önemli - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

önemli



"önemli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 72 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
önemli substantial s.
önemli important s.
önemli significant s.
General
önemli outstanding s.
önemli essential s.
önemli big s.
önemli prime s.
önemli weighty s.
önemli great s.
önemli notable s.
önemli worthy s.
önemli urgent s.
önemli consequential s.
önemli cardinal s.
önemli grand s.
önemli noteworthy s.
önemli circumspect s.
önemli heavy s.
önemli of note s.
önemli substantive s.
önemli fateful s.
önemli smart s.
önemli high s.
önemli material s.
önemli fundamental s.
önemli vital s.
önemli crucial s.
önemli momentous s.
önemli grave s.
önemli eventful s.
önemli leading s.
önemli respectable s.
önemli healthy s.
önemli emphatical s.
önemli capital s.
önemli of weight s.
önemli emphatic s.
önemli of importance s.
önemli gut s.
önemli historic s.
önemli solemn s.
önemli especial s.
önemli considerable s.
önemli important s.
önemli major s.
önemli hotshot s.
önemli burning s.
önemli chief s.
önemli big-time s.
önemli top-line s.
önemli cautious s.
önemli prominent s.
önemli significant s.
önemli go-to s.
önemli mouthful s.
önemli lead s.
önemli noticeable s.
önemli weightily zf.
önemli significantly zf.
Idioms
önemli of consequence s.
Speaking
önemli that's important
Slang
önemli biggie
önemli biggy
Trade/Economic
önemli substantial
önemli cardinal
önemli outstanding
Technical
önemli considerable
önemli serious
önemli prominent
önemli significant
Computer
önemli critical
Food Engineering
önemli significant

"önemli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
önemli olmak matter f.
çok önemli crucial s.
çok önemli vital s.
önemli değil you're welcome ünl.
General
önemli haberleri özet halinde vermek give a roundup of the news f.
önemli olmak count f.
olduğundan daha önemli saymak overrate f.
daha az önemli saymak subordinate f.
çok önemli olmak be of capital importance f.
için önemli sayılmak be noted for f.
bir şeyin önemli bir öğesi olmak be a part and parcel of f.
önemli bir yeri olmak loom large in f.
yerinden etmek (önemli bir yerde olan birini) unseat f.
daha önemli saymak (birini/bir şeyi başkasından) subordinate to f.
önemli olmak be important f.
daha önemli olmak override f.
için önemli sayılmak be notable for f.
tayin etmek (önemli bir yerden önemsiz bir yere/makama) shunt f.
önemli kısımları çıkararak bozmak mutilate f.
önemsiz bir şeyi mesele yapıp önemli bir şeye hiç aldırmamak strain at a gnat and swallow a camel f.
en önemli destekçileri getirmek bring up one's big guns f.
önemli olmak bulk f.
çok önemli olmak be of prime importance f.
çamur atmak (önemli birine) muckrake f.
önemli biri çıkmak (bir yerden/aileden) throw up f.
en önemli dayanakları ileri sürmek bring up one's big guns f.
bir şeyde önemli bir rolü olmak feature f.
önemli yer tutmak take an important place f.
önemli başarılara imza atmak put one's signature under important successes f.
önemli görmek think something significant f.
önemli bulmak think something significant f.
önemli hale gelmek become significant f.
önemli bulmak consider something significant f.
önemli görmek deem something significant f.
önemli görmek view something as significant f.
önemli hale gelmek become important f.
önemli saymak think something significant f.
önemli görmek consider something significant f.
önemli görmek consider something as significant f.
önemli saymak deem something significant f.
önemli saymak view something as significant f.
önemli saymak regard something as significant f.
önemli bulmak view something as significant f.
önemli görmek regard something as significant f.
önemli bulmak consider something as significant f.
önemli bulmak deem something significant f.
önemli saymak consider something as significant f.
önemli saymak consider something significant f.
önemli bulmak regard something as significant f.
(bir şeyin) önemli bir öğesi olmak feature in f.
-de önemli bir rolü olmak feature in f.
