snarl - Türkçe İngilizce Sözlük

snarl

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

snarl — Definition

Anlamı ve Tanımı:
hırlamak, karışmak
Okunuş (IPA):
(AmE /snɑːrl/ – BrE /snɑːl/)
Terim Türü:
Fiil: snarl (snarls – snarled – snarling)
Diş göstererek hırlamayı ya da karmaşık hâle gelmeyi tanımlayan fiildir. Orta İngilizce kökenlidir. Hayvansal davranış ve mecazi karmaşa anlatımlarında kullanılır

"snarl" teriminin Türkçe İngilizce Sözlükte anlamları : 36 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
snarl f. hırlamak
I wasn't afraid of your dog until he snarled at me.
Bana hırlayıncaya kadar köpeğinden korkmuyordum.

More Sentences
Genel
snarl f. homurdanmak
"Get back to your seat," he snarled.
'Git yerine otur!' diye homurdandı.

More Sentences
snarl f. birbirine katmak
An accident snarled up the traffic on the bridge.
Bir kaza, köprüdeki trafiği birbirine katmıştı.

More Sentences
snarl i. dolaşma
snarl i. hırıltı
snarl i. keşmekeş
snarl i. arapsaçı
snarl i. homurtu
snarl i. karmakarışık hal
snarl i. homurdanma
snarl i. karışıklık
snarl i. kargaşa
snarl i. hırlama
snarl i. söylenme
snarl i. ilmik
snarl i. kement
snarl i. bağ
snarl i.
snarl i. kapan
snarl i. kıskaç
snarl f. hırıldamak
snarl f. karmakarışık bir hale getirmek
snarl f. söylenmek
snarl f. birbirine girmek
snarl f. dolaştırmak
snarl f. karıştırmak
snarl f. karmakarışık olmak
snarl f. arapsaçına çevirmek
snarl f. dolaşmak
snarl f. hırıltı yapmak
snarl f. diş göstermek
snarl f. karışmak
Teknik
snarl i. (boynuzu yukarı doğru çıkık) örs
Ormancılık
snarl i. ahşap üzerinde oluşan yuvarlak göz
Metallurgy
snarl f. (ince metal ürün yüzeyinde) kabartılar oluşturmak
snarl f. (ince metal ürün yüzeyinde) kabartma yapmak

"snarl" teriminin diğer terimlerle kazandığı İngilizce Türkçe Sözlükte anlamları : 25 sonuç

İngilizce Türkçe
Yaygın Kullanım
snarl at f. hırlamak
Genel
traffic snarl i. trafik tıkanıklığı
snarl-up i. karmaşa
snarl-up i. trafik sıkışıklığı
snarl-up i. keşmekeş
snarl up f. karmakarışık hale gelmek
snarl at f. söylenmek
snarl up f. arapsaçına dönmek
snarl at f. homurdanmak
snarl at each other f. hırlaşmak
snarl at someone f. birine hırlamak
snarl [obsolete] f. boğmak
snarl [obsolete] f. bastırmak
snarl [obsolete] f. gırtlaklamak
snarl [obsolete] f. boğazına çökmek
Öbek Fiiller
snarl something out f. bir şeyi homurdanarak söylemek
snarl out f. homurdanarak söylemek
snarl out f. sinirli bir şekilde söylemek
snarl out f. ters bir şekilde söylemek
snarl something out f. bir şeyi ters bir şekilde söylemek
snarl something out f. bir şeyi sinirli bir şekilde söylemek
Teknik
snarl preventing clutch i. kıvırcıklaşma önleyici kavrama
snarl test i. kıvırma deneyi
Trafik
snarl-up i. trafik keşmekeşi
snarl-up i. trafik tıkanıklığı