önemli - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

önemli



"önemli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 94 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
önemli substantial s.
önemli important s.
önemli significant s.
General
önemli outstanding s.
önemli essential s.
önemli big s.
önemli prime s.
önemli weighty s.
önemli great s.
önemli notable s.
önemli worthy s.
önemli urgent s.
önemli consequential s.
önemli cardinal s.
önemli grand s.
önemli noteworthy s.
önemli circumspect s.
önemli heavy s.
önemli of note s.
önemli substantive s.
önemli fateful s.
önemli smart s.
önemli high s.
önemli material s.
önemli vital s.
önemli crucial s.
önemli momentous s.
önemli grave s.
önemli eventful s.
önemli leading s.
önemli respectable s.
önemli healthy s.
önemli emphatical s.
önemli fundamental s.
önemli capital s.
önemli of weight s.
önemli emphatic s.
önemli of importance s.
önemli gut s.
önemli historic s.
önemli solemn s.
önemli especial s.
önemli considerable s.
önemli important s.
önemli major s.
önemli hotshot s.
önemli burning s.
önemli chief s.
önemli big-time s.
önemli top-line s.
önemli cautious s.
önemli prominent s.
önemli significant s.
önemli go-to s.
önemli mouthful s.
önemli lead s.
önemli noticeable s.
önemli unfrivolous s.
önemli key s.
önemli king-size s.
önemli main [obsolete] s.
önemli valiant s.
önemli meaningful s.
önemli live s.
önemli bigtime s.
önemli matterful s.
önemli mentionable s.
önemli high-profile s.
önemli momental [obsolete] s.
önemli revealing s.
önemli much s.
önemli rich s.
önemli heavy-duty s.
önemli operative s.
önemli condign [obsolete] s.
önemli weightily zf.
önemli significantly zf.
Colloquial
önemli major-league s.
önemli big-league s.
Idioms
önemli of consequence s.
önemli bricks and mortar s.
önemli big-name s.
Speaking
önemli that's important expr.
Trade/Economic
önemli substantial s.
önemli outstanding s.
önemli cardinal s.
Technical
önemli significant s.
önemli serious s.
önemli considerable s.
önemli prominent s.
Computer
önemli critical s.
Food Engineering
önemli significant s.
Slang
önemli biggie s.
önemli biggy s.

"önemli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
önemli olmak matter f.
çok önemli crucial s.
çok önemli vital s.
önemli değil you're welcome ünl.
General
çok önemli a matter of life or death i.
önemli insan vip i.
önemli kimse worthy i.
önemli destekçi pillar i.
kısa fakat önemli bir haber flash i.
geçmişte önemli veya ünlü oluşundan dolayı ilgi çekici kabul edilen atraksiyon historical attraction i.
günün önemli sorunu a live issue i.
en önemli kişi pillar i.
önemli kişi personage i.
en önemli nokta cruces i.
önemli biri person of note i.
önemli bir atılım quantum leap i.
önemli kanıt cogent evidence i.
en önemli rol star role i.
önemli olma notableness i.
en önemli nokta pivot i.
önemli kimse big gun i.
önemli madde (politika) plank i.
önemli kimse linchpin i.
önemli an juncture i.
önemli karşılaşma derby i.
taoizmin kurucusu kabul edilen önemli bir çin filozofudur laotze i.
çok önemli big deal i.
önemli olma noteworthiness i.
istatistik alanında kullanılan önemli bir yazılım sas i.
önemli kişi personality i.
önemli olay highlight i.
bir şirket grubundaki en önemli şirket flagship i.
önemli kimse headliner i.
önemli yandaş pillar i.
önemli miktar size i.
önemli kimse big bug i.
önemli kimse vip i.
önemli olma essentialness i.
önemli bir olay milestone i.
önemli şahıs personage i.
önemli kimse topliner i.
önemli adam mogul i.
bir anlatının en önemli noktası punch line i.
en önemli kişi kingpin i.
çok önemli kişi very important person i.
sonucu şüpheli olan önemli ve zor iş enterprize i.
ikinci derecede önemli olma subsidiarity i.
çok önemli a matter of life and death i.
önemli şey much i.
