shed - Türkçe İngilizce Sözlük

shed

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

shed — Definition

Anlamı ve Tanımı:
kulübe, dökmek
Okunuş (IPA):
(AmE /ʃɛd/ – BrE /ʃɛd/)
Terim Türü:
İsim: shed (sheds); Fiil: shed (sheds – shed – shedding)
Depolama yapısını ya da bir şeyi üzerinden atma eylemini ifade eder. Eski İngilizce scēadan kökünden evrilmiştir. Yapı ve biyolojik dökülme bağlamlarında kullanılır.
Eş Anlamlılar:
outbuilding, discard
Zıt Anlamlılar:
retain

"shed" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 59 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
shed i. baraka
They're either in the shed or in the den.
Ya barakadalar ya da çalışma odasındalar.

More Sentences
shed i. kulübe
shed f. dökmek
shed f. dökmek (gözyaşı vb)
Genel
shed i. kulübe (odun/kömür vb konan)
We keep the lawnmower in that shed.
Çim biçme makinesini o kulübede tutuyoruz.

More Sentences
shed i. hangar
They converted an industrial shed into an office space.
Endüstriyel bir hangarı çalışma mekanına dönüştürdüler.

More Sentences
shed f. ışık tutmak
The message delivered on that occasion might shed some light in our current darkness.
Bu vesileyle verilecek mesaj şu anki karanlığımıza biraz ışık tutabilir.

More Sentences
shed f. dökmek (yaprak/gözyaşı/tüy)
They work by killing bacteria, drying excess oil, and forcing the skin to shed dead skin cells.
Bakterileri öldürerek, fazla yağı kurutarak ve cildi ölü deri hücrelerini dökmeye zorlayarak çalışırlar.

More Sentences
shed f. değiştirmek (yılan derisini)
Snakes shed their skin every year.
Yılanlar her yıl derilerini değiştirir.

More Sentences
shed f. (yapraklar) dökülmek
This coating is shed just before birth.
Bu kaplama doğumdan hemen önce dökülür.

More Sentences
shed f. kurtulmak
The newspaper wants to shed its negative public image.
Gazete toplum gözündeki olumsuz imajından kurtulmak istiyor.

More Sentences
shed f. (tüy) dökmek
Cats shed their fur all year-round.
Kediler tüm yıl boyunca tüy dökerler.

More Sentences
shed f. sağa sola saçmak
The flower girl walked down the aisle, shedding petals.
Çiçekçi kız yaprakları sağa sola saçarak geçitte yürüyordu.

More Sentences
shed f. (sıvı vb.) geçirmemek
My new outdoor boots shed all kinds of liquids.
Yeni dış mekan botlarım hiçbir sıvıyı geçirmiyor.

More Sentences
Havacılık
shed i. hangar
They converted an industrial shed into an office space.
Endüstriyel bir hangarı çalışma mekanına dönüştürdüler.

More Sentences
Genel
shed i. sundurma
shed i. döküntü
shed i. saç ayrımı
shed f. akıtmak
shed f. sıyrılmak
shed f. tüy dökmek
shed f. dağıtmak
shed f. çıkarıp atmak
shed f. saçmak
shed f. yaymak
shed f. göbeği düşmek
shed f. değiştirmek (deri)
shed f. sızdırmamak
shed f. geçirmemek (su)
shed f. (kanı) keserek akıtmak
shed f. saçılmak
shed f. dağıtılmak
shed f. yayılmak
shed f. kulübeye yerleştirmek
shed f. barakaya koymak
shed f. (kamyon) yükünü yolda kazara boşaltmak
shed f. (işi) feshetmek
shed f. (çalışanı) kovmak
Irregular Verb
shed f. shed - shed
Ticaret/Ekonomi
shed i. depo stili büyük perakende satış noktası
Tekstil
shed i. koyun yününde mekik dokumaya uygun aralık oluşacak şekilde yapılan ayırma
shed i. çözgünün iplikleri arasında yer alıp mekik dokunan aralık
shed f. (çözgüyü) mekik dokunan aralıkları oluşturacak şekilde ayırmak
Mimarlık
shed i. odunluk
Denizcilik
shed i. liman ambarı
Fizik
shed i. on üzeri eksi elli iki metre kareye eşdeğer olan eski bir çekirdek kesit alanı birimi
Zooloji
shed i. dökülerek atılan dış kısım
Tarım
shed i. ahır
Hayvancılık
shed i. (köpek) çiftlik hayvanlarını ayırma
Coğrafya
shed i. havza
Eski Kullanım
shed i. hayvanın gizlenme yeri
shed i. mağara
shed i. in
shed i. yuva
shed f. bölümlere ayırmak
shed f. kısımlara ayırmak
İngiliz Argosu
shed i. döküntü
shed i. külüstür
shed s. harap

