hal - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

hal



"hal" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 64 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
hal aspect i.
hal condition i.
hal status i.
hal state i.
hal circumstance i.
hal situation i.
hal face i.
General
hal bearing i.
hal station i.
hal attitude i.
hal trim i.
hal affair i.
hal demeanor i.
hal strength i.
hal demeanour i.
hal stand i.
hal face i.
hal disposition i.
hal order i.
hal sight i.
hal conversion i.
hal form i.
hal mood i.
hal circumstance i.
hal occasion i.
hal plight i.
hal set i.
hal position i.
hal solution i.
hal posture i.
hal repair i.
hal lay i.
hal figure i.
hal pose i.
hal behaviour i.
hal pass i.
hal energy i.
hal feature i.
hal tune i.
hal juncture i.
hal shape i.
hal poise i.
hal fettle i.
hal way i.
hal event i.
hal melting i.
hal footing i.
hal port i.
hal case i.
hal instance i.
hal temper i.
hal line of conduct i.
hal behavior i.
hal stance i.
hal tenor i.
hal air i.
hal tift [scottish] i.
hal apport [obsolete] i.
Trade/Economic
hal state of affairs i.
hal situation i.
Law
hal circumstance i.
Chemistry
hal state i.
Linguistics
hal case i.
British Slang
hal two and eight i.

"hal" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 386 sonuç

Türkçe İngilizce
Common Usage
olağanüstü hal state of emergency i.
medeni hal marital status i.
General
hal almak come to a state of f.
hal hatır sormak inquire after somebody's health f.
çapraşık bir hal almak ensnarl f.
birinin hal ve hatırını sormak inquire after someone f.
ciddi bir hal almak (hastalık) become severe (illness) f.
hal değiştirmek transmute f.
hal hatır sormak inquire after health f.
ciddi bir hal almak (hastalık) become serious (illness) f.
belirli bir hal almak take on f.
kolektif bir hal almak collectivise f.
kolektif bir hal almak collectivize f.
kronik bir hal almak become chronic f.
kaçınılmaz bir hal almak become unavoidable f.
zevkli bir hal almak become pleasurable f.
anlaşılır bir hal almak become clear f.
anlaşılır bir hal almak become understandable f.
çekilmez bir hal almak become unpleasant f.
çekilmez bir hal almak become unbearable f.
çekilmez bir hal almak become a nuisance f.
çekilmez bir hal almak become obnoxious f.
hal çaresi aramak see about the way f.
hal yoluna koymak put (something) on the right track f.
hal yoluna koymak find a way round f.
hal yoluna koymak find a solution for the f.
yararlı bir hal almak come in handy f.
bir başka hal almak take yet another twist f.
bir başka hal almak take yet another turn f.
hal almasını sağlamak cause something to be f.
hal almasını sağlamak lead something to be f.
hal almasını sağlamak enable something to be f.
anlamlı bir hal almak become meaningful f.
olağanüstü hal ilan etmek declare a state of emergency f.
belirsiz bir hal almak become uncertain f.
rahatsız edici bir hal almak become annoying f.
önemli bir hal almak become critical f.
gerekli bir hal almak become a requirement f.
gerekli bir hal almak become necessary f.
gerekli bir hal almak become a necessity f.
anlaşılmaz bir hal almak become incomprehensible f.
yaygın bir hal almak become prevalent f.
yaygın bir hal almak become common f.
hal hatır sormak ask after someone f.