önemli kimse heavyweight i.
ticari açıdan önemli kişi cip i.
önemli özellik virtue i.
önemli bir sovyet gazetesi izvestia i.
önemli şahsiyet vip i.
en önemli destek backbone i.
en önemli nokta cruxes i.
bir anlatının en önemli noktası punchline i.
önemli olay watershed i.
en önemli bölüm highlight i.
önemli konular real things i.
önemli yer key position i.
önemli kimse person of rank i.
önemli kişi high muck a muck i.
önemli kimse a big gun i.
önemli mesaj flash message i.
önemli üye pillar i.
önemli kimse cordon blue i.
önemli kimse important person i.
çok önemli durum key position i.
önemli olayların gelişmesindeki kritik bir an juncture i.
en önemli kimse kingpin i.
en önemli tanık key witness i.
en önemli şey piece de resistance i.
en önemli olan piece de resistance i.
en önemli eser piece de resistance i.
görünüşte önemli değersiz buluş mare's nest i.
önemli haber newsflash i.
önemli oranda a considerable extent i.
önemli sayıda a considerable amount i.
önemli oranda a considerable amount i.
önemli ölçüde a considerable extent i.
1920'lerin en önemli abd'li golfçüsü sarazen i.
önemli rol important role i.
önemli bir rol an important role i.
önemli aktör key actor i.
önemli albümler important albums i.
önemli gelişme radical development i.
önemli gelişme major development i.
önemli gelişme remarkable development i.
önemli gelişme important development i.
önemli gelişme significant development i.
en önemli figür key figure i.
önemli günler important days i.
önemli durum important situation i.
önemli problem serious problem i.
önemli risk significant risk i.
önemli sorun important problem i.
önemli problem important problem i.
önemli kimse big shot i.
en önemli kısım bulk i.
sorunun en önemli noktası crux i.
önemli mesele important matter i.
önemli konular weighty matters i.
önemli konular heavy matters i.
önemli konu weighty matter i.
önemli kimse big-timer i.
önemli gün d-day i.
kendini abartılı bir şekilde önemli gören ikinci derece çalışan jack-in-office i.
bir şeyin en önemli kısmının dışı non-core i.
çok önemli olmayan ve üzerinde uzun uzadıya düşünülmesi gerekmeyen no-brainer i.
çok önemli iş adamı baron i.
en önemli noktası crux i.
önemli şahsın yanındakiler entourage i.
en önemli kent capital i.
en önemli terim leading term i.
önemli konu meat i.
önemli gün occasion i.
ünlü ya da önemli kimse personage i.
önemli değişiklik substantial alteration i.
önemli haber big news i.
en önemli nokta chief point i.
önemli kimse person of note i.
önemli değişiklik noticeable change i.
önemli toplantı important meeting i.
önemli engel significant obstruction i.
en önemli öğe centrepiece i.
en önemli öğe centerpiece i.
en önemli parça centerpiece i.
en önemli parça centrepiece i.
önemli bir adım an important step i.
önemli adım important step i.
önemli not critical note i.
önemli not important note i.
önemli kararlar important decisions i.
önemli bir rol a major role i.
önemli bir rol a primary role i.
önemli bir rol a fundamental role i.
önemli bir rol a key role i.
önemli bir rol a prominent role i.
önemli bir rol a vital role i.
önemli bir rol an essential role i.
önemli bir rol a leading role i.
önemli bir rol a pivotal role i.
önemli bir rol a significant role i.
önemli bir sorun/problem an important problem i.
en önemli özellik the most important feature i.
önemli parametreler key parameters i.
önemli gelişmeler important developments i.
önemli gelişmeler crucial developments i.
önemli yerler important places i.
önemli bir sağlık sorunu an important health problem i.
önemli bir sağlık sorunu a major health problem i.
önemli müşteri major customer i.
önemli müşteri big customer i.
önemli müşteri major client i.
çok önemli bir gelişme a very important improvement/development i.
önemli hata important mistake i.
konuşmanın en önemli kısmı sound byte i.
konuşmanın en önemli kısmı sound bite i.
konuşmanın en önemli kısmı soundbite i.
konuşmanın en önemli kısmı soundbyte i.
kayda değer/hatırı sayılır/önemli gelişme considerable development i.
