size - Türkçe İngilizce Sözlük

size

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

size — Definition

Anlamı ve Tanımı:
boyut, ölçü
Okunuş (IPA):
(AmE /saɪz/ – BrE /saɪz/)
Terim Türü:
İsim: size (sizes)
Bu sözcük, bir nesnenin kapladığı alan veya hacmi tanımlar. Fransızca assise kökünden evrilmiştir. Fiziksel ölçüm ve sınıflandırma bağlamlarında temel kavramdır.
Eş Anlamlılar:
dimension
Zıt Anlamlılar:
insignificance

"size" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 86 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
size i. büyüklük
With feet that size, you must be having problems with walking.
Bu büyüklükteki ayaklarla yürümeniz zor oluyordur herhalde.

More Sentences
size i. ölçü
Italiatour, Eurofly and the IT services company Sigma Travel will be drastically reduced in size, if not abolished.
Italiatour, Eurofly ve bilişim hizmetleri şirketi Sigma Travel, lağvedilmese bile büyük ölçüde küçültülecektir.

More Sentences
size i. boyut
Despite its relatively small size, Macao has an extraordinary bridging function.
Nispeten küçük boyutuna rağmen Macao olağanüstü bir köprü işlevine sahiptir.

More Sentences
Genel
size i. numara (ayakkabı için)
I think the size 4 will fit you fine.
4 numaranın size çok yakışacağını düşünüyorum.

More Sentences
size i. beden (elbise için)
Can I get this shirt in a smaller size?
Bu gömleğin bir küçük bedenini alabilir miyim?

More Sentences
size i. boy
It’s suitable for dogs of all sizes and ages.
Her boy ve yaştaki köpekler için uygundur.

More Sentences
size i. hacim
The grey economy is also very large, but there are no reliable evaluations of its size.
Gri ekonomi de çok büyüktür, fakat hacmi konusunda güvenilir değerlendirmeler yoktur.

More Sentences
size f. büyüklüğüne göre ayırmak
The logs are sized and selected before loading.
Tomruklar yüklemeden önce büyüklüğüne göre ayrılır ve seçilir.

More Sentences
size f. boyutlandırmak
The two groups each used different methods to size up the proton.
Her iki grup da protonu boyutlandırmak için farklı yöntemler kullandı.

More Sentences
size f. değerlendirmek
He sized up the situation and acted immediately.
Durumu değerlendirdi ve hemen harekete geçti.

More Sentences
size f. (belirli) bedende üretmek
These shirts are sized for adults only.
Bu gömlekler sadece yetişkin bedenlerinde üretilmiştir.

More Sentences
Ticaret/Ekonomi
size i. hacim
The grey economy is also very large, but there are no reliable evaluations of its size.
Gri ekonomi de çok büyüktür, fakat hacmi konusunda güvenilir değerlendirmeler yoktur.

More Sentences
Teknik
size i. boyut
Despite its relatively small size, Macao has an extraordinary bridging function.
Nispeten küçük boyutuna rağmen Macao olağanüstü bir köprü işlevine sahiptir.

More Sentences
size i. boy
It’s suitable for dogs of all sizes and ages.
Her boy ve yaştaki köpekler için uygundur.

More Sentences
size i. büyüklük
With feet that size, you must be having problems with walking.
Bu büyüklükteki ayaklarla yürümeniz zor oluyordur herhalde.

More Sentences
size i. ebat
Tom couldn't assemble the bed because he didn't have the right sized Allen key.
Tom, doğru ebatta alyan anahtarı olmadığı için karyolanın montajını yapamadı.

More Sentences
size i. ölçü
Italiatour, Eurofly and the IT services company Sigma Travel will be drastically reduced in size, if not abolished.
Italiatour, Eurofly ve bilişim hizmetleri şirketi Sigma Travel, lağvedilmese bile büyük ölçüde küçültülecektir.

More Sentences
Otomotiv
size i. ebat
Tom couldn't assemble the bed because he didn't have the right sized Allen key.
Tom, doğru ebatta alyan anahtarı olmadığı için karyolanın montajını yapamadı.

More Sentences
Medikal
size i. cüsse
Tom is nearly twice your size.
Tom neredeyse senin cüssenin iki katı.

More Sentences
Gıda
size i. boyut
Despite its relatively small size, Macao has an extraordinary bridging function.
Nispeten küçük boyutuna rağmen Macao olağanüstü bir köprü işlevine sahiptir.

