cautious - Türkçe İngilizce Sözlük

cautious

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

cautious — Definition

Anlamı ve Tanımı:
temkinli, ihtiyatlı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkɔːʃəs/ – BrE /ˈkɔːʃəs/)
Terim Türü:
Sıfat
Riskleri gözeterek hareket eden, acele etmeyen tavrı niteleyen sözcüktür. Latince “önlem” fikrine dayanan kök aile, bu sıfatta “düşünerek ilerleme” anlamına dönüşür.
Eş Anlamlılar:
wary, prudent
Zıt Anlamlılar:
reckless, rash

"cautious" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 14 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
cautious s. ihtiyatlı
Mr Katiforis has enjoined the Commission to be cautious.
Bay Katiforis Komisyon'u ihtiyatlı olmaya davet etmiştir.

More Sentences
cautious s. tedbirli
Certainly we can be cautious.
Kesinlikle tedbirli olabiliriz.

More Sentences
Genel
cautious s. dikkatli
The CPN report says that the EU must be cautious in attempting to influence China.
CPN grubunun raporunda AB'nin Çin'i etkilemeye çalışırken dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.

More Sentences
cautious s. tedbirli
Certainly we can be cautious.
Kesinlikle tedbirli olabiliriz.

More Sentences
cautious s. temkinli
She was very cautious about giving people her phone number.
İnsanlara telefon numarasını verme konusunda çok temkinliydi.

More Sentences
Hukuk
cautious s. dikkatli
The CPN report says that the EU must be cautious in attempting to influence China.
CPN grubunun raporunda AB'nin Çin'i etkilemeye çalışırken dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.

More Sentences
cautious s. ihtiyatlı
Mr Katiforis has enjoined the Commission to be cautious.
Bay Katiforis Komisyon'u ihtiyatlı olmaya davet etmiştir.

More Sentences
Teknik
cautious s. dikkatli
The CPN report says that the EU must be cautious in attempting to influence China.
CPN grubunun raporunda AB'nin Çin'i etkilemeye çalışırken dikkatli olması gerektiği belirtiliyor.

More Sentences
cautious s. tedbirli
Certainly we can be cautious.
Kesinlikle tedbirli olabiliriz.

More Sentences
Genel
cautious s. sakınan
cautious s. sakıngan
cautious s. basiretli
cautious s. müdebbir
cautious s. önemli

"cautious" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 15 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
cautious optimist i. ihtiyatlı iyimser
cautious statement i. dikkatli bir şekilde söylenen ifade
be cautious f. sakınmak
be cautious f. dikkat etmek
be cautious f. tedbirli olmak
be cautious about f. -de tedbirli olmak
ever-cautious s. her daim temkinli
Deyim
cautious optimism i. ihtiyatlı iyimserlik
cautious optimism i. tedbirli iyimserlik
Konuşma
be cautious expr. dikkatli ol
what's the harm in being a little cautious? expr. biraz dikkatli olmanın ne sakıncası var?
what's the harm in being a little cautious? expr. biraz dikkatli olmanın nesi var?
what's the harm in being a little cautious? expr. biraz dikkatli olmanın neyi var?
Ticaret/Ekonomi
cautious monetary policy stance i. temkinli para politikası duruşu
in an environment of cautious capital spending by our customers expr. müşterilerimizin yatırım harcamalarına dikkat ettiği bir ortamda