rough - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

rough

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"rough" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 93 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
rough s. kaba saba
rough s. kaba
rough s. sert
rough s. kabataslak
rough s. pürüzlü
General
rough f. dövmek
rough f. pürüzlendirmek
rough f. kötü davranmak
rough f. nal kayarı takmak
rough f. terbiye etmek (at)
rough f. itip kakmak
rough f. pütür pütür yapmak
rough f. taslağını yapmak
rough i. taşlık
rough i. sertlik
rough i. kaba tip
rough i. kabadayı
rough i. işlenmemiş şey
rough i. engebeli arazi
rough i. külhanbeyi
rough i. zorluk
rough s. eğreti
rough s. hoyrat
rough s. engebeli (arazi)
rough s. taslak
rough s. zor
rough s. fırtınalı (hava)
rough s. tırtık tırtık
rough s. kulağı rahatsız eden
rough s. işlenmemiş
rough s. rüzgarlı
rough s. inişli çıkışlı
rough s. arızalı
rough s. kötü
rough s. inişli yokuşlu
rough s. açık saçık
rough s. tüylü
rough s. şiddetli (rüzgar)
rough s. sıkıntılı
rough s. gürültücü
rough s. kabataslak
rough s. dalgalı (deniz/su)
rough s. kaba biçilmiş (çimen)
rough s. kulak tırmalayıcı
rough s. müstehcen
rough s. dalgalı (deniz)
rough s. yontulmamış
rough s. incelikten yoksun
rough s. engebeli
rough s. yabani
rough s. bozuk (yol/kaldırım)
rough s. son şeklini henüz almamış
rough s. pütürlü
rough s. görgüsüz (kimse)
rough s. haşin
rough s. takribi
rough s. kepekli
rough s. taslak halinde olan
rough s. kulağa hoş gelmeyen
rough s. pütür pütür
rough s. dik (saç)
rough s. yaklaşık
rough s. müsvedde
rough s. rahatsız edici
rough s. fırtınalı
rough s. tırtıklı
rough s. keyifsiz
rough s. dağlı
rough s. cilasız
rough s. zahmetli
rough s. sert
rough s. pürüzlü
rough s. tamamlanmamış
rough s. pürtüklü
rough s. grenli
rough s. dalgalı
rough zf. kabaca
rough zf. sertçe
rough zf. geçici olarak
rough zf. aşağı yukarı
Trade/Economic
rough takribi
rough yaklaşık
Technical
rough rafine edilmemiş
rough ham
rough pürüz
rough pürüzlü
rough kaba
rough pürtüklü
rough pürsek
Textile
rough kaba kumaş kaba
British Slang
rough berbat
rough kötü
rough kolay lokma

"rough" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 373 sonuç

İngilizce Türkçe
General
rough it f. bir süre için ilkel şartlar içinde yaşamak
ride rough over f. kötü davranmak
cut up rough f. sinirlenmek
rough the wrong way f. sinirlendirmek
rough out f. taslağını çizmek
play rough f. itişip kakışmak
become rough f. dalgalanmak (deniz)
rough up f. sert davranmak
act rough f. hoyratlık etmek
be rough f. çalkalanmak
rough the wrong way f. kızdırmak
cut up rough f. hiddetlenmek
rough it f. mahrumiyet içinde yaşamak
become rough f. kabarmak
have a rough time f. zor bir hayat geçirmek
have a rough tongue f. ağır konuşmak
get rough f. pütürlenmek
make rough f. kabalaştırmak
rough the wrong way f. tahrik etmek
rough handle f. itip kakmak
cut up rough f. kızmak
rough up f. karman çorman etmek
cut up rough f. öfkelenmek
ride rough over f. hakkını çiğnemek
rough somebody up f. fena benzetmek
become rough f. kabalaşmak
become rough f. dalgalanmak
rough it f. sürünmek
get rough f. azmak
be rough f. hoyratlık etmek
cut up rough f. yaygara koparmak
rough cast f. kaba sıva vurmak
rough out f. kabataslak yapmak
rough in f. taslağını çizmek
rough up f. hırpalamak
rough up f. tozunu attırmak
cut up rough f. kavgaya girişmek
rough in f. krokisini yapmak
rough out f. krokisini yapmak
rough down f. kabasını almak
rough down f. düzeltmek
rough it f. sefalet çekmek
go through a rough phase f. zor bir evreden geçmek
go through a rough period f. zor bir evreden geçmek
have a rough day f. kötü bir gün geçirmek
rough-hew f. kabasını almak
rough estimate i. kaba hesap
rough usage i. hoyratça kullanma
rough draft i. karalama
rough copy i. eskiz
rough draft i. avanproje
rough draft i. müsvedde
rough draft i. ilk taslak
rough surface i. pürüzlü yüzey
