fell - Türkçe İngilizce Sözlük
Geçmiş

fell

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


"fell" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 22 sonuç

İngilizce Türkçe
General
fell f. mahvetmek
fell f. devirmek
fell f. kesmek
fell f. kırmalı dikmek
fell f. yere yıkmak
fell f. düşmek
fell f. kesip devirmek
fell f. yere sermek
fell f. düşürmek
fell i. kır
fell i. dik saç
fell i. post
fell i. otlak
fell i. deri
fell i. özellikle ingiltere'nin kuzeyinde engebeli kırlık alanlar
fell i. tepe
fell s. insafsız
fell s. öldürücü
fell s. korkunç
fell s. zalim
fell s. merhametsiz
Textile
fell biçip teyellemek

"fell" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 52 sonuç

İngilizce Türkçe
General
fell a tree f. ağaç devirmek
fell a tree f. ağaç kesmek
fell from favor f. güncellik kaybetmek
fell from grace f. düzelmişken gene eski kötü tavrına dönmek
fell from grace f. önceden işlediği suçu tekrar işlemek
fell so sad f. çok üzülmek
fell trees f. ağaç kesmek
winter fell i. kış yarı/tepesi
fell in love with s. aşık olmuş
Proverb
little strokes fell great oaks damlaya damlaya göl olur
little strokes fell great oaks damlayan su taşı deler
Colloquial
a button fell off my shirt gömleğimden bir düğme düştü
apple fell elma düştü
Idioms
(someone's) mouth fell open ağzı açık kalmak/kaldı
a hush fell over something ani bir sessizlik
at one fell swoop bir çırpıda
at one fell swoop bir hamlede
at one fell swoop müthiş ani bir darbe ile
get the fell of alışmak
in one fell swoop bir hamlede
in one fell swoop bir çırpıda
just fell off the turnip truck cahil
the scales fell from my eyes gözlerim açıldı
with one fell swoop bir çırpıda
with one fell swoop bir hamlede
wouldn't know something if you fell over one üzerine düşsen tanımazsın/farkına varmazsın
Speaking
a couple of things fell through birkaç şey ters gitti
he fell out the window pencereden düştü
I fell down and broke my leg düştüm ayağımı kırdım
I fell down and broke my leg düştüm ve ayağımı kırdım
I fell from the balcony balkondan düştüm
I fell on my shoulder omzumun üstüne düştüm
i fell asleep uyuya kalmışım
i fell asleep uyumuşum
i fell in love aşık oldum
i fell in love with you sana aşık oldum
i just fell over sadece düştüm
i met someone and i fell in love birisiyle tanıştım ve aşık oldum
i slipped and fell kayıp düştüm
i slipped and fell in the dark karanlıkta kayıp düştüm
i wouldn't know her if she fell on me yolda görsem tanımam
it fell to lot iş başa düştü
it fell to my lot iş bana düştü
it's like everything fell into place her şey yerli yerine oturdu gibi
right before he fell into the coma komaya girmeden hemen önce
Slang
just fell off the turnip truck saf (kimse)
since i fell off my dinosaur uzun bir süredir
Textile
cloth fell distance kumaş çizgisi mesafesi
flat fell seam flat-fell dikiş yeri
flat fell seam kollu kot
flat fell seam kollu kot dikişi
Aeronautic
french-fell seam fransız dikişi