rash - Türkçe İngilizce Sözlük

rash

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

rash — Definition

Anlamı ve Tanımı:
düşüncesiz, aceleci, döküntü
Okunuş (IPA):
(AmE /ræʃ/ – BrE /ræʃ/)
Terim Türü:
Sıfat/İsim: rash (rashes)
Düşünmeden yapılan davranışı veya ciltte oluşan kızarıklığı belirten çok anlamlı kelimedir. Eski İngilizce kökenlidir. Tıp ve davranış betimlemelerinde kullanılır.
Eş Anlamlılar:
hasty, reckless
Zıt Anlamlılar:
cautious

"rash" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 28 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
rash i. isilik
I found a very good drug for nettle rash.
Isırgan isiliği için çok iyi bir ilaç buldum.

More Sentences
rash i. kızarıklık
Peanuts are causing rashes on my skin.
Yer fıstığı cildimde kızarıklıklara neden oluyor.

More Sentences
rash i. döküntü
Within a few days, a red rash starts on the face and can spread to the rest of the body.
Birkaç gün içinde yüzde kırmızı bir döküntü başlar ve vücudun geri kalanına yayılabilir.

More Sentences
rash i. kurdeşen
I have a rash.
Kurdeşenim var.

More Sentences
rash s. aceleci
Don't make a rash decision; you are still angry.
Aceleci karar verme, hâlâ kızgınsın.

More Sentences
rash s. düşüncesiz
Don't do anything rash.
Düşüncesizce bir şey yapma.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
rash s. düşüncesiz
Don't do anything rash.
Düşüncesizce bir şey yapma.

More Sentences
Medikal
rash i. döküntü
Within a few days, a red rash starts on the face and can spread to the rest of the body.
Birkaç gün içinde yüzde kırmızı bir döküntü başlar ve vücudun geri kalanına yayılabilir.

More Sentences
rash i. isilik
I found a very good drug for nettle rash.
Isırgan isiliği için çok iyi bir ilaç buldum.

More Sentences
rash i. kurdeşen
I have a rash.
Kurdeşenim var.

More Sentences
Genel
rash i. kaşıntı
rash i. ihtiyatsız
rash i. silsile
rash i. salgın
rash i. kısa bir sürede olayların meydana gelmesi
rash i. aynı zaman diliminde art arda olayların yaşanması
rash s. sabırsız
rash s. telaşçı
rash s. atılgan
rash s. atak
rash s. gözü kara
rash s. tedbirsiz
rash s. gözüpek
Teknik
rash i. tabas
Medikal
rash i. ciltteki kızarıklık
rash i. ras onkojeni
rash i. raş
rash i. ürtiker

"rash" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 69 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
diaper rash i. pişik
heat rash i. isilik
napkin rash i. diaper dermatit
heat rash i. pişik
nappy rash i. pişik
rash cream i. pişik kremi
rose rash i. gülcük
diaper rash i. bebek bezi isiliği
skin rash i. cilt kızarması
a rash come out f. pişik çıkmak
get some rash on one's back f. sırtında döküntüler olmak
develop a rash f. pişik olmak
Konuşma Dili
road rash [us] [canada] i. düşme sonucu derinin sıyrılması
road-rash i. düşme sonucu derinin sıyrılmasıyla oluşan yara
road-rash i. sıyrık
Deyim
break out in a rash f. isilik olmak
break out in a rash f. sivilce çıkarmak
all over (one) like a rash expr. (birinin) ağzının içine düşmüş
all over (one) like a rash expr. (birinin) gölgesi gibi yanından ayrılmayan
all over (one) like a rash expr. (birine) sülük gibi yapışmış
all over (one) like a rash expr. (birine) sakız gibi yapışmış
all over (one) like a rash expr. (birine) sülük gibi yapışmış
all over (one) like a rash expr. (birinin) ağzının içine düşmüş
all over (one) like a rash expr. (birine) sakız gibi yapışmış
all over (one) like a rash expr. (birinin) gölgesi gibi yanından ayrılmayan
Konuşma
don't make a rash decision expr. acele karar verme
Ticaret/Ekonomi
rash speculations i. riskli spekülasyonlar
Teknik
diaper rash i. diaper dermatit
Medikal
macular rash i. maküler döküntü
papular rash i. papüler döküntü
nettle rash i. ürtiker
mercurial rash i. hidrarjiroz
macular rash i. maküler tarzda döküntü
skin rash i. cilt döküntüsü
heat rash i. isilik
diaper rash i. bez dermatiti
skin rash i. deri döküntüsü
rash over the face and extremities i. yüzde ve extremitelerde döküntü
generalized polymorphous erythematous rash i. jeneralize polimorf eritematöz döküntü
typical maculopapular herpetic rash i. tipik makülopapüler herpetik döküntü
widespread maculopapular rash i. yaygın makulopapüler döküntü
diaper rash (us) i. alt bezi pişiği
canker rash i. ülserli boğaz ağrısıyla karakterize kızıl hastalığı
rose rash i. isilik
rose rash i. rozeol
Patoloji
rash and skin eruption i. kızarıklık ve deri döküntüsü
skin rash i. deri döküntüsü
tooth rash i. erken bebeklik döneminde yüz, boyun ve kollarda kırmızı sivilceli bir döküntü hastalığı
summer rash i. atlarda koşum takımı yüzünden oluşan iltihaplı pişik
summer rash i. isilik
summer rash i. ısırgın
Dermatoloji
diaper rash i. pişik
barber's rash i. berber kaşıntısı
barber's rash i. sakal mantarı
barber's rash i. folikülit
barber's rash i. kıl kökü iltihabı
wandering rash i. harita dil sendromu
wandering rash i. coğrafik dil sendromu
gum rash i. diş çıkaran çocukta görülen strofulus
Kimya
nettle rash i. kurdeşen
Edebiyat
rash boon i. boş söz/vaat
rash promise i. boş söz/vaat
Spor
rash shirt i. sörfçülerin güneş yanığı ve isiliğe karşı giydiği koruyucu giysi
rash vest i. sörfçülerin güneş yanığı ve isiliğe karşı giydiği koruyucu giysi
Argo
pash rash [australia] i. sakallı erkekle öpüşme sonucu gelişen iltihaplanma
Modern Argo
all over it like a rash expr. (bir şeyi) derhal halletmeye çalışma
all over it like a rash expr. (bir şeyin) derhal çaresine bakma
all over it like a rash expr. (bir şeyle) hemen/derhal ilgilenme
all over it like a rash expr. (bir şeyi) derhal kontrolü altına alma