboğaz
go over big (with someone) hoş karşılanmak
big ticket çok pahalı
a big-head bilmiş
earn big bucks dünyanın parasını kazanmak
give someone big hand for birisini alkışlamak
make a big deal about something bir şeyi gereğinden fazla abartmak
make a big deal about something bir şeyi fazla abartmak
have big hand for alkış almak
a big fish in a small pond küçük denizde büyük balık
play a big part in something büyük bir rol oynamak
earn big bucks çok para kazanmak
have a big mouth dedikoducu olmak
give someone a big send-off büyük bir elveda partisi düzenlemek
get big hand for alkış almak
have a big mouth boşboğaz olmak
play in the big leagues büyükler liginde oynamak
the big picture büyük resim
the big picture resmin tamamı
be too big for one's britches kendini dev aynasında görmek
be too big for one's britches kendini bir şey sanmak
a big-time sıkı bir
a big break şans
a big break talih
big brother büyük birader
the last of the big spenders birisinin çok az para harcadığını belirtmek için söylenen bir söz
have big ears başkalarının konuşmalarını dinlemek
be big on something bir şeyin meraklısı olmak
have big ears kulağı delik olmak
the big daddy bir gurubun en büyüğü/önemlisi
be big on something bir şeyin düşkünü olmak
give someone the big eye birini tepeden tırnağa incelemek
make a big thing out of something önemini abartmak
make a big thing out of something abartmak
give someone the big eye birine arzu ile bakmak
give someone the big eye birine uzun uzun bakmak
give someone the big eye birini süzmek
big and bold dikkat çekici
big and bold kocaman
big on something bir şeyi çok sevmek
cost a real big chunk of change çok büyük paraya mal olmak
cut a big swath çok dikkat çekmek
step up big time mucizevi bir performans göstermek
big bucks büyük para
get a big kick out of çok büyük keyif/zevk almak
make a big deal out of something pireyi deve yapmak
make a big thing of it olayı iyice büyütmek
pull out the big guns elindeki en büyük kozu masaya sürmek/oynamak
pull out the big guns elindeki kozları oynamak
make a big play of something abartılı bir şekilde dikkat çekmek
big deal/shot sözü sayılan
big deal/shot sözü geçen
big fella koca adam
big fellow koca adam
play in the big leagues devler liginde/arenasında oynamak
as big as life ta kendisi (bir de ne göreyim/tam karşımda/gelmiş)
make a big thing out of something pireyi deve yapmak
make a big thing of something pireyi deve yapmak
raise a big stink kıyameti koparmak
raise a big stink olay çıkarmak
make a big stink olay çıkarmak
make a big stink kıyameti koparmak
big smoke şehir/kent (genellikle kırsal kesimde yaşayan insanların kent için kullandıkları bir ifade)
the big picture resmin bütünü
get a (big) head akşamdan kalmak
have a (big) head akşamdan kalmak
the (big) smoke büyük şehir
big yourself up (böbür böbür) böbürlenmek
talk big (böbür böbür) böbürlenmek
deserve a big pat on the back büyük bir takdiri hak etmek
spend it in big chunks fazla fazla kullanmak
big house cezaevi
big jab zehirli iğneyle infaz
big house hapishane
big bitch elli yıl veya üzeri ceza
hit the big time büyük/hızlı çıkış yapmak
look at the big picture olayın bütününe bakmak
next big thing bir sonraki/sıradaki büyük yenilik/gelişme/adım
you and your big mouth! dilin kemiği yok
such a big mouth dilin kemiği yok
such a big mouth! torba değil ki büzesin!
you and your big mouth! torba değil ki büzesin!
big name tanınmış kişi
big name isim yapmış kimse
big name çok ünlü kise
make the big time başarmak
make the big time başarılı olmak
with a big grin otuz iki dişi görünecek şekilde gülerek
with a big grin ağzı kulaklarına vararak
too big for one's britches burnu aşırı havada
too big for one's boots burnu aşırı havada
have big eyes gözü aç olmak/davranmak
have big eyes açgözlü davranmak
Speaking
what a big lie ne büyük yalan
it cost big bikkies çok pahalı
it cost big bikkies çok para verdik
it cost big bikkies bize pahalıya mal oldu
big deal bana ne
a big deal e nolmuş yani
what's the big idea kafanda ne tilkiler dolanıyor
what's the big idea neler olup bitiyor
what's the big idea ne yaptığını sanıyorsun sen
in a big way büyük çapta
it's not a big deal atla deve değil
it's not a big deal sorun değil
it's not a big deal abartılacak bir şey değil
big thanks to you sana çok teşekkürler
big thanks to you sana çok teşekkür ederim
the big moment has come (herkesin beklediği) işte o an geldi
no big deal and no biggie gözünde büyütmeye değmez
no big deal and no biggie abartmaya değmez