önemli etki material impact i.
önemli etki important effect i.
önemli gerçekler key facts i.
çok önemli konuma sahip front and center i.
önemli kimse bigwig i.
önemli kimse bashaw i.
önemli yorumlar important comments i.
önemli konular grave matters i.
önemli konular important matters i.
önemli misafir important guest i.
önemli konuk important guest i.
önemli bir büyüme a considerable growth i.
en önemli mesele top issue i.
kendini çok önemli biriymiş gibi gören kimse chocolate soldier i.
önemli konular key issues i.
önemli sorunlar key issues i.
önemli husus important issue i.
önemli husus important matter i.
önemli rakamlar key figures i.
önemli bilgi important information i.
önemli bilgiler important information i.
önemli şehirler important cities i.
konuda geçen önemli nokta landmark i.
mali yönden önemli proje financially significant project i.
mali açıdan önemli proje financially significant project i.
önemli artış considerable increase i.
önemli artış substantial increase i.
önemli değişim significant alteration i.
önemli kişiler notable personages i.
önemli müşteri key customer i.
önemli kelimeler important words i.
bir öğenin önemli unsurlarından biri cornerstone i.
önemli bölün significant portion i.
genç insanların etkisinden veya eyleminden kaynaklanan önemli kültürel, siyasi veya sosyal değişim youthquake i.
bir konuda önemli bilgiler veren dergi veya gazete bible i.
önemli bir olayın 150. yıl dönümü sesquicentenary i.
önemli başarılar important achievements i.
önemli belgeler important documents i.
önemli durum critical situation i.
ekonomisinin önemli bir bölümü yasadışı uyuşturucu ticaretinden oluşan ülke narco-state i.
önemli görev important task i.
önemli görev crucial task i.
en yetkili/önemli kimse top i.
en önemli kimse top drawer i.
en önemli kişi tongue of the trump [scottish] i.
önemli bir kısmı a good part of i.
çok önemli şey earthshaker i.
önemli nokta emphasis i.
en önemli nitelik end i.
önemli veya gizemli biriymiş gibi davranan kimse autothaumaturgist i.
konuşmaktan çekinilen önemli sorun eight-hundred-pound gorilla i.
en önemli şey quick i.
önemli an zero hour i.
önemli bir sanatçının halefi epigone i.
bir devri başlatan önemli olay epoch i.
(tarihte) yeni ve önemli bir devrin başlangıcı epoch i.
bir şeyin en önemli noktası essence i.
önemli kimse bassa [rare] i.
işvereni tarafından önemli bir pozisyon için yedek olarak belirlenmiş çalışan key employee i.
kuram ya da argümanın en önemli noktası kingpin i.
güney büyük ovalar'da yaşayıp kiowa kabilesinin önemli bir kısmını oluşturan ve bu kabileden farklı olarak bir atabask dili konuşan amerikan yerlilerine mensup kimse kiowa apache i.
önemli değişikliklere neden olan şey leaven i.
bir nesnenin en önemli veya belirgin yüzü face i.
önemli biriyle yapılan kısa görüşme face time i.
önemli veya nüfuzlu kimse (ironik) macher i.
önemli kimse magnifico i.
vücudun önemli bir uzvunun kaybına veya kullanılmaz hale gelmesine yol açan sakatlanma maim i.
büyük veya önemli müzik, film şirketi major i.
bir şeyin önemli parçaları vitals i.
kendini önemli sanan boş kimse bladder i.
usta bir kimse tarafından mimarlık, edebiyat gibi alanlarda ortaya konmuş en önemli eser master work i.
önemli bir kişinin yataktan kalkınca yaptığı ağırlama levee i.
saygı uyandıran veya önemli karakter rolü mantle i.
görünüşte önemli değersiz buluş mare’s-nest i.
görünüşte önemli değersiz buluş mares-nest i.
önemli bölüm half i.
önemli kısım half i.
topluluk, sektör, meslek gibi bir grupta bulunan önemli veya nüfuzlu kimseler whos who i.
