critical - Türkçe İngilizce Sözlük

critical

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

critical — Definition

Anlamı ve Tanımı:
eleştirel, kritik, hayati
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈkrɪtɪkəl/ – BrE /ˈkrɪtɪkəl/)
Terim Türü:
Sıfat
Derinlemesine değerlendiren bakışı ya da son derece önemli ve belirleyici durumu niteleyen sözcüktür. Yunanca krinein (“ayırt etmek, yargılamak”) köküne dayanır ve modern kullanımda hem düşünsel analiz hem de “hayati eşik” anlamını birlikte taşır.
Eş Anlamlılar:
analytical, crucial
Zıt Anlamlılar:
uncritical, trivial

"critical" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
critical s. kritik
The unemployment rate has dropped, but the situation is still critical.
İşsizlik oranı düştü, ancak durum hala kritik.

More Sentences
critical s. ciddi
A critical question mark should also be placed over the funds allocated.
Ayrılan fonlar üzerinde de ciddi bir soru işareti bulunmalıdır.

More Sentences
critical s. hassas
Genel
critical s. ciddi
A critical question mark should also be placed over the funds allocated.
Ayrılan fonlar üzerinde de ciddi bir soru işareti bulunmalıdır.

More Sentences
critical s. eleştirel
We all became openly critical of their security policy.
Hepimiz onların güvenlik politikalarına açıkça eleştirel yaklaşmaya başladık.

More Sentences
critical s. kritik
The unemployment rate has dropped, but the situation is still critical.
İşsizlik oranı düştü, ancak durum hala kritik.

More Sentences
critical s. eleştiren
She read through the article with a critical eye.
Makaleyi eleştiren bir gözle okudu.

More Sentences
critical s. kritik öneme sahip
The board's decision is critical to the future of our company.
Yönetim kurulunun kararı şirketimizin geleceği açısından kritik öneme sahiptir.

More Sentences
critical s. eleştiriler açısından
The new Almodovar film is a critical success.
Yeni Almodovar filmi eleştiriler açısından bir başarıdır.

More Sentences
Teknik
critical s. çok önemli
Timing is critical in this.
Bu konuda zamanlama çok önemli.

More Sentences
critical s. kritik
The unemployment rate has dropped, but the situation is still critical.
İşsizlik oranı düştü, ancak durum hala kritik.

More Sentences
Bilgisayar
critical s. önemli
The size of the apartment is also critical.
Dairenin büyüklüğü de önemlidir.

More Sentences
critical s. kritik
The unemployment rate has dropped, but the situation is still critical.
İşsizlik oranı düştü, ancak durum hala kritik.

More Sentences
Genel
critical s. dönüşül
critical s. değerlendirme amacıyla yapılan
critical s. kusur bulmaya meyilli
critical s. eleştirisel
critical s. çözümsel
critical s. tenkitçi
critical s. yerici
critical s. eleştirici
critical s. titiz
critical s. hassas
critical s. kusur bulmak amacıyla söylenen
critical s. nazik
critical s. kusur bulan
critical s. eleştiri niteliğinde
critical s. son derece önemli
critical s. eleştirmenlere ait
critical s. hayati
İnşaat
critical s. can alıcı
critical s. eşik
critical s. tehlikeli
Felsefe
critical i. eleştiri