(bir alışkanlık) sürekli bir hal almak become an ongoing habit f.
daha ciddi bir hal almak become a more serious f.
berbat bir hal almak turn into a mess f.
berbat bir hal almak be a mess f.
berbat bir hal almak become a mess f.
nesli tükenir hal almak become endangered f.
içinden çıkılmaz bir hal almak tangle f.
hal değiştirmek transmove f.
hal çaresi aramak umbecast f.
tehlikeli hal precariousness i.
doğal hal state of nature i.
hal değiştirme transmutation i.
olağanüstü hal bölge valisi emergency rule governor i.
geçici hal transient state i.
iyi hal kağıdı certificate of good conduct i.
yalın hal nominative i.
iyi hal goodwill i.
savaş ve olağanüstü hal mevzuatı war and emergency legislation i.
katı hal fiziği solid state physics i.
beklenmeyen hal unexpected situation i.
karmakarışık hal snarl i.
kötü hal predicament i.
muhtemel en kötü hal reasonable worst case i.
sersem bir hal daze i.
sarhoş hal stupor i.
sağlıklı hal tone i.
durağan hal stationary state i.
iyi hal weal i.
genitif hal genitive i.
beklenmeyen hal imprecision i.
grafiksel hal graphicness i.
genitif hal genitive case i.
kinayeli hal allusiveness i.
medeni hal condition i.
çapraşık bir hal alma ensnarling i.
erkeğe yakışmaz hal unmanliness i.
olağanüstü hal bölgesi emergency region i.
hal (pazar yeri) marketplace i.
sıvı hal liquid phase i.
uyuşuk hal stupor i.
baygın hal swoon i.
ruhi hal frame of mind i.
hal değiştirebilme transmutability i.
orta hal mediocrity i.
çılgın bir hal frenzy i.
heyecanlı ve şaşkın bir hal fluster i.
katı hal fiziği solids state physics i.
hal ve tavır address i.
sıvı hal liquid state i.
aksi hal contrary situation i.
acil hal urgent situation i.
uyarılmış hal kimyası excited state chemistry i.
mevcut hal current situation i.
mevcut hal existing state i.
mevcut hal present condition i.
lisan-i hal body signals i.
lisan-i hal body language i.
medeni hal civil state i.
medeni hal marital status i.
hal durum fettle i.
zorunlu hal compulsory case i.
zorunlu hal compulsory situation i.
zorunlu hal obligatory case i.
özel hal special condition i.
iyi hal good behavior i.
olağan hal normalcy i.
hükümsüz bir hal alma mutilation i.
son hal final state i.
kişisel hal status i.
taze hal fresh state i.
iyi hal good conduct i.
eski hal former state i.
somut/maddi hal tangible form i.
beyazımsı bir hal alma albescence i.
beyazımsı bir hal alma albication i.
içinden çıkılmaz hal tangle i.
evcilleşmemiş hal nature i.
bir kişinin durumunun belirsiz, önemsiz veya tanımsız olduğu hal nether world i.
bir kişinin durumunun belirsiz, önemsiz veya tanımsız olduğu hal netherworld i.
iyi hal kağıdı testimonial i.
hal değiştirebilen transmutable s.
çapraşık bir hal almış ensnarled s.
tekrarlı geçerli hal almış reeligible s.
tekrarlı geçerli hal almış re-eligible s.
beyazımsı hal alan albicant s.
hal değiştiremez untransmutable s.
hal böyleyken with this zf.
her ne hal ise at any rate zf.
hal böyle iken with this zf.
hal böyleyken nevertheless zf.
hal böyle olunca under these circumstances zf.
normal hal(ine dönmek) themselves zm.
hal böyleyken and yet bağ.
hal böyle iken and yet bağ.
hal böyle olunca and yet bağ.
durum, hal anlamı veren son ek -ty snk.
durum, hal, hareket bildiren son ek -ance snk.
durum, hal, hareket bildiren son ek -ancy snk.
hal anlamı veren son ek -ation snk.
hal, durum veya koşul bildiren son ek -ence snk.
Phrasals
belirli bir hal almak take on f.
hal çaresi aramak cast about for (something) f.
hal çaresi aramak cast about f.
hal çaresi aramak cast around f.
hal çaresi aramak cast about for f.
daha ciddi bir hal almasını sağlamak precipitate into something f.
üzerine bir hal gelmek come over f.
bir şeyi dondurarak hal/durum değiştirtmek freeze something into something f.