önemli kimse wig i.
neredeyse kare prizma şeklindeki önemli parça block i.
daha az önemli olan şey handmaiden i.
ilginç, eğlenceli veya önemli şey happening i.
en önemli veya esasi kısım meat and potatoes i.
eğlence sektöründe herkesçe tanınan önemli kimse megastar i.
bir bestedeki en önemli kısım veya nağme melody i.
yapının, makinenin veya cihazın önemli parçası member i.
en önemli uç head i.
önemli haber headline i.
en önemli kişi headpin i.
en önemli kısım heart i.
önemli kimse bug i.
önemli insanlara duyulan büyük saygı hero worship i.
en önemli kadın heroess [obsolete] i.
en önemli kadın karakter heroin i.
en önemli kadın karakter heroine i.
önemli olay high spot i.
önemli olaylar highlights i.
önemli kimse high-muck-a-muck i.
önemli amaç holy grail i.
önemli kimse honcho i.
önemli kimse honor i.
önemli mevkideki kimse honor i.
önemli kimse honour i.
önemli mevkideki kimse honour i.
adımların diğer hareketlerden daha önemli olduğu dans hoofing i.
daha önemli şey more i.
önemli ve meşakkatli işler yapan kimse yeoman i.
en önemli kısım yolk [obsolete] i.
ünlü veya önemli insanlardan oluşan bir topluluk galaxy i.
bir şehirde veya ülkede görülmesi gereken en önemli yerler lion i.
çok önemli kimse muck–a–muck i.
isa'nın hayatındaki önemli olaylar üzerine yapılan on beş tefekkür mystery i.
bir şeyin yapılma veya düşünülme şeklini önemli ölçüde değiştiren şey game-changer i.
eşit öneme sahip olmayan yan yana gelmiş iki ünlüden az önemli olanı glide i.
gerçekleşen önemli şey occurrence i.
devletin diplomasi veya askeri yetkilisi tarafından genellikle şifreli olarak gönderilen önemli mesaj dispatch [us] i.
devletin diplomasi veya askeri yetkilisi tarafından genellikle şifreli olarak gönderilen önemli mesaj despatch [uk] i.
önemli eylem geste i.
önemli veya olağanüstü bir deneyimden geçen kimse graduate i.
gösteriş yaparak etkileyici veya önemli görünme grandiosity i.
önemli statü grandness i.
siyaset ve ekonomi açısından önemli bir grubu oluşturan ve bağımsız bir oy kaynağı teşkil eden kırsal bölge halkı grass roots i.
iki şey arasındaki keskin veya önemli ayrım noktası great divide i.
önemli ayrım great divide i.
önemli fark great divide i.
önemli kimse great mogul i.
en önemli yer heartland i.
önemli kimse heavy weight i.
daha önemli bir şeye sokma hedging [obsolete] i.
bir konuyu yeterince anlamak için tarihi farkındalığın önemli olduğunu savunan görüş historicism i.
en önemli özellikleri öne çıkarma idealisation i.
en önemli özellikleri öne çıkarma idealization i.
en önemli ösellikleri öne çıkarma idealisation i.
önemli fark odds [uk] i.
önemli ifade one-liner i.
hayvan popülasyonunun avcılıkla veya öldürerek yok edilmesi veya önemli oranda azaltılması overkill i.
önemli tavır importance i.
önemli hareket importance i.
önemli şey importancy [obsolete] i.
önemli kişileri taklit eden kimse impressionist i.
daha büyük veya önemli bir şeye bağlı olan şey incident i.
daha büyük veya önemli bir şeyin sonucu olan durum incident i.
daha önemli bir şeyin sonucu olarak meydana gelen durum incident i.
sergilenen önemli hizmet karşılığı atfedilen bir madalya türü distinguished service medal i.
(britanya hindistanı'nda) bir şehre ait en önemli idari birim district i.
önemli bir gelişme aşamasına gelinen an coming of age i.
önemli kadın domina [obsolete] i.
önemli miktar packet i.
en önemli mesele paramount issue i.
en önemli sorun paramount issue i.
önemli an pinch i.
ahlaken önemli husus ponderable i.
için önemli sayılmak be noted for f.
bir şeyin önemli bir öğesi olmak be a part and parcel of f.
önemli bir yeri olmak loom large in f.
çok önemli olmak be of capital importance f.
önemli olmak count f.
