koca - Türkisch Englisch Wörterbuch

koca

Bedeutungen von dem Begriff "koca" im Englisch Türkisch Wörterbuch : 36 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
koca husband n.
Her husband will take us from the station.
Bizi istasyondan onun kocası alacak.

More Sentences
General
koca hubby n.
Can you give this package to your hubby?
Bu paketi kocanıza verebilir misiniz?

More Sentences
koca man n.
Cooking for her man isn't a duty for women.
Kocasına yemek pişirmek kadının görevi değildir.

More Sentences
koca big adj.
What Tom said was just a big lie.
Tom'un söyledikleri koca bir yalandı.

More Sentences
Colloquial
koca big fat adj.
That's a big fat lie.
Bu koca bir yalan.

More Sentences
General
koca consort n.
koca mate n.
koca goodman n.
koca spouse n.
koca fellow n.
koca huge n.
koca old man n.
koca master [dialect] n.
koca mister n.
koca churl [obsolete] n.
koca goman [obsolete] n.
koca gargantuan adj.
koca old adj.
koca enormous adj.
koca aged adj.
koca large adj.
koca great adj.
koca massive adj.
Colloquial
koca big ol' (big old) [us] adj.
koca big old [us] adj.
koca big ole adj.
Idioms
koca like a clown's pocket adv.
Law
koca consort n.
Latin
koca dominus n.
Archaic
koca lord n.
koca gudeman [scotland] n.
koca pheer n.
Slang
koca papa n.
koca bigass adj.
koca bigass adj.
koca big-ass adj.

