occasion - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

occasion

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"occasion" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 30 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
occasion i. vesile
occasion i. fırsat
General
occasion f. sebebi olmak
occasion f. sebep olmak
occasion f. -e yol açmak
occasion i. mahal
occasion i. gerekçe
occasion i. olay
occasion i. neden
occasion i. lüzum
occasion i. sebep
occasion i. uygun zaman
occasion i. sefer
occasion i. hal
occasion i. zaman
occasion i. münasebet
occasion i. özel durum
occasion i. sıra
occasion i. meydan
occasion i. gereklik
occasion i. gerek
occasion i. şatafatlı kutlama
occasion i. ortam
occasion i. durum
occasion i. fırsat
occasion i. önemli gün
occasion i. etkinlik
Law
occasion vaziyet
Politics
occasion vesile
Technical
occasion elverişli durum

"occasion" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 71 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
on the occasion of ed. münasebetiyle
General
rise to the occasion f. kendini göstermek
furnish an occasion f. fırsat tanımak
rise to the occasion f. gerektiğinde lazım geleni yaparak işin üstesinden gelmek
not to occasion f. mahal vermemek
be equal to the occasion f. güçlüğün üstesinden gelmek
save something for the right occasion f. bir şeyi uygun bir zamana saklamak
turn a meal into a special occasion f. bir yemeği özel bir olaya dönüştürmek
dress appropriately for the occasion f. ortama/etkinliğe uygun giyinmek
special occasion i. özel durum
a great occasion i. büyük şans
sense of occasion i. duruma göre davranma
a rare occasion i. ender rastlanır durum
special occasion i. özel gün
social occasion i. sosyal etkinlik
right occasion i. doğru fırsat
equal to the occasion s. her ihtimale karşı hazır
occasion-based s. etkinlik bazlı
on occasion zf. zaman zaman
when occasion serves zf. fırsat düşünce
should the occasion arise zf. gereğinde
on occasion zf. bazen
on occasion zf. fırsat düştükçe
on occasion zf. ara sıra
on this occasion only zf. bir kereye mahsus
on this occasion only zf. bir sefere mahsus
on this occasion only zf. sadece bu seferlik
on this occasion only zf. sadece bu defalık
on occasion zf. fırsat oldukça
on the occasion of ed. dolayısıyla
on the occasion of ed. nedeniyle
on the occasion of ed. dolayısı ile
on the occasion of ed. vesilesiyle
with the occasion of ed. vesilesiyle
on the occasion of ed. -in şerefine
Phrases
as occasion requires duruma göre
as occasion serves fırsat buldukça
as occasion requires gereğinde
when occasion serves gereğinde
when occasion serves fırsat olunca
as occasion requires duruma göre gereğinde
on one occasion bir kez daha
on such an occasion böyle bir durumda
on one occasion yeniden
on that occasion bu olay üzerine
on this occasion bu olay üzerine
when the occasion arises yeri geldikçe
as the occasion arises sırası geldikçe
as the occasion arises yeri geldikçe
when the occasion arises sırası geldikçe
on this rare occasion bu nadir vakada
on this rare occasion her zaman ele geçmeyecek bu fırsat münasebetiyle
on this occasion bu olayda
on one occasion bir seferinde
on one occasion bir keresinde
at the first occasion ilk fırsatta
at one occasion bir seferinde
at one occasion bir keresinde
Colloquial
on every occasion her vesilede
on every occasion her fırsatta
on this significant occasion bu özel/önemli günde
Idioms
rise to the occasion üstesinden gelmek
leave something for another occasion başka bir vesileye/zamana bırakmak
leave for another occasion başka bir vesileye/zamana bırakmak
keep something for another occasion başka bir vesileye/zamana bırakmak
mark the occasion kutlamak
rise to the occasion gerekeni yapmak
Speaking
i would like to take this occasion to thank you all bu vesileyle hepinize teşekkür etmek istiyorum
at this occasion bu münasebetle
at this occasion bu fırsatla
another occasion bir başka vesile