(biri/bir şey) için daha belirgin bir hal almak grow upon (someone or something) f.
(biri/bir şey) için daha belirgin bir hal almak grow on (someone or something) f.
(iki durum/hal) arasında gidip gelmek vacillate between (thing) and (another) f.
(iki durum/hal) arasında dalgalanmak vacillate between (thing) and (another) f.
daha ciddi bir hal almak precipitate into (something) f.
gevşeyip bir hal almak relax into something f.
Phrases
hal böyleyken that being the case expr.
hal böyleyken this being the case expr.
hal böyle olunca under the circumstances expr.
hal böyleyse if that is the case expr.
hal böyle olunca this being the case expr.
(hal) böyle olunca da . . . as such expr.
durum kritik bir hal aldığında when the balloon goes up expr.
durum zor bir hal aldığında when the balloon goes up expr.
durum kritik bir hal aldığında/almadan before the balloon goes up expr.
durum zor bir hal aldığında/almadan before the balloon goes up expr.
Colloquial
kötü bir hal almak get nasty f.
rezil bir hal almak get nasty f.
çirkin bir hal almak get nasty f.
hoş olmayan bir hal almak get nasty f.
sıkıntılı bir hal almak get nasty f.
can sıkıcı bir hal almak get nasty f.
tehditkar bir hal almak get/turn nasty f.
şiddet içeren bir hal almak get/turn nasty f.
hoş olmayan bir hal almak get/turn nasty f.
hal-i hazırdaki at hand s.
içinden çıkılmaz bir hal almış goofed up s.
olağanüstü hal extraordinary situation expr.
Idioms
ilginç bir hal almak catch fire f.
üzücü bir hal almak come to a pretty pass f.
başına bir hal gelmek get into hot water f.
gitgide daha kötü bir hal almak go from bad to worse f.
giderek daha kötü bir hal almak go to hell in a handbasket f.
hal çaresine bakmak figure something out f.
giderek daha kötü bir hal almak go to hell in a bucket f.
hal çaresine bakmak figure out f.
işler zor bir hal almak things get hairy f.
işleri hal yoluna koymak set one's house in order f.
işleri hal yoluna koymak put one's house in order f.
karman çorman bir hal almak be balled up f.
karman çorman bir hal almak get all balled up f.
karman çorman bir hal almak be all balled up f.
kötü bir durumdan kurtulup daha iyi bir hal almak go from drab to fab f.
karman çorman bir hal almak get balled up f.
(sorun) içinden çıkılmaz bir hal almak get on top of someone f.
kibar çevrelerde takınılması gereken hal ve davranışlar company manners i.
hal ve tavır cut of one's jib i.
hal ve tavır the cut of someone's jib i.
içinden çıkılması zor/güç bir durum/hal nedeniyle between the jigs and the reels zf.
olmadı başka bir hal çaresi vardır illaki there are many ways to skin a cat expr.
Speaking
durum karışık bir hal alıyor the plot thickens expr.
hal böyle olunca when it is the case expr.
Trade/Economic
beklenmedik hal contingency i.
hal mercii disputes resolution authority i.
iyi hal kağıdı letter of good standing i.
iyi hal yazısı letter of good standing i.
iyi hal mektubu letter of good standing i.
iyi hal belgesi certificate of good standing i.
iyi hal belgesi good standing certificate i.
medeni hal marital status i.
olağanüstü hal kanunları emergency laws i.
olağanüstü hal state of emergency i.
Law
beklenmeyen hal şartı clausula rebus sic stantibus i.
beklenmeyen hal frustration i.
beklenmeyen hal unexpected case i.
fevkalade hal emergency i.
hüsnü hal şahadetnamesi good conduct certificate i.
hal tercümesi life history i.
hal tercümesi curriculum vitae i.
iyi hal indirimi good conduct time i.
iyi hal indirimi good time credit i.
iyi hal indirimi time off for good behavior i.
iyi hal kağıdı certificate of good conduct i.
iyi hal belgesi certificate of good conduct i.
kaçınılmaz hal unavoidable circumstance i.
medeni hal civil status i.
medeni hal marital status i.
mücbir hal force major i.
olağanüstü hal state of emergency i.
olağanüstü hal state of emergency i.
olağanüstü hal public emergency i.
savaş ve olağanüstü hal mevzuatı war and emergency legislation i.
sıkıyönetim ve olağanüstü hal kanun hükmünde kararname emergency decree having the force of law i.
sivil olağanüstü hal planlama yüksek komitesi the supreme civil emergency planning committee i.
