| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | madness i. | çılgınlık | ||
|
I believe war against Iraq is not just madness, but economic folly too. Irak'a karşı savaşın sadece çılgınlık değil, aynı zamanda ekonomik bir çılgınlık olduğuna inanıyorum. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | madness i. | delilik | ||
|
It would be madness to refuse the offer. Teklifi reddetmek delilik olurdu. More Sentences |
||||
| Yaygın Kullanım | madness i. | delirme | ||
|
Madness is the curse of our family. Delirme olayı bizim ailemizin talihsizliği. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | madness i. | delirme | ||
|
Madness is the curse of our family. Delirme olayı bizim ailemizin talihsizliği. More Sentences |
||||
| Genel | madness i. | cinnet | ||
| Genel | madness i. | budalalık | ||
| Genel | madness i. | kızgınlık | ||
| Genel | madness i. | amaca veya aktiviteye kendini kaptırma | ||
| Genel | madness i. | bir amaç veya faaliyetin peşine düşme | ||
| Konuşma Dili | ||||
| Konuşma Dili | madness i. | kuduz hastalığı | ||