rough drawing i. kabataslak çizim
rough copy i. müsvedde
rough outline i. kaba taslak
paper for rough drafts i. müsveddelik
rough sketch i. ilk taslak
rough sketch i. kaba taslak
rough diamond i. ham elmas
rough estimate i. kabaca tahmin
rough book i. müsvedde defteri
a rough time i. zor zamanlar
a rough time i. zor dönem
rough surface i. bozuk zemin
rough cast i. taslak
rough-legged buzzard i. paçalı şahin
rough-legged hawk i. paçalışahin
rough buck i. körkasa
rough country i. engebeli arazi
rough draft i. taslak
rough terrain vehicle i. engebeli arazi aracı
rough terrain vehicle i. çetin arazi (şartları) aracı
rough description/definition i. kaba tanım
rough water i. dalgalı su
rough book i. karalama defteri
rough grass i. sert/kaba çim
rough grass i. bakımsız/yabani çim
rough sleeper i. açık alanda uyuyan kimse
rough sleeper i. sokaklarda, parklarda uyuyan kimse
slightly rough s. çırpıntılı
rough and ready s. işe yarar
very rough s. azgın
rough and ready s. pratik
not rough s. pütürsüz
rough and ready s. aşağı yukarı
not rough s. dalgasız
rough-hewn s. kabaca yapılmış
rough-hewn s. yontulmamış
rough-hewn s. kaba
rough-and-tumble s. alt alta üst üste
rough-and-tumble s. boğuşma
rough-and-tumble s. itişip kakışma
rough-and-tumble s. itiş kakış
rough-and-tumble s. arbede
rough-hewn s. tasarlanmış
rough-hewn s. kaba yontulmuş
rough-hewn s. taslanmış
rough-looking s. sert görünüşlü
in the rough zf. kaba taslak durumda
in the rough zf. işlenmemiş durumda
in the rough zf. aşağı yukarı
at a rough guess zf. aşağı yukarı
Phrasals
rough something in kabaca yapmak/döşemek/inşa etmek
rough in something kabaca yapmak/döşemek/inşa etmek
Colloquial
a rough diamond özünde iyi ama kaba kimse
have it rough zor zamanlar geçirmek
a rough diamond eğitilmemiş/yontulmamış insan
diamond in the rough işlenmemiş cevher
a diamond in the rough eğitilmemiş/yontulmamış insan
a diamond in the rough işlenmemiş elmas
diamond in the rough eğitilmemiş/yontulmamış insan
a rough diamond işlenmemiş cevher
a rough diamond işlenmemiş elmas
a diamond in the rough işlenmemiş cevher
diamond in the rough işlenmemiş elmas
a diamond in the rough aslen iyi ancak tavırları kibar ve zarif olmayan biri
a rough diamond aslen iyi ancak tavırları kibar ve zarif olmayan biri
diamond in the rough aslen iyi ancak tavırları kibar ve zarif olmayan biri
(a little/bit) rough around the edges kaba ama iş görür
(a little/bit) rough around the edges vasat ama işe yarar
(a little/bit) rough around the edges kaba saba
(a little/bit) rough around the edges görgüsüz
(a little/bit) rough around the edges kültürsüz
(a little/bit) rough around the edges akşamdan kalma
Idioms
rough stuff zorbalık
rough stuff şiddet
give the rough edge of one's tongue kalayı basmak
rough-and-tumble itişip kakışma
rough-and-tumble itiş kakış
rough it sefalet çekmek
live rough sefalet çekmek
cut up rough şirretleşmek
cut up rough edepsizleşmek
rough estimate kabaca hesap
rough estimate kabaca tahmin
rough estimate kaba tahmin
rough estimate kaba varsayım
give the rough edge of one's tongue şiddetle kınamak
give the rough edge of one's tongue hatasından dolayı azarlamak
have the rough edge of someone's tongue azarlanmak
get the rough edge of someone's tongue sert bir dille eleştirilmek
give rough edge of one's tongue sivri dilli olmak
give rough edge of one's tongue şiddetle kınamak
get the rough edge of someone's tongue şiddetle kınamak
have the rough edge of someone's tongue şiddetle kınamak
give the rough edge of one's tongue sert bir dille eleştirmek
have the rough edge of someone's tongue sert bir dille eleştirilmek
give the rough edge of one's tongue sivri dilli olmak
give rough edge of one's tongue hatasından dolayı azarlamak
get the rough edge of someone's tongue azarlanmak
give rough edge of one's tongue sert bir dille eleştirmek
have a rough ride başı dertte olmak
have a rough ride başı belada olmak