şahsi hal personal status i.
şahsi hal civil status i.
umulmayan hal unexpected circumstance i.
Politics
olağanüstü hal ilan etmek declare emergency rule f.
olağanüstü hal mahkemesi emergency court i.
olağanüstü hal bölgesi state of emergency region i.
nato sivil olağanüstü hal planlaması nato civil emergency planning i.
olağanüstü hal yetkileri emergency powers i.
olağanüstü hal ilanı a state of emergency declaration i.
olağanüstü hal/durum state of exception i.
olağanüstü hal bölge valisi regional governor of the state of emergency i.
olağanüstü hal ilanı declaration of state of emergency i.
olağanüstü hal state of emergency i.
sivil olağanüstü hal planlaması kıdemli komitesi senior civil emergency planning committee (scepc) i.
Institutes
olağanüstü hal bölge valiliği governorship of the state of emergency of region i.
olağanüstü hal i̇şlemleri i̇nceleme komisyonu commission for the examination of proceedings under the state of emergency i.
olağanüstü hal inceleme işlemleri komisyonu the commission on examination of the state of emergency procedures i.
Insurance
beklenmedik hal sigortası contingency insurance i.
Technical
süngerimsi bir hal almak sponge f.
asılı hal state of suspension i.
beklenmedik hal emergency i.
durağan hal stationary state i.
doğal hal natural state i.
elastik ve plastik hal elasto plastic state i.
esnek hal elastic state i.
elastik hal elastic state i.
geçici hal transient state i.
gaz hal gaseous state i.
hal denklemi equation of state i.
hal değiştirme sınırı phase boundary i.
hal değişimi change of state i.
izotropik hal isotropic state i.
ilk hal initial state i.
kararsız hal unstable state i.
kararlı hal steady state i.
kararlı hal ısı aktarımı steady-state heat transfer i.
katı hal solid state i.
katı hal yükselteci solid state amplifier i.
katı hal maşeri solid-state maser i.
katı hal fiziği büyüklük ve birimler quantities and units of solid state physics i.
katı hal fotodiyotları solid state photodiodes i.
katı hal görüntü cihazı solid-state display device i.
katı hal gösterge cihazı solid-state display devices i.
katı hal fotodiyot dizileri solid state photodiode arrays i.
koloidal hal colloidal state i.
kritik hal critical state i.
limit hal limiting state i.
likit hal liquid state i.
küçük ölçekli kararlı hal deneyi small-scale steady-state test i.
metastabl hal metastable state i.
nükleusun aşırı sertleşip kahverengi hal alması brunescent i.
nötür hal neutral state i.
normal hal normal state i.
örselenmemiş hal undisturbed state i.
plastik hal plastic state i.
saf hal pure state i.
sıvı kristal ve katı hal gösterge cihazları liquid crystal and solid-state display devices i.
sıvı kristal ve katı hal gösterge cihazı liquid crystal and solid-state display device i.
sıvı hal liquid state i.
sınır hal limiting state i.
sıvı hal liquid phase i.
sıvı kristal ve katı hal- görüntü cihazları liquid crystal and solid-state display devices i.
sürekli hal sıcaklık nem eğim ömrü deneyi steady-state temperature humidity bias life test i.
şekilsiz hal amorphous state i.
yarıkararlı hal metastable state i.
yarı plastik hal semi-plastic state i.
yoğrulmuş hal remolded state i.
yüksüz hal unloaded state i.
yüklü hal loaded state i.
