| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | saloon i. | salon | ||
|
The local government closed all bars and saloons. Yerel yönetim tüm bar ve salonları kapattı. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | saloon i. | salon (yolcu gemisinde) | ||
|
The captain came to the saloon and chatted with the passengers. Kaptan salona gelerek yolcularla sohbet etti. More Sentences |
||||
| Genel | saloon i. | bar | ||
|
The cowboy kicked the saloon's door. Kovboy barın kapısını tekmeledi. More Sentences |
||||
| Genel | saloon i. | binek arabası (körüksüz) | ||
| Genel | saloon i. | meyhane | ||
| Genel | saloon i. | galeri | ||
| Genel | saloon i. | lüks salon | ||
| Genel | saloon i. | sürücüyle yolcu arasında ayırıcı bölme bulunmayan kapalı araba | ||
| Genel | saloon i. | dükkan | ||
| Genel | saloon i. | büyük araba | ||
| Genel | saloon i. | büyük salon | ||
| Genel | saloon i. | önemli birinin evinde verdiği sosyetik davet | ||
| Genel | saloon i. | (barda) oturma salonu | ||
| Genel | saloon i. | sedan araba | ||
| Demiryolu | ||||
| Demiryolu | saloon i. | dinlenme odası gibi işlevleri olan tren vagonu | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | saloon i. | gemi salonu | ||