tag - Türkçe İngilizce Sözlük

tag

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

tag — Definition

Anlamı ve Tanımı:
etiket, işaretlemek
Okunuş (IPA):
(AmE /tæɡ/ – BrE /tæɡ/)
Terim Türü:
İsim: tag (tags); Fiil: tag (tags – tagged – tagging)
tanımlayıcı küçük parça; bu parçayla işaretleme eylemidir. Eski İskandinav kökenli sözcük, tanımlama fikrini fiziksel ve dijital bağlama taşır.
Eş Anlamlılar:
label, mark
Zıt Anlamlılar:
unlabel

"tag" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 98 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
tag i. etiket
Assign a tag to that group of information you've just gathered.
Yeni topladığınız bu bilgi grubuna bir etiket atayın.

More Sentences
tag f. etiketlemek
We will tag the penguin and leave it where we found it.
Pengueni etiketleyip bulduğumuz yere bırakacağız.

More Sentences
Genel
tag i. fiş
May I see your claim tags?
Talep fişlerinizi görebilir miyim?

More Sentences
tag i. kovalamaca
Do you want to play tag?
Kovalamaca oynamak ister misin?

More Sentences
tag i. isimlik
Every soldier wears metal name tags.
Her asker metal isimlikler takar.

More Sentences
tag i. ebelemece
I used to play tag all the time!
Eskiden hep ebelemece oynardım!

More Sentences
tag i. lakap
He earned the tag of 'Braveheart' for his bravery.
Cesaretinden dolayı 'Cesur Yürek' lakabını kazandı.

More Sentences
tag i. değil mi sorusu
Tags are statements that end with a short question, like 'it's fine, isn't it?'.
Değil mi soruları, "sorun yok, değil mi?" örneğindeki gibi kısa bir soruyla biten ifadelerdir.

More Sentences
tag i. grafiti
I was arrested for the tag I drew on a church wall.
Bir kilise duvarına çizdiğim grafiti yüzünden tutuklandım.

More Sentences
tag i. plaka
I was fined because one of the car's tags was missing.
Arabanın plakalarından biri kayıp olduğu için para cezası aldım.

More Sentences
tag f. etiket takmak
You aren't wearing your name tag.
İsim etiketini takmıyorsun.

More Sentences
tag f. eklemek
At the same time, we shall tag a training programme for bank managers on to it.
Aynı zamanda, banka yöneticileri için bir eğitim programını da buna ekleyeceğiz.

More Sentences
tag f. sobelemek
He fell down right after he tagged me!
Beni sobeledikten hemen sonra yere düştü!

More Sentences
tag f. grafitiyle ismini yazmak
The owner of that car you tagged your name on is looking for you!
Üzerine grafitiyle ismini yazdığın arabanın sahibi seni arıyor!

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
tag i. etiket
Assign a tag to that group of information you've just gathered.
Yeni topladığınız bu bilgi grubuna bir etiket atayın.

More Sentences
tag f. etiket takmak
You aren't wearing your name tag.
İsim etiketini takmıyorsun.

More Sentences
Hukuk
tag i. takip cihazı
I am out of jail, but they put a tag on my ankle.
Hapisten çıktım ama bileğime bir elektronik takip cihazı taktılar.

More Sentences
Teknik
tag i. fiş
May I see your claim tags?
Talep fişlerinizi görebilir miyim?

More Sentences
tag i. etiket
Assign a tag to that group of information you've just gathered.
Yeni topladığınız bu bilgi grubuna bir etiket atayın.

More Sentences
Bilgisayar
tag i. künye
My tag says I'm allowed on this road until 2023.
Künyemde 2023'e kadar yola çıkabileceğim yazıyor.

More Sentences
Telekom
tag i. etiket
Assign a tag to that group of information you've just gathered.
Yeni topladığınız bu bilgi grubuna bir etiket atayın.

