dock - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

dock

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"dock" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 71 sonuç

İngilizce Türkçe
Common Usage
dock f. doka çekmek
dock i. rıhtım
dock i. dok
dock i. gemi havuzu
General
dock f. doka girmek
dock f. ücretini kesmek
dock f. azaltmak
dock f. rıhtıma yanaşmak
dock f. kısaltmak (kuyruğunu)
dock f. havuza çekmek
dock f. kısaltmak
dock f. indirmek
dock f. kesmek
dock f. kuyruğunu kısaltmak
dock f. havuza girmek
dock f. kesmek (ücretten)
dock f. doka çekmek
dock f. uzayda başka gemiye kenetlemek
dock f. uzayda kenetlenmek
dock f. limana yanaşmak
dock f. limana girmek
dock f. kısmak
dock f. (kuyruğunu) kesmek
dock f. kuyruğunu kesmek
dock f. ücretinden kesmek
dock f. maaşından kesmek
dock i. dok
dock i. kesinti
dock i. havuz
dock i. yük rampası
dock i. kuyruğun kemikli kısmı
dock i. gemi havuzu
dock i. eyer kuskunu
dock i. rıhtım
dock i. liman
dock i. ücret
dock i. kısa kesilmiş kuyruk
dock i. tersane
dock i. iskele
dock i. sanık yeri (mahkemede)
dock i. sanık yeri
dock i. antrepo
Trade/Economic
dock f. ücret kesmek
dock i. dok
dock i. yükleme-boşaltma alanı
Law
dock i. mahkemede sanığın oturduğu yer
dock i. sanık yeri
dock i. sanık sandalyesi
Technical
dock f. havuzlamak
Computer
dock i. yuva
dock s. yapışık
dock expr. yuvala
Aeronautic
dock f. kenetlenmek
dock f. uzayda kenetlenmek
dock f. uzayda başka gemiye kenetlemek
Marine
dock f. doka çekmek
dock f. limana yanaşmak
dock f. limana girmek
dock f. rıhtıma yanaşmak
dock i. dok
dock i. gemilerin yolcu ve yükünün boşaltıdığı veya onarıldığı havuz
dock i. gemi havuzu
dock i. rıhtım
dock i. tersane
dock i. yanaşlık
Botanic
dock i. karabuğday benzeri bir ot
dock i. kuzu kulağı
Breeding
dock f. kuyruğunu kısaltmak
dock i. eyer kuskunu
dock i. kısa kesilmiş kuyruk
dock i. kuyruğun kemikli kısmı

