meaningful - Türkçe İngilizce Sözlük

meaningful

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

meaningful — Definition

Anlamı ve Tanımı:
anlamlı
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmiːnɪŋfəl/ – BrE /ˈmiːnɪŋfʊl/)
Terim Türü:
Sıfat
İçerik veya etki bakımından değer taşıyanı niteleyen kelimedir. Meaning kökünden türemiştir. İlişki, çalışma ve iletişim anlatılarında derinlik ve değer vurgusu yapar.
Eş Anlamlılar:
significant, purposeful
Zıt Anlamlılar:
trivial

"meaningful" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
meaningful s. manidar
The couple exchanged meaningful glances but said nothing.
Çift birbirlerine manidar bakışlar attı ama hiçbir şey söylemedi.

More Sentences
meaningful s. anlamlı
Without more data we cannot make a meaningful comparison of the two systems.
Daha fazla veri olmadan iki sistem arasında anlamlı bir karşılaştırma yapamayız.

More Sentences
meaningful s. manalı
Genel
meaningful s. anlamlı
Without more data we cannot make a meaningful comparison of the two systems.
Daha fazla veri olmadan iki sistem arasında anlamlı bir karşılaştırma yapamayız.

More Sentences
Dilbilim
meaningful s. anlamlı
Without more data we cannot make a meaningful comparison of the two systems.
Daha fazla veri olmadan iki sistem arasında anlamlı bir karşılaştırma yapamayız.

More Sentences
Genel
meaningful s. önemli
meaningful s. değerli
meaningful s. mana dolu
meaningful s. amacı olan
meaningful s. ehemmiyetli

"meaningful" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 17 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
a meaningful whole i. anlamlı bir bütün
become meaningful f. anlamlı hale gelmek
become meaningful f. anlamlı olmak
find something meaningful f. anlamlı bulmak
find meaningful f. anlamlı bulmak
sound meaningful f. anlamlı gelmek
make something meaningful f. anlamlı kılmak
become meaningful f. anlamlı bir hal almak
become meaningful f. anlam kazanmak
be meaningful f. manidar olmak
create a meaningful whole f. anlamlı bir bütün oluşturmak
constitute a meaningful whole f. anlamlı bir bütün oluşturmak
meaningful in terms of timing s. zamanlama açısından manidar
İfadeler
rather meaningful expr. manidar
İstatistik
meaningful correlation i. anlamlı korelasyon
Dilbilim
meaningful drill i. anlamlı alıştırma
meaningful learning i. anlamlı öğrenme