önemli ölçüde değişmek change dramatically f.
önemli kılmak make something important f.
önemli oranda artmak increase considerably f.
önemli oranda artmak increase dramatically f.
önemli oranda artmak increase significantly f.
önemli oranda artmak increase enormously f.
önemli oranda artmak increase substantially f.
önemli bir başarıya imza atmak grab a slice of history f.
önemli rol oynamak play an essential role f.
önemli bir rol oynamak play a significant role f.
önemli rol oynamak play a significant role f.
önemli rol oynamak play an important role f.
önemli rol oynamak play a fundamental role f.
önemli rol oynamak play a crucial role f.
önemli bir rol oynamak play an important role f.
önemli bir rol oynamak play an essential role f.
önemli bir rol oynamak play a crucial role f.
önemli bir rol oynamak play a fundamental role f.
daha önemli olmak take precedence of f.
-den daha az önemli olmak be subordinate to f.
-de önemli rolü olmak feature in f.
-den daha önemli olmak outweigh f.
önemli bir öğesi olmak feature f.
önemli noktaları yinelemek recapitulate f.
önemli bir yere sahip olmak occupy an important place f.
önemli bir yere sahip olmak occupy an important position f.
önemli bir yere sahip olmak have an important place f.
önemli bir yere sahip olmak have an important position f.
önemli hale getirmek make something important f.
önemli bir hal almak become critical f.
önemli bir rol oynamak play a key role f.
son derece önemli bulmak find it very/extremely important f.
önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya başlamak become a serious health concern f.
önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmek become a serious health concern f.
hayatı önemli kılmak make life important f.
önemli noktaları vurgulamak highlight key points f.
önemli bir noktaya temas etmek point out an important matter f.
önemli bir noktaya temas etmek mention an important point f.
önemli bir noktaya temas etmek touch on an important matter f.
önemli adımlar atmak take considerable steps f.
önemli adımlar atmak take important steps f.
önemli bir çığır açmak achieve a significant breakthrough in f.
büyük/önemli bir atılım gerçekleştirmek make a breakthrough f.
hafızasında önemli bir yer tutmak still linger strongly in one's memory f.
önemli bir yeri olmak have an important role f.
önemli bölüme geçmek get to the important part f.
önemli ölçüde azaltmak decimate f.
-de önemli adımlar atmak take remarkable steps in f.
önemli noktaları yakalamak catch the main points f.
çok önemli bir amaca hizmet etmek serve a very important purpose f.
önemli olmak be of significance f.
önemli destek vermek lend considerable support f.
(ciddi/önemli) saymak take f.
kendini önemli göstermek için ünlülerle yakınlığından bahsederek büyüklük taslamak veya böbürlenmek namedrop f.
önemli kimse important person i.
önemli kimse topliner i.
önemli şahsiyet vip i.
en önemli destek backbone i.
en önemli nokta cruxes i.
bir anlatının en önemli noktası punchline i.
ticari açıdan önemli kişi cip i.
önemli özellik virtue i.
önemli bir sovyet gazetesi izvestia i.
önemli kimse heavyweight i.
önemli şahıs personage i.
önemli şey much i.
sonucu şüpheli olan önemli ve zor iş enterprize i.
önemli yandaş pillar i.
önemli miktar size i.
çok önemli kişi very important person i.
önemli kimse headliner i.
çok önemli a matter of life and death i.
ikinci derecede önemli olma subsidiarity i.
en önemli kişi kingpin i.
önemli kimse cordon blue i.
önemli kişi high muck a muck i.
önemli kimse a big gun i.
önemli mesaj flash message i.
önemli konular real things i.
önemli üye pillar i.
önemli yer key position i.
önemli kimse person of rank i.
önemli kimse big bug i.
en önemli bölüm highlight i.
önemli kimse vip i.
önemli bir olay milestone i.
önemli adam mogul i.
istatistik alanında kullanılan önemli bir yazılım sas i.
önemli kişi personality i.
önemli olay highlight i.
bir şirket grubundaki en önemli şirket flagship i.