"shed" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 150 sonuç

İngilizce Türkçe
Genel
milking shed i. süt sağım kulübesi
boat shed i. kayıkhane
animal shed i. damız
bicycle shed i. kapalı bisiklet park yeri
cone storage shed i. kozalak istif yeri
goods shed i. ardiye
goods shed i. eşya sundurması
goods shed i. depo
lean-to shed i. sundurma
garden shed i. bahçe kulübesi
cattle-shed i. ahır
cattle-shed i. sığır ahırı
garden shed i. yazlık yerlerde veya şehir dışlarında bahçeli, müstakil ev
coal shed i. kömürlük
bike shed i. bisiklet kulübesi
bike shed i. ufak depo şeklindeki bisiklet saklama yeri
bicycle shed i. bisiklet kulübesi
bicycle shed i. ufak depo şeklindeki bisiklet saklama yeri
garden shed i. bahçe kulübesi
cycle shed i. kapalı bisiklet park yeri
potting shed i. bahçe kulübesi
potting shed i. bitkilerin saksılara dikilip ilgili ürünlerin saklandığı yapı
shed [obsolete] i. fark
shed [obsolete] i. bir diğerinden ayrılma
shed [obsolete] i. ayrım
dog shed i. köpek kulübesi
be shed f. göbeği düşmek
shed tears f. yaş dökmek
shed tears f. ağlamak
shed blood f. kan akıtmak
shed tears f. gözyaşı dökmek
be shed f. dökülmek
shed light on f. konuyu aydınlatmak
be shed f. kan akmak
shed light on f. ışık tutmak
shed light on (a matter) f. açıklığa kavuşturmak
shed light f. ışık tutmak
shed light on f. aydınlatmak
shed blood f. kan dökmek
shed leaves f. yaprak dökmek
shed tears a lot f. çok ağlamak
shed load f. yük boşaltmak
shed one's load f. yük boşaltmak
shed load f. yük dökmek
shed the load f. yükü indirmek
shed tears f. göz yaşı dökmek
shed weight f. kilo vermek
shed tear f. gözyaşı akıtmak
shed light on f. -i açıklamak
shed skin f. (yılan) kabuk değiştirmek
shed light f. su yüzüne çıkarmak
shed false tears f. sahte gözyaşı dökmek
shed crocodile tears f. yalandan ağlamak
shed [dialect] f. inmek
shed [dialect] f. düşmek
shed [dialect] f. alçalmak
shed [dialect] f. (saçı) ayırmak
open shed s. sundurma
Öbek Fiiller
shed out f. tüy dökmek
shed out f. yeni doğum yapmış bir koyunu daha iyi bir meraya götürmek
İfadeler
blood is shed expr. adam/insan öldürme
blood is shed expr. kan dökülmesi
blood is shed expr. sorun veya sıkıntıların baş göstermesi
Konuşma Dili
shed pounds f. kilo vermek
Deyim
shed more heat than light i. bir konu hakkında yararlı açıklamalar yerine kısır tartışmaların yürütülmesi
shed crocodile tears f. sahte gözyaşı dökmek
shed light on f. ışık tutmak
shed crocodile tears f. timsah gözyaşları dökmek
shed light on f. aydınlığa kavuşturmak
shed light on f. aydınlatmak
shed light on f. açıklığa kavuşturmak
shed tears of happiness f. sevinç gözyaşı dökmek
shed tears of joy f. mutluluk gözyaşı dökmek
shed tears of happiness f. mutluluk gözyaşı dökmek
shed tears of joy f. sevinç gözyaşları dökmek
shed tears of joy f. sevinç gözyaşı dökmek
shed tears of happiness f. mutluluk gözyaşları dökmek
shed tears of joy f. mutluluk gözyaşları dökmek
shed tears of happiness f. sevinç gözyaşları dökmek
shed light on something f. bir konuyu açığa kavuşturmak
shed light on something f. bir konuya ışık tutmak
get shed of someone f. birinden kurtulmak
