end - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

end

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"end" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
end f. sona ermek
end f. son vermek
end f. son bulmak
end f. sona erdirmek
end f. bitirmek
end f. bitmek
end i.
end i. son
General
end f. kalkmak
end f. sonuca ulaşmak
end f. mahvetmek
end f. ölmek
end f. sonuçlanmak
end f. neticeleşmek
end f. yok etmek
end f. öldürmek
end f. tamam olmak
end f. nokta koymak
end f. nihayete ermek
end f. neticelenmek
end f. hitama ermek
end f. hitam bulmak
end i. hedef
end i. taraf
end i. nihayet
end i. sonuç
end i. baş
end i. kafa
end i. art
end i. gaye
end i. meram
end i. akıbet
end i. erek
end i. encam
end i. kalıntı
end i. niyet
end i. maksat
end i. ölüm
end i. amaç
end i. bitme
end i. izmarit
end i. son
end i. bitim
end i. bitiş
end i. başlık duvarı
end i. arka
end i. dip
end i. bitiş noktası
end i. komisyon
Technical
end bitim
end bitmek
end
Computer
end bitiş
end bitir
end son ver
end son
end
end durdur
end dur

"end" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 500 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
put an end f. son vermeK
end up f. sonuçlanmak
dead-end s. çıkmaz
General
bring to an end f. sonuçlamak
set something on end f. bir şeyi dikine koymak
end up f. sonuçlanmak
bring to an end f. neticelendirmek
fall out in the end f. külahları değişmek
go off the deep end f. ayranı kabarmak
have one's hair stand on end f. ürpermek
end up f. bitmek
keep one's end up f. kendine düşen görevi yerine getirmek
reach dead end f. çözümsüzlüğe ulaşmak
gain one's end f. amaca ulaşmak
end up in court f. mahkemelik olmak
end in something f. sonuçlanmak
come to an end f. son bulmak
make an end of f. sona erdirmek
be at an end f. sonuçlanmak
end in f. sonuçlanmak
end off f. son vermek
end up a loser f. zararlı çıkmak
cause to end f. bitmesine neden olmak
make somebody's hair stand on end f. tüylerini ürpertmek
end up f. son bulmak
put an end to f. bitirmek (bir konuyu)
end off f. sona ermek
come to a dead end f. çıkmaza girmek
stand on end f. tüyleri diken diken olmak
make an end of f. bitirmek
bring to an end f. sona erdirmek
end in failure f. fiyasko vermek
put end to f. nokta koymak (bir konuya vb)
be at an end f. sona ermek
end up in f. boylamak
end up in f. düşmek
end up owing somebody something f. borçlu çıkmak
make an end of f. son vermek
reach the end of f. sonucuna ulaşmak
end up f. bitirmek
end in f. varmak
end up f. bağlamak
bring to an end f. nokta koymak
bring to an end f. bitirmek
put an end to f. bitirmek
keep one's end up f. kendine düşen payı ödemek
come to an end f. tükenmek
reach the end of f. sonuçlandırmak
put and end to f. noktalamak (bir konuyu)
end up in prison f. hapsi boylamak
end up like somebody f. akıbetine uğramak
come to an end f. bitmek
end something f. ilişiğini kesmek
put an end to f. son vermek (bir konuşmaya)
go off the deep end f. öfkelenmek
be at the end of one's tether f. son kozunu oynamış olmak
be at one's wits end f. eli ayağı dolaşmak
end up in jail f. hapishaneyi boylamak
get hold the wrong end of the stick f. ters anlamak
stand on end f. tüyleri diken diken olmak (saç)
end in a draw f. berabere bitmek
end off f. bitmek
end up f. düşmek
be at an end f. bitmek
end off f. bitirmek
come to an end f. sonuna gelmek
perform to the end f. sonuna kadar yapmak
for one's period of suffering to end f. çilesi dolmak
put an end to f. sona erdirmek
go off the deep end f. ağzını açıp gözünü yummak
be at the end of one's tether f. dayanacak gücü kalmamak
come to an end f. nihayet bulmak
be at the end of one's rope f. çaresiz kalmak
come to an end f. sona ermek