"critical" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
critical path analysis i. kritik yol analizi
critical theory i. kritik teori
critical theory i. eleştirel kuram
critical system function i. sistemin yerine getirmesi şart olan işlemler
critical studies i. kritik çalışmalar
critical system criteria i. kritik sistem kıstasları
critical frequency i. etkin sıklık
critical incident technique i. kritik olay tekniği
critical incident stress i. kritik durum baskısı
critical point i. değişim noktası
critical issue i. nazik konu
critical point i. nazik nokta
critical theory i. eleştirel teori
critical damping i. katı sönümleme
critical area i. kritik alan
critical technologies list i. kritik teknolojiler listesi
critical moisture content i. değişim nem içeriği
critical importance i. kritik önem
critical review i. eleştiri yazısı
critical review i. eleştiri makalesi
critical review i. kritik gözden geçirme
critical acceleration i. kritik ivme
critical situation i. önemli durum
critical speed i. cüret
critical sub-test i. kritik alt deney
critical environment i. kritik çevre
critical approach i. kritik yaklaşım
mission critical services i. kritik görev hizmetleri
critical mission i. kritik görev
mission critical i. kritik görev
critical note i. önemli not
critical thinker i. eleştirel düşünür
critical decision i. kritik karar
critical path i. kritik yol
critical accident i. kritik kaza
critical period i. kritik dönem
critical stage i. kritik evre
a critical approach i. eleştirel bir yaklaşım
critical period i. kritik evre
critical thinking i. eleştirel düşünce
critical edition i. eleştirel basım
a critical meeting i. kritik bir toplantı
critical juncture i. kritik dönemeç
critical realism i. eleştirel gerçekçilik
the most critical point i. en kritik nokta
critical writing i. eleştirel yazma
critical need i. kritik ihtiyaç
target critical damage point i. en hayati hedef bileşeni
critical task i. kritik görev
critical studies i. eleştirel çalışmalar
critical success i. eleştirel başarı
critical race theory (crt) i. eleştirel ırk teorisi
critical acclaim i. eleştirmenlerden alınan onay ve övgü
pass a critical point f. dönemeçten geçmek
reach a critical threshold f. kritik seviyeye ulaşmak
remain in a critical condition f. hayati riski atlatamamak
be still in a critical condition f. hayati riski atlatamamak
make critical f. kritik etmek
make something critical f. kritik etmek
be still critical f. durumu ciddiyetini korumak
be below the critical level f. kritik seviyenin altında seyretmek
(one's condition) to be still critical f. (durumu) ciddiyetini korumak
fall below the critical level f. kritik seviyenin altına düşmek
become critical f. kritikleşmek
become critical f. önemli bir hal almak
play a critical role f. kritik bir rol oynamak
life-critical s. güvenlik tehlikesi taşıyan
life-critical s. hayati tehlike arz eden
life-critical s. ölüm tehlikesi taşıyan
safety-critical s. hayati tehlike arz eden
safety-critical s. güvenlik tehlikesi taşıyan
safety-critical s. ölüm tehlikesi taşıyan
self-critical s. kendini eleştiren
self-critical s. kendi kendini eleştirebilen
self-critical s. kendinde kusur bulan
text-critical s. özellikle incil ile ilgili metin eleştirisine ait
text-critical s. özellikle incil ile ilgili metin eleştirisinin özelliklerini taşıyan
text-critical s. özellikle incil ile ilgili metin eleştirisiyle ilgili
İfadeler
in a critical moment expr. kritik bir anda
Konuşma Dili
go critical f. nükleer zincirleme reaksiyonu sürdürebilmek (nükleer reaktör/santral)
go critical f. başarıyla çalışmak
go critical f. iş görmek
go critical f. işlevini yerine getirebilmek
Deyim
the most critical point i. zurnanın zırt dediği yer
Ticaret/Ekonomi
critical mass i. eşik kütlesi
critical mass i. kritik kitle
critical incident evaluation i. kritik durum değerlendirmesi
hazard analysis & critical control points i. tehlikeli analiz ve kritik kontrol noktaları
near-critical activity i. kritiğe yakın aktivite
critical area i. kritik saha
critical region i. kritik bölge
critical value i. kritik değer
critical ratio i. kritik oran
unbiassed critical region i. tarafsız kritik bölge
critical flaw i. kritik kusur
Siyasal
critical activity i. kritik faaliyet
critical worker i. sağlık veya eğitim gibi temel hizmetlerde görevli çalışan
Kurum/Kuruluş
hazard analysis and critical control point i. tehlike analizi ve kritik kontrol noktası
Turizm
critical mass concept i. kritik yoğunluk kavramı
Medya
critical edition i. tahkikli neşir
Teknik
critical percentage i. kritik yüzde
critical pressure ratio i. kritik basınç oranı
critical humidity i. kritik rutubet
critical stage i. klimakteriyum
critical column load i. kritik kolon yükü
critical potential i. kritik potansiyel
critical solution temperature i. kritik çözelti sıcaklığı
critical state i. kritik hal
elastic critical load i. elastik kritik yük
critical wavelength i. kritik dalga boyu
critical slope i. kritik meyil
critical services i. kritik hizmetler
critical velocity i. kritik hız
critical temperature i. kritik ısı
critical void ratio i. kritik boşluk oranı
critical point i. kritik nokta su
critical single engine air speed i. kritik tek motor hava sürati
critical frequency i. kritik frekans
critical constants i. kritik değişmezler
critical surface i. kritik satıh
critical size i. kritik büyüklük
critical voltage i. kritik gerilim
critical coupling i. dönüşül bağlaşım
critical slip surface i. kritik kayma yüzeyi
critical mass i. kritik kütle
critical temperature i. kritik sıcaklık
critical volume i. kritik hacim
critical flow i. kritik akım
critical column stress discharge i. kritik deşarj
critical circle i. kritik daire
critical section i. kritik kesim
critical shear stress i. kritik kayma gerilmesi
critical shearing stress i. kritik kesme gerilmesi
critical pressure i. kritik basınç
critical compression ratio i. kritik sıkıştırma oranı
critical state i. kritik durum
critical isothermal i. kritik sabit sıcaklık
critical drag velocity i. kritik sürükleme hızı
critical resistance i. kritik direnç
critical slope height i. kritik şev yüksekliği
critical grid current i. kritik ızgara akımı
critical phenomena i. kritik fenomen
critical section i. kritik kesit
critical head i. kritik düşü
eulers critical stress i. euler kritik gerilmesi
critical angle i. kritik açı
critical battery alarm i. kritik düzeyde pil uyarısı
torsional critical i. burulma kritiği
critical load i. makinenin maksimum devri (rpm)
critical cooling i. kritik soğutma