big - Türkisch Englisch Wörterbuch

big

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

big — Definition

Bedeutung:
büyük
Aussprache (IPA):
(AmE /bɪɡ/ – BrE /bɪɡ/)
Wortart:
Sıfat
Synonyme:
large, huge, sizable
Antonyme:
small, little, tiny

Bedeutungen von dem Begriff "big" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 75 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
big adj. iri
She has big green eyes and beautiful brown skin.
İri yemyeşil gözleri ve güzel kahverengi bir teni var.

More Sentences
big adj. büyük
I help my big brother to clean the house at weekends.
Hafta sonları evi temizlemek için büyük ağabeyime yardım ediyorum.

More Sentences
General
big adj. cüsseli
How big you are!
Ne kadar cüsselisin!

More Sentences
big adj. iri kıyım
Tom is very big.
Tom çok iri kıyım biri.

More Sentences
big adj. koca
Do you ever think before you open your big mouth?
O koca ağzını açmadan önce hiç düşündün mü?

More Sentences
big adj. iri yarı
He was big and handsome.
İri yarı ve yakışıklıydı.

More Sentences
big adj. çok
Thank you ladies and gentlemen and, especially, a big thank-you to the Danish Presidency.
Hanımefendiler, beyefendiler ve özellikle de Danimarka Dönem Başkanlığına çok teşekkür ederim.

More Sentences
big adj. önemli
Tomorrow will be a big day for my career.
Yarın kariyerim açısından önemli bir gün olacak.

More Sentences
big adj. fazla
Sadly, however, these are also the vessels with the biggest outstanding debts to the banks.
Ancak ne yazık ki bu gemiler aynı zamanda bankalara en fazla borcu olan gemilerdir.

More Sentences
big adj. kocaman
You can make your decisions on your own as you are a big man now.
Artık kocaman adam olduğun için kararlarını kendin verebilirsin.

More Sentences
big adj. büyük
I help my big brother to clean the house at weekends.
Hafta sonları evi temizlemek için büyük ağabeyime yardım ediyorum.

More Sentences
big adj. candan
My childhood friend gave me a big kiss when we met.
Çocukluk arkadaşım tanıştığımızda bana candan bir öpücük verdi.

More Sentences
big adj. hevesli
I'm not a big TV watcher.
Hevesli bir televizyon izleyicisi değilim.

More Sentences
Colloquial
big adj. popüler
They are the biggest band in the country.
Ülkedeki en popüler grup onlar.

More Sentences
Technical
big adj. büyük
I help my big brother to clean the house at weekends.
Hafta sonları evi temizlemek için büyük ağabeyime yardım ediyorum.

More Sentences
General
big n. olağanüstü öneme veya güce sahip kimse
big n. olağanüstü öneme veya güce sahip kurum
big n. vardakosta
big n. kıyı koruma gemisi
big adj. gebe
big adj. eşek kadar
big adj. irikıyım
big adj. mühim
big adj. yüce
big adj. kapı gibi
big adj. anaç
big adj. babaç
big adj. etkili
big adj. okkalı
big adj. çok güçlü
big adj. çok kuvvetli
big adj. erişkin
big adj. olgun
big adj. dolu
big adj. dolup taşan
big adj. cömert
big adj. eli açık
big adj. hamile
big adj. yüksek bir makamda
big adj. önemli etkiye sahip
big adj. hatırı sayılır derecede zengin
big adj. önde gelen
big adj. seçkin
big adj. sesli
big adj. çınlayan
big adj. mübalağalı
big adj. abartılı
big adj. övünen
big adj. yüce gönüllü
big adj. çok yoğun
big adj. çok kuvvetli
big adj. devasa
big adj. (hayvan) tamamen gelişmiş
big adj. (hayvan) yetişkin
big adj. (kelime) uzun ve zor
big adv. övünerek
big adv. kibirli bir şekilde
big adv. istisnai bir şekilde
big adv. iyi bir şekilde
big adv. büyük ölçüde
big adv. fazlasıyla
big adv. cesur bir şekilde
big adv. belirgin şekilde
Colloquial
big adj. çok sevilen
big adj. yaygın kullanılan
big adv. önemli bir başarıyla
big adv. kesin bir şekilde
big adv. açık bir şekilde
big adv. üzerine basa basa
big adv. aşırı derecede güçlü bir şekilde
big adv. sert bir şekilde
Gastronomy
big adj. (şarap) güçlü aromalı
Geology
big v. (toprak) kazarak yığın haline getirmek
Basketball
big n. önemli santrafor oyuncusu
Ottoman Turkish
big adj. kallavi