Bedeutungen, die der Begriff "koca" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Türkisch Englisch
Common Usage
karı koca husband and wife n.
boynuzlu koca cuckold n.
General
karı koca man and wife n.
karı koca couple n.
boynuzlu koca cuckold n.
boynuzlanmış koca cuckold n.
sabık koca exhusband n.
boşanılmış koca exhusband n.
koca göbek pot n.
koca veya karı spouse n.
koca oğlan bear n.
koca göbeklilik paunchiness n.
koca göbek potbelly n.
eski koca exhusband n.
karı koca hayatı married life n.
koca göbek paunch n.
karı koca pair n.
eş katili koca bluebeard n.
uyumlu karı-koca best match n.
eski koca ex-husband n.
karı-koca husband and wife n.
zengin koca avcısı gold-digger n.
karı-koca husband-wife n.
karı ya da koca partner n.
koca ayak big foot n.
koca dayağı husband-to-wife violence n.
koca dayağı wife beating n.
kıskanç koca jealous husband n.
koca zulmü husband violence n.
koca dayağı husband violence n.
nikahsız karı koca hayatı cohabitation without being legally married n.
koca ve karı husband and wife n.
(karı veya koca) eş olma consortship n.
koca ayak sasquatch n.
karı koca tarafından yönetilen iş a mom-and-pop business n.
eşini aldatan koca cheating husband n.
karısını aldatan koca cheating husband n.
karı-koca ilişkileri spousal relations n.
karı koca olarak bir araya gelme durumu conjugality n.
müstakbel koca prospective husband n.
müstakbel koca husband to be n.
müstakbel koca intended husband n.
koca soyadı married name n.
sadık koca devoted husband n.
sadık koca loyal husband n.
koca ayak bigfoot n.
koca kafalı, dudaklı ve koca gözlü oyuncak bebek bratz n.
eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca house dad n.
eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca stay-at-home dad n.
eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca house-spouse n.
eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca househusband n.
eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca house husband n.
eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca sahd n.
eşi çalıştığından ötürü ev işlerini yapan koca stay at home father n.
koca göbekli olma abdominousness n.
karı koca tartışması husband and wife fight n.
karı koca kavgası marital spat n.
karı koca tartışması marital spat n.
karı koca kavgası husband and wife fight n.
karı ve koca arasındaki ilişki marital relationship n.
karı ve koca arasındaki ilişki marital bed n.
(insan, hayvan) koca kafa boofhead n.
kılıbık koca hen-peck n.
kılıbık koca henpeck n.
koca karı gillyflower [dialect] [uk] n.
koca karı gilliflower [dialect] [uk] n.
koca göbekli kimse gorbelly n.
koca göbekli kimse gor-belly n.
aynı kurumda çalışmak üzere işe alınan karı koca couple n.
koca göbekli kimse potbelly n.
boynuzlu koca cokewold n.
boynuzlu koca cornutor n.
aldatılan koca cornute n.
aldatılan koca cornuto n.
koca göbek corporation n.
eski ingilizce'de erkek veya koca wer n.
virjinya'ya özgü bir koca ayak woodbooger n.
virjinya'ya özgü bir koca ayak wood booger n.
missouri'ye özgü bir koca ayak momo the monster n.
missouri'ye özgü bir koca ayak missouri monster n.
florida'ya özgü bir koca ayak skunk ape n.
ohio'ya özgü bir koca ayak grassman n.
karı-koca ilişkisi spousal relationship n.
zengin koca rich husband n.
evi çekip çeviren koca house husband n.
koca göbek swagbelly n.
seven koca loving husband n.
sevgi dolu koca loving husband n.
koca bulmak find a hubby v.
karı koca gibi yaşamak cohabit v.
(eşler/karı koca) geçinememek lead a cat and dog life v.
iyi bir koca olmak make a good husband v.
(koca adayını) istememek refuse v.
karı koca gibi yaşamak company [obsolete] v.
karı koca hayatı yaşayan cohabiting adj.
karı ya da koca vasfı taşımayan nonspouse adj.
koca gibi husbandlike adj.
kılıbık (koca) wife-ridden adj.
kılıbık (koca) henpecked adj.
koca ağızlı bigmouth adj.
koca ağızlı big-mouthed adj.
koca ağızlı bigmouthed adj.
koca göbekli big-bellied adj.
boynuzlu koca gibi wittolly adj.
koca kafalı buffle-headed adj.
koca ile ilgili husbandly adj.
koca göbekli great-bellied adj.
koca göbekli great bellied adj.
koca göbekli gor-bellied adj.
koca yürekli great-hearted adj.
koca göbekli swag-bellied adj.
koca bir kalabalıkla throngly [obsolete] adv.
koca tencere cauldron N.
koca (samimi) hubby N.
aldatılan koca cuckold N.
Phrasals
(biriyle) karı koca gibi yaşamak cohabit with (someone) v.
ile karı koca gibi yaşamak cohabit with v.
(biriyle) karı koca gibi yaşamak shack up (with someone) v.
Phrases
koca bir hiç skin of the teeth n.
(koca, anne) adayı (something)-to-be expr.
Proverb
koca şeyi küçücük yere sığdıramazsın you can't get a quart into a pint pot
koca şehirde derin yalnızlık a great city, a great solitude
küçücük/incir çekirdeğini doldurmayacak bir şey için koca gemiyi yakma do not spoil the ship for a ha'porth of tar
Colloquial
zengin koca avcısı a gold digger n.
ilk eş (özellikle zengin olmadan önce birlikte fedakarlıklara katlanan ve koca zengin olup gözü dışarıda olmaya başlayınca baştan savılan eş) starter wife n.
berbat bir koca a terrible husband n.
koca adam (koca adamsın artık) big boy n.
koca oğlan (koca oğlansın artık) big boy n.
koca adam (artık büyüdün) big boy n.
koca (bir) öküz big bully n.
koca bir saçmalık a lot of garbage n.
koca bir saçmalık a lot of nonsense n.
koca ayak/ayakkabı battleships n.
koca ayak/ayakkabı gunboats n.
koca ayak/ayakkabı battleship n.
koca bir yalan lollapalooza n.
koca bir hiç sfa [uk] n.
koca bir hiç fa [uk] n.
koca bir hiç f.a. [uk] n.
koca herif big boy adj.
koca adam big boy adj.
koca kıçlı broad across the beam adj.
(koca, anne) adayı -to-be adj.
(biriyle) karı koca gibi yaşayan shacked up adj.
koca burun big snout expr.
kampüsteki koca adam bmoc (big man on campus) expr.
Idioms
kırk yıllık karı koca darby and joan n.
koca adam big fellow n.
koca adam big fella n.
ev işlerine yardım eden koca a new man [uk] n.