be at a loose end f. boşta olmak
put an end to f. son vermek
come to dead end f. açmaza girmek
come to dead end f. açmaza getirmek
come to dead end f. açmaza sürüklemek
come to dead end f. açmaza düşmek
put an end f. son noktayı koymak
lead into a dead end f. çıkmaza sokmak
reach a dead end f. açmaza girmek
come to a dead end f. açmaza girmek
lead into a dead end f. açmaza sürüklemek
lead into a dead end f. açmaza getirmek
end up in victory f. zaferle sonuçlanmak
come to an end f. yolun sonuna gelmek
reach the end of the road f. yolun sonuna gelmek
end up getting nothing f. hava almak
not end up as one had hoped f. fos çıkmak
end up deaf f. sağır olmak
put an end f. bir son vermek
end in success f. başarıyla sonuçlanmak
be at the end f. arkada kalmak
end up in police station f. karakolluk olmak
end an urgent message to f. haber uçurmak
end up with f. ile sonuçlanmak
reach the end of one's journey f. yolu almak
end in divorce f. boşanmayla sonuçlanmak
stand on end f. dikine koymak
have a bitter end end in a calamity f. acı sonla bitmek
end in a tragedy f. acı son ile bitmek
end in a tragedy f. acı sonla bitmek
have a bitter end end in a calamity f. acı son ile bitmek
be at an end f. neticelenmek
end up f. neticelenmek
be at the end of one's tether f. sabrı taşmak
be at the end of one's rope f. sabrı taşmak
meet one's end f. sona ulaşmak
put an end f. son vermek
make one's hair stand on end f. dehşete düşürmek
make one's hair stand on end f. korkutmak
make one's hair stand on end f. tüylerini diken diken etmek
end in f. -de bitmek
end a friendship f. arkadaşlığı bitirmek
come to an end f. yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmek
end in f. -de sona ermek
bring to a dead end f. ölü noktaya getirmek
improve the end product f. nihai ürünü geliştirmek
improve the end product f. son ürünü geliştirmek
come to an end f. sona yaklaşmak
come to a bad end f. sonu kötü bitmek
near the end f. sona yaklaşmak
have neither beginning nor end f. başı sonu olmamak
rear-end something f. arkadan çarpmak
end up badly f. kötü bitmek
end up badly f. sonu kötü olmak
rear-end f. (bir arabaya) arkadan çarpmak
end up at something f. (bir yolculuk vb) bir yerde bitmek
end his goalless streak f. gol orucunu bozmak
end up in the wrong prison f. yanlış cezaevine düşmek
end with something f. -ile bitmek/bitirmek
end up by doing something f. bir şey yaparak bitirmek/sonuçlandırmak
end one’s affair with someone f. biriyle olan ilişkisini bitirmek
end one’s affair with someone f. biriyle ilişkisini bitirmek
run to the end of the road f. yolun sonuna kadar koşmak
end up homeless f. evsiz barksız kalmak
end up homeless f. evsiz kalmak
end up in a court of law f. sonu mahkemede bitmek
end up in a court of law f. soluğu mahkemede almak
end up in davy jones's locker f. denizin dibini boylamak
put an end to all the madness f. tüm bu çılgınlığa bir son vermek
end up having a nervous breakdown f. sonunda sinir krizi geçirmek
pay by the end of the month f. ay sonunda/ay sonuna kadar ödemek
end up being wrong f. haksız duruma düşmek
end up being the one in the wrong f. haksız duruma düşmek
stay to the end f. sonuna kadar kalmak
stick to the plan till the end f. sonuna kadar plana bağlı kalmak
rear-end f. bir şeye arkadan çarpmak
end before it began f. başlamadan bitmek
end up in the hospital f. hastaneyi boylamak
end up in the hospital f. kendini hastanede bulmak
end up in the hospital f. gözünü hastanede açmak
end up on a desert island f. ıssız adaya düşmek
swap shirts at the end f. maç sonunda formalarını değiştirmek
wet the end of a cigarette f. sigaranın filtresini ıslatmak
end/finish automatically f. kendiliğinden sona ermek