More Sentences
Genel
tag i. beylik laf
tag i. rozet
tag i. yafta
tag i. püskül
tag i. çok sık kullanılan laf
tag i. artık
tag i. saçak
tag i. pusula
tag i. elim sende oyunu
tag i. koşmaca
tag i. ceza makbuzu
tag i. perçem
tag i. ünlü söz
tag i. bağcık ucu
tag i. ayakkabı kulağı
tag i. meşhur laf
tag i. fış
tag i. takma ad veya kişisel bir sembolden oluşan duvar yazısı
tag i. meşhur söz
tag i. yazının sonuna eklenen (imza gibi) süs
tag i. program sonunda yapılan kısa açıklama
tag i. teyel
tag i. tomar
tag i. dolaşık yün veya tüy tutamı
tag i. kısa alıntı
tag i. ebelemece oyunu
tag i. yakalamaca oyunu
tag f. kırkmak (koyun)
tag f. ebelemek
tag f. peşini bırakmamak
tag f. seçmek
tag f. kafiye bulmak
tag f. peşinden koşturmak
tag f. isimlik takmak
tag f. kovalamak
tag f. yafta koymak
tag f. fiş takmak
tag f. birleştirmek
tag f. koyun kırkmak
tag f. arkasına takılmak
tag f. lakap takmak
tag f. isim vermek
tag f. peşine takılmak
tag f. isimlendirmek
tag f. adlandırmak
tag f. yaftalamak
tag f. duvara ismini yazmak
tag f. topla vurmak
tag f. ebelemek
tag f. sorumlu tutmak
tag f. trafik cezası yazmak
tag f. trafik cezası kesmek
tag f. yündeki dolaşıklığı çözmek
tag f. etiket koymak
tag f. birini oyun dışı bırakmak
tag f. işaretlemek
Konuşma Dili
tag f. (duvara veya ağaca vb) şafak atmak
Ticaret/Ekonomi
tag i. mallara konulan fiyat etiketleri
Hukuk
tag i. elektronik takip cihazı
Teknik
tag i. biçim imi
tag i. kuyruk ucu
tag i. tike
tag i. teg
tag i. yönlendirme imi
Bilgisayar
tag i. biçim
tag i. bilgi imi
tag i. html'de dökümana biçim vermek için kullanılan etiketler
tag i. im
tag f. imlemek
Telekom
tag i. elektronik etiket
Demiryolu
tag i. kartela
tag i. tartı etiketi
tag i. tike
Deniz Biyolojisi
tag i. marka
Zooloji
tag i. bir hayvanın gövdesinden farklı renkte olan kuyruk ucu
Balıkçılık
tag i. yapay bir sinek gövdesine bağlanmış tel
Dilbilim
tag i. eklenti

