|
Kategori |
Türkçe |
İngilizce |
|
| Yaygın Kullanım |
|
| 1 |
Yaygın Kullanım |
en sonunda |
finally zf. |
|
| 2 |
Yaygın Kullanım |
önünde sonunda |
eventually zf. |
|
| 3 |
Yaygın Kullanım |
eninde sonunda |
eventually zf. |
|
|
|
| Genel |
|
| 4 |
Genel |
amerikalı zencileri tarafından aralık ayının sonunda kutlanan bir bayram |
kwanza i. |
|
| 5 |
Genel |
yemek sonunda yenen tuzlu şey |
savory i. |
|
| 6 |
Genel |
tatlı (yemeğin sonunda yenilen) |
pudding i. |
|
| 7 |
Genel |
yemeğin başında veya sonunda yenen bir yemek |
savory i. |
|
| 8 |
Genel |
tatlı (yemeğin sonunda yenilen) |
sweet i. |
|
| 9 |
Genel |
havadaki su buharının yoğunlaşma sonunda sıvı veya katı durumda yere düşmesi |
precipitation i. |
|
| 10 |
Genel |
tatlı (yemeğin sonunda yenen) |
dessert i. |
|
| 11 |
Genel |
yemek sonunda yenen tuzlu şey |
savoury i. |
|
| 12 |
Genel |
bir olayın sonunda gerçekleşen |
after effect i. |
|
| 13 |
Genel |
yemeğin sonunda yenen tatlı |
dessert i. |
|
| 14 |
Genel |
film sonunda çıkan yazılar |
the credits at the end of a movie i. |
|
| 15 |
Genel |
restoranda garson olarak çalışmaya başlayıp sonunda restoranın sahibi olmak |
start off as a waiter and end up as the owner of the restaurant i. |
|
| 16 |
Genel |
zirve veya toplantı sonunda herkesin iştirak ettiği toplu fotoğraf çekimi |
family photo i. |
|
| 17 |
Genel |
yemeğin başında veya sonunda yenen bir yemek |
savoury i. |
|
| 18 |
Genel |
(genelde konserin/gösterinin masraflarını karşılamak amacıyla) etkinliğin sonunda katılımcılardan toplanan para |
retiring collection i. |
|
| 19 |
Genel |
bir dersin sonunda öğrendiğin ve seninle birlikte bu ders devam etmese bile gelecek şeyler |
take-home lessons i. |
|
| 20 |
Genel |
program sonunda yapılan kısa açıklama |
tag i. |
|
| 21 |
Genel |
bir akşam kampı ateşinde ya da toplantı sonunda söylenen kapanış şarkısı |
taps i. |
|
| 22 |
Genel |
bir parçanın sonunda bulunan unsurları |
terminalia i. |
|
| 23 |
Genel |
hasat sonunda yapılan şölen |
mell [dialect] i. |
|
| 24 |
Genel |
her bir aşamanın sonunda kesin çıktıları olan bir operasyonu belirli bir şekilde gerçekleştirme yolu |
methodology i. |
|
| 25 |
Genel |
1920'lerin sonunda ortaya çıkmış, çift olarak yapılan canlı bir caz dansı |
lindy hop i. |
|
| 26 |
Genel |
1920'lerin sonunda ortaya çıkmış, çift olarak yapılan canlı bir caz dansı |
lindy i. |
|
| 27 |
Genel |
çocukların çember oluşturup söyledikleri şarkının sonunda hep birlikte çömeldikleri bir oyun |
ring-a-ring-a-roses i. |
|
| 28 |
Genel |
baharın sonunda, soğanlar ekildikten sonra yağan hafif kar |
onion snow [us] i. |
|
| 29 |
Genel |
akşam yemeği davetinde masanın sonunda oturan yardımcı |
croupier i. |
|
| 30 |
Genel |
son söz birinin olmak (bir tartışmanın/ağız kavgasının sonunda) |
have the last word f. |
|
| 31 |
Genel |
sonunda başarmak |
have the last laugh f. |
|
| 32 |
Genel |
yarış sonunda tartılmak (cokey) |
weigh in f. |
|
| 33 |
Genel |
sonunda ... çıkmak |
prove f. |
|
| 34 |
Genel |
olmak (yarışma sonunda belirli bir sırada) |
