induce - Türkçe İngilizce Sözlük

induce

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

induce — Definition

Anlamı ve Tanımı:
neden olmak, tetiklemek
Okunuş (IPA):
(AmE /ɪnˈduːs/ – BrE /ɪnˈdjuːs/)
Terim Türü:
Fiil: induce (induces – induced – inducing)
Bir etki veya sonucu ortaya çıkarmayı belirtir; dolaylı nedensellik taşır. Latince inducere, “içeri götürmek” ile ilgilidir; modern kullanımda bilimsel ve psikolojik bağlam yaygındır.
Eş Anlamlılar:
cause, trigger, bring about
Zıt Anlamlılar:
prevent, avert, inhibit

"induce" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 46 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
induce f. ikna etmek
I couldn't induce my mom to travel by air.
Annemi uçakla gitmeye ikna edemedim.

More Sentences
induce f. neden olmak
Doctors said surgery could induce a heart attack.
Doktorlar ameliyatın kalp krizine neden olabileceğini söyledi.

More Sentences
Genel
induce f. teşvik etmek
Strong and combined international pressure of this kind is the only thing that can induce him to respond.
Bu türden güçlü ve birleşik uluslararası baskı, onu yanıt vermeye teşvik edebilecek tek şeydir.

More Sentences
induce f. tetiklemek
First, DSIP has been shown to induce sleep.
İlk olarak, DSIP'in uykuyu tetiklediği gösterilmiştir.

More Sentences
induce f. neden olmak
Doctors said surgery could induce a heart attack.
Doktorlar ameliyatın kalp krizine neden olabileceğini söyledi.

More Sentences
Hukuk
induce f. teşvik etmek
Strong and combined international pressure of this kind is the only thing that can induce him to respond.
Bu türden güçlü ve birleşik uluslararası baskı, onu yanıt vermeye teşvik edebilecek tek şeydir.

More Sentences
Teknik
induce f. ikna etmek
I couldn't induce my mom to travel by air.
Annemi uçakla gitmeye ikna edemedim.

More Sentences
induce f. neden olmak
Doctors said surgery could induce a heart attack.
Doktorlar ameliyatın kalp krizine neden olabileceğini söyledi.

More Sentences
Medikal
induce f. başlatmak
The doctor decided to induce labour.
Doktor doğumu başlatmaya karar verdi.

More Sentences
Biyokimya
induce f. başlatmak
The doctor decided to induce labour.
Doktor doğumu başlatmaya karar verdi.

More Sentences
Genel
induce f. kandırıp yaptırmak
induce f. sonuç çıkarmak
induce f. kışkırtmak
induce f. razı etmek
induce f. imale etmek
induce f. müsebbib olmak
induce f. kandırmak
induce f. sebep olmak
induce f. kandırıp bir şey yaptırmak
induce f. tüme varmak
induce f. kafalamak
induce f. suni sancı vermek
induce f. ilham vermek
induce f. ortaya çıkarmak
induce f. etki veya uyarım yoluyla meydana gelmek
induce f. oluşturmak
induce f. dolaylı uyarımla harekete geçirmek
induce f. uyandırmak
induce f. uyandırmak
induce f. harekete geçirmek
Ticaret/Ekonomi
induce f. sevk etmek
Hukuk
induce f. telkin etmek
Teknik
induce f. indüklemek
induce f. sevk etmek
Elektrik
induce i. indüklemek
Otomotiv
induce f. indüklemek
Medikal
induce f. (ilaç vererek) doğumu başlatmak
induce f. (doğumu) ilaçla hızlandırmak
Anatomi
induce f. tümevarmak
Fizik
induce f. (radyoaktivite) partikül bombardımanı ile suni olarak üretmek
Biyoloji
induce f. (enzim, protein) genetik transkripsiyon yoluyla üretimini başlatmak veya artırmak
induce f. (gende) rna transkripsiyonunu artırmak
Biyokimya
induce f. uyarmak
Eski Kullanım
induce f. (uygulama, gelenek) getirmek
induce f. sunmak
induce f. kanıt göstermek

"induce" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
induce a crisis f. krize neden olmak
induce a crisis f. krize sebep olmak
induce [obsolete] f. kaplamak
induce [obsolete] f. yayılmak
Öbek Fiiller
induce labor in f. suni sancı vermek
Deyim
induce labor in someone f. suni sancı vermek
induce labor in someone f. doğum sancılarını başlatmak için gerekli tıbbi girişimlerde bulunmak
Elektrik
to induce i. indüklemek
Medikal
induce a hemorrhagic diathesis f. kanama oluşturmak
induce labor f. doğumu başlatmak