önemli haberleri özet halinde vermek give a roundup of the news f.
çok önemli olmak be of prime importance f.
daha az önemli saymak subordinate f.
önemsiz bir şeyi mesele yapıp önemli bir şeye hiç aldırmamak strain at a gnat and swallow a camel f.
en önemli destekçileri getirmek bring up one's big guns f.
önemli olmak bulk f.
çamur atmak (önemli birine) muckrake f.
olduğundan daha önemli saymak overrate f.
daha önemli saymak (birini/bir şeyi başkasından) subordinate to f.
yerinden etmek (önemli bir yerde olan birini) unseat f.
önemli olmak be important f.
için önemli sayılmak be notable for f.
daha önemli olmak override f.
tayin etmek (önemli bir yerden önemsiz bir yere/makama) shunt f.
önemli kısımları çıkararak bozmak mutilate f.
önemli biri çıkmak (bir yerden/aileden) throw up f.
en önemli dayanakları ileri sürmek bring up one's big guns f.
bir şeyde önemli bir rolü olmak feature f.
önemli yer tutmak take an important place f.
önemli başarılara imza atmak put one's signature under important successes f.
önemli bulmak think something significant f.
önemli görmek think something significant f.
önemli hale gelmek become significant f.
önemli saymak view something as significant f.
önemli saymak regard something as significant f.
önemli görmek regard something as significant f.
önemli bulmak consider something as significant f.
önemli bulmak view something as significant f.
önemli görmek deem something significant f.
önemli bulmak consider something significant f.
önemli görmek consider something significant f.
önemli görmek view something as significant f.
önemli hale gelmek become important f.
önemli saymak consider something as significant f.
önemli saymak think something significant f.
önemli bulmak deem something significant f.
önemli saymak deem something significant f.
önemli görmek consider something as significant f.
önemli bulmak regard something as significant f.
önemli saymak consider something significant f.
(bir şeyin) önemli bir öğesi olmak feature in f.
-de önemli bir rolü olmak feature in f.
önemli ölçüde değişmek change dramatically f.
önemli kılmak make something important f.
önemli oranda artmak increase considerably f.
önemli oranda artmak increase dramatically f.
önemli oranda artmak increase substantially f.
önemli oranda artmak increase enormously f.
önemli oranda artmak increase significantly f.
önemli bir başarıya imza atmak grab a slice of history f.
önemli rol oynamak play an important role f.
önemli rol oynamak play a fundamental role f.
önemli rol oynamak play a crucial role f.
önemli bir rol oynamak play a significant role f.
önemli bir rol oynamak play a fundamental role f.
önemli rol oynamak play a significant role f.
önemli bir rol oynamak play an essential role f.
önemli bir rol oynamak play an important role f.
önemli bir rol oynamak play a crucial role f.
önemli rol oynamak play an essential role f.
daha önemli olmak take precedence of f.
-den daha az önemli olmak be subordinate to f.
-de önemli rolü olmak feature in f.
-den daha önemli olmak outweigh f.
önemli bir öğesi olmak feature f.
önemli noktaları yinelemek recapitulate f.
önemli bir yere sahip olmak have an important position f.
önemli bir yere sahip olmak occupy an important position f.
önemli bir yere sahip olmak occupy an important place f.
önemli bir yere sahip olmak have an important place f.
önemli hale getirmek make something important f.
önemli bir hal almak become critical f.
önemli bir rol oynamak play a key role f.
son derece önemli bulmak find it very/extremely important f.
önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya başlamak become a serious health concern f.
önemli bir halk sağlığı sorunu haline gelmek become a serious health concern f.
hayatı önemli kılmak make life important f.
önemli noktaları vurgulamak highlight key points f.
önemli bir noktaya temas etmek mention an important point f.
önemli bir noktaya temas etmek touch on an important matter f.
önemli bir noktaya temas etmek point out an important matter f.
önemli adımlar atmak take considerable steps f.
önemli adımlar atmak take important steps f.
önemli bir çığır açmak achieve a significant breakthrough in f.
büyük/önemli bir atılım gerçekleştirmek make a breakthrough f.
hafızasında önemli bir yer tutmak still linger strongly in one's memory f.