come in f. |
|
| 35 |
Genel |
sonunda varmak |
land up f. |
|
| 36 |
Genel |
sıranın sonunda olmak |
bring up the rear f. |
|
| 37 |
Genel |
sonunda razı olmak |
come to agree f. |
|
| 38 |
Genel |
karşısındakinin ne dediğini (sonunda) anlamak |
latch on f. |
|
| 39 |
Genel |
sonunda onaylamak |
set the seal on f. |
|
| 40 |
Genel |
sonunda onaylamak |
put the seal on f. |
|
| 41 |
Genel |
sonunda sinir krizi geçirmek |
end up having a nervous breakdown f. |
|
| 42 |
Genel |
maç sonunda formalarını değiştirmek |
swap shirts at the end f. |
|
| 43 |
Genel |
bir şeyin sonunda veya iki tarafında da olmak |
bookend f. |
|
|
|
| 44 |
Genel |
sonunda elde etmek |
glean f. |
|
| 45 |
Genel |
en sonunda ulaşmak |
get round (to) f. |
|
| 46 |
Genel |
en sonunda gelmek |
get round (to) f. |
|
| 47 |
Genel |
en sonunda olan |
eventual s. |
|
| 48 |
Genel |
sonunda olan |
eventual s. |
|
| 49 |
Genel |
orta yaşların sonunda |
late-to-middle aged s. |
|
| 50 |
Genel |
(yarış sonunda) yarışmacıların birbirine çok yakın olduğu |
blanket s. |
|
| 51 |
Genel |
(mektuplarda) adresteki satırların arasında virgül, sonunda nokta olan |
closed s. |
|
| 52 |
Genel |
sonunda ortaya çıkan |
eventual s. |
|
| 53 |
Genel |
eninde sonunda |
sooner or later zf. |
|
| 54 |
Genel |
en sonunda |
finally zf. |
|
| 55 |
Genel |
eninde sonunda |
ultimately zf. |
|
| 56 |
Genel |
en sonunda |
at last zf. |
|
| 57 |
Genel |
en sonunda |
in the end zf. |
|
| 58 |
Genel |
en sonunda |
after all zf. |
|
| 59 |
Genel |
en sonunda |
in the long run zf. |
|
| 60 |
Genel |
saygılarımla (yazı sonunda) |
sincerely yours zf. |
|
| 61 |
Genel |
en sonunda |
eventually zf. |
|
| 62 |
Genel |
uzun bir günün sonunda |
by the end of the day zf. |
|
| 63 |
Genel |
eninde sonunda |
in the long run zf. |
|
| 64 |
Genel |
eninde sonunda |
at last zf. |
|
| 65 |
Genel |
en sonunda |
at length zf. |
|
| 66 |
Genel |
en sonunda |
at the latter end zf. |
|
| 67 |
Genel |
en sonunda |
at long last zf. |
|
| 68 |
Genel |
eninde sonunda |
in the end zf. |
|
| 69 |
Genel |
yıl sonunda |
by the end of year zf. |
|
| 70 |
Genel |
en sonunda |
broadly zf. |
|
| 71 |
Genel |
en sonunda |
ultimately zf. |
|
| 72 |
Genel |
ay sonunda |
end of month zf. |
|
| 73 |
Genel |
yolun sonunda |
at the end of the road zf. |
|
| 74 |
Genel |
uzun bir günün sonunda |
after a long day zf. |
|
| 75 |
Genel |
önünde sonunda |
at last zf. |
|
| 76 |
Genel |
belirli veya öngörülen bir süre sonunda |
at term zf. |
|
| 77 |
Genel |
kaynaklarının sonunda |
on one's last legs zf. |
|
| 78 |
Genel |
şakanın sonunda |
at the end of the joke zf. |
|
| 79 |
Genel |
başında ya da sonunda |
first or last zf. |
|
| 80 |
Genel |
eninde sonunda |
forward zf. |
|
| 81 |
Genel |
en sonunda |
lastly zf. |
|
| 82 |
Genel |
nun sonunda |
by the end of ed. |
|
| 83 |
Genel |
-nin sonunda |
by the end of ed. |
|
| 84 |
Genel |
en iyi dileklerimle (mektubun sonunda) |
all the best! ünl. |
|
| 85 |
Genel |
madeni paraların sonunda kullanılan, rüşvet anlamına gelen payola kelimesinden alınmış bir son ek |