önemli karşılaşma derby i.
taoizmin kurucusu kabul edilen önemli bir çin filozofudur laotze i.
bir anlatının en önemli noktası punch line i.
çok önemli big deal i.
önemli olma noteworthiness i.
önemli olma essentialness i.
önemli olay watershed i.
önemli biri person of note i.
önemli kanıt cogent evidence i.
en önemli nokta cruces i.
önemli an juncture i.
önemli madde (politika) plank i.
önemli kimse big gun i.
önemli bir atılım quantum leap i.
önemli olma notableness i.
en önemli rol star role i.
en önemli nokta pivot i.
önemli kimse worthy i.
en önemli kişi pillar i.
çok önemli a matter of life or death i.
önemli insan vip i.
önemli kimse linchpin i.
geçmişte önemli veya ünlü oluşundan dolayı ilgi çekici kabul edilen atraksiyon historical attraction i.
günün önemli sorunu a live issue i.
önemli kişi personage i.
kısa fakat önemli bir haber flash i.
önemli destekçi pillar i.
çok önemli durum key position i.
önemli olayların gelişmesindeki kritik bir an juncture i.
en önemli kimse kingpin i.
en önemli tanık key witness i.
en önemli şey piece de resistance i.
en önemli olan piece de resistance i.
en önemli eser piece de resistance i.
görünüşte önemli değersiz buluş mare's nest i.
önemli haber newsflash i.
önemli oranda a considerable extent i.
önemli oranda a considerable amount i.
önemli sayıda a considerable amount i.
önemli ölçüde a considerable extent i.
1920'lerin en önemli abd'li golfçüsü sarazen i.
önemli rol important role i.
önemli bir rol an important role i.
önemli albümler important albums i.
önemli aktör key actor i.
önemli gelişme important development i.
önemli gelişme radical development i.
önemli gelişme major development i.
önemli gelişme remarkable development i.
önemli gelişme significant development i.
en önemli figür key figure i.
önemli günler important days i.
önemli problem serious problem i.
önemli durum important situation i.
önemli sorun important problem i.
önemli risk significant risk i.
önemli problem important problem i.
önemli kimse big shot i.
en önemli kısım bulk i.
sorunun en önemli noktası crux i.
önemli mesele important matter i.
önemli konular weighty matters i.
önemli konu weighty matter i.
önemli konular heavy matters i.
önemli kimse big-timer i.
önemli gün d-day i.
kendini abartılı bir şekilde önemli gören ikinci derece çalışan jack-in-office i.
çok önemli olmayan ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gerekmeyen no-brainer i.
bir şeyin en önemli kısmının dışı non-core i.
çok önemli iş adamı baron i.
en önemli noktası crux i.
önemli şahsın yanındakiler entourage i.
en önemli kent capital i.
en önemli terim leading term i.
önemli konu meat i.
önemli gün occasion i.
ünlü ya da önemli kimse personage i.
önemli değişiklik substantial alteration i.
önemli haber big news i.
en önemli nokta chief point i.
önemli kimse person of note i.
önemli değişiklik noticeable change i.
önemli toplantı important meeting i.
önemli engel significant obstruction i.
en önemli parça centrepiece i.
en önemli öğe centrepiece i.
en önemli parça centerpiece i.
en önemli öğe centerpiece i.
önemli adım important step i.
önemli bir adım an important step i.
önemli not important note i.
önemli not critical note i.
önemli kararlar important decisions i.
önemli bir rol a fundamental role i.
önemli bir rol a primary role i.
önemli bir rol an essential role i.
önemli bir rol a leading role i.
önemli bir rol a significant role i.
önemli bir rol a pivotal role i.
önemli bir rol a key role i.
önemli bir rol a prominent role i.
önemli bir rol a major role i.
önemli bir rol a vital role i.
önemli bir sorun/problem an important problem i.
en önemli özellik the most important feature i.
önemli parametreler key parameters i.
önemli gelişmeler important developments i.
önemli gelişmeler crucial developments i.
önemli yerler important places i.
önemli bir sağlık sorunu an important health problem i.
