sebep olmak - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

sebep olmak



"sebep olmak" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 29 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
sebep olmak cause f.
General
sebep olmak stir up f.
sebep olmak give f.
sebep olmak bring about f.
sebep olmak give rise to f.
sebep olmak beget f.
sebep olmak bring forth f.
sebep olmak cause f.
sebep olmak breed f.
sebep olmak incline f.
sebep olmak bring on f.
sebep olmak lead to f.
sebep olmak provoke f.
sebep olmak inspire f.
sebep olmak induce f.
sebep olmak occasion f.
sebep olmak yield f.
sebep olmak get f.
sebep olmak make f.
Phrasals
sebep olmak become grounds for (something) f.
sebep olmak bring about f.
sebep olmak contribute to f.
Idioms
sebep olmak give cause for f.
sebep olmak bring on f.
sebep olmak bring along f.
sebep olmak culminate in f.
Law
sebep olmak cause f.
Technical
sebep olmak incur f.
sebep olmak result in f.

"sebep olmak" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 82 sonuç

Türkçe İngilizce
General
kendini bir şey zannetmesine sebep olmak go to one's head f.
birinin işsiz kalmasına sebep olmak throw someone out of work f.
bir şeye sebep olmak touch something off f.
büyük bir kayba sebep olmak take a heavy toll f.
birinin dengesini kaybetmesine sebep olmak throw someone off balance f.
sıkıntıya sebep olmak cause trouble f.
sıkıntıya sebep olmak ail f.
şaşkınlığa sebep olmak create consternation f.
şaşkınlığa sebep olmak lead to confusion f.
şaşkınlığa sebep olmak cause surprise f.
şaşkınlığa sebep olmak fill something with consternation f.
şaşkınlığa sebep olmak create confusion f.
şaşkınlığa sebep olmak result in confusion f.
şaşkınlığa sebep olmak cause confusion f.
krize sebep olmak result in crisis f.
krize sebep olmak cause crisis f.
krize sebep olmak lead to crisis f.
-e sebep olmak prompt f.
değişikliğe sebep olmak cause change f.
değişikliğe sebep olmak lead to change f.
değişikliğe sebep olmak cause a change f.
değişikliğe sebep olmak bring about change f.
krize sebep olmak induce a crisis f.
yanlış anlaşılmaya sebep olmak cause misunderstanding f.
tehlikeye sebep olmak cause danger f.
gerginliğe sebep olmak create a tension f.
gerginliğe sebep olmak cause a tension f.
hastalığa sebep olmak cause disease f.
soruna sebep olmak cause a trouble f.
probleme sebep olmak cause a problem f.
ölüme sebep olmak cause death f.
ölüme sebep olmak lead to death f.
yalancı sancılara sebep olmak cause a false labor f.
şoförün olay yerinde ölmesine sebep olmak instantly kill the driver f.
geçici felce sebep olmak cause temporary paralysis f.
huzursuzluğa sebep olmak cause discontent f.
huzursuzluğa sebep olmak cause dissatisfaction f.
aklını başka yere vermesine sebep olmak distract f.
hayvan gibi davranmasına sebep olmak animalise f.
hayvan gibi davranmasına sebep olmak animalize f.
yeniden sebep olmak reincur f.
sıkıntıya sebep olmak eale [obsolete] f.
garipliğe sebep olmak kink f.
tuhaflıklara sebep olmak kink f.
kafa karışıklığına sebep olmak maffle [dialect] [uk] f.
sihirli bir şekilde sebep olmak magic f.
Phrasals
başlamasına sebep olmak bring on f.
kaçmasına sebep olmak bring off f.
ölümüne sebep olmak carry away f.
israf olmasına sebep olmak prey on f.
zayıf düşmesine sebep olmak prey on f.
birinin suçluymuş gibi hissetmesine sebep olmak guilt out f.
(bir şeyin) yıkılmasına sebep olmak bring something crashing down (around one) f.
(bir yapının) çökmesine sebep olmak bring something crashing down (around one) f.
hayatını derinden etkileyecek (bir şeye) sebep olmak bring something crashing down (around one) f.
bir şeyin yukarı fırlamasına sebep olmak drive up f.
birilerinin/bir şeylerin bir şeye akın etmesine sebep olmak stampede someone or something into something f.
bir şeyde izdihama sebep olmak stampede someone or something into something f.
(birinin bir programdan, kurumdan) ayrılmasına sebep olmak wash (someone) out of (something or some place) f.
Idioms
(birinin) aniden durmasına sebep olmak bring up (any one) with a round turn f.
ilgisini kaybetmesine sebep olmak take the wind out of one's sails f.
arkasındaki neden/sebep/itici güç olmak serve as the driving force (behind someone or something) f.
tartışmalara sebep olmak throw (something) into question f.
büyük bir kayba sebep olmak take a heavy toll on f.
birinin mahvına sebep olmak cut (someone's) throat f.
(birinin) erken ölümüne sebep olmak dig (someone) an early grave f.
(bir şey) yapmasına bir sebep olmak have occasion to (do something) f.
(birinin) erken ölümüne sebep olmak drive (someone) to an early grave f.
(birine/bir şeye) karşı kalbinin taşlaşmasına sebep olmak harden (one's) heart against (someone or something) f.
(birine/bir şeye) karşı taş kalpli olmasına sebep olmak harden (one's) heart against (someone or something) f.
Politics
bir zarara sebep olmak cause a disadvantage f.
Medical
ülsere sebep olmak exulcerate f.
Psychology
(koşullanmış bir tepkinin) yok olmasına sebep olmak extinguish f.
Chemistry
rasemik karışımın değişmesine sebep olmak racemize f.
Biology
çapraz gen oluşumuna sebep olmak recombine f.
Geology
yanardağ bacasından (eriyik haldeki lavın) fışkırmasına sebep olmak extravasate f.
Archaic
tekrarına sebep olmak reduce f.
üzüntüye sebep olmak engrieve f.
Slang
kıl olmasına sebep olmak give (one) the screaming abdabs f.
birinin huylanmasına/canının sıkılmasına sebep olmak give (one) the screaming abdabs f.
kıl olmasına sebep olmak give someone the screaming abdabs f.
birinin huylanmasına/canının sıkılmasına sebep olmak give someone the screaming abdabs f.