"dock" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 149 sonuç

İngilizce Türkçe
General
put in the dock f. suçlamak
go into dry dock f. havuza girmek
dock with the space station f. uzay istasyonuna kenetlenmek
dock at some place f. iskeleye demirlemek
dock something from something f. maaşından/haklarından kesmek
graving dock i. kalafat havuzu
floating dock i. yüzer liman
dock warrant i. ambar makbuzu
floating dock i. yüzer havuz
wet dock i. yüzer havuz
floating dock i. yüzen havuz
dry dock i. kuru havuz
hickory dickory dock i. bir çocuk şarkısı
loading dock i. yükleme bölümü/alanı
Idioms
dock your pay f. hesabından/ücretinden kesmek
Trade/Economic
dock warrant i. ambar makbuzu
dock warrant i. dok makbuzu
dock dues i. dok ücreti
bonded dock i. gümrük ambarı
timber dock i. kereste yükleme rıhtımı
dock receipt i. liman makbuzu
wet dock i. liman doku
oil dock i. petrol iskelesi
dock company i. rıhtım şirketi
dock warehouse i. rıhtım antreposu
dock shed i. rıhtım hangarı
dock charges i. rıhtım resmi
dock dues i. rıhtım ücreti
dock receipt i. rıhtım makbuzu
dock warrant i. resepis
dock warrant i. rıhtım makbuzu
dock strike i. rıhtım işçilerinin grevi
dock receipt i. varan
dock receipt i. yük teslim belgesi
ex dock s. rıhtımda teslim
delivered free at dock s. rıhtımda teslim
Law
(defendant) to sit in the dock f. sanık sandalyesine oturmak
appear in the dock f. sanık sandalyesine oturmak
(defendant) to stand in the dock f. sanık sandalyesine oturmak
felon's dock i. mahkemede sanığın oturduğu yer
felon's dock i. sanık sandalyesi
Technical
dry-dock f. kuru havuza girmek
graving dock i. kuru havuz
dry dock i. kuru kızak
dry dock i. kuru havuz
dock crane i. rıhtım vinci
wet dock i. sulu havuz
dock shelter i. şişme körük
pond dock crane i. yüzer havuz vinci
loading dock i. yükleme peronu
floating dock i. yüzer havuz
wet dock i. yükseltme havuzu
Computer
dock cd i. dok cd
dock phone i. dok tel
dock aux i. dok eklentisi
dock cd audio i. dok ses cd'si
dock mic2 i. dok mik2
dock video i. dok video
dock line i. hat tak
dock line in i. kundak hat girişi
dock change i. yuva değişikliği
dock id i. yuva kimliği
dock mic expr. mikrofon tak
Telecom
charging dock i. şarj istasyonu
Construction
dock structures i. rıhtım yapıları
dock leveller i. yükleme rampası
Railway
loading dock i. yük rampası
Aeronautic
landing helicopter dock i. doklu helikopter gemisi
Marine
take into dry dock f. havuzlamak
approach the dock f. limana yanaşmak
dry dock area i. çekek alanı
dock-walloper i. dok işçisi
dock charge i. dok ücreti
dock dues i. dok ücreti
dock worker i. dok işçisi
ferry dock i. feribot iskelesi
dock worker i. gemi yükleme işçisi
graving dock i. gemi tamir havuzu
dry dock i. gemiyi alacak kadar büyük ve suyu boşaltılabilir havuz
dry dock i. gemi tamir havuzu
dock-walloper i. gemi yükleme işçisi
dock master i. havuz kaptanı
dock dues i. havuzlama resmi
dock warrant i. havuz ruhsatı
wet dock i. içinde su olan havuz
graven dock i. karaya sabitlenmiş iskele
dry dock i. kızak
dry-dock caisson i. kuru havuz kapağı
dry dock i. kuru havuz
graving dock i. kuru havuz
dry dock i. kuru dok
dock labourer i. liman işçisi
dock worker i. liman işçisi
dock labourer i. liman çalışanı
dock-walloper i. liman işçisi
dock charge i. rıhtım ücreti
dock line i. rıhtım halatı
dry dock i. sabit havuz
dock dues i. rıhtım ücreti
graving dock i. suyu boşaltılabilen havuz
dry dock i. suyu boşaltılabilen havuz
dock-walloper i. tersane işçisi
dock worker i. tersane işçisi
boat dock i. tekne iskelesi
wet dock i. yük doldurma boşaltma havuzu
wet dock i. yüzer havuz
dock-walloper i. yük boşaltma işçisi
dock worker i. yük boşaltma işçisi
floating dock i. yüzer havuz
floating dock i. yüzen havuz
loading dock i. yükleme rıhtımı
loading dock i. yükleme iskelesi
Gastronomy
patience dock i. efelek
patience dock i. labada
Biology
dock to dock expr. ambardan ambara (geçen süre)
Botanic
canaigre dock i. kökü tabaklama işlemlerinde kullanılan bir bitki
arizona dock i. kökü tabaklama işlemlerinde kullanılan bir bitki
tanner's dock i. kökü tabaklama işlemlerinde kullanılan bir bitki
canaigre dock i. batı amerika birleşik devletleri ve kuzey meksika'ya özgü çok yıllık bir çiçekli bitki
arizona dock i. batı amerika birleşik devletleri ve kuzey meksika'ya özgü çok yıllık bir çiçekli bitki
tanner's dock i. batı amerika birleşik devletleri ve kuzey meksika'ya özgü çok yıllık bir çiçekli bitki
prairie dock i. sarı ve geniş çiçekleri olan uzun bir otsu bitki
alpine dock (rumex alpinus) i. dağ labadası
alpine dock (rumex alpinus) i. alplerde yetişen uzun ve kaba yapraklı bir kuzu kulağı
prairie dock i. abd'nin doğusunda yetişen beyazımsı çiçekli çok yıllık bir bitki
sour dock i. kıvırcık labada
curly dock i. kıvırcık labada
narrow-leaved dock i. kıvırcık labada
narrow dock i. kıvırcık labada
curled dock i. kıvırcık labada
yellow dock i. kıvırcık labada
sour dock i. kuzukulağı
sharp dock i. kuzukulağı
clustered dock i. kuzukulağı
Geography
tidal dock i. gelgit havuzu
Places
pembroke dock i. galler'de yerleşim yeri
dock junction i. georgia eyaletinde şehir
Military
naval dock i. savaş gemilerinin ve malzemelerinin yapım onarımı için gereken tüm unsurlarla bağlantılı olan askeri liman
naval dock i. savaş limanı
naval dock i. harp limanı
landing platform dock i. amfibi çıkarma aracı
amphibious transport dock i. amfibik çıkarma aracı
amphibious transport dock i. amfibi nakliye doku
landing ship dock i. dok çıkarma gemisi
landing platform dock i. havuzlu çıkarma gemisi
landing ship dock i. havuzlu çıkarma gemisi
dry dock i. kuru havuz
dock security i. rıhtım güvenliği
dock receipt i. rıhtım alındı belgesi