get shed of someone f. birini başından atmak
get shed of someone f. birini başından savmak
not shed a tear f. bir damla gözyaşı dökmemek
shed some light on something f. konuya açıklık getirmek
shed some light on something f. konuyu aydınlatmak
shed some light on something f. aydınlığa kavuşturmak
shed more heat than light f. yangına su götüreceğine körükle gitmek
shed something f. artık istenmeyen bir şeyden kurtulmak
get shed of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) başından atmak
get shed of (someone or something) f. (birinden/bir şeyden) kurtulmak
get shed of (someone or something) f. (birini/bir şeyi) başından savmak
shed a tear f. ağlamak
shed (some) light upon (something) f. (bir konuya) açıklık getirmek
shed (some) light upon (something) f. (bir şeyi) aydınlığa kavuşturmak
shed (some) light upon (something) f. (bir konuya) ışık tutmak
shed a tear f. göz yaşı dökmek
shed (some) light upon (something) f. (bir konuyu) aydınlatmak
Konuşma
a lot of blood was shed expr. çok kan döküldü
Ticaret/Ekonomi
open-shed i. sundurma
dock shed i. rıhtım hangarı
customs shed i. gümrük hangarı
Teknik
balloon shed i. balon hangarı
water shed i. yağış alanı
storage shed i. depolama sundurması
core shed i. korşit
car shed i. araba sundurması
cone storage shed i. kozalak istif yeri
shed roof i. tekeğimli çatı
tool shed i. alet edevat odası
core shed i. sondaj numunelerinin incelendiği yer
Mimarlık
shed dormer i. çatı ile aynı eğim yönündeki çatı penceresi
Otomotiv
evaporative emission shed system i. buharlaşıcı emisyon dağıtma düzeni
Trafik
snow shed s. çığ tüneli
Demiryolu
snow shed i. kar duvarı
snow shed i. kar siperi
avalanche shed i. çığ koruması
avalanche shed i. çığ siperi
train shed i. tren garı
train shed i. tren hangarı
snow shed s. kar tüneli
Havacılık
aircraft shed i. uçak hangarı
balloon shed i. balon hangarı
air shed i. uçak hangarı
repair shed i. havaalanında uçakların depolanıp bakımının yapıldığı büyük yapı
Denizcilik
transit shed i. transit dağıtım
quay shed i. rıhtım barakası
Tarım
milking shed i. süt sağım kulübesi
shearing shed [new zealand] i. yün kırkım evi
shearing shed [new zealand] i. yün kırkma ve balyalama ekipmanı içeren çiftlik binası
shearing shed [new zealand] i. koyun kırpılan yer
shed hand i. (avustralya ve yeni zelanda'da) koyun kırkma barakasında çalışan işçi
shed up [new zealand] f. (samanı) ahırda depolamak
Hayvancılık
milking shed i. sağımhane
wool shed i. koyunların kırkılıp yünlerinin piyasaya sürülmek üzere hazırlandığı bir bina veya binalar kompleksi
wool shed i. kırkma tesisi
Tütün
tobacco shed i. tütünün kurutulduğu bina
Çevre
snow shed i. kar siperi
Coğrafya
avalanche shed i. çığ sundurması
air shed i. belirli bir bölgedeki hava kaynağı
Meteoroloji
snow shed i. kar duvarı
Askeri
transit shed space i. transit ambarı
transit shed i. transit ambarı
gun shed i. top sundurması
transit shed space i. transit depolama sahası
Argo
not the sharpest tool in the shed i. aptal
not the sharpest tool in the shed i. salak
not the sharpest tool in the shed expr. akılsız
not the sharpest tool in the shed expr. beyinsiz