| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Yaygın Kullanım | ||||
| Yaygın Kullanım | sanity i. | akıl sağlığı | ||
|
An industrial worker who hasn't slept in a year begins to doubt his own sanity. Bir yıldır uyumayan bir sanayi işçisi kendi akıl sağlığından şüphe etmeye başlar. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | sanity i. | akıl sağlığı | ||
|
An industrial worker who hasn't slept in a year begins to doubt his own sanity. Bir yıldır uyumayan bir sanayi işçisi kendi akıl sağlığından şüphe etmeye başlar. More Sentences |
||||
| Genel | sanity i. | akıllılık | ||
|
He brought them to a place of sanity and peace. Onları akıllı uslu ve huzur dolu bir yere getirdi. More Sentences |
||||
| Genel | sanity i. | aklıselim | ||
|
I would appeal for sanity and responsibility in order to find a solution to a problem we have had for decades. On yıllardır yaşadığımız bir soruna çözüm bulmak için aklıselim ve sorumluluk çağrısında bulunuyorum. More Sentences |
||||
| Genel | sanity i. | sağlıklı düşünme | ||
|
Aisha got back her sanity after the big argument. Aisha büyük tartışmadan sonra tekrar sağlıklı düşünmeye başladı. More Sentences |
||||
| Genel | sanity i. | akıl | ||
|
Stop before I lose my sanity! Ben aklımı oynatmadan kes şunu! More Sentences |
||||
| Genel | sanity i. | muhakeme | ||
| Genel | sanity i. | ruh sağlığı | ||
| Genel | sanity i. | fikir selameti | ||
| Genel | sanity i. | aklı başında olma | ||
| Genel | sanity i. | mantıklı olma | ||
| Genel | sanity i. | aklıselimlik | ||
| Genel | sanity N. | mantıklılık | ||
| Medikal | ||||
| Medikal | sanity i. | mantıklı olma | ||
| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | frayed ends of sanity i. | akıl sağlığının yıpranmış uçları | ||
| Genel | lose one's sanity f. | akıl sağlığını yitirmek | ||
| Genel | regain sanity f. | akıl sağlığına kavuşmak | ||
| Genel | keep sanity f. | akıl sağlığını korumak | ||
| Deyim | ||||
| Deyim | lose touch with sanity f. | ruh sağlığını yitirmek | ||
| Deyim | lose touch with sanity f. | akıl sağlığını yitirmek | ||
| Deyim | lose touch with sanity f. | mantığını/mantıklı düşünme yetisini yitirmek | ||
| Deyim | lose touch with sanity f. | aklını yitirmek | ||
| Deyim | lose touch with sanity f. | mantıkla bağını yitirmek | ||
| Deyim | lose touch with sanity f. | gerçeklikle/gerçek hayatla bağını yitirmek | ||
| Ticaret/Ekonomi | ||||
| Ticaret/Ekonomi | workplace sanity i. | işyeri temizliği | ||
| Bilgisayar | ||||
| Bilgisayar | sanity test i. | makullük kontrolü | ||
| Bilgisayar | sanity test i. | tutarlılık kontrolü | ||
| Bilgisayar | sanity check i. | tutarlılık kontrolü | ||
| Bilgisayar | sanity check i. | makullük kontrolü | ||
| Bilgisayar | sanity test i. | doğruluk/uygunluk testi | ||
| Bilgisayar | sanity check i. | doğruluk/uygunluk testi | ||