| İngilizce | Türkçe | |||
|---|---|---|---|---|
| Genel | ||||
| Genel | moor i. | bozkır | ||
|
The old farm was surrounded by an open moor and meadows. Eski çiftliğin etrafı bir bozkır ve otlaklarla çevriliydi. More Sentences |
||||
| Genel | moor i. | berberi | ||
|
The Moors make up more than two-thirds of Mauritania's population Berberiler, Mauritania'nın nüfusunun üçte ikisinden fazlasını oluşturuyor. More Sentences |
||||
| Genel | moor f. | demirlemek | ||
|
The cruise moored near the shore for the evening. Yolcu gemisi akşam için kıyıya yakın bir yerde demirledi. More Sentences |
||||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | moor f. | demirlemek | ||
|
The cruise moored near the shore for the evening. Yolcu gemisi akşam için kıyıya yakın bir yerde demirledi. More Sentences |
||||
| Genel | ||||
| Genel | moor i. | faslı | ||
| Genel | moor i. | mağribi | ||
| Genel | moor i. | engebeli ve ağaçsız arazi | ||
| Genel | moor i. | yerleşim yerleri dışında açık ve işlenmemiş arazi | ||
| Genel | moor i. | berberi ve arap melezi olan müslüman halkların üyesi | ||
| Genel | moor i. | beyazla az miktarda karışmasından oluşan renk | ||
| Genel | moor i. | çorak tarla | ||
| Genel | moor i. | fundalık | ||
| Genel | moor i. | kır | ||
| Genel | moor i. | fundalık arazi | ||
| Genel | moor i. | çalılık arazi | ||
| Genel | moor i. | fundalık boş arazi | ||
| Genel | moor i. | çalılık | ||
| Genel | moor i. | demirleme | ||
| Genel | moor f. | demir atmak | ||
| Genel | moor f. | palamarla bağlamak | ||
| Genel | moor f. | halatla bağlamak | ||
| Genel | moor f. | abosa etmek | ||
| Genel | moor f. | palamarla bağlanmak | ||
| Genel | moor f. | sıkıca tutturmak | ||
| Genel | moor f. | bağlamak | ||
| Genel | moor f. | sonsuz bir manevi bağlılık sunmak | ||
| Teknik | ||||
| Teknik | moor i. | bataklık | ||
| Teknik | moor f. | sabitlemek | ||
| Teknik | moor f. | uçağı bağlamak | ||
| Denizcilik | ||||
| Denizcilik | moor i. | gemiyi halatla karaya bağlama | ||
| Denizcilik | moor i. | geminin emniyetle karaya bağlanması | ||
| Denizcilik | moor f. | demir atmak | ||
| Denizcilik | moor f. | gemiyi demirlemek | ||
| Denizcilik | moor f. | gemiyi bağlamak | ||
| Denizcilik | moor f. | palamarla bağlamak | ||
| Deniz Biyolojisi | ||||
| Deniz Biyolojisi | moor i. | siyah bir japon balığı | ||
| Eski Kullanım | ||||
| Eski Kullanım | moor i. | müslüman | ||
| Eski Kullanım | moor i. | arap ve hintli ataları bulunan müslüman | ||
| Eski Kullanım | moor i. | bozkırda çalışan kimse | ||
| Eski Kullanım | moor i. | siyahi kimse | ||
| Eski Kullanım | moor i. | (orta delaware'de) amerikan yerlisi, avrupalı ve afrika kökenli gruplara verilen ad | ||