frenzy - Türkçe İngilizce Sözlük

frenzy

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

frenzy — Definition

Anlamı ve Tanımı:
çılgınlık, taşkınlık
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈfrɛnzi/ – BrE /ˈfrɛnzi/)
Terim Türü:
İsim: frenzy (frenzies)
Kontrolsüz coşku veya panik durumunu anlatan kelimedir ve toplumsal ya da bireysel patlamaları betimlemek için kullanılır. Eski Fransızca frenesie kökeni, akıl dışı aşırılığı kavramsallaştırmıştır.
Eş Anlamlılar:
madness
Zıt Anlamlılar:
composure

"frenzy" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
frenzy i. çılgınlık
Some countries were gripped by a frenzy of nationalism.
Bazı ülkeler milliyetçilik çılgınlığına kapıldı.

More Sentences
frenzy i. aşırı sevinç
The frenzy after the home team scored the winning goal was worth to see.
Ev sahibi takımın galibiyet golünü atmasının ardından yaşanan aşırı sevinç görülmeye değerdi.

More Sentences
Teknik
frenzy i. çılgınlık
Some countries were gripped by a frenzy of nationalism.
Bazı ülkeler milliyetçilik çılgınlığına kapıldı.

More Sentences
Spor
frenzy i. çılgınlık
Some countries were gripped by a frenzy of nationalism.
Bazı ülkeler milliyetçilik çılgınlığına kapıldı.

More Sentences
Genel
frenzy i. çılgın bir hal
frenzy i. aşırılık
frenzy i. coşkunluk
frenzy i. taşkınlık
frenzy i. kendinden geçme
frenzy i. öfke
frenzy i. kudurma
frenzy i. cinnet
frenzy i. mani kaynaklı meydana gelen şiddetli ve ani nöbet
frenzy i. cinneti andıran ruhsal bozukluk
frenzy i. kendinden geçmişlik
frenzy i. çılgınca girişilen faaliyet
frenzy i. yoğun çaba
frenzy i. kendini paralama
frenzy i. coşku
frenzy f. çıldırtmak
frenzy f. kudurtmak
Teknik
frenzy i. taşkınlık
Medikal
frenzy i. frenzi
Patoloji
frenzy i. şiddetli akli dengesizlik
Spor
frenzy i. coşkunluk

"frenzy" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 31 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
game frenzy i. oyun çılgınlığı
feeding frenzy i. belirli bir noktada yoğunlaşan hareketli etkinlik
feeding frenzy i. (köpek balıkları için) yoğun ve hunharca beslenme dönemi
feeding frenzy i. hararetli etkinlik
go into a frenzy of rage f. afyonu başına vurmak
go in a mad frenzy f. keçileri kaçırmak
frenzy [obsolete] s. çılgın
frenzy [obsolete] s. öfkeli
frenzy [obsolete] s. aşırı heyecanlanmış
frenzy-free s. tutkularını mantıkla dizginlemeyen
frenzy [obsolete] s. kızgın
frenzy [obsolete] s. manyak
frenzy [dialect] [uk] s. kızgın
frenzy [obsolete] s. çılgına dönmüş
frenzy [dialect] [uk] s. öfkeli
frenzy [obsolete] s. deli
Konuşma Dili
feeding frenzy i. beslenme çılgınlığı
Deyim
shopping frenzy i. alışveriş çılgınlığı
feeding frenzy i. av peşinde olma
feeding frenzy i. yeme/avlanma çılgınlığı
a feeding frenzy i. haber alma çılgınlığı
a feeding frenzy i. çılgınca bilgi almaya çalışma
a feeding frenzy i. deli gibi bilgi/haber koparmaya çalışma
a feeding frenzy i. deli gibi bir bilginin peşine düşme
a feeding frenzy i. bir haberin/bilginin başına üşüşme
go into a frenzy of rage f. baharı başına vurmak
Ticaret/Ekonomi
consumption frenzy i. tüketim çılgınlığı
Hukuk
blood frenzy i. kan dökme isteği
Sosyal Bilimler
production frenzy i. üretim cılgınlığı
Futbol
goal frenzy i. gol düellosu
Argo
feeding frenzy i. kişinin (medya tarafından) adeta kanının emilmesi