Computer
hal dosyaları hal files i.
katı hal diski solid state disk i.
katı hal diski solid-state drive i.
sistem hal system hal expr.
Telecom
katı hal veri deposu solid state data recorder i.
katı hal taraması solid-state scanning i.
Electric
katı hal elektroniği solid state electronics i.
Textile
gerilimden serbest hal tension-free relaxed state i.
Lighting
akkor hal incandescent state i.
Automotive
hal değişimi change of state i.
kararlı hal akımı steady state current i.
katı hal basınçlı şekillendirme solid phase pressure forming i.
katı hal elektroniği solid state electronics i.
Railway
eğimli ve zikzak hal switchback i.
Aeronautic
hal durum göstergesi attitude director indicator i.
hal değişikliği allotropy i.
Medical
rekürren bir hal almak become recurrent f.
bir tedavinin uygun olmadığını belirten hal contraindication i.
iyi hal raporu a clean bill of health i.
katı hal dayanıklılığı solid state stability i.
paranoid hal paranoid state i.
Physiology
hal duygusu coenesthesia i.
Pathology
hastalık sonucu et benzeri hal almak carnify f.
organ dokusunun yangı sonucunda fibröz yapısını kaybederek et benzeri bir hal alması carnification i.
Food Engineering
kararsız hal unsteady state i.
Math
sadeleştirilemez hal irreducible case i.
(virial) hal denklemi virial equation i.
Physics
dönüşül hal critical state i.
hal postulası state postulate i.
iyonize hal ionized state i.
kararlı hal steady state i.
kararlı hal potansiyeli steady-state potential i.
katı hal kimyası solid state chemistry i.
katı hal fiziği solid state physics i.
katı hal fiziği solid-state physics i.
kritik hal critical state i.
sür-git hal kuramı steady-state theory i.
sabit hal teorisi steady-state theory i.
sıvı hal fluid state i.
(maddenin) hal değişimi change of state i.
Chemistry
doğal hal natural state i.
erimiş hal molten state i.
hal fonksiyonu state function i.
hal değişimi change of state i.
hal denklemi equation of state i.
kararlı-hal steady-state i.
kimyasal hal chemical state i.
katı hal solid-state i.
koloidal hal colloidal state i.
peltemsi hal colloidal state i.
standart hal standard state i.
temel hal ground state i.
uyarılmış hal excited state i.
Botanic
bakterinin uygun olmayan koşullar altında aldığı pasif hal endospore i.
Linguistics
genitif hal genitive i.
gramatik hal grammatical case i.
yalın hal bare infinitive i.
yalın hal/durum nominative case i.
Environment
harekete geçirilmiş hal excited state i.
Geology
kesirli hal alma fractionation i.
Military
gecikmesinde sakınca bulunan hal non-delayable case i.
hal tercümesi enlistment record i.
iyi hal madalyası good conduct medal i.
iyi hal şeridi good conduct ribbon i.
iyi hal ceza indirimi good conduct abatement i.
iyi hal rozeti good conduct clasp i.
Ottoman Turkish
nasiye-i hal facial appearance i.
nasiye-i hal facial features i.
Slang
kusa kusa bir hal olmak talk on the big white phone f.
kusa kusa bir hal olmak talk on the big white telephone f.
kusa kusa bir hal olmak talk on the big white phone f.
kusa kusa bir hal olmak talk to god on the big white telephone f.
kusa kusa bir hal olmak talk to god on the big white phone f.
kusa kusa bir hal olmak talk to huey on the big white telephone f.
kusa kusa bir hal olmak talk to huey on the big white phone f.
kusa kusa bir hal olmak talk to hughie on the big white telephone f.
kusa kusa bir hal olmak talk to hughie on the big white phone f.
pis bir hal almak get messy f.
yataktan ilk kalkıldığında saçın aldığı dağınık hal bed head i.
iyi hal indirimi good time i.
iyi hal nedeniyle ceza indirimi good time i.