More Sentences
size i. ölçü
Italiatour, Eurofly and the IT services company Sigma Travel will be drastically reduced in size, if not abolished.
Italiatour, Eurofly ve bilişim hizmetleri şirketi Sigma Travel, lağvedilmese bile büyük ölçüde küçültülecektir.

More Sentences
İstatistik
size i. büyüklük
With feet that size, you must be having problems with walking.
Bu büyüklükteki ayaklarla yürümeniz zor oluyordur herhalde.

More Sentences
Genel
size i. çiriş
size i. önemli miktar
size i. boy (şişe/kutu için)
size i. ahar
size i. apre
size i. uzam
size i. çap
size i. tutkal
size i. durum
size i. beden
size i. oylum
size i. numara
size i. kıdemli olma
size i. yetkinlik
size i. güvenilirlik
size i. nüfuzlu olma
size i. gerçek durum
size i. mevcut vaziyet
size i. gerçek karakter
size i. esas kimlik
size i. gerçek önem
size f. tutkallamak
size f. çirişlemek
size f. (askerleri) hizaya dizmek
size f. (insanları) konuşlandırmak
size f. ölçüp biçmek
size f. eşit olmak
size f. denk olmak
size f. kıyas götürmek
size f. artmak
size f. çoğalmak
size f. büyümek
size f. (kağıdı) suya dayanıklı hale getiren maddeyle işlemek
size f. (kumaşı) haşıllamak
size f. aprelemek
size f. apre uygulamak
size f. (keçeyi) sertleştirmek
size f. (keçeyi) kompakt hale getirmek
Konuşma Dili
size i. genel gidişat
size i. genel durum
size i. durum özeti
Ticaret/Ekonomi
size i. cesamet
Teknik
size i. beden
size i. haşıl
size i. numara
size i. sığa
size i. iplik numarası
size i. iplik numaralandırma sistemi
size i. grafik boyutu
size i. grafikte kenarlık sayısı
size i. bir tür inci ölçüm cihazı
size f. (metali) basınç uygulayarak kalıpla şekillendirmek
Bilgisayar
size expr. boyutlandır
Tekstil
size i. beden
size f. (kıyafeti) defolara karşı kontrol etmek
Gıda
size i. irilik
Sinema
size i. format
Matbaa
size i. mürekkep yerine kullanılan yapışkan dokulu bir madde
Osmanlıca
size f. aharlamak
Eski Kullanım
size i. (özellikle üniversitede) yemekhane porsiyonu
size f. sabitlemek
size f. standart hale getirmek
size f. belirli hale getirmek
size f. (öğrenci) yemek bursu talep etmek

"size" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 3 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
size you zm.
Do this and see what answer you are given.
Bunu yapın ve size ne cevap verildiğini görün.

More Sentences
Konuşma
size to you expr.
This is what I have to say to you.
Size söyleyeceklerim bunlar.

More Sentences
size for you expr.
Mr President-in-Office of the Council, I therefore have some very specific questions for you.
Sayın Konsey Dönem Başkanı, bu nedenle size çok özel bazı sorularım var.