önemli bir yeri olmak have an important role f.
önemli bölüme geçmek get to the important part f.
önemli ölçüde azaltmak decimate f.
-de önemli adımlar atmak take remarkable steps in f.
önemli noktaları yakalamak catch the main points f.
çok önemli bir amaca hizmet etmek serve a very important purpose f.
önemli olmak be of significance f.
(ciddi/önemli) saymak take f.
kendini önemli göstermek için ünlülerle yakınlığından bahsederek büyüklük taslamak veya böbürlenmek namedrop f.
önemli ölçüde destek vermek lend considerable support f.
en önemli unsur olmak key f.
en önemli kısmını çıkarmak eviscerate f.
önemli olmak mean f.
projeyi bir dizi önemli adımla planlamak milestone f.
(bir şeyi) daha büyük veya önemli bir şeye bağlamak bootstrap f.
önemli olmak mister [obsolete] f.
araştırma sırasında önemli yerleri taşlarla işaretlemek monument f.
önemli olmak bulk f.
en önemli kısımlarını alıp sunmak gist f.
(kitabın) önemli bölümlerini çıkarmak gut f.
daha önemli bir şeye sokmak hedge [obsolete] f.
önemli özelliklerini ortaya çıkarmak heighten f.
meseleyi çok genel ifadelerle tartışıp önemli detay veya nüansları göz ardı etmek overgeneralize f.
meseleyi çok genel ifadelerle tartışıp önemli detay veya nüansları göz ardı etmek overgeneralize f.
meseleyi çok genel ifadelerle tartışıp önemli detay veya nüansları göz ardı etmek overgeneralise f.
meseleyi çok genel ifadelerle tartışıp önemli detay veya nüansları göz ardı etmek overgeneralise f.
daha önemli görünmek overshade f.
daha önemli olmak overshadow f.
önemli olmak import f.
önemli hale getirmek consecrate f.
önemli biri gibi giydirmek clothe f.
önemli bir imtihanı başaramamak clutch f.
önemli olmak concern [obsolete] f.
önemli olmak cut f.
daha büyük veya önemli bir şeyle birlikte kurup çalıştırmak piggyback f.
en önemli prime s.
çok önemli world shaking s.
her şeyden önemli olan (neden/amaç) overriding s.
daha az önemli lesser s.
birinci derece önemli fundamental s.
en önemli chief s.
daha az önemli olan (başka bir şeye göre) subordinate s.
en önemli number one s.
en önemli paramount s.
en önemli cardinal s.
çok önemli momentous s.
çok önemli (konu/karar) weighty s.
en önemli of primary importance s.
en önemli pivotal s.
birinci derecede önemli of prime importance s.
en önemli most important s.
en önemli foremost s.
en önemli supreme s.
çok önemli crucial s.
çok önemli pivotal s.
çok önemli considerable s.
en önemli key s.
çok önemli sacrosanct s.
çok önemli vital s.
çok önemli moliminous s.
en önemli primary s.
çok önemli fateful s.
çok önemli all-important s.
-e önemli important to s.
çok önemli red-letter s.
en önemli grand s.
en önemli leading s.
en önemli olan foremost s.
en önemli master s.
daha önemli major s.
en önemli principal s.
önemli bir bölümü a major part of s.
önemli bir bölümü a significant part of s.
önemli bir bölümü a substantial part of s.
önemli bir bölümü a considerable part of s.
birinci derecede önemli essential s.
son derece önemli critical s.
son derece önemli highly important s.
son derece önemli extremely important s.
son derece önemli vital s.
önemli bir çoğunluğu considerable majority of s.
önemli bir bölümü considerable part of s.
önemli bir miktarı considerable amount of s.
aynı derecede önemli equally important s.
zaruri/zorunlu/çok önemli/temel olmayan nonessential s.
çok önemli all-consuming s.
(birçok şeyi etkilediği için) çok önemli overarching s.
kendini önemli gören purdy s.
önemli ölçüde significantly s.
çok önemli of paramount importance s.
eşit oranda önemli equally significant s.
önemli olmayan non-prime s.
önemli derecede etkilenmiş significantly affected s.
önemli olmayan noncrucial s.
önemli olmayan nondecisive s.