occurrence - Türkçe İngilizce Sözlük

occurrence

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

occurrence — Definition

Anlamı ve Tanımı:
olay, vukuat
Okunuş (IPA):
(AmE /əˈkɜːrəns/ – BrE /əˈkɜːrəns/)
Terim Türü:
İsim: occurrence (occurrences)
Gerçekleşen bir durum veya olayın kendisini tanımlayan kelimedir. Occur fiilinden türemiştir. Resmî ve istatistiksel anlatılarda kayıt altına alınan olayı belirtir

"occurrence" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 34 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
occurrence i. olay (meydana gelen herhangi bir)
Wild boars in the campsite are a rare occurrence.
Kamp alanında yaban domuzu olması nadir bir olaydır.

More Sentences
occurrence i. meydana gelme
I also want to prevent the occurrence of anything like what recently happened in Germany.
Ayrıca yakın zamanda Almanya'da yaşananlara benzer bir olayın meydana gelmesini de önlemek istiyorum.

More Sentences
occurrence i. olay
This crime, however, is a daily occurrence at European Union borders.
Ancak bu suç, Avrupa Birliği sınırlarında her gün yaşanan bir olaydır.

More Sentences
occurrence i. oluşum
This pill reduces the occurrence of migraine attacks.
Bu hap migren ataklarının oluşumunu azaltır.

More Sentences
Hukuk
occurrence i. meydana gelme
I also want to prevent the occurrence of anything like what recently happened in Germany.
Ayrıca yakın zamanda Almanya'da yaşananlara benzer bir olayın meydana gelmesini de önlemek istiyorum.

More Sentences
Teknik
occurrence i. ortaya çıkma
An important reason for the occurrence of stomach cancer is the use of alcohol.
Mide kanserinin ortaya çıkmasının önemli bir nedeni alkol kullanımıdır.

More Sentences
occurrence i. olay
This crime, however, is a daily occurrence at European Union borders.
Ancak bu suç, Avrupa Birliği sınırlarında her gün yaşanan bir olaydır.

More Sentences
Genel
occurrence i. olma
occurrence i. çıkma
occurrence i. oluş
occurrence i. vaka
occurrence i. vuku
occurrence i. hadise
occurrence i. bulunma
occurrence i. terekküp
occurrence i. vuku bulma
occurrence i. zuhur
occurrence i. gerçekleşen önemli şey
occurrence i. meydana gelen şey
occurrence i. vukuat
occurrence i. gözükme
occurrence i. belirme
Ticaret/Ekonomi
occurrence i. gerçekleşmişlik
Hukuk
occurrence i. vaka
occurrence i. vuku bulma
Teknik
occurrence i. meydana çıkma
Medikal
occurrence i. meydana geliş sıklığı
Dilbilim
occurrence i. tekrar sıklığı
Dini
occurrence i. hristiyan bayramlarının gerçekleşmesi
Jeoloji
occurrence i. doğal madde veya oluşumun belirli yerdeki varlığı
occurrence i. bir yerde doğal mineral oluşumu
occurrence i. bir yerde doğal kayaç oluşumu
occurrence i. bir yerde doğal çökelti oluşumu
Osmanlıca
occurrence i. taayyün

"occurrence" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 32 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
non-occurrence i. meydana gelmeme
non-occurrence i. vuku bulmama
familiar occurrence i. bilindik/tanıdık olay veya oluşum
co-occurrence i. denk gelme
co-occurrence i. çakışma
co-occurrence i. aynı zamanda olma
prevent the occurrence of f. olmasını önlemek
prevent the occurrence of f. olmasını engellemek
İfadeler
occurrence of expr. ortaya çıkışı
Konuşma Dili
occurrence of earthquake i. deprem olması
Ticaret/Ekonomi
co-occurrence i. birlikte gerçekleşme
Hukuk
common occurrence i. vaka-i adiye
Sigortacılık
each and every occurrence expr. beher olay başına
any one occurrence expr. olay başına
Bilgisayar
skip occurrence expr. olay atla
Bilişim
entity occurrence i. öge varlığı
probability of occurrence i. ortaya çıkma olasılığı
probability of occurrence i. olma olasılığı
frequency of occurrence i. oluşum frekansı
frequency of occurrence i. rastlama sıklığı
Denizcilik
mean occurrence rate i. ortalama oluşma oranı
Medikal
occurrence of an illness i. hastalığın ortaya çıkması
occurrence of an illness i. hastalığın oluşması
İstatistik
frequency of non-occurrence i. görülmeyiş sıklığı
frequency of non-occurrence i. oluşmama sıklığı
frequency of non-occurrence i. meydana gelmeme sıklığı
Dilbilim
frequency of occurrence i. kullanım sıklığı
privilege of occurrence i. bulunma ayrıcalığı
co-occurrence restrictions i. eşdizimlilik sınırlaması
co-occurrence i. eşdizimlilik
Çevre
unusual occurrence i. anormal vuku bulma
probability of an earthquake occurrence i. deprem olma ihtimali