end/finish by itself f. kendiliğinden sona ermek
end up discovering f. keşfedivermek
end up discovering f. beklenmedik şekilde bir anda kendini bir şeyi keşfetmiş olarak bulmak
to read the koran from start to finish (or from beginning to end) f. hatim indirmek
end/terminate membership f. üyeliğe son vermek
end/terminate membership f. üyeliği sonlandırmak
come to an end f. sona gelmek
end up badly f. kötü sonla bitmek
end badly f. (film/kitap) kötü sonla bitmek
end up being wrong although you are right f. haklıyken haksız duruma düşmek
end a friendship f. irtibatını kesmek
end a friendship f. görüşmemek
read from beginning to end f. hatmetmek
put an end to one's life f. hayatına son vermek
end the hostility f. düşmanlığı bitirmek
go off the deep end f. kan beynine sıçramak
rear end f. bir arabanın arkasına doğru sürmek
rear end f. bir arabaya arkadan çarpmak
come to an end f. sona erdirmek
end table i. sehpa
dead end i. küldösak
end organ i. uç organ
end of life i. hayatın sonu
dead end i. açmaz
box end wrench i. yıldız anahtarı
closed end question i. ucu kapalı soru
dead end street i. çıkmaz sokak
end result i. sonuçta olan
end grain i. makta
means to an end i. vasıta
loose end i. yarım kalmış iş
lag end i. son
end dump truck i. arkadan döker kamyon
end in smoke i. beyhude/sonuçsuz kalma
end of the shoulder i. omuz başı
tragic end i. acı son
tail end i. son uç
end man i. komedyen
lo end i. alt uç
means to an end i. araç
bitter end i. ölüm
tail end i. son
end product i. ürün
lag end i. geç kalan
dirty end of the stick i. işin kötü tarafı
butt end i. dipçik
the end of time i. kıyamet günü
end rhyme i. uyak
the end of the world i. kıyamet
end table i. küçük masa
extreme end i. aşırı uç
end of the world i. ahir zaman
dog end i. izmarit
tag end i. sarkık uç
no end of talk i. sonu gelmez laf
end in smoke i. sonuçsuz kalma
end of record i. kayıt sonu
end product i. uçürün
end user programmes i. son kullanıcı programları
front end i. başlangıç aşaması
top end i. son
far end i. dip
short end of the stick i. işin kötü tarafı
end use i. nihayi kullanım
comming to an end i. tükenme
latter end i. ölüm
gable end i. yan duvar sonu
fag end i. artık şey
end of period i. dönem sonu
end of an era i. bir devrin sonu
end of life vehicle i. hurda
end of the war i. savaşın sonu
dead end i. çıkmaz
cigarette end i. izmarit
end result i. son ürün
bottom end i. taban
end plate i. son plak
end goal i. nihai hedef
the far end of the world i. dünyanın öbür ucu
wrong end of the stick i. işin kötü tarafı
dead end i. çıkmaz sokak
end product i. bitmiş ürün
end of a fiscal year i. mali yıl sonu
end of year i. yıl sonu
end of life i. ahir zaman
end of the world i. dünyanın sonu
end of day i. gün bitimi
end of the shift i. mesai bitimi
the far end of the world i. dünyanın bir ucu
the other end of world i. dünyanın diğer ucu
far end of the world i. dünyanın bir ucu
far end of the world i. dünyanın diğer ucu
end buyer i. son alıcı
abnormal end i. olağandışı son
dramatic end i. hazin son
dead end i. kör baca
dead end i. kör uç
dead end i. boru son ucu
book end i. kitap desteği
end of the century i. asrın sonu
bell end i. çanak uç
bell end i. çan
end customer i. son müşteri
days on end i. birbiri ardınca geçen günler
end point i. son nokta
end of i. sonu
end grain i. başağaç
end grain i. suyuna dik kenar
end user i. son kullanıcı
end user i. uçtaki kullanıcı
end grain i. sokoro
frond end i. ön uç
front end i. ön uç
end-all i. son
end-all i. esas amaç
dead-end kid i. sokak çocuğu
dead-end street i. çıkmaz sokak
fag-end i. dip
front-end loader i. önden yükleyici
low-end goods i. düşük kaliteli ve ucuz ürünler
fag-end i. izmarit
high-end goods i. yüksek kaliteli ve pahalı ürünler