have a rough ride sorunu olmak
rough justice haksız adalet
rough justice haksız ceza
rough justice (verilmiş) ağır ceza
take the rough with the smooth (zorluğu vb.) oldugu gibi kabul etmek
have a rough time güç bir dönem geçirmek
have a rough idea genel bir fikir edinmek
take the rough with the smooth hayatı olduğu gibi kabul etmek
a rough ride zor zaman
a rough ride zorluk
a rough ride dar boğaz
a rough ride sıkıntı
cut up rough tepesi atmak
cut up rough küplere binmek
cut up rough çileden çıkmak
have rough edges eksikleri olmak
have rough edges noksanları/kusurları bulunmak
give somebody the rough side of one's tongue kalayı basmak
give somebody the rough side of one's tongue azarlamak
give somebody a rough time birine zorlu/sıkıntılı anlar yaşatmak
give somebody a rough time birine çektirmek
give somebody a rough time sıkıntı vermek
give somebody a rough time gününü göstermek
have a rough time of it zor bir dönem yaşamak/geçirmek
rough and ready vasat ama işe yarar
rough and ready kaba ama iş görür
give someone a rough time birine sıkıntı vermek
in the rough rahat olmayan
in the rough rahatsız
rough and ready yarım yamalak
rough and ready hazırlık yapmadan hızlıca
get rough idea (of something) bir şey hakkında genel bir fikir edinmek
have rough idea (about something) bir şey hakkında genel bir fikir edinmek
have rough idea (of something) bir şey hakkında genel bir fikir edinmek
get rough idea (about something) bir şey hakkında genel bir fikir edinmek
the rough and tumble of something bir şeyin hırgürü
the rough and tumble of politics siyasetteki çekişme/kavga
give somebody a rough time birine zorluk çıkarmak
give somebody a rough time birine yokuş yapmak
rough patch zor ve problemli dönem
hit rough weather sert kayaya çarpmak
run into rough weather sorunla karşılaşmak
hit rough weather sorunla karşılaşmak
run into rough weather sert kayaya çarpmak
cut up rough dinden imandan çıkmak
(a little/bit) rough and ready kaba ama iş görür
(a little/bit) rough and ready vasat ama işe yarar
Speaking
when the going gets rough işler zorlaşınca
if the going gets rough işler zorlaşınca
if the going gets rough işler zorlaşırsa
when the going gets rough işler güçleşince
when the going gets rough işler zorlaştığında
i've had a bit of a rough day myself biraz zor bir gün geçirdim
Slang
a bit of rough daha alt sınıftan seks partneri
sleep rough evsiz barksız
sleep rough (evsizler için) dışarıda yatmak
sleep rough evsiz
sleeping rough evsizlik
sleeping rough barınacak yeri olmama
rough trade sertlik/şiddet ve eziyet içeren ve genelde eşcinsellerin girdiği cinsel ilişki
rough trade eşcinsel jigololuğu
Trade/Economic
rough draft ön taslak
rough estimate kabaca tahmin etme
rough calculation yaklaşık hesaplama
rough estimate kaba tahmin
rough balance bilanço tasarısı
rough calculation kaba hesap
rough calculation tahmini hesap
rough usage kötü kullanım
rough estimate takribi tahmin
rough estimate götürü tahmin
rough draft kaba taslak
rough outline kaba taslak
rough draft müsvedde
rough draft taslak
rough outline müsvedde
rough outline taslak
rough estimate yaklaşık değerlendirme
rough calculation takribi hesap
rough cut capacity planning kaba kapasite planlama
rough cut capacity planning kaba kapasite planlaması
rough calculation yuvarlak hesap
rough order of magnitude tahmini sipariş miktarı
Technical
rough country dalgalı yer
rough methods yaklaşık yöntemler
rough methods yaklaşık metotlar
rough metal işlenmemiş metal
rough coating pürüzlü kaplama
rough buck kör kasa
rough finish kaba testiye
rough grade kaba tesviye
rough country engebeli arazi
rough pipe pürüzlü boru
hydraulic rough hidrolik pürüzlü
rough work kaba inşaat
rough work kaba iş
rough surface pürüzlü yüzey
rough surface kaba yüzey
rough operation düzensiz çalışma
rough grind kaba silme
rough hewing kabaca yontma
rough plane kaba rende
rough stone işlenmemiş taş
rough hardware kaba madeni aksam