-ola snk. |
|
| 86 |
Genel |
sözcük sonunda yer alan e veya ie sesi düşünce kullanılan bir son ek |
-ing snk. |
|
| 87 |
Genel |
sözcük sonunda bulunan sessiz harfi pekiştirmek için kullanılan bir son ek |
-ing snk. |
|
| 88 |
Genel |
gösteri sonunda alkış isteği |
plaudite expr. |
|
| Öbek Fiiller |
|
| 89 |
Öbek Fiiller |
sonunda (bir şey) olmak/yapmak |
end up (as)( something ) to become something f. |
|
| 90 |
Öbek Fiiller |
sonunda (bir şey) olmak/yapmak |
end up as (something) f. |
|
| 91 |
Öbek Fiiller |
(sıralamada/yarış sonunda birinden) daha alt sırada yer almak |
place behind (someone or something) f. |
|
| 92 |
Öbek Fiiller |
(ameliyatın sonunda) yarayı kapatmak |
close someone up f. |
|
| 93 |
Öbek Fiiller |
oyun sonunda elindeki fişleri nakde çevirmek |
cash in f. |
|
| 94 |
Öbek Fiiller |
gün sonunda işten çıkmak |
get off f. |
|
| 95 |
Öbek Fiiller |
sonunda bir konuya/birine geçiş yapabilmek |
get (around) to someone or something f. |
|
| 96 |
Öbek Fiiller |
sonunda bir şeyle/biriyle ilgilenebilmek |
get (around) to someone or something f. |
|
| 97 |
Öbek Fiiller |
sonunda (bir şeyi) yapabilmek |
get around to (doing something) f. |
|
| 98 |
Öbek Fiiller |
sonunda (bir şeyle) birleşmek |
tail into (something) f. |
|
| 99 |
Öbek Fiiller |
sezon sonunda satılmayan malları ilerisi için saklamak |
carry over f. |
|
| 100 |
Öbek Fiiller |
sonunda (bir şey) elde etmek |
end up with (something) f. |
|
| 101 |
Öbek Fiiller |
sonunda elinde (bir şeyle) kalmak |
wind up with (something) f. |
|
| İfadeler |
|
| 102 |
İfadeler |
günün sonunda |
at the end of the day zf. |
|
| 103 |
İfadeler |
oysa sonunda |
as it turned out expr. |
|
| 104 |
İfadeler |
iş mektubunun sonunda imzadan hemen önce yazılır |
very truly yours, expr. |
|
| 105 |
İfadeler |
(mektubun sonunda) saygılarımla |
yours truly expr. |
|
| 106 |
İfadeler |
toplantının sonunda aşağıdaki kararlar alınmıştır |
the followings are decided at the end of the meeting expr. |
|
| 107 |
İfadeler |
kırklarının sonunda |
in his late forties expr. |
|
| 108 |
İfadeler |
kırklı yaşlarının sonunda |
in his late forties expr. |
|
| 109 |
İfadeler |
yıllarca süren ihmalin sonunda |
after years of neglect expr. |
|
| 110 |
İfadeler |
seneler süren ihmalin sonunda |
after years of neglect expr. |
|
| 111 |
İfadeler |
dünya savaşının sonunda |
at the end of the world war expr. |
|
| 112 |
İfadeler |
güzel bir günün sonunda |
at the end of a beautiful day expr. |
|
| 113 |
İfadeler |
en sonunda |
at the very end expr. |
|
| 114 |
İfadeler |
önünde sonunda |
at some point expr. |
|
| 115 |
İfadeler |
sonunda taşlar yerine oturdu |
all the pieces finally clicked into place expr. |
|
| 116 |
İfadeler |
her şeyin sonunda |
after everything is said and done expr. |
|
| 117 |
İfadeler |
her şeyin sonunda |
after everything is said and done expr. |
|
| Atasözü |
|
| 118 |
Atasözü |
kötülük eninde sonunda cezasını bulur |
mills of god grind slowly yet they grind exceeding small |
