yuva - Türkçe İngilizce Sözlük

yuva

"yuva" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 74 sonuç

Türkçe İngilizce
Yaygın Kullanım
yuva nest i.
She went back to her nest to feed her babies.
Yavrularını beslemek için yuvasına döndü.

More Sentences
Genel
yuva burrow i.
Sometimes, a seven-banded armadillo will share its burrow with others of the same gender.
Bazen yedi bantlı bir armadillo yuvasını aynı cinsiyetten başkalarıyla paylaşır.

More Sentences
yuva home i.
She was born in Spain, but she’s made Rome her home.
İspanya'da doğmuş ama Roma'yı yuvası haline getirmiş.

More Sentences
yuva hole i.
The hound was pointing towards a fox hole.
Tazı bir tilki yuvasını işaret ediyordu.

More Sentences
yuva housing i.
The implant placed in this housing is fixed with screws attached during the healing process.
Bu yuvaya yerleştirilen implant iyileşme sürecinde takılan vidalarla sabitlenir.

More Sentences
yuva hole i.
The hound was pointing towards a fox hole.
Tazı bir tilki yuvasını işaret ediyordu.

More Sentences
Teknik
yuva slot i.
Please insert the disk into the drive slot.
Lütfen diski sürücü yuvasına yerleştirin.

More Sentences
yuva socket i.
If my eye pops out of the socket, will I still be able to see?
Gözüm yuvasından çıkarsa, yine de görebilir miyim?

More Sentences
yuva housing i.
The implant placed in this housing is fixed with screws attached during the healing process.
Bu yuvaya yerleştirilen implant iyileşme sürecinde takılan vidalarla sabitlenir.

More Sentences
Bilgisayar
yuva dock i.
I bought a charging dock to place in my car's dash.
Arabamın ön paneline yerleştirmek için bir şarj yuvası aldım.

More Sentences
yuva nest i.
She went back to her nest to feed her babies.
Yavrularını beslemek için yuvasına döndü.

More Sentences
Genel
yuva fireside i.
yuva holt i.
yuva creche i.
yuva haunt i.
yuva nursery school i.
yuva hearthstone i.
yuva fold i.
yuva scarf i.
yuva hearth i.
yuva mount i.
yuva creep i.
yuva mortise i.
yuva nidus i.
yuva lair i.
yuva collet i.
yuva hearth and home i.
yuva den i.
yuva mortice i.
yuva playschool i.
yuva nursery i.
yuva nide i.
yuva gab i.
yuva gain i.
yuva day-care center i.
yuva receptacle i.
yuva race i.
yuva receptory [obsolete] i.
yuva lie i.
yuva habitaunce i.
yuva hive i.
yuva houseboat i.
yuva conceptacle [obsolete] i.
yuva door i.
yuva pipe i.
yuva flet [dialect] i.
yuva roof i.
yuva squat i.
Deyim
yuva lares and penates i.
Ticaret/Ekonomi
yuva kindergarten i.
Teknik
yuva receptaculum i.
yuva recess i.
yuva rest i.
yuva race i.
yuva well i.
yuva mortise i.
yuva bearing i.
yuva lock cylinder i.
yuva fang i.
Bilgisayar
yuva bay i.
yuva docs i.
yuva holes i.
yuva receptacle i.
Mekanik
yuva seat i.
İnşaat
yuva bay i.
yuva support i.
Otomotiv
yuva casing i.
Biyoloji
yuva alveolus i.
Zooloji
yuva hover [dialect] i.
Eğitim
yuva infant school [uk] i.
Müzik
yuva saddle i.
Eski Kullanım
yuva shed i.
Kuşbilim
yuva nye i.
yuva eye i.

