kabaca - Türkçe İngilizce Sözlük

kabaca

"kabaca" teriminin İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 62 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kabaca broadly s.
The two experiments have broadly similar outcomes.
İki deneyin sonuçları kabaca benzerdir.

More Sentences
kabaca rough s.
This amount is just a rough estimate of what you'll pay.
Bu tutar, ödeyeceğiniz miktarın sadece kabaca bir tahminidir.

More Sentences
kabaca roughly zf.
That roughly means "one bad thing can easily lead to many others".
Bu kabaca "bir kötü şey kolayca diğerlerine yol açabilir" anlamına gelir.

More Sentences
kabaca coarsely zf.
The eggs are oval, white and coarsely textured.
Yumurtalar oval, beyaz ve kaba dokuludur.

More Sentences
kabaca rough zf.
I made a rough calculation.
Kabaca bir hesap yaptım.

More Sentences
kabaca rudely zf.
Tom didn't have to say it so rudely.
Tom'un bu kadar kaba bir şekilde söylemesine gerek yoktu.

More Sentences
kabaca broadly zf.
The two experiments have broadly similar outcomes.
İki deneyin sonuçları kabaca benzerdir.

More Sentences
kabaca short s.
kabaca rustic s.
kabaca rather bigger s.
kabaca sketchy s.
kabaca plump s.
kabaca not enduring s.
kabaca foul s.
kabaca bestial s.
kabaca off-side s.
kabaca rude s.
kabaca earthily zf.
kabaca crudely zf.
kabaca gruffly zf.
kabaca broadly speaking zf.
kabaca shortly zf.
kabaca gawkishly zf.
kabaca vulgarly zf.
kabaca in bold outline zf.
kabaca scurrilously zf.
kabaca bestially zf.
kabaca impolitely zf.
kabaca gracelessly zf.
kabaca discourteously zf.
kabaca kindlessly zf.
kabaca unrefinedly zf.
kabaca clownishly zf.
kabaca tactlessly zf.
kabaca loose zf.
kabaca lumberingly zf.
kabaca blatantly zf.
kabaca scabrously zf.
kabaca disobligingly zf.
kabaca unceremoniously zf.
kabaca ungracefully zf.
kabaca raffishly zf.
kabaca tartly zf.
kabaca tangentially zf.
kabaca crudely zf.
kabaca ungently zf.
kabaca harshly zf.
kabaca obscenely zf.
kabaca off side zf.
kabaca offhand zf.
kabaca grosso modo zf.
kabaca domineeringly zf.
kabaca soss [dialect] [uk] zf.
kabaca loosely zf.
Konuşma Dili
kabaca outright zf.
kabaca plus or minus expr.
kabaca plus-minus expr.
kabaca at a guess expr.
Kısaltma
kabaca vulg i.
kabaca vulg. i.
Eski Kullanım
kabaca unmannerly zf.
Argo
kabaca ocker zf.