önemli bir sağlık sorunu a major health problem i.
önemli müşteri major customer i.
önemli müşteri big customer i.
önemli müşteri major client i.
çok önemli bir gelişme a very important improvement/development i.
önemli hata important mistake i.
konuşmanın en önemli kısmı sound byte i.
konuşmanın en önemli kısmı soundbite i.
konuşmanın en önemli kısmı sound bite i.
konuşmanın en önemli kısmı soundbyte i.
kayda değer/hatırı sayılır/önemli gelişme considerable development i.
önemli etki material impact i.
önemli etki important effect i.
önemli gerçekler key facts i.
çok önemli konuma sahip front and center i.
önemli kimse bigwig i.
önemli kimse bashaw i.
önemli yorumlar important comments i.
önemli konular important matters i.
önemli konular grave matters i.
önemli konuk important guest i.
önemli misafir important guest i.
önemli bir büyüme a considerable growth i.
en önemli mesele top issue i.
kendini çok önemli biriymiş gibi gören kimse chocolate soldier i.
önemli sorunlar key issues i.
önemli konular key issues i.
önemli husus important matter i.
önemli husus important issue i.
önemli rakamlar key figures i.
önemli bilgi important information i.
önemli bilgiler important information i.
önemli şehirler important cities i.
konuda geçen önemli nokta landmark i.
mali açıdan önemli proje financially significant project i.
mali yönden önemli proje financially significant project i.
önemli artış considerable increase i.
önemli artış substantial increase i.
önemli değişim significant alteration i.
önemli kişiler notable personages i.
önemli müşteri key customer i.
önemli kelimeler important words i.
bir öğenin önemli unsurlarından biri cornerstone i.
önemli bölün significant portion i.
genç insanların etkisinden veya eyleminden kaynaklanan önemli kültürel, siyasi veya sosyal değişim youthquake i.
bir konuda önemli bilgiler veren dergi veya gazete bible i.
önemli bir olayın 150. yıl dönümü sesquicentenary i.
önemli başarılar important achievements i.
önemli belgeler important documents i.
önemli durum critical situation i.
ekonomisinin önemli bir bölümü yasadışı uyuşturucu ticaretinden oluşan ülke narco-state i.
bir şeyin en önemli kısmı the alpha and omega i.
önemli görev important task i.
önemli görev crucial task i.
en yetkili/önemli kimse top i.
en önemli kimse top drawer i.
en önemli kişi tongue of the trump [scottish] i.
en önemli kısım alpha and omega i.
çok önemli world shaking s.
en önemli prime s.
her şeyden önemli olan (neden/amaç) overriding s.
en önemli of primary importance s.
en önemli cardinal s.
en önemli chief s.
en önemli number one s.
daha az önemli lesser s.
birinci derece önemli fundamental s.
en önemli paramount s.
çok önemli momentous s.
çok önemli (konu/karar) weighty s.
en önemli pivotal s.
daha az önemli olan (başka bir şeye göre) subordinate s.
en önemli supreme s.
birinci derecede önemli of prime importance s.
en önemli foremost s.
en önemli key s.
en önemli most important s.
çok önemli pivotal s.
çok önemli crucial s.
çok önemli considerable s.
çok önemli sacrosanct s.
çok önemli vital s.
çok önemli moliminous s.
en önemli primary s.
çok önemli fateful s.
çok önemli all-important s.
-e önemli important to s.
çok önemli red-letter s.
en önemli grand s.
en önemli leading s.
en önemli olan foremost s.
en önemli master s.
daha önemli major s.
en önemli principal s.
önemli bir bölümü a significant part of s.
önemli bir bölümü a major part of s.
önemli bir bölümü a substantial part of s.
önemli bir bölümü a considerable part of s.
birinci derecede önemli essential s.
son derece önemli extremely important s.
son derece önemli critical s.
son derece önemli highly important s.
son derece önemli vital s.
önemli bir çoğunluğu considerable majority of s.
önemli bir miktarı considerable amount of s.
