urgent - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

urgent

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"urgent" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 16 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
urgent s. ivedi
urgent s. acil
General
urgent s. kaçınılmaz
urgent s. önemli
urgent s. ivedili
urgent s. ısrar eden
urgent s. mübrem
urgent s. zorunlu
urgent s. ısrarlı
urgent s. acil
urgent s. acele
Trade/Economic
urgent acil
Law
urgent ivedi
urgent müstacel
Technical
urgent acil
urgent evgin

"urgent" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 68 sonuç

İngilizce Türkçe
General
be urgent with somebody f. sıkıştırmak
be urgent with somebody f. zorlamak
get urgent f. acilleşmek
become urgent f. acilleşmek
end an urgent message to f. haber uçurmak
be in urgent need of f. acil ihtiyaç duymak
be in urgent need of f. acilen ihtiyacı olmak
urgent phone call i. acele telefon
urgent task i. acil görev
urgent need i. acil ihtiyaç
urgent telegram i. yıldırım telgraf
urgent moment i. dar vakit
urgent action i. acil eylem
urgent situation i. acil hal
urgent measures i. acil önlemler
urgent request i. acil istek
urgent request i. acil talep
urgent application i. acil başvuru
urgent signal i. acele işareti
urgent warning i. acil uyarı
urgent warning i. acil ikaz
urgent release i. acil olarak salıverme
urgent operation i. acil operasyon
urgent e-mail i. acil e-posta
urgent/quick solution i. acil çözüm
urgent matter i. acil konu
very urgent s. çok acil
non-urgent s. acil değil
Speaking
we are awaiting your urgent reply acil cevap bekliyoruz
there was an urgent call from him ondan acil bir telefon geldi
how urgent? ne kadar acil?
what's urgent? acil olan nedir?
I have something urgent to do acil bir işim var
because it is urgent aciliyet arz ettiğinden
since it is urgent aciliyet arz ettiğinden
Trade/Economic
urgent need acil ihtiyaç
urgent telegram acele telgraf
urgent order ivedi emir
urgent letter ekspres mektup
urgent request acil istek
urgent request acil talep
Law
urgent exception acele itiraz
Politics
urgent action plan acil eylem planı
urgent case olağanüstü durum
urgent case acil durum
urgent action acil eylem
urgent deficiency bill acil ek ödenek sağlamak amacıyla hazırlanan kanun tasarısı
urgent deficiency bill acil ek ödenek kanun tasarısı
urgent expropriation acele kamulaştırma
Marine
urgent improvement works for earthquake countermeasures depreme karşı acil olarak yapılan iyileştirme çalışmaları
Medical
urgent medical condition acil tıbbi durum
urgent public health hazard acil halk sağlığı tehdidi
an urgent public health priority acil bir kamu sağlığı önceliği
urgent health care services acil sağlık hizmetleri
urgent endoscopy acil endoskopi
urgent/emergent operation acil operasyon
urgent surgery acil cerrahi
Environment
urgent protective action acil korunma eylemi
Military
expedited nonstandard urgent requirements for equipment teçhizat için gönderilen standart olmayan acil ihtiyaçlar
urgent signal acil sinyali
urgent evacuation and transportation of casualties yaralıların en kısa zamanda tahliye ve ulaştırılması
urgent message ivedi mesaj
urgent priority acele öncelik
urgent mining acele mayınlama
alternative current urgent failure alternatif akım acil hatası
urgent requirement project acil ihtiyaç projesi
non-urgent alarm acil olmayan durum alarmı
urgent alarm acil durum alarmı