|
| 119 |
Atasözü |
başarısızlık sonunda başarıyı getirir |
failure teaches success |
|
| 120 |
Atasözü |
sonunda adalet yerini bulur |
justice triumphs in the end |
|
| 121 |
Atasözü |
haksızlık er geç ortaya çıkar/önünde sonunda cezasını bulur |
mills of the gods grind slowly |
|
| 122 |
Atasözü |
haksızlık er geç ortaya çıkar/önünde sonunda cezasını bulur |
mills of the gods grind slowly, but they grind exceedingly fine |
|
| 123 |
Atasözü |
yapacak işi olmayanlar önünde sonunda yanlış işler yapmaya başlarlar |
the devil makes work for idle ˈhands |
|
| 124 |
Atasözü |
vicdan azabı çeken biri dışarıdan birinin suçlaması olmadan da sonunda suçunu itiraf eder |
a guilty conscience needs no accuser |
|
| 125 |
Atasözü |
kendi içerisinde çatışma/çekişme yaşayan bir grup/kurum sonunda dağılır |
a house divided against itself cannot stand |
|
| 126 |
Atasözü |
mutlak güç önünde sonunda insanı bozar |
absolute power corrupts absolutely |
|
| 127 |
Atasözü |
önünde sonunda kişinin iç yüzü ortaya çıkar |
breeding will tell |
|
| 128 |
Atasözü |
önünde sonunda kişinin gerçek yüzü ortaya çıkar |
breeding will tell |
|
| 129 |
Atasözü |
kişi kendini/karakterini önünde sonunda belli eder |
breeding will tell |
|
| 130 |
Atasözü |
önünde sonunda kişi kendini belli eder |
breeding will tell |
|
| 131 |
Atasözü |
mutlak güç önünde sonunda insanı bozar |
power corrupts, and absolute power corrupts absolutely |
|
| Konuşma Dili |
|
| 132 |
Konuşma Dili |
kafa kafaya bitme (bir yarışın sonunda) |
a close finish i. |
|
| 133 |
Konuşma Dili |
gün sonunda yatakta uzanırken duyulan mutluluk hissi |
bedgasm i. |
|
| 134 |
Konuşma Dili |
gün sonunda kazanılan parayı saymak |
cash out f. |
|
| 135 |
Konuşma Dili |
bir şeyin sonunda bulunmak |
be in at the finish f. |
|
| 136 |
Konuşma Dili |
bir şeyin sonunda orada olmak |
be in at the finish f. |
|
| 137 |
Konuşma Dili |
sonunda yapabilmek |
get around to doing f. |
|
| 138 |
Konuşma Dili |
bu ayın sonunda |
at the end of this month expr. |
|
| 139 |
Konuşma Dili |
eninde sonunda |
at the end of the day expr. |
|
| 140 |
Konuşma Dili |
gecenin sonunda |
at the end of the night expr. |
|
| 141 |
Konuşma Dili |
uzun bir günün sonunda |
at the end of the day expr. |
|
| 142 |
Konuşma Dili |
sonunda yalnız kaldık |
alone at last expr. |
|
| 143 |
Konuşma Dili |
şarkının sonunda |
at the end of the song expr. |
|
| 144 |
Konuşma Dili |
günün sonunda |
at the end of the day expr. |
|
| 145 |
Konuşma Dili |
köprünün sonunda |
at the end of the bridge expr. |
|
| 146 |
Konuşma Dili |
o gecenin sonunda |
late that night expr. |
|
| 147 |
Konuşma Dili |
hayatta çabalar durursun ve sonunda da ölür gidersin |
labtyd (life’s a bitch, then you die) expr. |
|
| 148 |
Konuşma Dili |
hayat çok acımasız ve sonunda da ölüm var |
labtyd (life’s a bitch, then you die) expr. |
|
| 149 |
Konuşma Dili |
günün sonunda her şey iyi olacak |
it'll be all right on the night expr. |
|
| 150 |
Konuşma Dili |
sonunda, geç bile oldu/kaldı |
(it's) about time expr. |
|