More Sentences

"size" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
grain size analysis i. tane büyüklüğü analizi
serving size i. porsiyon
Genel
family size i. geniş aile
sample size i. numune büyüklük
standard size i. normal boy
type size i. punto
book size i. kitap ebadı
grand size i. büyük boy
shoe size i. ayakkabı numarası
grain size analysis i. tane büyüklüğü analizi
maximum size i. en büyük boy
newspaper size i. gazete firması
size constancy i. boyut sabitliği
lot size i. öbek büyüklüğü
nominal size i. nominal büyüklük
unit size i. birim büyüklüğü
body size i. vücut ölçüsü
size of assets i. aktif hacmi
grand size i. büyük beden
market size i. piyasa ebadı
unit size i. tane
sample size i. örnek boyutu
huge size i. battal boy
shoe size i. ayak numarası
king size i. battal boy
medium size i. orta boy
step size i. adım boyu
company size i. şirket büyüklüğü
class size i. sınıf mevcudu
average size i. ortalama büyüklük
austenite grain size i. ostenit tane büyüklüğü
sample size i. numune ölçüsü
sample size i. örnek hacmi
word size i. sözcük uzunluğu
size 0 i. sıfır beden
size zero i. sıfır beden
ring size i. yüzük ölçüsü
dispenser size water i. damacana su
dispenser size bottled water i. damacana su
5 gallon dispenser size bottled water i. damacana su
picture size i. resim ölçüsü
picture size i. resim boyutu
shoe size i. ayakkabı ölçüsü
king-size bed i. 198 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
queen-size bed i. 153 x 203 cm boyutlarında iki kişilik yatak
foot size i. ayak numarası
bite size chocolate i. tek/bir lokmalık çikolata
bite size chocolate i. tek/bir ısırımlık çikolata
right size i. doğru boyut
correct size i. doğru boyut
ticket size i. bilet boyutu
body size i. vücut büyüklüğü
life-size dummy i. gerçek boyutlu manken/model/maket
national size i. ulusal boyut
real size i. gerçek boyut
leg size i. bacak boyu
leg size i. bacak boyutu
bigger size i. daha büyük beden
sheer size i. büyük beden
economy size i. ekonomik boy
regular size i. orta boyut
plus-size i. büyük beden giyen kimse
plus-size i. giyimde büyük beden kategorisi
plus-size i. büyük beden kıyafet
size [obsolete] i. sabit standart
size [obsolete] i. varsayılan durum
size roll i. ruloya ait kağıt parçası
size roll i. rulo parşömeni
size [obsolete] i. değişmez özellik
sheer size i. müthiş büyüklük
size comparison i. boyut karşılaştırması
sheer size i. muazzam büyüklük
size comparison i. boyut kıyaslaması
size up f. değer biçmek
size up f. anlamaya çalışmak
size up f. tartmak
size up f. ölçüp biçmek
size up f. not vermek
size somebody up f. numarasını vermek
size up f. eşit olmak
change size f. büyüklüğü değiştirmek
size up f. -in nasıl bir şey olduğunu anlamak
size up f. -in nasıl bir biri olduğunu anlamak
size-up f. tartmak
cut down to size f. küçültüp gerçek boyutlarına döndürmek
reach a certain size f. (şirket vb.) belirli bir büyüklüğe gelmek
reach a certain size f. (şirket vb.) belli bir büyüklüğe gelmek
reach a certain size f. (şirket vb.) belirli bir büyüklüğe ulaşmak
reach a certain size f. (şirket vb.) belli bir büyüklüğe ulaşmak
enlarge the size of f. boyutunu büyütmek
try something on for size f. (üzerine olup olmadığını görmek için) giysi denemek
measure the size f. ölçü almak
measure the size of f. ölçüsünü almak
middle size s. orta boy
a size too big s. bir numara büyük
all of a size s. hepsi aynı büyüklükte
life size s. doğal boyutlarında
life size s. doğal ölçüsünde
king-size s. büyük boy
half size s. yarım boy
half size s. yarı ölçekli
life-size s. doğal büyüklükte (resim/heykel)
king-size s. aile boyu
half-size s. yarı boyut
size-based s. büyüklüğe dayalı
one-size-fits-all s. herkese uyan
middle-size s. orta boy
full-size s. gerçek boyutlu
life-size s. gerçek boyutlu
full-size s. gerçeğe uygun boyutta
life-size s. gerçeğe uygun boyutta
pint-size s. ufak tefek
large-size s. geniş beden
large-size s. geniş
large-size s. büyük beden
large-size s. büyük
king-size s. esas
king-size s. ciddi
king-size s. çok büyük
king-size s. önemli
king-size [us] s. battal boy yatağa uygun olan
bite-size s. kolaylık sağlamak için küçük parçalara ayrılmış
bite-size s. tek lokmalık
queen-size s. ortalamadan daha büyük boyutlu
queen-size s. büyük beden kadın kıyafeti ile ilgili
medium-size s. orta boy
moderate-size s. orta büyüklükte
moderate-size s. orta boyda
giant-size s. dev boyda
plus-size s. büyük beden kıyafet giyen
plus-size s. fazla kilolu (kimse)
-size s. … boy
-size s. … ağırlığında
-size s. … ebadında
small-size s. küçük boy
small-size s. küçük ölçekli
pocket-size s. minik
pocket-size s. cep boy
pocket-size s. ufak
pocket-size s. küçük
full-size s. büyük boy
full-size s. standart boyutta
full-size s. battal boy
full-size s. normal boyutta
in size zf. cismen
for size zf. belirleyerek
for size zf. tartarak
for size zf. ölçerek
for size zf. farklı boyutlara göre
-size snk. … ölçülü anlamına gelen son ek