önemli bir bölümü considerable part of s.
aynı derecede önemli equally important s.
zaruri/zorunlu/çok önemli/temel olmayan nonessential s.
çok önemli all-consuming s.
(birçok şeyi etkilediği için) çok önemli overarching s.
kendini önemli gören purdy s.
önemli ölçüde significantly s.
herşeyden önemli of paramount importance s.
çok önemli of paramount importance s.
eşit oranda önemli equally significant s.
önemli olmayan non-prime s.
önemli derecede etkilenmiş significantly affected s.
önemli olmayan noncrucial s.
önemli olmayan nondecisive s.
en önemli top-ranking s.
önemli olarak cardinally zf.
önemli olarak leadingly zf.
önemli ölçüde significantly zf.
önemli derecede markedly zf.
önemli ölçüde dramatically zf.
önemli derecede significantly zf.
önemli miktarda substantially zf.
çok önemli bir şekilde crucially zf.
en önemli in chief zf.
önemli olarak consequentially zf.
ikinci derecede önemli olarak circumstantially zf.
en önemli olarak most importantly zf.
asıl önemli olan more importantly zf.
önemli biçimde remarkably zf.
önemli biçimde importantly zf.
önemli biçimde significantly zf.
önemli biçimde crucially zf.
önemli ölçüde farklı şekillerde in significantly different ways zf.
sonuncu ama son derece önemli olarak last but not least zf.
önemli derecede substantially zf.
önemli ölçüde considerably zf.
önemli oranda considerably zf.
önemli bir biçimde pointedly zf.
önemli bir yükseklikte aheight zf.
önemli bir yükseklikte ahigh zf.
önemli kimse somebody zm.
önemli kimse someone zm.
önemli bir kısmı a good part of
Phrasals
önemli olmak to be reckoned with f.
önemli, yararlı bir şekilde sonuçlanmak come to something f.
sonucunda önemli, yararlı bir şey çıkmak come to something f.
aniden gelişip/büyük veya önemli bir şey haline gelmek/dönüşmek mushroom into something f.
önemli noktaları ayırmak tease out
gününün önemli bir bölümünü tv/bilgisayar veya oyun konsolu karşısında geçiren çocuklar için kullanılan bir ifade screenagers
önemli bir meseleyi önemsiz göstermek play down on
önemli bir meseleyi önemsiz göstermek play something down
Phrases
önemli olan ... what matters is ... expr.
önemli olan nicelik değil niteliktir what matters is quality rather than quantity expr.
ne bildiğin değil, kimi bildiğin/tanıdığın önemli it's not what you know but who you know expr.
ne kadar bilgili olduğun değil kimi bildiğin/tanıdığın önemli it's not what you know but who you know expr.
aramanız bizim için önemli your call is important to us expr.
önemli değil ama ... not that it matters but ...
önemli oranda a large number
önemli bir parçası olarak as an important constituent
önemli olan kendini nasıl gördüğündür what matters most is how you see yourself
pek önemli değil, gerçi although it hardly matters
önemli olan boyu değil işlevi function matters, not size
önemli kişiler anyone who is anyone
önemli kişiler anybody who is anybody
Proverb
önemli olan ruh güzelliği beauty is only skin deep
önemli olan hatice değil neticedir a miss is as good as a mile
Colloquial
altının en önemli yatırım aracı olduğuna inanan kimse gold bug i.
altının en önemli yatırım aracı olduğuna inanan kimse goldbug i.
en önemli konu the big enchilada [usa] i.
önemli/mühim biri a somebody i.
en önemli kimse top cat i.
bir grubun ya da hareketin içindeki en önemli ya da güçlü kişi big kahuna [us] i.
bir grubun ya da hareketin içindeki en önemli ya da güçlü kişi a big kahuna [us] i.
bir grubun ya da hareketin içindeki en önemli ya da güçlü kişi a grand kahuna [us] i.
önemli kimse big hitter i.
önemli kimse heavy hitter i.
