tükenmek - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

tükenmek



"tükenmek" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 48 sonuç

Türkçe İngilizce
General
tükenmek drain away f.
tükenmek give out f.
tükenmek run short f.
tükenmek waste f.
tükenmek come to an end f.
tükenmek run short of f.
tükenmek be sold f.
tükenmek be consumed away f.
tükenmek be used f.
tükenmek waste away f.
tükenmek be exhausted f.
tükenmek peter out f.
tükenmek wear out f.
tükenmek consume f.
tükenmek wear away f.
tükenmek peter f.
tükenmek play out f.
tükenmek run f.
tükenmek run out of something f.
tükenmek dry up f.
tükenmek go f.
tükenmek die off f.
tükenmek die out f.
tükenmek be used up f.
tükenmek fail f.
tükenmek fall short of f.
tükenmek run out of f.
tükenmek run out f.
tükenmek break up f.
tükenmek be wasted f.
Phrasals
tükenmek give out
tükenmek break down
tükenmek come to an end
tükenmek be all in
tükenmek leak away
tükenmek poop out
Colloquial
tükenmek be at an end
tükenmek run low
tükenmek run short
Idioms
tükenmek crack up
tükenmek get tuckered out
tükenmek get all tuckered out
tükenmek be all tuckered out
tükenmek be tuckered out
tükenmek be fresh out of something
Trade/Economic
tükenmek drain
tükenmek run out
Technical
tükenmek obsolescence

"tükenmek" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 69 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
(yorgunluktan) tükenmek be exhausted f.
General
tükenmek (bitmek vb) deplete f.
malzemesi tükenmek run short of f.
soluğu tükenmek puff f.
nesli tükenmek die out f.
kandilin yağı tükenmek die f.
kuvveti tükenmek be done up f.
tükenmek üzere olmak be on the point of exhausting f.
bahanaleri tükenmek run out of one's excuses f.
soyu tükenmek die out f.
soyu tükenmek become extinct f.
sabrı tükenmek run out of patience f.
sabrı tükenmek be out of patience f.
nesli tükenmek become extinct f.
bitip tükenmek be all beat up f.
fiziksel ve duygusal olarak tükenmek be physically and emotionally spent f.
paraları bitmek/tükenmek run out of money f.
nesli tükenmek vanish f.
söyleyecek şeyleri tükenmek run out of things to say f.
soyları tükenmek become extinct f.
umudu tükenmek run out of hope f.
nesli tükenmek cease to exist f.
nesli tükenmek üzere nearly extinct s.
nesli tükenmek üzere almost extinct s.
bitmek tükenmek bilmez never-ending s.
bitmek tükenmek bilmeyen never-ending s.
bitmek tükenmek bilmeyen unending s.
bitmek tükenmek bilmez unending s.
bitmek tükenmek bilmez everlasting s.
bitmek tükenmek bilmeyen everlasting s.
bitmek tükenmek bilmeyen unceasing s.
bitmek tükenmek bilmez unceasing s.
bitmek tükenmek bilmeksizin endlessly zf.
nesli tükenmek üzere on the verge of extinction zf.
nesli tükenmek üzere on the brink of extinction zf.
nesli tükenmek üzere on the edge of extinction zf.
Phrasals
yorgunluktan bitip tükenmek be all in
Idioms
bitmek tükenmek bilmeyen kin bad blood
kandilin yağı tükenmek breathe one's last breath
sevgisi tükenmek fall out of love with
gücü tükenmek have no staying power
bitmek tükenmek bilmeyen be like painting the forth bridge
sabrı tükenmek be at the end of your tether
sabrı tükenmek be at the end of one's rope
sabrı tükenmek be at the end of one's tether
sabrı tükenmek be at the end of your rope
bitip tükenmek run dry
bitmek tükenmek be on the ragged edge
zamanı tükenmek run out of time
enerjisi tükenmek run out of steam (brit)
enerjisi tükenmek run out of gas (us)
hırsı/şevki/hevesi tükenmek run out of steam
hırsı/şevki/hevesi tükenmek run out of gas
bitmek/tükenmek/dermanı kalmamak be brought low
adım adım tükenmek circle the drain
Slang
bitip tükenmek doze off
bitip tükenmek fall asleep
bitip tükenmek nod off
bitip tükenmek dope off
bitip tükenmek drowse off
bitip tükenmek flake out
bitip tükenmek drop off
bitip tükenmek drift off
alkol yüzünden tükenmek be burnt out on the booze
bitip tükenmek flack out
Trade/Economic
malzemesi tükenmek run short of
malzemesi tükenmek run short
Computer
pil tükenmek üzere battery low
Zoology
avustralya'da yaşayan, termitle beslenen, nesli tükenmek üzere olan uzun hortumlu, güçlü pençeli keseli karınca yiyen banded anteater (myrmecobius fasciatus)