Bedeutungen, die der Begriff "big" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
big shot n. kodaman
big gun n. kodaman
General
a big gun n. ağır top
big business n. dev şirketler
big tree n. anıt ağaç
a big gun n. önemli kimse
big brother n. diktatör
big hand n. çılgınca alkış
big income earner n. çok para kazanan
big game n. büyük hayvan avı
big businessman n. büyük işadamı
big gun n. ağır top
big tree n. filmahmudi ağacı
no big deal n. önemsiz şey
big gun n. önemli kimse
big step n. açık adım
big talk n. yüksekten atma
big company n. büyük şirket
big dipper n. büyükayı
big deal n. büyük iş
big talk n. büyük söz
making big n. büyütme
big talk n. övünme
big earner n. çok para kazanan
big bang n. başlangıç
big with child n. gebe
big dipper n. büyük ayı
big deal n. büyük mesele
big deal n. çok önemli
big and healthy newborn baby n. tosuncuk
big sister n. abla
a big wheel n. nüfuzlu kimse
big top n. büyük sirk çadırı
big with child n. hamile
big turn n. büyük dönemeç
big horse n. kadana
big hook n. karmuk
big bug n. önemli kimse
big top n. sirk
big time n. en yüksek düzey
big brother n. ağabey
big money n. çok para
big bucks n. dünyanın parası
a big deal n. büyük marifet
big business n. büyük işletmeler
big contribution n. büyük katkı
big time n. büyük bir başarı
big picture n. resmin tamamı
big tits n. büyük göğüsler
big picture n. genel görünüm
big mistake n. büyük hata
big spender n. müsrif
big spender n. düşünmeden harcama yapan
big spender n. çok para harcayan
big spender n. savurgan
big screen n. sinema
big dream n. büyük rüya
big mouth n. boşboğaz
big step n. büyük adım
big problem n. büyük sorun
big trouble n. büyük sorun
big influence n. büyük etki
big mouth n. boş boğaz
big shot n. önemli kimse
big girl's blouse n. muhallebi çocuğu
big girl's blouse n. süt çocuğu
big effort n. üstün gayret
big close-up n. baş plan
big close-up n. yakın çekim
big-timer n. büyük adam
big-timer n. önemli kimse
big news n. önemli haber
big news n. sansasyonel haber
big foot n. koca ayak
big lie n. kuyruklu yalan
big ben n. ingiltere parlamentosundaki büyük saat çanı
big lie n. büyük yalan
big foot n. büyük ayak
big time n. bir toplantı ya da partide geçirilen eğlenceli vakit
big time n. bir toplantı ya da partide geçirilen iyi vakit
big head n. kendini birşey sanan kişi
big head n. kendini beğenmiş
big head n. ukala
big day n. büyük gün
big dipper n. büyükayı takım yıldızları
a big risk n. büyük bir risk
big dipper n. lunapark hız treni
big sin n. büyük günah
big cake n. büyük pasta
big nose n. büyük burun
big butt n. dolgun kalça
big booty n. dolgun kalça
big booty n. büyük kalça
big difference n. büyük farklılık
big island n. büyük ada
big dictionary effect n. büyük sözlük etkisi
a big place n. büyük bir yer
big oven n. büyük fırın
big elephant n. büyük fil
a big commotion n. büyük kargaşa/karmaşa
big bottle n. büyük şişe
big play n. büyük oyun
big play n. büyük maç
big customer n. önemli müşteri
big customer n. büyük müşteri
big customer n. önde gelen müşteri
big portion n. büyük porsiyon
a big dinner again n. büyük bir akşam yemeği
big house n. büyük ev
a big leader n. büyük bir lider
a big lunch n. zengin bir öğle yemeği
big wheel n. dönme dolap
big fall n. büyük düşüş
big difference n. büyük fark
big fight n. büyük kavga
big city n. büyük şehir
big bang n. büyük patlama
big obstacle n. büyük engel
big leap n. büyük sıçrama
a big fight n. büyük bir kavga
big sur n. california'da bir yerleşim yeri
big-box store n. mega mağaza
big problem n. büyük problem
big interest n. büyük ilgi
big sibling n. büyük kardeş
big sister n. büyük kız kardeş
big brother n. büyük erkek kardeş
big box n. mega mağaza
big box n. büyük mağaza
big store n. büyük mağaza
big loss n. büyük kayıp
the big easy n. new orleans şehrinin takma adı
big fire n. büyük yangın
big reptiles n. büyük sürüngenler
big boss n. büyük patron
big reunion n. büyük kavuşma
big sister n. büyük abla
big country n. büyük ülke
big family n. büyük aile
big breakfast n. büyük kahvaltı
a big day for n. (için) büyük bir gün
big kitchen n. büyük mutfak
big team n. büyük takım
big hairy audacious goals (bhags) n. büyük riski cesur hedefler
big challenges n. büyük zorluklar
the big question n. herkesin bilmek istediği şey
big tent n. büyük çadır
big-heartedness n. bonkörlük
big-heartedness n. eli açıklık
big-heartedness n. gönlü zengin olma