"yuva" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
yuva (fesat/kötülük/huzursuzluk) hotbed i.
yuva okulu nursery school i.
yuva sevgisi domestication i.
yuva ve tırnakları (mücevher için) setting i.
yuva (porsuk) set i.
kargaların toplu yuva yaptıkları yer rookery i.
yuva yapma nidification i.
yuva alanı nesting area i.
balıkçılların toplu yuva yeri heronry i.
yuva yapan (özellikle kuş) nester i.
mücevherin oturtulduğu yuva collet i.
yuva açma notching i.
yuva özlemi nostalgia i.
saç kılının uzadığı yuva hair shaft i.
boş yuva sendromu empty nest syndrome i.
geçici yuva temporary home i.
yuva arkadaşı nestmate i.
(hayvana) yeni bir yuva bulma re-homing i.
yuva yapma yeri nesting place i.
bir yuva dolusu kuş, böcek vb. nest i.
yuva yıkan kadın the other woman i.
yuva yapma yeri tok i.
ufak yuva alveolus i.
ufak yuva alveole i.
asma yuva hangnest i.
avustralya'ya özgü yuva yapan farenin yuvası wurley i.
erkek bir çardak kuşunun dişiye kur yapmak için inşa ettiği yuva bower i.
kışlık yuva hibernacle i.
canlı mikrobun içinde daha sonraki nesillerin yetiştiği yuva incasement i.
mücevherin yuva ve tırnakları foil [obsolete] i.
(mecazen) yuva roof i.
tamamlayıcı parçanın yerleştirildiği yuva seating i.
küçük açık yuva slot i.
küçük yuva smoot [dialect] [uk] i.
kalça kemiğinde çanak şeklinde yuva pyxis i.
kaymalı yatağı destek için kullanılan metal yuva strap head i.
(kötülük) yuva sump i.
yuva kurmak set up a home f.
yuva yapmak nidificate f.
yuva bozmak break up a home f.
yuva yapmak burrow f.
yuva kurmak build a nest f.
yuva yapmak nest f.
yuva kurmak set up housekeeping f.
yuva kurmak settle down f.
yuva yapmak nidify f.
yuva kurmak homemake f.
yuva yıkmak break up a family f.
yuva açmak gain f.
nehir boyunca yuva yapmak nest along the river f.
yuva kurmak start a family f.
yuva yapmak make a nest f.
yuva yapmak build a nest f.
(hayvana) yeni bir yuva bulmak re-home f.
(hayvana) yeni bir yuva bulmak rehome f.
birlikte yuva yapmak nuzzle f.
beraber yuva yapmak nurstle [obsolete] f.
yuva toplamak nest f.
yuva olmak harbor f.
yuva ile desteklemek socket f.
yuva eklemek socket f.
yuva açmak burrow f.
yuva ile ilgili nidal s.
yuva yapmaya müsait nestable s.
çadıra benzeyen (yuva) tentiform s.
yuva ve tırnak içinde olmayan (mücevher) unset s.
Öbek Fiiller
(bir şeyin içine) yuva yapmak nest in something f.
içinde yuva yapmasına yadım etmek nest in f.
-e yuva yapmak nest in f.
'-e yuva yapmasına yadım etmek nest in f.
içine yuva yapmak nest in f.
yuva yıkmak bust something up f.
Atasözü
evi yuva yapan kadındır men make houses women make homes
Konuşma Dili
yıkılmış yuva broken home i.
Deyim
başını sokacak yuva somewhere to hang hat i.
başını sokacak yuva somewhere to hang (up) (one's) hat i.
başını sokacak yuva some place to hang (up) (one's) hat i.
yuva kurmak come to anchor f.
yuva kurmak set up house f.
yuva kurmak set up home f.
yuva kurmaya/düğün yapmaya niyetli/istekli bent on a splice s.
her dört duvar yuva olmaz a house is not a home expr.
evi yuva yapan içindeki anılardır a house is not a home expr.
Sanayi
mücevherin yuva ve tırnaklarını tasarlayan kuyumcu çalışanı mounter i.
Teknik
planeter yuva planetary housing i.
yuva tutucusu housing retainer i.
rondela yuva fren silindiri yatak keçe stop king i.
yuva pulu housing washer i.
yuva kapağı housing cap i.
yuva kapağı housing cover i.
dış yuva outer housing i.
yuva mahfazası case housing i.
top ve yuva bağlantıları ball and socket couplings i.
yaylı yuva spring housing i.
yuva okuyucusu slot reader i.
iç yuva inner race i.
ara yuva intermediate housing i.
yuva geçme cup joint i.
supap yuva girişleri valve-seat inserts i.
rondela yuva fren silindiri stop ring i.
yuva kovan bush i.
yuva açma aletleri bits i.
kenarları yuva ekseninden kaçık artı şeklinde yuvalı offset cruciform recess i.
altı-kanallı yuva hexalobular socket i.
dilatometrede numunelerin konulduğu düz yuva rest base i.
film projektörü gibi aygıtlarda lambanın yerleştirildiği yuva lamp house i.
yuva açmada kullanılan alet twibil [obsolete] i.
kırbaç sapının içine koyulduğu yuva whip socket i.
(makine parçasına ait) yuva doghouse i.
(alette) yuva fang i.
marangoz el matkabında uç takılan yuva pad i.
kablo sistemindeki bağlantıları kolaylaştırmak için tasarlanmış metal yuva outlet i.
(içine bir şey yerleştirilen) yuva spud i.
Bilgisayar
yuva hatası socket error i.
yuva no slot number i.
yuva numarası slot number i.
yuva durumu socket status i.
kaynak yuva source socket i.
yuva donanım slot i.
windows yuva hatası windows socket error i.
güvenli yuva katmanı secure sockets layer i.
sağ yuva right slot i.
370 iğneli yuva 370 pin socket i.
bağdaştırıcı yuva numarası adapter slot number i.
doğrudan yuva direct slot i.
yuva kimliği dock id i.
yuva değişikliği dock change i.
ana yuva home slot i.
sol yuva left slot i.
en fazla yuva sayısı maximum sockets i.
pci yuva pci slot i.
yuva sayısı number of slots i.
yuva seçici kartı paddle card i.
Bilişim
doğrudan yuva direct slot i.
ana yuva home slot i.
Telekom
halka şeklinde boş yuva empty slot ring i.
Elektrik
çoklu yuva multislot i.
Mekanik
yuva açma aleti cotter drill i.
Tekstil
çapraz yuva cross-slot i.
Aydınlatma
film projektörü gibi aygıtlarda lambanın yerleştirildiği yuva lamphouse i.
Otomotiv
küresel yuva radius seat i.
konik yuva taper seat i.
Medikal
yuva çocukları day-care children i.
Anatomi
top-yuva eklem enarthrosis i.
top-yuva eklem enarthrodial joint i.
top-yuva eklem inarticulation [obsolete] i.
Psikoloji
boş yuva empty nest i.
Veterinerlik
evcil ve vahşi hayvanlara yuva yapan bir sinek larvası wormil i.
Deniz Biyolojisi
köpük yuva bubble nest i.
abd atlantik kıyıları, meksika körfezi ve batı hint adaları'nda yetişen, kumda yuva yapan bir yengeç tree lobster i.