end-user certificate i. son kullanıcı sertifikası
fag-end i. artık
candle-end i. pılı pırtı
end alarm-operating box i. imdat freni uç kutusu
end of i. -in sonu
candle-end i. süprüntü
week-end i. hafta sonu
week-end i. hafta tatili
tail end i. arka kısım
tail end i. kıç
upset end i. şişirilmiş uç
head end business i. eşya taşıma işi
open end classes i. açık uçlu sınıflar
means to an end i. hedefe yönelik davranış
means to an end i. sonuca götüren adım
means to an end i. başarıyı getiren hamle
means to an end i. amaca ulaştıran adım
end of the world i. kıyamet günü
end of the world i. mahşer günü
lighted end of a cigarette i. sigaranın yanan ucu
the voice on the end of the line i. telefonun ucundaki ses
end of summer i. yaz sonu
the voice on the end of the line i. telefonun diğer ucundaki ses
the voice on the end of the line i. telefonun öteki ucundaki ses
far end of the world i. dünyanın öteki ucu
end of year party i. yıl sonu partisi
high-end flea market i. sosyete pazarı
the other end of the world i. dünyanın bir ucu
the other end of the world i. dünyanın diğer ucu
south end i. güney ucu
south-end i. güney ucu
north-end i. kuzey ucu
north-end i. kuzey uç
north end i. kuzey ucu
north end i. kuzey uç
south-end i. güney uç
south end i. güney uç
loose end i. bitirilmemiş iş
loose end i. yarım bırakılmış iş
high-end goods i. lüks ve pahalı ürünler
a journey without end i. sonsuz yolculuk
expected end date i. tahmini (beklenen) bitiş tarihi
the shallow end of the pool i. havuzun sığ kenarı
the credits at the end of a movie i. film sonunda çıkan yazılar
start off as a waiter and end up as the owner of the restaurant i. restoranda garson olarak çalışmaya başlayıp sonunda restoranın sahibi olmak
bitter end i. acı son
candle end i. mum artığı
candle end i. pılı pırtı
candle end i. süprüntü
tag end i. son kısım
high-end sector i. lüks/pahalı/marka/(yüksek) kaliteli mal sektörü
high-end sector i. alım gücü yüksek kesime hitap eden sektör
the end of days i. kıyamet
end time i. bitiş süresi
tail end i. kuyruk sokumu
end of holiday i. tatilin bitişi
front end i. ön yüz
front end i. önyüz
end of mankind i. insanlığın sonu
end of humankind i. insanlığın sonu
end result i. sonuç
end result i. sonuç
end result i. sürecin/işlemin sonucu
the end of the cold war i. soğuk savaş'ın sonu
tail-end i. bi şeyin en arkasındaki bölüm
tail-end i. arka kısım
tag end i. en son kısım
tail-end i. kıç
tag end i. son
tail-end i. son
tag end i. en son bölüm
end matter i. arka bölüm
end matter i. arka kısım
end matter i. kitabın ana bölümünden sonra gelen kısım
receving end i. maruz kalma
receving end i. maruz kalma durumu
no end s. sayısız
no end of s. sayısız
without end s. bitmez tükenmez
without end s. sonsuz
year end s. yıl sonu
brought to an end s. sona erdirilmiş
no end of s. bitip tükenmez
end to end s. uç uca
no end s. pek çok
no end of s. bitmek bilmeyen
no end of s. büyük
without end s. ebedi
no end of s. sonsuz
on end s. dik
open end s. açık uçlu
dead-end s. geleceği olmayan
dead-end s. sefil
dead-end s. perişan
high-end s. en yüksek kalitede
year-end s. yıl sonu
pointed end s. keskin uçlu
top-end s. üst düzey
top-end s. üst kalite
blind-end s. tek tarafı kapalı
end-stopped s. noktalama işaretleriyle biten
end-to-end s. bir uçtan diğer uca
back-end s. bir projenin veya sürecin son aşamasıyla ilgili
back-end s. genellikle yalnızca programcılar veya yöneticiler tarafından erişilebilen bir yazılım sistemi ile ilgili
back-end s. bir kuruluşun kamuya açık olmayan veya görülemeyen iç faaliyetleriyle ilgili
back-end s. bir proje tamamlandıktan sonra ihtiyaç duyulan
end to end zf. ucu ucuna
to the end zf. sonuna kadar