önemli şahsiyet big in (something or somewhere) i.
başarılmak ve kazanılmak istenen çok önemli bir şey big one i.
bir bölgenin en önemli şehri town i.
bir öykünün en son ve en önemli cümlesi button i.
meşhur/tanınan/önemli isim a thing i.
en önemli top cat s.
aman ne önemli! big deal! expr.
bu özel/önemli günde on this significant occasion expr.
önemli değil not important
çok da önemli değil not necessarily
önemli değil doesn't matter
en önemli kısmı high spot
çok önemli olmak matter to
önemli ve etkili kimse leading light
kendini olduğundan daha önemli görme delusions of grandeur
önemli değil! ain't particular
her dakika önemli every minute counts
her dakika önemli every moment counts
çok önemli soru sixty-four-dollar question
(kadın-erkek arasında) önemli randevu/buluşma a heavy date
para önemli değil expense is no object
geçen her dakika önemli every moment counts
geçen her dakika önemli every minute counts
şansın ne kadar önemli bir rol oynadığını kabul et admit what a big part luck plays
para önemli değil money is not important
önemli biri someone important
önemli kimse someone important
önemli kimse important person
önemli biri important person
çok önemli bir deneyim a very important experience
önemli bir tecrübe an important experience
önemli bir deneyim an important experience
kendini önemli sanıp çok konuşan kimse bloviator
çok önemli soru $64 question
Idioms
önemli bir şeyi keşfetmek için incelemek bolt to the bran f.
önemli bir noktaya değinmek make a point f.
çok önemli/önemi olmamak be not fussed (about someone or something) f.
kısa vadeli kazançlar için önemli hak ve değerlerden vazgeçmek sell (one's) birthright for a mess of pottage f.
kısa vadeli kazançlar için önemli hak ve değerlerden vazgeçmek sell (one's) birthright for a bowl of soup f.
bir şeyi daha az keyifli/başarılı ya da önemli hale getirmek throw a wet blanket over (something) f.
bir şeyi daha az keyifli/başarılı ya da önemli hale getirmek throw a wet blanket over something f.
tarihteki önemli olaylar ya da şahsiyetler arasında yer alma the history books f.
kısa vadeli kazançlar için önemli hak ve değerlerden vazgeçmek sell (one's) birthright for a bowl of soup f.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak be the world to (one) f.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak be/mean (all) the world to somebody f.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak be the world to (one) f.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli olmak mean the world to (someone) f.
biri için çok kıymetli/önemli/değerli/anlamlı olmak mean the world to (someone) f.
önemli/sorun/sıkıntı olmamak be not fussed (about someone or something) f.
daha önemli bir işi için bir işe son vermek clear the decks f.
daha önemli bir işi için bir işe son vermek clear the deck f.
önemli bir başarıya imza atmak capture lightning in a bottle [us] f.
önemli bir başarıya imza atmak catch lightning in a bottle f.
(önemli bir tarihi, planı) kaçırmak/unutmak let slip by f.
(önemli bir tarihi, planı) kaçırmak/unutmak let something slip by f.
(önemli bir tarihi, planı) kaçırmak/unutmak let something slide by f.
bir şeyi olduğundan daha önemli/ciddi imiş gibi göstermek make a song and dance about something f.
bir şeyde önemli bir aşama kaydetmek reach first base with something f.
bir işin son ama en önemli kısmını yapmak üzere harekete geçmek move in for the kill f.
bir defada birçok şeyle birden uğraşmak yerine, odaklanacak tek bir önemli konu seçmek pick one's battles f.
birisinin üzerinde önemli bir etkiye sahip olmak have significant influence on somebody f.
birisini dünyanın en önemli insanı gibi görmek think the sun rises and sets on someone f.
birini başınızı ağrıtmasın diye daha önemli izlenimi uyandıran bir makama getirmek kick upstairs f.
birşey üzerinde önemli etkiye sahip olmak have significant influence on something f.
birşey üzerinde önemli bir etkisi olmak have significant influence on something f.
bir şeyde önemli bir aşama kaydetmek get to first base with something f.
bir işin son ama en önemli kısmını yapmak üzere harekete geçmek close in for the kill f.