rough hewn stone kaba yontulmuş taş
rough estimate kaba keşif
rough grading kaba düzleme
rough stone kaba taş
rough dressing kaba işleme
rough out kabasını çizmek
rough handling özensiz taşıma
rough out taslağını hazırlamak
rough grinding kaba taşlama
rough polishing kaba parlatma
rough plate glass kaba plaka cam
rough finishing kaba bitirme
rough machining kaba talaşlı işleme
rough grinding kaba zımparalama
rough cutting kaba kesim
rough cast plate kaba dökme cam levha
rough cast glass kaba dökme cam
rough macroscopic contact kaba dış yüzey teması
thick rough cast plate glass yüzeyi pürüzlü kalın dökme cam
rough edge pürüzlü kenar
rough glass kesilmiş hadde camı
rough handling kaba kullanım
rough running gürültülü çalışma
rough running titreşimli çalışma
Computer
rough paper pürüzlü kağıt
Textile
rough tannedleather pütürlü deri
Construction
wall of rough moloz duvar
rough masonry kara duvar
rough cast kaba sıva
rough cast kaba görünüşlü sıva
rough cast taslağını yapmak
rough cast kaba sıva vurmak
rough-cast kaba sıva
rough sketch kabataslak kroki
rough tunnel kaplanmamış tünel
rough flooring kaba döşeme
rough opening boşluk
rough rendering serpme sıva
rough stoneware kaba keramik gereçler
rough opening kagir açıklığı
rough tunnel kaba yüzeyli tünel
rough work kaba işler
rough-finish kaba bitiriş
rough wall kaba duvar
rough opening kaba açıklık
rough walling kaba duvar
rough-cut joint sıyırma derz
rough construction work kaba inşaat çalışması
rough cleaning kaba temizlik
post-construction (rough) cleaning inşaat sonrası kaba temizlik
rough cleaning inşaat sonrası kaba temizlik
rough construction kaba inşaat
rough blocks ham bloklar
rough-hew kabaca yontmak
rough-hew kabasını almak
rough surface pürüzlü yüzey
Woodworking
rough carpentry kaba marangozluk
Automotive
rough idle düzensiz rölanti
rough idling bozuk rölanti
rough road bozuk yol
rough idle vuruntulu röle
rough machining imalat hatası
rough terrain truck engebeli arazi aracı
rough terrain lift truck engebeli arazi kaldırma aracı
rough terrain trucks engebeli arazi araçları
rough grinding wheel kaba taşlama kalemi
rough idle bozuk rölanti
Railway
rough-rolled tyres for tractive and trailing stock çeken ve çekilen taşıtlar için ham bandajlar
rough draft avanproje
Marine
rough sea kaba dalgalı deniz
rough passage kaba denizleri aşmak
rough laminar flow çalkantısız akım
rough turbulent boundary layer pürüzlü çalkantılı sınır katmanı
rough turbulent flow pürüzlü çalkantılı akım
rough sea dalgalı deniz
rough laminar boundary layer pürüzlü sınır tabakası
rough sea kabadalga
Medical
small rough model maket
rough granular osteolytic space kaba granüler osteolitik alan
Math
rough set kaba küme
Biology
rough endoplasmic reticulum granüllü endoplazmik retikulum
Marine Biology
rough ray vatoz
rough ray vatoz balığı
Zoology
rough legged hawk paçalı şahin
rough-legged hawk paçalı şahin
Botanic
rough cocklebur sırçaotu
rough cocklebur sırça otu
rough cocklebur domuz pıtrağı
rough cocklebur hakiki sıraca otu
rough bindweed akdeniz saparnası
rough bristlegrass yeşil kirpi darı
rough corn bedstraw boynuzlu yoğurt otu
rough pea zayıf uçlu bir kış bitkisi
Agriculture
rough rice çeltik
Geography
rough sea kaba dalgalı deniz
rough weather fırtınalı hava
Meteorology
rough weather fırtınalı hava
Sport
play rough sert oynamak
Painting
rough sketch çırpıştırma resim
Cinema
rough cut kaba kurgu
British Slang
bit of rough standartların altındaki yatak arkadaşı
rough as robber's dog kötü
rough as a badger's arse yontulmamış
rough as a badger's bum yontulmamış
rough as robber's dog itici
rough as a badger's bum hasta
rough as a badger's bum kaba saba
rough as robber's dog çirkin
rough as robber's dog kaba
rough as a badger's arse kaba saba
rough as a badger's arse kaba
rough as a badger's arse hasta
rough as a badger's bum kaba
Reptiles
rough-skinned newt (taricha granulosa) i. sert derili semender