"kabaca" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 132 sonuç

Türkçe İngilizce
Genel
kabaca reddetme repulse i.
kabaca tahmin rough estimate i.
kabaca şekil veren kimse roughhewer i.
saman yığınlarının hacmini kabaca hesaplamada kullanılan bir formül outlaw rule i.
kabaca eleştirme petty criticism i.
kabaca söylenen söz spawling i.
kabaca plan yapmak draft f.
kabaca ve düzensizce kesmek hack f.
kabaca açıklamak sketch f.
taşı kabaca yontmak scabble f.
kabaca yontmak scabble f.
kabaca onarmak repair roughly f.
kabaca birleştirmek cobble f.
yüzü kabaca boyamak raddle f.
(rolü) kabaca oynamak underact f.
bir işi kabaca ve dikkatsizce ele almak mall f.
kabaca okşamak maul f.
kabaca ele almak misguggle [scotland] f.
kabaca ele almak mishguggle f.
kabaca davranmak loblolly f.
kabaca çalışmak roughwork f.
kabaca muamele göstermek roughhouse f.
kabaca şekillendirmek roughhew f.
kabaca muamele göstermek rough-house f.
kabaca tutmak ruffle [obsolete] f.
kabaca ilişiğini kesmek pack (off) f.
kabaca kovmak pack (off) f.
kabaca ele almak sketch f.
kabaca okşamak paw f.
kabaca söylemek spawl f.
kabaca yapılmış rude s.
daha kabaca sketchier s.
kabaca yapılmış rough-hewn s.
kabaca öğütülmüş kibbled s.
kabaca yapılmış roughhewn s.
kabaca ve düzensizce kesilmemiş unhacked s.
kabaca yontulmuş hewn s.
kabaca parçalanmış hewn s.
kabaca yapılmış home-made s.
kabaca üretilmiş home-made s.
kabaca yapılan roughwrought s.
kabaca olarak sketchily zf.
Öbek Fiiller
kabaca lafa girmek barge in f.
kabaca sözünü kesmek push in f.
kabaca birleştirmek cobble something up f.
kabaca birleştirmek cobble something together f.
kabaca yapmak/döşemek/inşa etmek rough in something f.
kabaca yapmak/döşemek/inşa etmek rough something in f.
bir yatırımın beklenen getirilerini kabaca hesaplamak pencil out f.
kabaca çizmek draw in f.
kabaca taslak çıkartmak draft up f.
kabaca bir plan çıkartmak draft up f.
kabaca birleştirmek cobble together f.
kabaca birleştirmek cobble up f.
İfadeler
kabaca söylemek gerekirse roughly speaking expr.
-e kabaca benzer on the order of expr.
Konuşma Dili
tecrübesiz tiyatro oyuncularının gruplar halinde kabaca değerlendirilerek seçildiği giriş sınavı cattle call i.
kabaca muamele gösterme roughhousing i.
kabaca çizmek sketch out f.
kabaca anlatmak sketch out f.
kabaca sürüvermek slapdash f.
kabaca anladık we got the gist of it expr.
kabaca bir varsayımla at a guess expr.
kabaca bir tahminle at a guess expr.
Deyim
kabaca tahmin rough estimate i.
kabaca hesap rough estimate i.
kabaca tahmin ballpark estimate i.
(bir şey) hakkında kabaca bir fikir rough idea about (something) i.
kabaca bir fikir rough idea i.
(bir şey) hakkında kabaca bir fikir rough idea of (something) i.
kabaca lafa girmek barge into f.
kabaca kovmak send packing f.
(birine bir şey hakkında) kabaca bir fikir vermek give (one) a rough idea (about something) f.
(birine bir şey) hakkında kabaca bir fikir vermek give (one) a rough idea of (something) f.
kabaca konuşmak snap off one's head f.
kabaca konuşmak snap off one's nose f.
kabaca anlamak get the gist of (something) f.
kabaca göze sokulan too rich for (one's) blood s.
kabaca hesaplanmış, hazırlanmış on the back of an envelope expr.
kabaca göze sokulan bir zenginlik a bit (too) rich for (one's) blood expr.
kabaca göze sokulan (zenginlik) a little (bit) (too) rich for (one's) blood expr.
Ticaret/Ekonomi
kabaca tahmin etme approximation i.
kabaca tahmin etme rough estimate i.
Siyasal
konunun ana hatlarını kabaca belirtmek keynote f.
Teknik
kabaca düzleme knobbing i.
kabaca yontma rough hewing i.
kabaca öğütülmüş hububat grits i.
kabaca 2 metreye eşit bir fransız uzunluk birimi toise [obsolete] i.
kabaca hesaplamanın temeli kabul edilen ortalama düşük gelgit seviyeleri datums i.
kabaca dövülerek neredeyse son şekli verilmiş parça shape i.
(taşçılıkta) kabaca düzeltme skiffling i.
sonraki işlemler için kabaca şekil verilmiş katı metal parçası slug i.
kabaca silindiri andıran cevher kütlesi pod i.
kabaca tamir etmek tinker f.
(demir) bitirme öncesi kabaca şekillendirmek block f.
(taş bloğu) yontarak kabaca şekillendirmek broach f.
(taşa, keresteye) kabaca düzlem şekli vermek scapple f.
kabaca işlemek stock f.
İnşaat
kabaca yontmak roughhew f.
kabaca yontmak rough-hew f.
taş kırıcı çekiçle kabaca şekillendirilmiş nigged s.
Mobilya
kabaca reflektörden oluşan bir aydınlatma armatürü parçası diffuser i.
Denizcilik
karanın yakınlığını veya yönünü kabaca gösteren geçici doğal işaret seamark i.
Medikal
kabaca tümörü çıkarma operasyonu gross i.
Gıda
kabaca öğütülmüş kabuklu tahıl grits i.
Mutfak
aromaların kabaca harmanlandığı bir dondurma türü ripple i.
kabaca öğütülmüş tahıl grits i.
kabaca öğütülmüş mısır grits i.
Tarım
(buğday için) kabaca bir buşele denk ağırlık birimi firlot i.
Arıcılık
kabaca yapılmış kovan gum [dialect] [us] i.
Sosyal Bilimler
amerika'da yaşayan, meksikalılar başta olmak üzere kabaca hispanik amerikalıları kapsayan milliyetçilik akımı la raza i.
Tarih
kabaca günümüzdeki cezayir'e denk gelen bölgede eskiden kurulmuş olan bir devlet numidia i.
Arkeoloji
kabaca insan eline benzeyen, adını labyrinthodont sürüngenleri tarafından yapıldığına inanılan fosil ayak izinden alan, nesli tükenmiş bir hayvan cheirotherium i.
taş ocağında kabaca şekil verilmiş kesme taş bastard ashlar i.
Çevre
kabaca silme large area smear i.
Coğrafya
ırmak ağızlarında bulunan ve kabaca üçgen biçimli toprak parçası delta i.
kabaca kuzey ingiltere'nin anglo-sakson bölgesine karşılık gelen bölge northumbria i.
abd’nin kabaca washington, oregon, idaho, montana ve wyoming'i içeren bölgesiyle ilgili northwestern s.
abd’nin kabaca mason-dixon hattının kuzeyine denk gelen bölgesinde olan northern s.
Jeoloji
kabaca kesilmiş taş eolith i.
Spor
krikette kabaca forvet ile aynı hizada olan ofsayt pozisyonu third man i.
Sanat
mermerli bir görünüm elde etmek için boyanın kabaca katlanmış bir bezle uygulandığı bir dekorasyon tekniği rag-rolling i.
batı avrupa ve abd’de bir dönem popüler olan, kabaca çizilmiş gösterişli resimlerin ağırlıkta olduğu bir sanat akımı neo-expressionism i.
batı avrupa ve abd’de bir dönem popüler olan, kabaca çizilmiş gösterişli resimlerin ağırlıkta olduğu bir sanat akımı neoexpressionism i.
(heykel yüzeyini) kabaca şekillendirme impressionism i.
(heykel yüzeyini) kabaca biçimlendirme impressionism i.
Müzik
kabaca yapılmış müzik aleti humstrum i.
Tiyatro
kabaca oynamak underplay f.
Eski Kullanım
kabaca hareket etmek chop f.
kabaca kibirli contumelious s.
kabaca hor gören contumelious s.
Argo
kabaca tahmin wag [us] i.