"tag" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
tag line i. slogan
name tag i. yaka kartı
name tag i. isim kartı
marking tag i. işaretleme etiketi
price tag i. fiyat etiketi
dog tag i. tasma kimliği
address tag i. adres etiketi
tag end i. sarkık uç
tag label i. etiket
ear tag i. kulak mühürü (hayvanlara yapılan)
name tag i. isimlik
tag holder i. etiketlik
octopus tag i. bir çocuk oyunu
marking tag i. künye
playing tag i. yakalamaca/kovalamaca oyunu
playing tag i. ebelemece oyunu
collar name tag i. yaka kartı
dog tag i. künye
dog tag i. askeri kimlik kolyesi
dog tag i. tasma plakası
swing tag i. (giysiye takılan/giysinin üzerinden) sallanan etiket
tag value i. etiket değeri
tag end i. son kısım
collar tag i. yaka isimliği
collar name tag i. yaka isimliği
skin tag i. et beni
security tag i. emniyet etiketi
tag and rag i. en alt seviyedeki insan güruhu
tag question i. teyit sorusu
tag line i. son sözler
tag-rag i. ayaktakımı
tag-rag i. toplumun avam kesimi
tag sale i. garaj satışı
tag end i. son
tag-rag i. toplumun en alt kesimi
tag line i. (konunun altını çizen) kapanış sözleri
tag sale i. ikinci el ev eşyalarının üzerine etiket koyularak satılması
tag question i. ikinci el ev eşyalarının üzerine etiket koyularak satılması
tag end i. en son kısım
tag question i. değil mi sorusu
tag day i. her bir katılımcıya etiket vererek, koleksiyonerlerin hayır fonuna katkıda bulunmalarının sağlandığı gün
tag end i. en son bölüm
tag question i. garaj satışı
rag-tag i. ayaktakımı
treasury tag i. kağıtları bir arada tutmakta kullanılan metal uçlu kısa kablo
producer tag i. prodüktör etiketi
tag game i. ebelemece
price tag i. değer
price tag i. ücret
price tag i. fiyat
price tag i. bedel
price tag i. maliyet
tag along behind f. arkasından gelmek
tag along with f. beraber gelmek (meraktan veya çıkar elde etme umuduyla biriyle)
tag behind f. arkasından gitmek
tag behind f. peşine takılmak
tag along f. peşini bırakmamak
tag along after f. peşine takılmak
tag along behind f. arkasından gitmek
tag someone as f. birine (birşeyin) damgası vurmak
tag along after f. arkasından gelmek
tag along after f. beraber gitmek (meraktan veya çıkar elde etme umuduyla biriyle)
tag along behind f. peşine takılmak
tag along after f. beraber gelmek (meraktan veya çıkar elde etme umuduyla biriyle)
tag along with f. peşine takılmak
tag behind f. arkasından gelmek
tag someone with f. birinin üstüne atmak
tag along with f. beraber gitmek (meraktan veya çıkar elde etme umuduyla biriyle)
tag someone with f. bir şeyi birine yüklemek
tag after f. arkasından gitmek
tag along after f. arkasından gitmek
tag after f. kovalamak
tag after f. peşine takılmak
tag along f. peşine takılmak
tag on f. üzerini etiketlemek
tag after f. peşini bırakmamak
tag after f. arkasından gelmek
tag someone as f. birine belirli bir damga vurmak
pin a name tag f. yaka kartı takmak
clip a name tag f. isimlik takmak
have a name tag on f. yaka kartı takmak
wear a name tag on f. isimlik takmak
have a name tag on f. isimlik takmak
wear a name tag on f. yaka kartı takmak
pin a name tag f. isimlik takmak
clip a name tag f. yaka kartı takmak
play tag f. elim sende oynamak
play tag f. kovalamaca oynamak
tag-team f. güreş takımında güreşmek
tag-team f. bir aktivitede münavebeli olarak beraber çalışmak
tag-team f. bir kişiyi sırayla sorgulamak ya da azarlamak
Öbek Fiiller
tag on f. (bir şeyi bir yere) tutturmak
tag on f. iliştirmek
tag on f. (bir yere bir şey) eklemek
tag on f. (kondüktör/muavin) okuyucu ile bileti taramak
tag off f. toplu taşıma ücreti ödemek için vardığı yerde makineye bileti/fişi okutmak
tag on f. ekleyivermek
tag along behind (someone) f. (biriyle) beraber gelmek/gitmek
tag along behind (someone) f. (birinin) peşine takılmak
tag along after (someone) f. (birinin) arkasından gelmek/gitmek
tag along after (someone) f. (biriyle) beraber gelmek/gitmek
tag along behind (someone) f. (birinin) arkasından gelmek/gitmek
tag along after (someone) f. (birinin) peşine takılmak
Konuşma Dili
dog tag i. kişisel eşyalardaki isim etiketi
dog tag i. yaka kartı
play phone tag f. birbirini arayıp bir türlü müsait denk getirememek
play phone tag f. birbirini sırayla arayıp bir türlü ulaşamamak
play telephone tag f. birbirini sırayla arayıp bir türlü ulaşamamak
play telephone tag f. birbirini arayıp bir türlü müsait denk getirememek
toe-tag f. ölen kişinin morgda baş parmağına etiket takmak
toe tag f. ölen kişinin morgda baş parmağına takılan etiket
toe tag f. ölen kişinin morgda kimliğini belirlemek için ayak baş parmağına takılan kağıt/kart
toe-tag f. ölen kişinin morgda kimliğini belirlemek için ayak baş parmağına bir kağıt/kart takmak
tag you're it! expr. (sobe) ebe sensin!
Deyim
rag, tag, and bobtail i. ayaktakımı
phone tag i. birbirini arayıp bir türlü müsait denk getirememe
phone tag i. birbirini sırayla arayıp bir türlü ulaşamama
put a price tag on something f. fiyat söylemek
put a price tag on something f. fiyat/paha biçmek
put a price tag on something f. fiyat vermek
Ticaret/Ekonomi
product tag i. ürün etiketi
tag-along right i. birlikte satma hakkı
tag-mediated s. etiket aracılı
Hukuk
electronic tag i. takip cihazı
electronic tag i. elektronik takip cihazı
Teknik
metal tag seal i. mühür plakası
tag format i. etiket deseni
number tag i. etiket
tag converting unit i. etiket dönüştürme birimi
tag image file format i. etiket görüntü dosya biçemi
tag axle lift i. dingil kaldırma tertibatı
tag axle i. sevk tekerleği aksı
lowering the tag axle i. avare dingilin indirilmesi
accident prevention tag i. kaza önlemek için kullanılan işareti levhası
lock out tag out i. kilitleme ve etiketleme
tag for routes i. yönler için etiket
external tag i. dış etiket
tag axle lift i. avare dingil kaldırma tertibatı
steering tag axle i. dümenlenebilir taşıyıcı dingil
the tag bogie leaf spring suspension i. çiftli aks grubu
lower tag axle lift i. kaldırma pistonu
raising the tag axle i. avare dingilin kaldırılması
tag format i. etiket biçimi
tag axle lift i. avare dingil
tag image file format i. etiket görüntü dosya biçimi
marking tag i. işaretleme etiketi
name tag i. ad etiketi
triage tag i. triyaj etiketi
data tag i. veri etiketi
voice tag i. ses etiketi