battered - Türkçe İngilizce Sözlük

battered

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

battered — Definition

Okunuş (IPA):
(AmE /ˈbætərd/ – BrE /ˈbætəd/)
Terim Türü:
Sıfat
Şiddetle yıpratılmış/dövülmüş olmayı niteleyen sözcüktür; mutfakta “battered fish” gibi kalıplarda hamur kaplı anlamı taşır. “Batter” fiilinin ortaç biçimi farklı alanlarda iki ana anlam üretmiştir

"battered" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 13 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
battered s. yıpranmış
The homeless woman was carrying a battered backpack.
Evsiz kadın yıpranmış bir sırt çantası taşıyordu.

More Sentences
battered s. dövülmüş (kimse)
We know that Marie Trintignant was battered to death by her French partner, the musician Bertrand Cantat.
Marie Trintignant'ın Fransız partneri müzisyen Bertrand Cantat tarafından ölesiye dövüldüğünü biliyoruz.

More Sentences
battered s. hırpalanmış
Tom Skeleton, the ancient stage doorkeeper, sat in his battered armchair, listening as the actors came up the stone stairs from their dressing rooms.
Yaşlı sahne kapıcısı Tom Skeleton, hırpalanmış koltuğunda oturmuş, oyuncuların soyunma odalarından taş merdivenlerden çıkışını dinliyordu.

More Sentences
battered s. yumruk yemiş
battered s. paralanmış
battered s. ezilmiş
battered s. hurdası çıkmış
battered s. vurulmuş
battered s. süt, yumurta, un, pane harcı vb ile kaplanmış
battered s. dövülmüş
battered s. (yemek) una-bulamaçla kaplanmış
İngiliz Argosu
battered s. kör kütük sarhoş
battered s. zil zurna sarhoş

"battered" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
be battered f. hırpalanmak
Genel
old and battered looking i. eski püskü
be battered f. darp edilmek
be battered f. hırpalanmak
wave-battered s. dalgalarla boğuşmuş
wave-battered s. dalgalar tarafından zarar görmüş
Konuşma Dili
bruised and battered s. yüzü gözü bereler içinde
bruised and battered s. bitap düşmüş
bruised and battered s. yorgunluktan perişan olmuş
bruised and battered s. yorgunluktan harap olmuş bir halde
bruised and battered s. yorgunluktan ayakta duramayacak halde
bruised and battered s. ağzı burnu çarşamba pazarına dönmüş
bruised and battered s. ağzı burnu dağılmış/kırılmış
bruised and battered s. yara bere içinde
Hukuk
battered woman defense i. kişinin örselenmiş kadın sendromundan muzdarip olduğu için cezai indirim talep eden hukuki savunma
İnşaat
battered pile i. yansı kazık
battered wall i. şevli duvar
battered pile i. eğik kazık
Medikal
battered woman syndrome i. şiddete uğramış kadın sendromu
Psikoloji
battered spouse syndrome i. şiddete maruz kalan eş sendromu
battered women's syndrome i. dayak yiyen kadın sendromu
battered child syndrome i. dayak yiyen çocuk sendromu
battered child syndrome i. hırpalanmış çocuk sendromu
battered women syndrome i. şiddete maruz kalan kadın sendromu
battered women's syndrome i. şiddete maruz kalan kadın sendromu
battered child syndrome i. şiddete maruz kalmış çocuk sendromu
battered woman/wife syndrome i. şiddet görmüş kadın/eş sendromu
battered wife syndrome i. örselenmiş kadın sendromu
battered woman's syndrome i. örselenmiş kadın sendromu
Mutfak
battered, deep fried patties of grated squash with dill i. mücver