madness - Türkçe İngilizce Sözlük

madness

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

madness — Definition

Anlamı ve Tanımı:
delilik, çılgınlık
Okunuş (IPA):
(AmE /ˈmædnəs/ – BrE /ˈmædnəs/)
Terim Türü:
İsim: madness (uncountable)
Akıl sağlığının yitimi ya da mantık dışı durumları tanımlar. Mad kökünden türemektedir. Psikoloji, edebiyat ve mecazi dilde sınır aşımını ifade eder.
Eş Anlamlılar:
insanity, frenzy
Zıt Anlamlılar:
sanity, reason

"madness" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 10 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
madness i. çılgınlık
I believe war against Iraq is not just madness, but economic folly too.
Irak'a karşı savaşın sadece çılgınlık değil, aynı zamanda ekonomik bir çılgınlık olduğuna inanıyorum.

More Sentences
madness i. delilik
It would be madness to refuse the offer.
Teklifi reddetmek delilik olurdu.

More Sentences
madness i. delirme
Madness is the curse of our family.
Delirme olayı bizim ailemizin talihsizliği.

More Sentences
Genel
madness i. delirme
Madness is the curse of our family.
Delirme olayı bizim ailemizin talihsizliği.

More Sentences
madness i. cinnet
madness i. budalalık
madness i. kızgınlık
madness i. amaca veya aktiviteye kendini kaptırma
madness i. bir amaç veya faaliyetin peşine düşme
Konuşma Dili
madness i. kuduz hastalığı

"madness" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 61 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
stark madness i. zırdelilik
game madness i. oyun çılgınlığı
motion madness i. hareket çılgınlığı
moon madness i. akıl hastalığı
moon-madness i. ay ışığına maruz kalınarak uyunduğu için ortaya çıktığı düşünülen akıl hastalığı
moon madness i. cinnet
moon madness i. delilik
touch of madness i. delilik dokunuşu
feign madness f. deliliğe vurmak
feign madness f. deli numarası yapmak
put an end to all the madness f. tüm bu çılgınlığa bir son vermek
Konuşma Dili
midsummer madness i. aptalca hareket
mango madness [australia] i. tropikal bölge sıcaklarında yaşamanın etkilerinden muzdarip bir kimsenin gösterdiği irrasyonel davranış
metric madness i. her şeyi metrik sisteme çevirme ısrarı
Deyim
(a) method to (one's) madness i. (birinin) deliliğinin/çılgınlığının mantığı
(a) method in (one's) madness i. (birinin) deliliğinin/çılgınlığının mantığı
(a) method in (one's) madness i. (birinin) yaptığı şeyin amacı
(a) method to (one's) madness i. (birinin) yaptığı deliliğin/çılgınlığın haklı nedeni
(a) method in (one's) madness i. (birinin) yaptığı deliliğin/çılgınlığın haklı nedeni
(a) method to (one's) madness i. (birinin) yaptığı şeyin amacı
method in (one's) madness i. (birinin) deliliğinin/çılgınlığının mantığı
method in (one's) madness i. (birinin) yaptığı deliliğin/çılgınlığın haklı nedeni
method in (one's) madness i. (birinin) yaptığı şeyin amacı
method in (one's) madness i. (birinin) yaptığı deliliğin altında yatan mantıklı/haklı neden/amaç
drive someone to the brink of madness f. birini delirmenin eşiğine getirmek
drive someone to the brink of madness f. birisini çıldırmanın eşiğine getirmek
have method in one's madness f. saçma görünse de yaptığı şeyin/işin bir amacı olmak
be method in one's madness f. yaptığı deliliğin/çılgınlığın haklı bir nedeni olmak
be method in one's madness f. saçma görünse de yaptığı şeyin/işin bir amacı olmak
have method in one's madness f. yaptığı deliliğin/çılgınlığın haklı bir nedeni olmak
have (a) method in (one's) madness f. saçma görünse de yaptığı şeyin/işin bir amacı olmak
have (a) method to (one's) madness f. yaptığı deliliğin/çılgınlığın haklı bir nedeni olmak
have (a) method in (one's) madness f. yaptığı deliliğin/çılgınlığın haklı bir nedeni olmak
have (a) method to (one's) madness f. saçma görünse de yaptığı şeyin/işin bir amacı olmak
descent into madness f. delirmek
descent into madness f. kafayı sıyırmak
there's a method to my madness expr. bir bildiğim var
that way lies madness expr. bu yöne saparsan/bu davranışa bulaşırsan delirirsin
that way madness lies expr. bunun sonu kaygı
that way lies madness expr. bir şeyi yapmak/yapmaya devam etmek delilik
that way lies madness expr. bunun sonu delirmek/delilik
that way madness lies expr. bunun sonu depresyon
that way madness lies expr. bir şeyi yapmak/yapmaya devam etmek delilik
that way lies madness expr. bunun sonu kaygı
that way madness lies expr. bu yöne sapmak/bu davranışa bulaşmak, delirmek/depresyona girmek demek
that way madness lies expr. bir şeyi yapmaya devam etmenin/o yoldan gitmenin sonu delirmek/çıldırmak
that way madness lies expr. bu yöne saparsan/bu davranışa bulaşırsan delirirsin
that way lies madness expr. bunun sonu depresyon
that way lies madness expr. bir şeyi yapmaya devam etmenin/o yoldan gitmenin sonu delirmek/çıldırmak
that way madness lies expr. bunun sonu delirmek/delilik
that way lies madness expr. bu yöne sapmak/bu davranışa bulaşmak, delirmek/depresyona girmek demek
Konuşma
there is a method to my madness expr. bu deliliğimin bir sebebi var
there is a method to my madness expr. deliliğimin bir mantığı var
there's a method to somebody's madness expr. deliliğinin/çılgınlığının bir mantığı/(haklı bir) nedeni var
there's method in somebody's madness expr. deliliğinin/çılgınlığının bir mantığı/(haklı bir) nedeni var
Medikal
canine madness i. kuduz
canine madness i. hidrofobi
Psikoloji
a madness shared by two i. paylaşılmış psikotik bozukluk
a madness shared by two i. aktarılmış hezeyanlı bozukluk
descent into madness f. ağır bir süreçle aklını yitirmek
descent into madness f. yavaşça delirmek