engebeli - Türkçe İngilizce Sözlük

engebeli

"engebeli" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 26 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
engebeli bumpy s.
The car is really comfortable, even on bumpy roads.
Araba, engebeli yollarda bile konforlu.

More Sentences
engebeli rough s.
The road to the village is very rough.
Köye giden yol çok engebeli.

More Sentences
engebeli uneven s.
We continued on foot as our car wasn't suitable to drive on uneven ground.
Arabamız engebeli zeminde sürmeye uygun olmadığı için yaya olarak devam ettik.

More Sentences
engebeli rugged s.
There is a rugged path heading towards the forest.
Ormana doğru giden engebeli bir yol var.

More Sentences
engebeli hilly s.
The hilly terrain made the hike more challenging.
Engebeli arazi, yürüyüşü daha da zorlaştırdı.

More Sentences
Teknik
engebeli rugged s.
There is a rugged path heading towards the forest.
Ormana doğru giden engebeli bir yol var.

More Sentences
Genel
engebeli hubbly s.
engebeli broken s.
engebeli rude s.
engebeli crinkled s.
engebeli rippled s.
engebeli crinkly s.
engebeli wavelike s.
engebeli wavy s.
engebeli nubbly s.
engebeli balkish s.
engebeli hummocky s.
engebeli humpy s.
engebeli hobbly s.
engebeli roughish s.
engebeli shaky s.
engebeli rocky s.
Konuşma Dili
engebeli knubbly [dialect] s.
Teknik
engebeli nonlevel s.
Biyoloji
engebeli scabrid s.
Coğrafya
engebeli relief s.

"engebeli" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 57 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
engebeli ve ağaçsız arazi moor i.
engebeli arazi rough terrain i.
özellikle ingiltere'nin kuzeyinde engebeli kırlık alanlar fell i.
engebeli zemin hilly ground i.
engebeli arazi parçası steep and uneven piece of land i.
engebeli arazi rough country i.
engebeli arazi rugged terrain i.
engebeli yüzey undulating surface i.
engebeli arazi aracı rough terrain vehicle i.
kırsal alanda bulunan bozuk ve engebeli yol cartway i.
kırsal alanda bulunan bozuk ve engebeli yol cartroad i.
kırsal alanda bulunan bozuk ve engebeli yol cart track i.
engebeli arazi için tasarlanmış paletli iş makinesi markası caterpillar™ i.
engebeli olma scabredity i.
engebeli yüzey surge i.
engebeli arazi rolling terrain i.
engebeli arazide seyahat etmek off-road f.
engebeli arazide yolculuk etmek off-road f.
engebeli (arazi) rough s.
engebeli arazide yapılan off-road s.
engebeli bir biçimde unevenly zf.
engebeli bir biçimde bumpily zf.
engebeli arazi rough i.
Öbek Fiiller
(bir şeyle, dağ bisikletiyle, atv'yle) engebeli arazi sürüşüne gitmek romp on (something) f.
ile engebeli arazi sürüşüne gitmek romp on f.
Deyim
çok engebeli plenty rugged s.
Teknik
engebeli arazi rough country i.
çelik halatlar üzerinde hareket ederek engebeli arazilerde yük taşımaya yarayan mekanizma flying fox [australia] i.
Otomotiv
engebeli arazi aracı rough terrain truck i.
engebeli arazi araçları rough terrain trucks i.
engebeli arazi kaldırma aracı rough terrain lift truck i.
engebeli arazide kullanılmak üzere tasarlanmış bir araç off-roader i.
Trafik
engebeli arazide kullanım için tasarlanan off-road s.
engebeli arazide bulunan off-road s.
engebeli arazide var olan off-road s.
engebeli yolda off-road zf.
engebeli arazide off-road zf.
Zooloji
abd'nin doğusunda engebeli zeminde geniş bir alana dağılmış olan yılan türü banded rattlesnake (crotalus horridus horridus) i.
abd'nin doğusunda engebeli zeminde geniş bir alana dağılmış olan yılan türü timber rattlesnake i.
Coğrafya
engebeli arazi rugged terrain i.
abd'de engebeli bir sıradağ black hills i.
bir bölgenin ana fiziksel özelliğini teşkil eden, genellikle engebeli olan yüksek arazi veya plato meseta i.
engebeli ülkedeki göze çarpmayan yükseltiler hill i.
engebeli ülke hill i.
doğu arizona'da colorado platosu'nun güney kenarını oluşturan engebeli bir kayalık mogollon rim i.
ağaçsız ve seyrek bitki örtüsüne sahip yüksek ve engebeli bir arazi down i.
ağaçsız ve seyrek bitki örtüsüne sahip yüksek ve engebeli bir arazi downs i.
engebeli araziye ilişkin highland s.
Jeoloji
temelinde koyu ve özellikle bazaltik lav bulunan engebeli arazi malpais i.
engebeli duruma gelme diastrophism i.
Askeri
engebeli arazi broken terrain i.
engebeli arazi rugged terrain i.
Spor
engebeli bir arazi boyunca (motosiklet, bisiklet) sürme trail riding i.
bovling sahasında kaba ve engebeli yer rubber i.
engebeli arazide bisiklet sürme trail biking i.
engebeli arazide bisiklet sürme trail riding i.
engebeli arazide yapılan bir bisiklet sporu cyclo-cross i.