wig - Türkçe İngilizce Sözlük

wig

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

wig — Definition

Anlamı ve Tanımı:
peruk
Okunuş (IPA):
(AmE /wɪɡ/ – BrE /wɪɡ/)
Terim Türü:
İsim: wig (wigs)
Saçı taklit eden yapay baş örtüsü. Orta İngilizceye Fransızca perruque etkisiyle girmiştir. Moda, tiyatro ve tıbbi kullanım alanları vardır.
Eş Anlamlılar:
hairpiece
Zıt Anlamlılar:
natural hair

"wig" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 27 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
wig i. peruk
Holly wanted the pink wig for her Halloween costume.
Holly, Cadılar Bayramı kostümü için pembe peruk istedi.

More Sentences
wig i. takma saç
Genel
wig f. azarlamak
Landon got wigged for not telling the truth.
Landon, doğruyu söylemediği için azar işitti.

More Sentences
wig i. peruka
wig i. kostüm veya kılık değiştirme amacıyla giyilen baş aksesuarı
wig i. saç
wig i. kafa
wig i. zihin
wig i. peruk takan kimse
wig i. kodaman
wig i. büyük adam
wig i. mevki sahibi kimse
wig i. önemli kimse
wig f. haşlamak
wig f. üzülmek
wig f. üzgün olmak
wig f. heyecanlanmak
wig f. delirmek
wig f. (oyuncuya, aktöre) peruk takmak
Konuşma Dili
wig f. çok heyecanlı olmak
wig f. çok duygusal olmak
wig f. duygularının kontrolünü kaybetmek
Teknik
wig i. takma saç
Biyoloji
wig i. büyük erkek balonlu fokun omzundaki kalın kürk
wig i. erkek fok kürkü
Botanik
wig i. baharatlar ve çörek otu ile tatlandırılmış çörek
Coğrafya
wig i. iskoçya'da bir kasaba

"wig" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
wig as head scarf i. başörtü peruka
afro wig i. uzun ve kıvırcık peruk
afro-wig i. afro peruğu
bald wig i. kel peruk
bobtail wig i. kısa peruk
bob wig i. kısa peruk
bob wig i. ingiliz yargıç peruğu
horsehair wig i. at kılından yapılmış peruk
scratch wig i. kısa peruk
wig cap i. peruk altı bonesi
wig cap i. peruk bonesi
wig out f. dehşete düşmek
wig out f. aşırı derecede korkmak
flip one's wig f. çılgına dönmek
wear a wig f. peruk takmak
get a wig f. peruk takmak
wig [obsolete] f. peruk takmak
Konuşma Dili
wig out f. aşırı derecede heyecanlanmak
wig out f. heyecana kapılmak
Deyim
wig out f. balatayı yakmak
wig out f. tepesi atmak
wig out f. şalteri atmak
wig out f. balatayı sıyırmak
flip one's wig f. dinden imandan çıkmak
have (one's) wig blown off f. çok etkilenmek
have (one's) wig blown off f. hayat bulmak
have (one's) wig blown off f. kanatlanmak
have (one's) wig blown off f. canlanmak
blow (one's) wig f. öfkelenmek
blow (one's) wig f. şalteri atmak
blow (one's) wig f. küplere binmek
blow (one's) wig f. kızmak
blow (one's) wig f. tepesi atmak
blow (one's) wig f. çileden çıkmak
blow (one's) wig f. çok sinirlenmek
blow (one's) wig f. deliye dönmek
blow (one's) wig f. itidalini kaybetmek
blow (one's) wig f. zıvanadan çıkmak
flip wig f. çılgına dönmek
flip wig f. şalterleri atmak
flip wig f. deliye dönmek
flip wig f. dinden imandan çıkmak
flip wig f. tepesi atmak
keep (one's) wig on f. soğukkanlılığını korumak
keep (one's) wig on f. soğukkanlı kalmak
keep (one's) wig on f. sinirlenmemek
keep (one's) wig on f. sakinliğini korumak
keep (one's) wig on f. sakin olmak/kalmak
keep your wig on s. sinirlenme
keep your wig on expr. sus ve otur aşağı
keep your wig on expr. ağır ol
keep your wig on expr. sakin ol
keep your wig on expr. kızma
Demiryolu
wig-wag signal i. flamalı sinyal
Havacılık
wig (wing-in-ground effect) s. yer etkisini kullanarak su yüzeyinin hemen üzerinde uçan (araç)
Denizcilik
wig [dated] i. yaşlı ayıbalığı
wig [dated] i. yaşlı fok balığı
Botanik
lawyer's wig i. pösteki mantarı
wig tree (cotinus coggygria) i. duman ağacı
wig tree (cotinus coggygria) i. eski dünya'ya özgü sarımsı çiçekleri dumana benzeyen bir bitki
Askeri
wig wag i. görerek muhabere işareti
Sanat
chief wig maker i. başperukacı
Eski Kullanım
nightcap wig i. başa sıkıca oturan başlık görünümlü peruk
Argo
a big wig i. ağır top
syrup of figs (figs rhyming with wig) [uk] i. peruk
flip one's wig f. şalteri atmak
flip one's wig f. şalterleri atmak
flip one's wig f. deliye dönmek
flip one's wig f. çılgına dönmek
flip one's wig f. tepesi atmak
wig out f. sarhoş olmak
wig out f. kafayı bulmak
split your wig f. (silahla) beynini dağıtmak
split your wig f. (yumrukla) suratını dağıtmak