from end to end zf. boydan boya
end to end zf. sıra ile
to that end zf. bu maksatla
from end to end zf. baştan başa
from end to end zf. boylu boyunca
in the end zf. nihayet
in the end zf. sonunda
at a loose end zf. gayesiz
at the far end of the street zf. caddenin öbür ucunda
to that end zf. bu niyetle
from end to end zf. bir uçtan bir uca
till the end of time zf. ebediyyen
in the end zf. sonuçta
to that end zf. bu amaçla
no end zf. boşuna
no end zf. boş yere
at the latter end zf. en sonunda
no end zf. büyük
at the end of the day zf. her şeyi göz önünde tutarak
world without end zf. sonsuza dek
in the end zf. eninde sonunda
at an end zf. sona ermiş
up to the end zf. sonuna kadar
world without end zf. ebediyen
at an end zf. amaçsız
from beginning to end zf. başından sonuna kadar
by the end zf. sonuna kadar
from beginning to end zf. baştan sona kadar
at the end zf. nihayet
in the end zf. en sonunda
at the end zf. sonunda
at a loose end zf. boşlukta
by the end of the day zf. uzun bir günün sonunda
to the bitter end zf. kötü sona
to the bitter end zf. en sonuna kadar
end to end zf. uç uca
from beginning to end zf. baştan sona
at the end of zf. sonunda
till the end zf. sonuna dek
by the end of year zf. yıl sonunda
at one's wits' end zf. şaşırmış bir durumda
at one's wits' end zf. ne yapacağını bilmez bir durumda
by year-end zf. yıl sonu itibarıyla
end of month zf. ay sonunda
before the end of next month zf. gelecek ayın sonundan önce
until the end of this week zf. bu haftanın sonuna kadar
until the end of this month zf. bu ayın sonuna kadar
until the end of this year zf. bu senenin sonuna kadar
until the end of this year zf. bu yılın sonuna kadar
at the end of the road zf. yolun sonunda
end to end zf. uçtan uca
from end to end zf. uçtan uca
together till the end zf. birlikte sonuna dek/kadar
to that end zf. bu amaçla/maksatla/düşünceyle
to this end zf. bu amaçla/maksatla/düşünceyle
until the very end zf. en sonuna kadar
at an end zf. işsiz güçsüz
at an end zf. şaşkın
at an end zf. tükenmiş
to the very end zf. en sonuna kadar
until the end of time zf. zamanın sonuna kadar
at one end zf. bir ucu
from the end of ed. ucundan
to the end that ed. gayesiyle
by the end of ed. sonuna kadar
to the end that ed. amacıyla
to the end that ed. gayesi ile
by the end of ed. nun sonunda
by the end of ed. -nin sonunda
towards the end of ed. sonlara doğru
towards the end of ed. sonlarına doğru
Phrasals
end up f. nihayet bulmak
come to an end sonuna gelmek
come to an end sona ermek
come to an end bitmek
come to an end tükenmek
Phrases
(hair) to stand on end f. tüyleri diken diken olmak
right to the end zf. son ana kadar
on end üstüste
dead on end doğrudan doğruya
dead on end tam karşısında
right on end baş aşağı
on end üstüste durmadan
on end dik olarak
standing on end diken diken
on end mütemadiyen
his hair stood on end tüyleri ürperdi
on end durmadan
on end devamlı
on end dikine
on end üst üste
on end arka arkaya
days on end günler boyu
the followings are decided at the end of the meeting toplantının sonunda aşağıdaki kararlar alınmıştır
for weeks on end haftalarca
for days on end günlerce
for days on end birkaç gündür
for days on end günlerdir
for hours on end saatlerdir
for hours on end saatlerce
it's not the end of the month ay sonu değil ki
to what end ne amaçla
every end is a beginning her bitiş bir başlangıçtır
in case end up on a desert island ıssız adaya düşersen
at the end of the world war dünya savaşının sonunda
a means to an end araçlar amaçlar içindir
on the other end diğer ucunda
at the other end diğer ucunda
at one end bir uçta
at the end of a beautiful day güzel bir günün sonunda
end-for-end ters-yüz
at the very end en sonunda