| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | drizzle f. | çiselemek | ||
|
We continued our walk, even if it was drizzling. Yağmur çiseliyor olsa da yürüyüşümüze devam ettik. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | drizzle i. | çiseleme | ||
|
Check the weather app to see if there is a chance of drizzle or rain. Çiseleme veya yağmur ihtimali olup olmadığını görmek için hava durumu uygulamasını kontrol edin. More Sentences |
||||
| Genel | drizzle i. | çiseleyen yağmur | ||
|
A quarrel between husband and wife is like a spring day's drizzle. Karı koca arasındaki bir kavga, bir bahar gününün çiseleyen yağmuruna benzer. More Sentences |
||||
| Genel | drizzle f. | çiselemek | ||
|
We continued our walk, even if it was drizzling. Yağmur çiseliyor olsa da yürüyüşümüze devam ettik. More Sentences |
||||
| Genel | drizzle f. | serpiştirmek | ||
|
Don't forget to drizzle the garlic sauce in the process of serving. Servis sırasında sarımsaklı sosu serpiştirmeyi unutmayın. More Sentences |
||||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | drizzle i. | çiseleyen yağmur | ||
|
A quarrel between husband and wife is like a spring day's drizzle. Karı koca arasındaki bir kavga, bir bahar gününün çiseleyen yağmuruna benzer. More Sentences |
||||
| Meteoroloji | drizzle f. | çiselemek | ||
|
We continued our walk, even if it was drizzling. Yağmur çiseliyor olsa da yürüyüşümüze devam ettik. More Sentences |
||||
| Meteoroloji | drizzle f. | serpiştirmek | ||
|
Don't forget to drizzle the garlic sauce in the process of serving. Servis sırasında sarımsaklı sosu serpiştirmeyi unutmayın. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | drizzle i. | serpinti | ||
| Genel | drizzle i. | ince yağmur | ||
| Genel | drizzle i. | çise | ||
| Genel | drizzle i. | ahmak ıslatan (yağmur) | ||
| Genel | drizzle i. | çisenti | ||
| Genel | drizzle i. | ahmak ıslatan | ||
| Genel | drizzle i. | azar azar akma | ||
| Genel | drizzle i. | (sıvı) yavaşça sızması | ||
| Genel | drizzle i. | (fikir, tutum) yavaş ve azar azar ortaya çıkma | ||
| Genel | drizzle f. | tozarmak | ||
| Genel | drizzle f. | serpmek | ||
| Genel | drizzle f. | atıştırmak | ||
| Genel | drizzle f. | ufak damlalarla ıslatmak | ||
| Genel | drizzle f. | ince ince dökmek | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | drizzle f. | çiselemek (yağmur) | ||
| Mutfak | ||||
| Mutfak | drizzle f. | (sıvıyı) yemeğin üzerine damlatmak | ||
| Mutfak | drizzle f. | (sıvıyı) yemeğin üzerine hafifçe dökmek | ||
| Botanik | ||||
| Botanik | drizzle i. | tal | ||
| Meteoroloji | ||||
| Meteoroloji | drizzle i. | çişe | ||
| Meteoroloji | drizzle i. | çisenti | ||
| Meteoroloji | drizzle i. | hafif yağmur | ||
| Argo | ||||
| Argo | drizzle i. | su | ||
| Argo | drizzle f. | çiş yapmak | ||
| Argo | drizzle f. | işemek | ||
| İngilizce | Türkçe | |
|---|---|---|
| Genel | ||
| Genel | light drizzle (of rain) i. | ahmak ıslatan |
| Öbek Fiiller | ||
| Öbek Fiiller | drizzle down f. | (birinin veya bir şeyin) üzerine yağmak |
| Öbek Fiiller | drizzle down f. | (birinin veya bir şeyin) üzerine yağmur inmek |
| Öbek Fiiller | drizzle down f. | üzerine yağmur indirmek |
| Mutfak | ||
| Mutfak | drizzle cake i. | fırından çıkınca üzerine şurup gezdirilen pandispanya |
| Meteoroloji | ||
| Meteoroloji | freezing drizzle i. | donan çisenti |